New York’ta Beş Minare
Yönetmen ve oyuncuların bir ay boyunca tekke ve cemaatleri gezip bilgi topladığı söylenilen New York’ta Beş Minare adlı filmin zikir sahnesinin sinema tarihinde bu güne kadar çekilen en güzel zikir sahnesi olduğu söylenmekte. Ayrıca filmin henüz çekimleri bitmemesine rağmen fragmanı ile oldukça ilgi toplamış.
Yönetmenliğini Mahsun Kırmızıgül’ün yaptığı filmde Mahsun Kırmızıgül, Haluk Bilginer, Mustafa Sandal ve Zafer Ergin rol alıyor.
05 Kasım 2010 da vizyona girecek olan New York’ta Beş Minare adlı filmin 70 dakikası Amerika’da çekilecek olan filmin geri kalanınında Türkiye’de Konya, Bitlis ve İstanbul’da çekileceği belirtilmiş.
Ayrıca New York’ta Beş Minare filminin diğer bir özelliği ise Mahsun Kırmızıgül’ün bu hikayeyi 11 yıl önce yazmasıdır. Bir türlü bütçe olanağı bulamayan Kırmızıgül, sonunda film için gereken bütçeyi toparlayıp ilk yazdığı hikaye olma özelliğini taşımakta.
Şimdiden iyi seyirler diliyoruz.
rahmetli‘nin film hakkındaki yorumunu okumak için buraya tıklayın.
Etiketler:
Gizle/Göster- en güzel filmler
- en iyi filmler
- en iyi zikir
- film özetleri
- fragman
- Haluk Bilginer
- mahsum kırmızıgül zikrediyor
- Mahsun Kırmızıgül
- Mahsun Kırmızıgül hakkında
- Mustafa Sandal
- ne izlesem
- New York
- New York'ta Beş Minare
- New York'ta Beş Minare afiş
- New York'ta Beş Minare detay
- New York'ta Beş Minare film
- New York'ta Beş Minare fragman
- New York'ta Beş Minare fragman izle
- New York'ta Beş Minare full
- New York'ta Beş Minare künye
- New York'ta Beş Minare Mahsum Kırmızıgül
- New York'ta Beş Minare ne zaman
- New York'ta Beş Minare özet
- New York'ta Beş Minare sinema
- New York'ta Beş Minare teaser
- New York'ta Beş Minare yorum
- sinema
- sinemalardan
- trailer
- Türk Filmi
- Türk Sineması
- vizyona yeni giren
- vizyonda
- vizyonda ne var
- vizyondaki filmler
- Vizyondakiler
- yeni çıkan filmler
- yeni filmler
- Zafer Ergi
- zikir etmek
Yorum Yaz:
Yorum yazarken adınız, soyadınız, e-posta adresiniz ile yorumunuzu mutlaka girmelisiniz. E-posta adresiniz burada gözükmeyecek ve aynı zamanda başkalarıyla kesinlikle paylaşılmayacaktır. Lütfen yazı ile alakalı yorumlar yazmaya özen gösteriniz. Aksi halde yorumunuz yayımlanmayabilir.












Sürücü (Drive)
Jack And Jill
My Week With Marilyn
Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Açlık Oyunu / The Hung…
Çok Gürültülü ve Çok Y…
Pamuk Prenses’in…
Siyahlı Kadın
Mevsim Çiçek Açtı
Sinema Haber
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı
Yorumlar:
"New York’ta Beş Minare" yazısı hakkında toplam 31 Yorum yazıldı. Siz de bu yazı hakkında yorum yazabilirsiniz.
BeşParmakKlavye 04.3.2010 - 20:20
Para var sadece başka birşey yok.
Ego tatmin etmece gibi.
Yıllardır film için yeterli bütçeyi bulamamak?
Acıtasyonda yerinde.
Beklentim yok.
İcemavi 05.3.2010 - 1:01
telefonunda kamare olan film çekmeye kalkıyorsa. daha isminden falso alan bir yapım için ne denilebilinirki,
BirGül 05.3.2010 - 3:03
Şu fragmandaki “O bir terörist” (Böyle birşeydi) lafı abartılmadımı?
Beyin yıkarmışcasına…
Hem isim olarak 5 minare ilgi çekiyor diye düşünürken afişe bakarmısınız :S
Bırakın maneviyatını-mecazını korusun dicem ama…
Kim aptalsa artık!
