Persepolis
Pixar?ın, Dreamworks?ün bilgisayar harikası animasyonlarından sonra biraz sönük bulacağımı düşündüğüm ama konusu itibariyle fazlasıyla merak ettiğim Persepolis?i izledikten sonra bu kadar geç izleyişime epey bir hayıflandım sayın seyirciler. Zira, tahmin edebileceğim üzre politik göndermelerle içeriği dolu, tahmin edemeyeceğim kadar da sahneler arası geçişlerle izleyeni büyüleyen, aldığı ödülleri anasının ak sütü gibi hak etmiş bir film Persepolis.
1979 yılı İran?ında, hayatın akışının bambaşka bir yöne seyredeceği devrimden sonra, Marjane adında cimcime mi cimcime bir kızın bakışından önce İran?ı, sonra Avrupa?yı sonra tekrar İran?ı izleriz Persepolis?te. Şah döneminde zamanın baskılarından rahatsız olan aydın kesim, mollalarla iş birliği yaparak yeni bir düzen getirmek üzere şah mat yapar. Oyunu kazandıklarını düşünürken humeyninin oyununa geldiklerini geç farkeden bir çok solcu hapsedilir ya da asılır. İran?da devir şeriat devridir ve modern yaşam koşulları giderek orta çağ koşullarına dönüşür. Topraklarındaki bu mağara adamlık durumların üstesinden gelmekte hayli zorlanan, İran-Irak savaşının başlamasıyla da hayatları iyice zorlaşan Marjene?in ailesi, kızlarını Avusturya?ya bir liseye gönderir. Marjene?in özgürlüğü yaşamak üzere gittiği Avrupa, cimcime kızımıza, bittabii o artık genç bir kızdır, sınırları belirsiz bir özgürlük sunuyormuş gözükse de daha çok yalnızlaşmasına sebep olur. Ülkesini ve ailesini özleyen Marjene, ölümden döndüğü bir hastalık sonrası yurduna döner. İran?da işler bıraktığından daha zor ve daha ?kapalıdır? artık.
Persepolis konusu itibariyle bir çok yönden ele alınabilecek bir film. İlk akla gelen politik tavrı elbette. Daha doğrusu dile getirdiği, göze gösterdiği sahneler. Şah?ın başta Atatürk?ün Türkiye?yi modernleştirmesi gibi kendi ülkesini modernleştirmek isterken İngiliz oyununa gelmesi, İran-Irak savaşında batı ülkelerinin iki tarafa da silah satıp ateşe körükle gitmeleri dile getirdiği cümleler olarak kayda geçiyor. Büyük umutlarla ve halkın yüzde yüzüne yakın oy desteğiyle iktidara gelip İran’ı karabasana çeviren humeyninin şeriatının insanları ne hallere soktuğu da gözler önüne serilen sahneler arasında.
Ele alınabilecek bir diğer yön ise Marjene?in Avrupa?da gördüğü özgür hayat. Yasaklarla çevrili bir düzenden sonra, kaydı kuydu yok denilebilecek marjinal bir arkadaş çevresinde yaşadıklarının/hissettiklerinin de pek matah şeyler olmadığını görüyoruz Marjene?in. ?Her şey boş, bu boşluğu doldurmak için insanlar savaşlar uyduruyor.? diyen apaçi kılıklıya verdiği cevapta Marjene?in bu yaşamdan ve ilişkilerden de mutlu olmadığını anlıyoruz. Hatta kendini Fransız olarak tanıtacak kadar arafta kalıyor Avrupa?da. Gerçi ipi koparan şey, talihsiz bir aşk hikayesi oluyor, ve kısa sayılabilecek ömr-ü hayatında bir devrim bir de savaş görmüş Marjene, bir aşkzede olarak ülkesine geri dönüyor. Döndükten sonra ecnebicesi Eye Of The Tiger olan yıkılmadım ayaktayım şarkısını terennüm etmesi biraz zaman alsa da sevmeye hatta evlenmeye cesaret edecek kadar kendine geliyor. Yazık ki mutluluğun yine yüzüne gülmediği Marjene, ülkesini bir kez daha ve bu sefer dönmemek üzere terkediyor ama bir İranlı olarak.
Film aynı zamanda bir genç kızın, bir kadının hikayesi. Çocukluğun saf ama muzip dönemlerinden çoğu insandan farklı olarak geçen küçük bir kızın, büyüdükçe ergenliğe yakışır asilikte kendince başkaldırışlarını çok güzel yansıtmış Persepolis. Bir kadın olarak ise, hayatın çelmelerine bir de kadını ikinci sınıf olarak bile görmeyen bir rejimin zorlamaları altında takılmamaya çalışan Marjene?in hikayesi söylenebilecek ya da gösterilebilecek en net sahnelerle ortaya konulmuş. Bu arada, hikayenin bir çeşit otobiyografi olduğunu, filmin, Marjene Satrapi?nin yaşadıklarından yola çıkarak resimleyip yazdığı aynı adlı çizgi romandan uyarlandığını da ekleyelim.
