The Birds: Gerilimin Babasının Son Başyapıtı!
Sinema tarihinde gerilim filmleri dendiği zaman akla ilk gelen isim şüphesiz Alfred Hitchcock’dur! Sürekli artan psikolojik gerilimin seyirciyi ele geçirdiği Rear Window, Vertigo, Psycho ve daha pek çok çarpıcı filmi filmografisine sığdırmış bu ustanın, son filmi olmasa da son başyapıtı olarak kabul gören The Birds filminin yeri ise bambaşkadır… Ünlü İngiliz yazar Daphne du Maurier tarafından kısa hikâye olarak yazılan The Birds aslında pek fazla ses getirmedi. Ama ne hikmettir ki Hitchcock bu kısa öyküyü …
Mr. Popper’s Penguins: Penguen soslu aile menüsü!
Penguenler dendiğinde benim aklıma iki film gelir: 2005 yapımı muhteşem belgesel “La marche de l’empereur” ve 2006 yapımı eğlenceli animasyon “Happy Feet”. Şimdi ise Jim Carrey birazcık(!) rol çalsa da, başrolde yine penguenlerin olduğu bir başka film var karşımızda: Mr. Popper’s Penguins! Richard ve Florence Atwater’ın 1938 yılında yazdıkları ve bir yıl sonra Newbery Onur Ödülünü kazandıkları, çok sevilen çocuk romanı Mr. Popper’s Penguins, -Hollywood malzeme sıkıntısı çektiğinden olsa gerek- aradan geçen 73 yılın ardından …
Green Lantern: Yüzüklerin Diğer Efendisi!
“Milyarlarca yıl önce ölümsüzlerden oluşan bir ırk, var olan en büyük gücü kontrol ediyordu. Bu irade gücünün zümrüt yeşili enerjisiydi. Evrenin muhafızları olan bu ölümsüzler tüm varlıkları izleyip göz kulak olabilecekleri bir dünya inşa ettiler, Oa Gezegenini. Ve evreni üç bin altı yüz sektöre ayırdılar. Gücünü iradenin enerjisinden alan yüzükleri birer asker seçmesi için her sektöre gönderdiler. Yüzük tarafından seçilmek için tek bir şart vardı. O kişinin korkusuz olması gerekiyordu. Çünkü iradenin en büyük düşmanı …
American History X: Geçmişin Gölgesinde
American History X, Amerika’nın en güzel eyaletlerinden biri olan California’da yanlış seçim yapmış iki kardeşin, Derek ve Danny Vinyard’ın hikâyesini anlatır bize. Çok zeki bir öğrenci olan Derek, babası zenci bir uyuşturucu satıcısı tarafından öldürüldükten sonra, Neo-Nazi olma yolunda büyük adımlar atmış ve kısa bir süre sonra da Venice Beach Neo-Nazi çetesinin liderinin sağ-kolu olmuştur. Bağlı oldukları bu çete Amerika’daki tüm göçmenlere düşman ve ırkçılığın had safhasındaki insanlardan oluşmaktadır. Derek kendini faşizme kaptırmadan önce kendi halinde, babasını örnek alan bir Amerikan gencidir aslında. Ancak ne zaman …
EV: Senaryonun Aslı
Hatırlarsınız, çok değil 3-4 yıl kadar önce, kısa adı BBG uzun adı Biri Bizi Gözetliyor olan bir yarışma programı vardı! Hani her türden insan, her tarafı kameralarla çevrili bir eve tıkılır ve kafesteki maymunlar misali tüm hareketleri izlenir ve de izlettirilirdi. Bu formatın çok tutmasıyla türevleri televizyonu epeyce bir süre işgal etti. Ama şükürler olsun ki artık o günlerden eski bir anı olarak bahsedebiliyoruz! Zamanında bu illetten yaka silkmiş olan Alper ve Caner Özyurtlu Kardeşler, …
Trainspotting (1996)
“Uyuşturucu bağımlılığını anlatan filmlerin belki de en önemli özelliği insan psikolojisine yakından bakabiliyor olmasıdır. Türün en iyi örnekleri olan Trainspotting ve Requiem for a Dream herkes tarafından bilinen, sevilen ve oldukça başarılı kitap uyarlamalarıdır.” diye başlamışım Candy filmi için yazdığım yazıya. Bu yüzden aynı şeyleri tekrar etmeme gerek yok sanırım. Trainspotting’i izlemiş olan herkesin benimle aynı fikirde olacağına eminim: Trainspotting uyuşturucu ile ilgili çekilmiş en iyi filmlerden biridir! İskoçya gençliğinin işsizlik ve uyuşturucu batağı içinde …
The Kids Are All Right: 2 Kadın ve 1 Erkek
Amerika’da bir banliyöde yaşayan iki çocuklu bir aile. Ailenin reisi, oldukça baskın karakterde asabi bir doktor ve ailede düzen ondan soruluyor. Evin hanımına gelince mimarlık diploması olan, son zamanlarda peyzajcılığa merak salmış ama bu zamana Termite Extermination Information kadar hiçbir işte dikiş tutturamamış, eşine göre pasif karakterde bir kadın. Buraya kadar anlattıklarımla sıradan sayılabilecek bu çiftin çok zeki ve duygusal bir kızı ve haylazlıkta ustalaşma yolunda hızla ilerleyen bir de oğlu var. Ama bildiğimiz aileler …
Step Up 3D: Dansın Üçüncü Boyutu!