çoküzgünüm 29.7.2010 - 8:08
yani başka konu yokmuymuş aşırı islamcı grup falan.. ya bırakın bu boş kuruntularıda içi dolu olanlara yönelin ben mahsunun e-maili bulamadım bulsaydım ona sitemimi iletecektim.ya ben anlamıyom neden aşırı sağcı müslüman??? islam müslüman olan kişiye bile batıyomu?…
hayrat 29.7.2010 - 23:23
ne zaman sanatı sanat için yapmaya başlarsak işte o zaman Türk sineması biryerlerde olacak sanırım.
hala bunlarla oyalanıoruz…
okuyucu 22.8.2010 - 21:21
mahsunun egosunu bırakalımda adam en azından eğitim görüp birşeyler yapmaya çalışıyor manken olup 2.gun şarkı soylemiyor arkadaşlar filim kaliteli olursa bence artı olur bu t.c nin puanını yükseltir yabancı oyunculara yer vermiş bu harika öte yandan aşırı sagcıymış yok öyleymiş falan filan bunları tartışmaya gerek yok zaten mahsun kırmızıgülde çok göze batar bişe yapmaz diye tahmin ediyorum ve arkadaşlar filimi izleyip öyle yorum yapmak daha dogru olur gibime geliyor umarım beklentilerimizi karşılar hayırlı olması dileğiyle :)
asi melek 19.9.2010 - 16:16
umuyorum ki güzel bir film çıkacak…. sağcı bir film olması bunu değiştirmez bence içeriğinde güzel bir msj saklı tabi anlayana..
içimden gelidiği gibi 30.9.2010 - 12:12
iyi bir mesaj içerikli bir film olur diye umuyorum lakin mahsunun filmleri olay örgüsü ve teknik açıdan kısır oluyor bu filmde de dikkat(para) çekmek için hocaefendiyi kullandığı açıkça görülüyor
korsan ziyaretci 30.9.2010 - 22:22
bazı gerçekleri su üstüne çıkartırmış gibiMSİ bir senaryo yapmaya ÇALIŞMIŞ, fakat bence aklındaki bu değildi:)
melis dilmen 04.11.2010 - 2:02
Ne kolay sey elestirmek, sinemadan birsey anlamayan, sadece elestirmek icin elestiren sizler biraz da takdir etmeyi ogrenin ve uygulayin lutfen!!!
Burak ALTIN 05.11.2010 - 11:11
Eline her kamera alanın film çekmesi gerekli bence.Ancak bu şekilde doğrular yanlışlar ayrılabilir.
Filmin oyuncuları arasında Danny Glover’ın olması da beni niyeyse sevindirdi :)
Film iyi yada kötü olabilir ancak bence üzerinde çok emek olan bir işe daha fazla saygı göstermek gerekir.
Recai şener 06.11.2010 - 11:11
Güneşi gördüm’ ü izledim halen beş minare filmini izleyemedim ancak yorumlardan anladığım kadarıyla güneşi gördüm filminden pek farklı değil galiba… “özetle mesaj üstüne mesaj”
Güneşi gördüm yorumum ise kısaca şöyle fazla detaylara girmeden
çeşitli sebeplerden dolayı göç eden iki aileden biri İsveç’ e diğeri ise İstanbula göç eder
sonuç yani mesajlar: İstanbula göç eden aile perişan olur devlet, tc onlarlarla İlgilenmez, Sağlık, polis ve asker kötüdür ancak İsveç’ e giden ailenin durumu süperdir. İsveç devleti polisi çok iyidir her imkanı sağlamış sağlık sorunlarını halletmiştir…
peki bu mudur yani….
Doğudaki nüfüs artışı ve buna bağlı olarak daha iyi yaşam koşlları için istanbula göç eden onbinlerce aile.. ( her ailede ortalama 5-6 çocuk )
acaba bu nüfüs artışıyla onbinlerce aile İsveç’ e göç etse İsveç nüfüsü ikiye üçe katlansa İsveç polisi, hastaneleri, ve devleti nasıl bir hoşgörü içinde olur acaba ..