Persepolis, anlattıkları kadar anlatma biçimiyle de etkileyici bir animasyon. Siyah beyaz olması ya da iki boyutlu sade çizimleri sizi yanıltmasın. Daha jeneriği başladığında izleyeni etkisi altına alan çizimler, özellikle sahne geçişlerindeki akıcılıkla, anlatımdaki şaşırtıcı buluşlarla holivud animasyonlarından farklı ama en az onlar kadar (hatta belki de daha fazla) keyifle izlenebilir çizimler. Filmin keyif veren bir diğer yanı da elbette mizahı tam ayarında, küçük bir çocuğa, genç bir kıza ve bir kadına yakışır bir biçimde vermesi.
Dindar insanlar filmin şeriat eleştirisinden hoşlanmayabilir diye düşünüyorum, ama burada dikkat edilmesi gereken nokta filmdeki eleştirinin dine değil dini kendi bağnaz düşüncelerine göre yaşamaya/yaşatmaya çalışanlara geldiğidir. Bu tür insanları görmek için uzağa bakmaya bile gerek yok, daha geçenlerde 16 yaşındaki bir genç kız babası ve dedesi tarafından diri diri toprağa gömülmedi mi benim güzel ama yalnız ülkemde?
Etiketler:
Gizle/Göster- Animasyon
- animasyon PERSEPOLİS
- Atatürk
- Atatürk film
- Atatürk'ün Türkiye'si
- Avrupa
- avrupada özgür hayat
- bir çocuğun gözünden
- bir çocuğun gözüyle
- bir çocuğun gözüyle Avrupa
- bir çocuğun gözüyle hayat
- bir çocuğun gözüyle Irak
- bir çocuğun gözüyle politika
- cimcime
- cimcime kız
- çizgi film
- çizgi film PERSEPOLİS
- çizgi sinema
- çizgi sinema PERSEPOLİS
- Dram
- Dreamworks
- DVD filmleri
- ecnebi
- ecnebice
- en güzel filmler
- en iyi filmler
- Eye Of The Tiger
- Eye Of The Tiger film
- Eye Of The Tiger sinema
- film eleştiri
- Irak
- İrak'lı çocuk
- İrak'lı kız
- İran
- İran film
- İran-Irak
- İran-Irak film
- İran-Irak sinema
- Marjane
- mollalar
- PERSEPOLİS
- Persepolis detay
- PERSEPOLİS film
- Persepolis film detayı
- Persepolis film özeti
- Persepolis filmi
- Persepolis fragman
- Persepolis fragman izle
- Persepolis hakkında
- Persepolis konusu
- Persepolis künye
- Persepolis nedir
- Persepolis nerede
- Persepolis özet
- Persepolis teasler
- Persepolis trailer
- Persepolis trailer izle
- Persepolis yorum
- pixar
- politik film
- politika ve çocuk
- rejim
- şah dönemi sinema
- sinekritik
- sinemalardan
- Türkiye hakkında film
- Türkiye'yi içeren film
- yeni çıkan filmler
Yorum Yaz:
Yorum yazarken adınız, soyadınız, e-posta adresiniz ile yorumunuzu mutlaka girmelisiniz. E-posta adresiniz burada gözükmeyecek ve aynı zamanda başkalarıyla kesinlikle paylaşılmayacaktır. Lütfen yazı ile alakalı yorumlar yazmaya özen gösteriniz. Aksi halde yorumunuz yayımlanmayabilir.











Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Düşler Bahçesi / We Bo…
The Girl With The Drag…
Demir Leydi (The Iron …
Sürücü (Drive)
Fetih 1453
Bel Ami
My Week With Marilyn
Katilin Yüzü / Faces i…
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Fetih 1453 Yeni Fragma…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı
Yorumlar:
"Persepolis" yazısı hakkında toplam 4 Yorum yazıldı. Siz de bu yazı hakkında yorum yazabilirsiniz.
Ethem Sak 17.2.2010 - 4:04
Öncelikle harika bir anlatım. Filmi izledim ve söylenebilecek herşeyi okudum, hatta vurgulanmak istenen bazı şeyleri şimdi anımsamadığımıda ekleyerek… Ben bu filmi yazma konusunda çelişkideydim. Hatta bunu yapamayacağımı bile düşündüm ki iyikide öyle yapmışım;)
Animasyon-çizgi film tarzında olması bazı vurgulanmak istenen noktaları daha güzel daha direk yansıtabildiğini düşünüyorum. Gerçekten kaliteli bir filmdi.
Persepolis filmine dışardan bakıp öyargılarınıza yenilmemenizi rıca ediyorum.
Arşive eklenecek kadar iyiydi.
Vaktiniz varsa kesinlikle izleyin derim.
Yazı için ayrıca teşekkürler fafatuka;)
fafatuka 17.2.2010 - 21:21
Eyvallah Ethem :)
Yazılabilecek başka şeyler de çıkar bu filmden ama onlar da izleyecek olanlara kalsın artık.
Bir de aklıma gelmedi değil, belki bir Wall-E ya da Shrek falan yapamıyoruz ama hiç olmazsa bu filmin çizimlerinde bir animasyonumuz neden yok?
Mürsel 18.2.2010 - 0:00
yukardaki yazıyı okuma zahmetinde bulunanalar neler kaçırdıklarının farkına varsalar bile,
biz asiller çizgi filme para veripde izlemeyiz. dett yardır mürsel…:P
Yas2.5 18.2.2010 - 17:17
albenisi olmamasına aldanmayın film gerçekten izlenmeye değer.