Günlük hayatın sıkıntılarından kaçmak için tercih edilen filmler arasında Step Up’ın ismi de sayılabilir bana kalırsa. Eğer yapacak hiçbir şeyiniz yoksa sıradan hikâyesini kaliteli danslar ile süsleyerek eğlencelik bir seyirlik ortaya koyan Step Up, güzel bir izle-unut formülü. Tabi bu dediklerim ilk iki film için geçerli! Anne Fletcher’ın yönettiği ilk filmin gişe başarısından sonra gelen devam filminin yönetmen koltuğuna oturan Jon M. Chu üçüncü filmde de koltuğundan kalkmıyor! Ama A Guide to Recognizing Your Saints …
Final Destination 5: Senaryonun Aslı
- 14.10.2011 - 0:00
- Gerilim Korku Vasatın Altındakiler
- 2 Yorum
The Final Destination’ın, serinin bir önceki filmine kıyasla yapımcıların yüzünü güldürmesi, her ne kadar -isminden de anlaşıldığı üzere- son film olarak düşünülse de bir devam filminin daha geleceğinin haberciydi hiç şüphesiz. 2010 yapımı A Nightmare on Elm Street’in senaristlerinden Eric Heisserer’e emanet edilen senaryonun karakterlerini de her zaman olduğu gibi serinin yaratıcılarından Jeffrey Reddick yazacaktı. İkili otobüsle çıktıkları bir iş gezisini fırsat bilerek Final Destination 5’in senaryosu üzerine konuşmaya başladılar: Eric Heisserer: Uçak faciası, otobanda …
Karadedeler Olayı: Senaryonun Aslı
- 20.9.2011 - 0:00
- Belgesel Gerilim Korku Vasatın Altındakiler
- 7 Yorum
Amerika’da çeşitli kısa film projelerine imza attıkları rivayet edilen Erdoğan / Erkan BAĞBAKAN adlı kardeşler isimlerini, kendi öz vatanlarında çılgın bir korku filmi ile duyurmak istemektedirler. İki kardeş K… ilinin D… köyündeki sakin evlerinde oturmuş, yeni filmleri hakkında hararetli bir konuşma gerçekleştiriyorlardır. Erdoğan: Bu ormanda cadı var diyorlar. Doğru mudur sence? Erkan: Burada cadının ne işi var lan! Cadının olduğu yer Maryland ormanı… Erdoğan: Maryland ormanı? Erkan: Hani şu üç amatör belgesel sinemacı çocuğun öldürüldüğü orman. …
The Social Network: Zuckerberg’in Terlikleri
David Fincher. Se7en, The Game, Fight Club gibi kült filmlere imza atmış o muhteşem yönetmen. Ne yazık ki her yükselişin bir düşüşü olmak zorundadır ve onun Benjamin Button’la başlayan düşüşü The Social Network’le daha da hızlanıyor… Film, Mark Zuckerberg’in sevgilisiyle yaptığı hararetli konuşmayla açılıyor. Aslında olacakları belirleyen anlar bunlardan ibaret. “Muhtemelen çok başarılı bir bilgisayarcı olacaksın ama hayatın boyunca kızların seni bir inek olduğun için sevmediğini düşüneceksin ve ben bunun doğru olmayacağını bilmeni istiyorum. Seni …
Beastly: Mühim olan iç güzelliktir!
Güzel ve Çirkin, 18. yüzyılın sonlarında yazılmış, tüm dünyada herkes tarafından bilinen bir “gerçek” aşk masalı ve Hollywood’un sık sık başvurduğu bir tema. Beastly ise bu masalın günümüz New York’unda geçen modern hali. Bir zamanlar herkesin onun yerinde olmak için can atacağı kadar zengin, kusursuz bir görünüşe sahip olan ve son derece kendini beğenmiş lise öğrencisi Kyle Kingsbury’yi filmin açılış sahnesinde Yeşil Komite başkan adayı olduğu Buckston Lisesinde konuşma yaparken görüyoruz. Çirkin ve fakir olanları …
Kelebek: 11 Eylül Üzerine Bir Film
“Derler ki… Burada bir kelebek kanat çırpsa, Atlantik’te fırtınaya sebep olabilir… İşte biz, her birimiz tıpkı o kelebek gibiyiz; fakat bir farkla. Bizim kelebeğimiz fırtınaya sebep olmaz. O, kanatlarını açar ve fırtınaya karşı koyar!” Samanyolu TV‘de dizi senaryoları yazan Mahmut Bengi ve ilk filmini çeken yönetmen Cihan Taşkın imzalı Kelebek, iddialı bir şekilde vizyona giren ancak sessiz sedasız ayrılan 11 Eylül üzerine bir Türk filmi… Yıl 1996. İstanbul’daki bir Mevlevi Dergâhı’nda, dünyanın kötü gidişatını değiştirmek isteyen bir grup inançlı insan, Afganistan’a doğru yola çıkarlar. …


Herkes Ölecek (No One …
Aklımı Oynatacağım (I&…
Spring Breakers
Kimlik Hırsızı (Identi…
Olympus Has Fallen
Star Wars: Episode VII
Açlık Oyunları 2: Ateş…
Büyük Düğün (The Big W…
Uzun Kuyruk (Sur La Pi…
Son Ayin 2 (The Last E…
Natalie Portman yeni L…
Zach Braff Yeni Filmi …
Sinema Haber
Yeni Fragmanlar
Yeni Fragmanlar
Sinemanın İnanılmaz Gü…
Modern Zamanlar (dergi…
Çapraz Medya ve Sinema…
Fascism alla Americana…
Bir Zamanlar Malezya’d…