yani bana göre gerçek mesaj eksik kalmış…
…
aziz eren 06.11.2010 - 15:15
Kolay eleştiriyor ve küçümsüyoruz.Benim düşünceme göre daha önceki 2 projesine laf etmek haksızlık etmekten başka birşey değildir.Türk yapımı filmlerin başarı ortalamasının çok üzerinde anlamlı mesajlar veren objektif ve tarafsız yapımlardı.Sanki 40 yıllık bir yönetmenlik hayatı varmış gibi acımasızca eleştirmek ve başarısını küçümsemek vicdanlara sığarmı?Gayet mütevazi,dürüst,tarafsız ve adil senaryoları olan ve şahsen beni çok duygulandıran özeliklle beyaz melek filminda gözyaşı döktüğüm toplumsal içerikli ve kaliteli yapımlardı.Allah yardımcısı olsun.Umarım dünya çapında projelere imza atar ve örnek bir başarı hikayesinin
kahramanı olur.
Ömer Eren 06.11.2010 - 19:19
Hemen eleştiriyoruz, kötümsüyoruz… Evet.
En yakın örneği yukarıdaki Recai beyin örneğinde görünendir. Ve birde korsan ziyaretçinin lafı çuk oturmuş bence… “bazı gerçekleri su üstüne çıkartırmış gibiMSİ bir senaryo yapmaya ÇALIŞMIŞ, fakat bence aklındaki bu değildi”
Hikayenin 11 yıl önce düşünülmesi hikayesi de tutmadı bence.
MUSTAFA 06.11.2010 - 19:19
FİLM FETULLAH GÜLEN HOCAYI ELEŞTİRYOR DİYENLERE ALİ SÜRMELİDEN BİR RÖPORTAJ
Fethullah Gülen cok samimi ben ise kürsüde rol yaptım
İmamı oynarken bir şeyler hissettiniz mi?
Haddimi aşmak istemem ama benim mesleğim empati kurmak. Mümkün olduğunca Mehtap TV’de Kırık Testi programında Hocaefendi’nin güzel sohbetlerini izledim. Öyle bir cami imamını oynamak benim de, Mahsun’un da içinden geçti. Yoksa başka bir imam da oynayabilirdik. Taklit edebilirsin, bir arkadaşımızın başına geldiği gibi; sakal bıraktı ama nur gelmedi yüzüne. Benim de yüzüme nur gelmedi belki ama mümkün olduğunca Hocaefendi’nin o samimi ağlaması ve yakarmasını taklit ederken o kadar figüran aynı senkrona kendini kaptırdı. Çünkü bir camidesin. Onun kendi atmosferi zaten yardım ediyor, sözler de güzel, niyet de.
Dışarıdan bakanlar, o muhabbetten uzakta olan insanlar ağlayan insanı yapmacık ve garip bulabilirler. Haklılar mı?
Haksızlık! ‘Adamlar kalkıp gelip benim komşunun bebeğini uykudayken öldürüyor ve ses çıkarmıyoruz.’ cümlesini ağlamadan söylemek rol yapmaktır. Varsın benimkisi sahtesi olsun, taklitçi desinler, hiç değilse onun taklidini yaptım. Sanat taklittir zaten. Çekimler bir gün boyunca sürdü. Bazen ihtiyaçlar için camiden çıkıyorduk, ayağa kalkınca figüranlar yol verip ‘Buyurun hocaefendi.’ filan yapıyorlardı. Fethullah Gülen Hocaefendi hakikaten o sevgiye nail olmuş ender kişilerden. O kadar imamlık yapan insan var ama onun seveni daha çok. Bir de erkekler ağlamaz ya! Değil efendim, değil. İnsan ağlar. Her insanda yürek vardır ve o yüreği yıkayan tek şeydir gözyaşı. Hocaefendi bunu saklamadığı için her insanın içinde olanı gösteriyor. Rolü biz yapıyoruz, saklayan biziz.
danyal demirci 06.11.2010 - 20:20
15 dk önce sinemadan geldim bilin bakalım ne izledim, aferin size bildiniz merakla beklenen o film ama hayal kırıklığına uğradım beyaz melek ve güneşi gördüm bu filmin yanında 12 dalda oscar alır. bu kadar ucuz saçma salak bir film beklemiyordum.
