The Spirit
Ortam karanlıktır, siyah gecenin ölümsüz adamı ve koskoca eyaletin tek aşkı The Spirit (Gabriel Macht) ortaya çıkar. Önce birşeyler anlatır (Etkileyici bir ses.), karanlık ve gizemli maskesinin ardından bu şehrin (Central City) kendisi için öneminden bahseden aşk dolu bir itiaraf ve ardından geçmişteki yaşananlar olayın nerden nerelere geleceği hakkında ufak bir ipucu olur bize.
Baştaki etkileyici ve macera ruhumuzu okşayan bu ses aslında Türk kahramanının olmak istediği çizgiye doğru kaymaya başlar! Kendisini diğer çizmeli kahramanlardan ayıran yegane özellikte bu olsa gerek.
Filmin gişe başarısı hedefinde yolundaki tüm engelleri ekarte etmek amacıyla sürüsüyle güzel ve çekici hatunlardan bir demetle karşılaşıyor olmamız bizi filme dahil etmeyecek, aksine Eva Mendes ve Scarlett Johansson’ı gördükten sonra The Sipirit’i kıskanmaya bile başlayabiliriz. Dedimya aslında Türk kahramanıdır The Spirit; kızların afili aşkı, nerde ne zaman olursa olsun çapkınlıktan ödün vermez ama her zaman cepte sağlam bir hatun bulunmaktadır. “Her iyinin içinde bir kötülük vardır”, buna kahramanlarda dahil!
Sonra film kendi saçma akıcılığında seyretmeye başladığı sıralarda, aslında filmin beklenen film olmadığını, yönetmen koltuğundaki polyananın ilk filmindeki (Sin City) gizem ve birbirinden güzel hikayelerden yoksun olduğunu görürüz fakat bizi bağlayan bir kaç nokta sayesinde boş dizgin seyre devam ederiz. Bir süper kahramanın komediye dönüşen ve çapkınlık derslerinden bir seramoniye alışmak üzereyken anıden filmde eksikliğini çektiğimiz kötü adam The Octopus (Samuel Jackson) belirir.
Ahtapot diye seslenincede tepki verebilen bu deli dolu, çok renkli kötü adamımızın aslında The Spirit ile bir bağı vardır. Ahtapot lakaplı, gerek bilim adamı, gerek mafya babası, gerekse olağan üstü güçlere sahip olan The Octopus, vakti zamanında kendisinin herkes tarafından ölü bilindiği polis memurumuzu (The Spirit) istemediği bir deneye sokacak ve ölü haldeki Spirit’le tamamladığı muhteşem güçler deneyini kendisinede uygulayacaktır.
Ortada iki süper güçlü yaratık varken birisinin daha güçlü olması gerekiyordu ve bunun için The Octopus’un hain planları vardı.
The Spirit filmi pek beklediğim havada olmamasının yanısıra, filmdeki basit oldu-bitti senaryosuda bunun tuzu biberi oldu. Kahramanımız Spirit çok basit mücadelelerle (resmen komedi) ve komik olmaya çalışan süper güçlü karakteriyle filmin türünü allak bullak etti diyebilirim. Bu film için ilginç ama basit, kötü senaryo ama güçlü efekt diyebilirim ki bahsettiğim gibi filmin elle tutulur yanı oyuncu kadrosundaki kaliteydi ama karakterler zayıftı, efektler harikaydı ama sonuç sıfırdı.
Film hakkında detaylı bilgileri daha önce yayınlamıştık, Buradan..
İyi seyirler dilemek yada dilememek, işte bütün mesele bu!
Etiketler:
Gizle/Göster- ahtapot
- allak bullak
- basit
- boş dizgin
- cd
- CD-DVD
- CD-DVD filmleri
- çizmeli kahraman
- dvd
- DVD filmleri
- efekt
- Eva Mendes
- film
- fragman
- Gabriel Macht
- galeri
- ilginç
- Komedi
- komik olmaya çalışmak
- Macera
- mücadele
- oldu bitti
- resmen komedi
- Samuel Jackson
- Scarlett Johansson
- Sin City
- Sin City 2
- sinema
- Spirit
- The Octopus
- The Spirit
- trailer
- Türk Kahramanı
- Vizyon
- vizyondaki filmler
- Vizyondakiler
- yaratık
Yorum Yaz:
Yorum yazarken adınız, soyadınız, e-posta adresiniz ile yorumunuzu mutlaka girmelisiniz. E-posta adresiniz burada gözükmeyecek ve aynı zamanda başkalarıyla kesinlikle paylaşılmayacaktır. Lütfen yazı ile alakalı yorumlar yazmaya özen gösteriniz. Aksi halde yorumunuz yayımlanmayabilir.










Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Düşler Bahçesi / We Bo…
The Girl With The Drag…
Demir Leydi (The Iron …
Sürücü (Drive)
Fetih 1453
Bel Ami
My Week With Marilyn
Katilin Yüzü / Faces i…
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Fetih 1453 Yeni Fragma…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı