Aklı Havada (Up in the Air)
George Clooney ‘in başrollerde oynadığı, senaryosu sıradan gibi görünsede içerisinde ince ayrıntılar olan, izleyiciyi düşündüren gayet hoş bir film Aklı Havada “Up in The Air”. Başlık ve senaryosu oldukça uyumlu olan Aklı Havada adlı filmi izlemeden bir iki senaryo yazsam, aynı son olmasa da (sonu gayet gerçekçiydi) benzer bir hikaye çıkartabilirim belki de fakat, bazı ince ayrıntıları yakalamak herkesin harcı olmadığı için senarist olarak Jason Reitman ismi geçiyor. Bunun yanında senaryoda aynı adlı kitabıyla Walter Kirn’i de tebrik ederim.
Hayatı nasıl yaşarız? Ya da ne için? Amaç ne?
Herkesin dini inançları veya kültür farklarından dolayı belli gayelerinin dışında umutları, hayalleri vardır. Bunların dışında olan tutkular, egolar, hobiler ve kulvardaki diğer rakiplerimizden bir adım daha ileride olabilmenin azmi ile hayallerimize yönlenir, yada o yönün kölesi olabiliriz. Ne kadar itiraz etsek de, kimseyi kendimizle mukayese etmesek de, bir önceki başarımızın rakibi oluruz… Bunu hayatın her dönemi ve her basamakta yapmaktayız.
Harika bir akşam yemeği bir kaç gün sonra kimin aklında kalır, periodik zamanlarda tekrarlamazsak? Ya da harika bir ilişkinin ardından bir sonraki gecede daha iyi bir performans yakalayabilmek ve bunu sürekli yapabilmek. Aslında en büyük rakibimiz, bilakis biziz…
George Clooney’ın de bir tutkusu, bir hedefi vardır. İşi gereği, işlerinden topluca çıkartılan insanlara yeni hayatlarına alışmaları için yardım etmekte, işten çıkartılış aşamasını bu konudaki disiplin ve tecrübelerini kullanarak belli bir prensiple büyük patronların yerine yapmaktadır. İnsan psikolojisini çok iyi anlayan ve işinde çok başarılı olan Clooney’in asıl zevki, kendini tatmin ettiği yer burası değil, buraya gelinceye kadar kat ettiği yoldur.
Her sene binlerce mil havada kalırken, senenin 47 berbat gününü evde geçirmiş olmanın kötü bir duygu olduğunu bile ifade etmektedir. Büyük hedef ise; hava sahasında en uzun yolu kat edip, ismini yolcu uçaklarının, hava limanlarının şeref listesine yazdırmaktır. Ve diğerleri…
Görmelisiniz, herşey olması gerektiği gibi ne eksik ne fazla bir bavul bir ceket, hava alanlarının onur üyesi bir adam. Neredeyse gözü kapalı uçağa binebilen dakik bir seyahat adamının düşündüğü ve zevk aldığı tek yer 1. sınıf yolcu koltuğu ve kat ettiği yoldur.
Hayatı herşey yolunda, yolcu koltuğunda devam ederken biraz aşk, biraz hüzün, biraz da kitlesel mesajdan sonra “Keyifli filmmiş” diyebildiğim bir film oldu.
Bahsetmeden geçersem samimiyetime ihanet etmiş olurum, “Eğer izlemediyseniz, George Clooney’in Neredesin Birader filmini de kesinlikle izleyin” :)
Yorum Yaz:
Yorum yazarken adınız, soyadınız, e-posta adresiniz ile yorumunuzu mutlaka girmelisiniz. E-posta adresiniz burada gözükmeyecek ve aynı zamanda başkalarıyla kesinlikle paylaşılmayacaktır. Lütfen yazı ile alakalı yorumlar yazmaya özen gösteriniz. Aksi halde yorumunuz yayımlanmayabilir.













Sürücü (Drive)
Jack And Jill
My Week With Marilyn
Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Açlık Oyunu / The Hung…
Çok Gürültülü ve Çok Y…
Pamuk Prenses’in…
Siyahlı Kadın
Mevsim Çiçek Açtı
Sinema Haber
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı
Yorumlar:
"Aklı Havada (Up in the Air)" yazısı hakkında toplam 2 Yorum yazıldı. Siz de bu yazı hakkında yorum yazabilirsiniz.
Selin 07.7.2010 - 8:08
Jason Reitman takipte olduğum yönetmenlerden.bir yandan eğlenceli, duygusal,sıradan bir film izlerken diğer yandan sistem eleştirileriyle dolu çok sosyal bir filmi farkediyorsunuz.Günümüz sisteminde insanların maddecilik adına,nasıl aile,sevgi,fedakarlık,merhamet gibi kavramları unutup,sadece birey olarak yaşama isteğini o çok doğal havasıyla gözümüze sokuyor.Teknolojinin çalışan insan gücüne tehdidi ise alt metne çok yakışmış.Gösterim tarihinin Amerikadaki büyük krizden hemen sonraya getirilmesi ise filmi algılamak adına büyük başarı.Özellikle işten çıkartılma sahneleri etkisini ikiye katlamıştır.
Bu keyifli filme bu keyifli yazı çok yakışmış.Ellerine sağlık Ethem.:)
Ethem Sak 08.7.2010 - 23:23
“Teknolojinin çalışan insan gücüne tehdidi”
Bu kelimeni çok beğendim Selin…
Aklıma gelseydi yazarmışım:)
Ama güzel olanı yani birbirimizi tamamlamamızın keyfini yaşıyorum…. Teşekkürler.
Ve rica ederim Selin. Ellerine sağlık…