daydream 06.11.2010 - 22:22
fragmanında islamiyeti sadece ele almış gibi görünüyor fakat yok babasının katili sonra adamın memleket özlemi annesi olan karşılaşma konu nerden nereye geldi saçmalık,,,
Salih Saglam 07.11.2010 - 13:13
Mahsun Kırmızıgül`ün yazdığı ve yönetmiş olduğu Beyaz Melek ve Güneşi Gördüm filmlerindeki başarısını referans alarak gittiğim Bitlis’te Beş Minare filmi benim için tam bir hüsran ile sonuçlandı. Filmin tüm aksiyon sahnelerini film fragmanında zaten göstermiş sayın yönetmen, yani o kadar kısır bir aksiyon filmi olmuş ki ara sıra esnememelerime engel olamadım. Bunun yanında film madem aksiyon filmi değil belki mesaj verir diye bekledim. Boşuna beklemişim!!. Bu da benim icin hayal kırıklığı ile sonuçlandı. İslam dinine atıfta bulunan bir yapıt olmasına rağmen, farklı kültürleri tek çatıda birleştirme gayreti güden bir film yapmaya çalışmış. Yanlız bunu yapmaya çalışırken İslam dininin ruhuna aykırı bir çok davranış göze çarpıyor. Örneğin dini söylemleri çok defa kullanan bir adam, bir bayan ile cok rahat sarılabiliyor. Hatta onu öpebiliyor. Müslüman bir kızın gayrimüslim bir erkekle evlenmesinin meşrulaştırıldıgı gibi nikah törenleri hem klise hem de cami de yapılabiliyor.
Mesaj vermek konusunda Mahsun Kirmizigül zaten sabıkalı benim gözümde. Çünkü bir film içinde alakali yada alakasiz tutarlı yada tutarsız herşeyi kullanmaya çalışmış. Bunun ona başarı sağlamadığı aşikar.
Bunun yanında film kurgusu çok kötü, hiç inandırıcı değil. Çünkü basit bir polis memurunun aldığı ifade ile bir kişi nasıl olurda dünyada kırmızı bültenle aranan birisi olabilir?
Bunun yanında Amerika’da kim sırf arkadaş oldugu için arkadaşını FBI`in elinden kurtarmaya çalışır, eğer bu kişi gerçekten çok ama cok güçlü biri değilse.
Özetle filmin neresini tutsam elimde kaldı. Aldığım sinema biletine mi yansam yoksa harcadığım zamanıma mı yansam bilemedim? En azindan bu yorumu bir çok kisi ile paylaşırsam ve bunu izleme düşüncesinden vazgeçirebilirsem içimdeki hüsran biraz diner.
deniz taş 07.11.2010 - 15:15
hoca efendiyi aklamış.mahsunun bütçeyi nerden bulduğu belli
ismail berber 07.11.2010 - 19:19
filim gercekten bir basyapit,emege ve sanata saygisi olan anlar.bütün emegi gecenleri saygiyla selamliyorum.
Buuzzwavi 08.11.2010 - 1:01
filme yorum yazmadan söyle yorumlara bir göz atıverdim. film kimilerine göre çok olumlu kimilerine göre olumsuzluk izlenimi tamamen hakim. soruyorum şimdi türk sineması nerden nereye geldi ve hergün biraz daha üzerine koyuyoruz, bu bir artı gelişmedir, beş minarede bir tük yapim ve senaryosu olarak kimse kusura bakmasın eleştirilipte hak verilmeyecek yanı bence daha çok. filmde en begendigim unsur filmin müziğiydi, senaryo ve uyarlamalarda bence eksiklikler mevcut bazı çekim bölümlerinde oldukça amatör kalındığı çok açık görülüyor.dini içerik mesajlar veren bölümlerde malesef yanlişlar var. ayrıca gerçek terörist (deccalın) yakalanması tamamen bir aksiyon sahnesi olması gerekirken hiçbir yakalama emaresi olmadan hemencecik yakalani veriyor. birde acarın (mustafa sandal) fbı polisine kaçirilan hacıyı yakalamak için bizde sizle gelsek olmazmı deyiş sahnesi tamemen bir ezikliktir. filmde bir çok duyguyu bir arada tutmayı başaran mahsunu bu konuda başarılı buluyorum, kısacası bu tür türk yapitlarının giderek daha kaliteli olacağını yakında bir istanbul fethi ve ya destansı bir tarihi zaferimizin sinemaya kaliteli bir şekilde aktarılmaması için nedenlerimizin kalmadığı bu filmle çok net görülüyor,
çoküzgünüm 08.11.2010 - 10:10
ya arkadaşlar anlayamıyorum mahsunun yaptığı filim güzel olabilir.burada mahsunun yaptığı filim kötü denmiyor zaten…konusunda islamın değerlerine üstü kapalı gocunmacılık var. biri çok emek verip filim yaptı diye insanların değerlerine saldıramaz herkes bilsin kimse bu yüzden saygıdan bahsetmesin saygı karşılıklı oluyor…bu cemaatler öcü gibi gösteriliyor neden ??? gerçekten öcü mü? içine giren varmı?
bakıyorum sadece üzülüyorum nereden nereye gelmişiz.bir zamanlar Akşemsedinlerin molla fenarilerin aziz mahmud hüdayilerin Allah hepsinden razı olsun izinden giden müslümanlardan geriye çamur atmayı marifet sananlar kalmış.
Burak ALTIN 08.11.2010 - 10:10
Bende filme gittim. Boşuna harcanmış bir zaman diyemem. Ancak bazı aksaklıkların olduğu da aşikar.
Filmde bazı şeyler havada kalıyor(uzun uzun yazmak istemedim.) Ama benim en çok gözüme batan şey Mahsun Kırmızıgül’ün oyunculuğu. Kendi oynayacağına usta bir aktör oynasaydı onun yerine çok daha güzel bir film olabilirdi. Mustafa Sandal bile Mahsun’dan çok daha iyiydi.
Son olarak sinema salonundaki herkesi isyan ettiren bir şeyi daha paylaşmak isterim. 20:20′de başlayacak film reklamlar yüzünden 20:50′de başlayabildi. Filmden para kazanmak tabi ki gerekli de para vererek sinemaya gelmiş insanları bu kadar sıkmanın anlamı ne ?!!
Erdal KARDELEN 08.11.2010 - 11:11
valaha bende izledim begenmedim sanki akp ye fettulah güllene calısmıs bırde beş mınare dıyor ben nınare goremedım amerıka kullelerınden baska ırde ayasofya dısında mustafa sandal hıc oynıyamamıs olmamıs seslendırmeler rezalet bence neyse arkadaslar 100 dakıka dızı ceken yonetmenler var onlardan daha ıyı sınema fılımlerı beklıyor……. nerde mahsun nerde yılmaz guney olacakmıs
DUYGU ŞENER 08.11.2010 - 15:15
yazılan bütün yorumları okudum.herşeyden önce hiç kimse bir türk insanının kendisini bu kadar geliştirmesini takdir etmiyor.ben dün 18:15 te girdim filme ve yine dün 22:00 da bir daha girdim.filmde bazı aksaklıklar vardı geçişlerde problem vardı.ama muhteşem diyebilceğim kadar iyi bir filmdi.bu filmde tamamen gerçekler var görmek istediğiniz gibi görmeyin.herkes gözlerini iyi açarak seyretsin.deccal denilen herif hz Muhammedimizin adı altında bişeyler yaptığını iddaaa ediyor.Hz Muhammet ne zamandan beri savaşarak,kaba şiddet kullanmayan insan kafir insandır diyerek bi konuşma yapmış.türk filmlerindeki yapıştırma belli zaten.yabancılar yapıyor herkese göre.mahsun kırmızıgül gayet iyi yazmış hayet iyi oynamış.ve oyuncular baştan sona kadar yıkılıyodu.böyle bir ekip olamaz.inanılmaz güzeldi.mahsunuda bu filmde emeği geçen herkeside ayakta alkışlıyorum..yorum yazanlar biraz ellerini vicdanlarına koysunlar.gerçi sızıcılık değilmi bu filmden sonra her çeşitten insan çıkıp bişey diycek.pkk yandaşları vs… Türkiye bizimdir.ve ayrılmaz bir bütündür.kimse bizim memleketimizde insan öldüremez.Hz Muhammedimiz her zaman güzel sözle tatlı dille yenilikler yapmıştır.bizim dinimizde dilimizde saygı duyulcak hoşgörülüktedir.he bunu yazan insanda diyarbakırlıdır. burdan anlayın bari..adamın tamamen Türkiye için izler için yaptığı bir film saygı duyun artık.saçma sapan şeyler yazmayın…!!
Ayhan Demirci 09.11.2010 - 15:15
Filmde (yukarıda bazı arkadaşların da değindiği gibi) havada kalan sahneler, cevaplanmamış sorular var, sabırla okumanızı dilerim:
1) Filmin başındaki patlama sahnesi ve öldürülen gazeteci: Güzel kurgulanmış, patlama efektleri süper. İyi yapılmış bir iş. Ancak bağlantı eksikliği daha buradan başlamış. Gazeteci neden seçilmiş belli değil, öldürülme kararı nerede alınmış belli değil, ne yazmış da hedef haline gelmiş askıda duruyor. Belki provokasyon.. Kim üstleniyor değinilmiyor, mesaj yok. Haa var.. seyirci diyor ki “bu şehirde her an her şey olabilir, bu ülkenin çivisi çıkmış..”
2) İslami örgüt evine polis baskını sahnesi: Sanki patlamayı bir örgüt üstlenmiş, sanki polis bir iz yakalamış, örneğin ihbar olmuş, örneğin bir telefon konuşması yakalanmış, yine sanki bu sayede örgüt evi öğrenilmiş gibi (bunlar hiç ama hiç belirtilmiyor, ima edilmiyor) sahne şu; bir evin önünde tedbili kıyafet polisler baskın yapıyor, militanlar karşılık veriyor. 18 militan ve 6 polis ölüyor (bağlantı dediğim ve havada kalmama kavramına burada bir örnek vereyim: Başka bir yerdeki Emniyet Md telefonu çalıyor ve ilgili polis “şefi şu kadar şehidimiz var, bu kadar terörist ölü ele geçirildi” diye haber veriyor, müdür şehitlere çok üzülüyor, işte bağlantı budur, seyirci bunu bekler.. bilmem anlatabildim mi)
3) Camide zikir sahnesi: Ali Sürmeli iyi oyuncu, bu sahnede süper rol almış. Ancak zikir ülkede her zaman her şartta yapılıyor mu, normal yasal bir şey mi, yasalar bu törenlere nasıl bakıyor bunlarla ilgili bir ima yok filmde. Sanki her camide zikir töreni yapılır, bu normaldir gibi anlatıldığını sanıyorum. Oysa zikir daha çok cemaatler içinde yaygın. Geçmişte zikir töreninde abartılı sahneler de gördük, şişler batırılıyor, kanlar akıyor vb. Seyredenler açısından yorum şu (Yabancı seyirci: Türkiye elden çıkmış, aşırı yollara, ülke olarak çoktan girmiş), (Yerli seyirci: Ben o kadar değişik camilerde namaza niyaza giderim, şu zikir denen şeyi yaşamadım, ben acaba tam müslüman değil miyim)
4) Camide vaaz ve zikir sonrası konuşma sahneleri: Camide Filistin’e yardım, müslümanlara zulüm vaazları verilirken arada ülkemizde de şu kadar fakir var, bu kadar muhtaç var denilmemesi bana göre eksiklik. Zikir’den sonra bu muhtaçlar için para toplanması gerektiğine dair konuşmaların arasına örneğin sorumlu “her aldığınız bağışa makbuz yazmayı ihmal etmeyin” bağını da atsaydı ya.. herkes evet, sepet deyip geçiyor. Oysa günümüzde bu yöntemlerle yolsuzluk aldı başını gitti. Halk, kamu önüne çıkan her kesin, her konunun, her sanatın ve sanatçının sorumlulukları olur halbuki. Bbazı dizilerde görüyorum halen, örneğin sıradan bir durummuş gibi başrol oyuncusu kan bağışlıyor, birisi cüzdan buluyor sahibini araştırıp parasını kendisine teslim ediyor vb. Filmlerin böyle sorumlulukları var, olmalı.
5)MHP sahnesi: Bir sürü insan, duvarlar MHP ve Ülkü Ocakları sloganları ile dolu, bir yemin töreni var, masada silahlar vb. Toplu yemin ettiriliyor, belli ki yasa dışı bir mekan. Yemin töreni filmde dakikalarca yer almış. Etrafta polis, MİT olarak belirtilmiş bir karakter yok, direkt sahneye giriyorsunuz yani (sanki her şey normal, böyle şeyler hep olur mesajı var..) birden bizim zikir tayfası (ki biri Mahsun yani gizli polis) şalvar potur mekana gelip, Filistin vb yardımı istiyorlar, sorumlu MHP’li terslemiyor, iki gün sonra gelin diyor. hadi buraya kadar tamam, ancak filmin devamında (yani iki gün falan geçmiş olması gereken sürelerde ve sonrasında) ne olduğuna dair en ufak bir iz yok, henüz beni anlamamış olanlar için örnek vereyim (film esnasında iki kişi arasında geçen herhangi bir konuşmada “MHP’ de destekledi çok iyi oldu..” gibi veya “Adamlar iki gün dediler on gün oldu halen ses yok..” gibi anladınız mı, koca sahne havada kalmış, neden o sahne yapılmış belli değil.
6) Metro sahnesi: Görkemli sahne, gişeler, ışıklı panolar tam metro yani. Şalvar potur adamımız metro beklerken yanına armut gibi gelen sivillere ispiyonunu yapar, etrafta onları yan yana gördüğünü anladığımız birini yönetmen seyirciye belli etmiyor, filmin ilerleyen bölümünde bu sahnenin bağlantısı var. İslâmi terör örgütü (adı yok!) adamı infaz ediyor, iyi de nasıl anladınız? Cevabı yok, filmde belirtilmemiş. Yine ben uydurayım, adamlar ayrılınca kamera geri açılır, bir el metro istasyonunun duvarındaki telefona jeton atar veya kart sokar, ahizeyi kaldırır, böylece biz zavallı seyirciler durumu anlarız. Bağı filan kendi kendimize kurarız değil mi? (ki dakikalar sonra hacı Gümüş’ün FBI aracından kaçırılma sahnesinde bahsettiğim durum yönetmence uygulanmış, yardımcı FBI personel aracına mahsusçuktan çarpan bisikletli zenci eleman onlar uzaklaşınca cep telefonuna sarılır, biz her şeyi böylece anlarız)
7) FBI aracı sahnesi: Görüntüler güzel de, filmin devamında barış havarisi, dost canlısı olarak bileceğimiz Hacı Gümüş’ü resmen FBI’ın elinden alıyorlar, kaçmasına yardım edenler silahlı külahlı kişiler, bam diye zırhlı tutuklu taşıma aracına tosluyorlar, kapıyı bomba ile patlatıyorlar, polisler ölmüş, yaralanmış dikkat edilmiyor. İlerleyen bölümlerde de (bu kadar da bağlantısızlık olmasın demiş demek ki) yönetmen Hacı Gümüş’e “neyseki kimse ölmedi bu durum sonucu..” dedirtiyor. Fakat cevapsız sorular bir sürü; Tutuklunun hangi güzergahta havaalanına gideceği nasıl öğrenilmiş, hangi sokakta toslanacağı nasıl denk getirilmiş, Hacı Gümüş’e veya Türk Polislere zarar gelmeyeceği nasıl garanti edilmiş. Hatta olayda kimsenin ölmediği nasıl anlaşılmış? Bağlantı, bağlantı…
ÖFF Çok yazdım, canım sıkıldı, daha böyle elli tane hata var yaa…. Bakalım belki sonra devam da edebilirim. Okuduğunuz için teşekkürler.
Tam yazıya son verecektim aklıma geldi: Hacı Gümüş kaçak olmuş, FBI, İnterpol herkes peşinde, kızı kilisede düğün yapıyor, Allah için bir davetli yok, ayakta beş altı kişiler toplam (demek ki Amerikan figüran sanayi ücretleri yüksek ve kilise sıralarına oturmak ayrı ücrete tabi sanırım), neyse düğün esnasında içeride arka sıraların arasında bir tane polis yok, içeride gizli polis kamerası yok, yok yok.. Polis kilise önünde içerisini sadece dinliyor ve çıkış merdivenlerini gözlüyor, Hacı gelir mi diye.. Fakat oda ne bizim Canlı Para Engin Altan Düzyatan (ki Hacı Gümüş’e ait marketi işleten bir Türk rolünde, düğünde davetli beş kişi arasında yani) 3G sistemli bir cep telefonu ile Hacı Gümüş’e canlı naklen yayın yapıyor. Vallahi öyle güldüm ki (içimden), kardeşim polisler dışarıya veri aktarımını nasıl tespit etmez, Hacı’nın yedi göbek sülalesini ve etrafındakilerinin telefonuna ıvır zıvırına dikkat etmez (hiç mi Amerikan filmi seyretmedik yav), onu bırak gelin kız bir ara telefon ekranından babasına “babacığım niye burada olamadın..” falan filan diye ağlamaklı salya vaziyetleri yapıyor. Hani polisler içeriyi dinliyorlardı?
Sahne hop başka mecralara akııp gidiyor.
Ben de gidiyorum…
cihan sel 10.11.2010 - 2:02
bence film yapılan Türk filmlerinden eniyiler arasında verdiği mesajlar çok açık doğu coğrafyasını bilen biri olarak çok beğendim Film gerçek hayattan kesitler var örneğin yaklaşık 10 yıl önce yapılan hizbullah operasyonlarında kanımızı donduran görüntüleri hatırlattı bana Filmde islam dininin yüceliğinden bahsediliyor ve dış dünyanın ”cihad” adı altında yapılan vahşetlere işlenen cinayetlere ülke olarak bizim duruşumuzun ne olduğunu gösteriyor O yüzden filmi bu kadar kötülemeye gerek yok Teknik olarak eksikler olabilir kopuk yerler olabilir ama helal olsun bence şuana kadar yapılan en iyi Türk filmlerden başarılarının devamını diliyorum Türkiye’de yaşayan aklı başında her insan filmin neye işaret ettiğini anlar ön yargıya gerek yok en azından emeğe saygılı olmak lazım Ütopik filmleri ağzı açık izleyip bu filmi kötülemeye gerekte yok herkes anlayabildiği kadarını yorumlamış yok ona atıfta bulunmuş yok bütçe yok şurası şöylede burda böyle Türkiye’de yaşıyoruz arkadaşlar sinema henüz maddi manevi açıdan amerika avrupa standartlarında ulaşamadı malesef Ayrıca böyle iyi filmleri desteklemezsek daha çok saçma sapan amerika efsanelerini ne bileyim yunan mitolojisi v.s gibi saçmalıkları beyaz perdede izlemeye devam ederiz..
Ayhan Demirci 10.11.2010 - 12:12
Sabah yorumlara tekrar baktım da, çok eleştirmek esasen filme katkıdır bence. Meyve veren ağaç misali. Şöyle düşündüğümüzü hayal edin ?değer vermişim ki eleştirip yorumlamışım?. Böylece eleştirenlere kızmazsınız.
Başlamışken, bir sahne aklıma geldi hemen yazayım dedim; Şöyle ki, Bitlis?e döndüler ya grup olarak, şu meşhur ve filmin adıyla da mütenasip BEŞ MİNAREYİ bir görseydik. Tabii ki misafir MARİA gözüyle, şaşırsaydı, hayran olsaydı filan.. değilmi..
Ö. Eren 10.11.2010 - 23:23
Ayhan bey,
sıkı eleştiri yapmışsınız ki örnekleriyle beraber açıklamanız harikaydı. ve katılmamak elde değil.
hadi sinemaya destek verelim ilkesi var ama bir yere kadar be… iyi güzel bütçe ve ekipmanın eksik olur kabullenicez, senaryo sıfır olduğu zaman ne yapacağız?
Artı filmi new york’ta çekmenin de bir anlamı yoktu benim için sırf reklam, sırf reklam.
Tamam farkındayız, hoca efendiden resitaller falan yurt dışında olması gerekıyor fakat o kadar da gereklimiydi?
Bana kalırsa bu sadece kendini dev aynasında görmekten başka bir iş olmadı. Ego tatmini demiyorum fakat, senaryo ve bağlantı eksikliği bir kez daha canımı sıktı.
SİVRİ 12.11.2010 - 14:14
fethullah ve akp için çalışılmış saçma sapan bi film… film gelirlerininde nerden geldiği apaçık ortada…
AHMET NUR 02.1.2012 - 0:00
BENCE BU FİLİMDE ARALARADA SIKIŞTIRILMIŞ OLSADA HİRİSTİYANI SEVDİRME MÜSLÜMANI KÖTÜLEME SAKALI MÜSLÜMANLARI AŞIRICI GİBİ GÖSTERME GAYRETİ İÇİNE GİRİLMİŞ YANİ TAM MÜSLÜMAN FETTULLAH GÜLEN MİŞ GİBİ GÖSTERİLMİŞ HACI OLARAK ONA BENZETİLMİŞ KARISI HİRİSTİYAN ODA ALLAH A İNANIYOR DENİLİYOR AAMA ONLAR ÜZEYİR ALEYSELAMI HAŞA ALLAH IN OGLUDUR DİYORLAR İLK ÖNCEKİ HİRİSTİYANLAR HARİÇ SONRADAN SAPITTILAR TAMAMEN DİYALOG PROPANGASI YAPILMIŞ AMA BU MİLLET YUTMAZ ARKADAŞ AYIDAN POST GAVURDAN DOST OLMAZ