Amores Perros – 2000
52 ödül kazanan ve Oscar‘a aday gösterilen 154 dakikalik, imdb‘de 8.2 puanlık, Türkiye’de 2001 yılında Paramparça Aşklar ve Köpekler adıyla gösterime giren bu Meksikan filmini izlerken aşkı, kaybetmeyi, pişmanlığı ve hayatın acı gerçeklerini en derin şekilde hissediyorsunuz. İki serserinin yaralı bir köpekle birilerinden kaçmasıyla başlayan filmde bu gençlerin kaza yapmalarıyla hikaye anlatılmaya başlanıyor. Evsiz, sokaklardaki çöpleri karıştıran pislik içindeki bir insan filmdeki kaderin dönüm ya da başlangıç noktasında…
Hepimizin hayatında dönüm noktaları olmuştur. Geçmişteki bir saniyelik karar değişikliği hayatınızı ummadığınız yerlere sürükler, belki daha iyiye ya da olduğundan kötüye sevkeder. İşte bu kimsesiz herifin filmde kendi köpeklerini koruma isteği diğer karakterlerin kaderini değiştiriyor, ve en sonunda dönüp dolaşıp yine bu kimsesizi buluyor… Filmin belli bir yerinde aslında kimsesiz olmadığını görüyoruz…
Üç farklı hikaye ele alınıyor trafik kazasından sonra. İlki Octavio ve Susana‘nın ilginç ilişkisi. Susana, Octavio’nun abisinin eşi olmasına rağmen libidosu yüksek vatandaş evin ücra köşelerinde Susana’ya olan aşkını bedensel dilini kullanarak ifşa etmektedir. Hatta Susana’yı alıp uzak diyarlara kaçmayı planlamaktadır, Susana’nın bir doğmuş bir de doğacak olan çocuğuyla beraber. Abisine kafa tutar ve de abartıp aynı zamanda kafa atar. Kafayı iyi kullanan Octavio para kazanmanın kolay bir yolunu bulur köpeğini kullanarak. Bu köpek kim biliyor musunuz? Yaşlı adamın başladığı ile bittiği yerdeki Zenci. Bu arada yaşlı adamın bir adı var elbet: Chivo. İlk çiftin hikayesinde aşkın kaybetme duygusunu ve hayatın acı gerçeğini sindiriyorsunuz…
İkinci hikaye Valeria ve Daniel‘e ait. Daniel, eşini ve iki kızını çapkınlık yaptığını sandığımız Valerie yüzünden terkeder. Fakat aslında çapkınlık yapmamış, kalbini ona kaptırmıştır kereta. Manken olan Valeria ile mutlu bir hayat süreceklerini sanarken ummadıkları bir kazayla karşılaşırlar. Kaza sonrası köpekleri Richie ilişkilerini farklı boyuta taşır. Daniel’in pişmanlığı, Valeria’nınkiyle harmanlaşıp içinize işliyor. Mutlu olup olmadıklarını bilmiyorsunuz. Çünkü bu filmde hiçbir hikayenin sonunda ‘nokta’ yok, ‘soru işareti’ var…
Üçüncü hikaye Chivo ile Maru arasında. Burada baba-kız aşkı ele alınıyor. Pişmanlığın en yoğun yaşandığı hikayede her şeyin içinizde biriktiğini ve filmin sizi çok etkilediğini göreceksiniz sonlara doğru. Bunda oyuncuların etkisi inanılmaz fazla olacak.
Üç hikaye farklı hayatlarda gerçekleşse de yakın mekanlarda yaşanıyor. Birbirleriyle olan bağları sizi senaryoya ilginç bir hayranlık duygusuna bürüyecek. Kaybettikleriniz, kaderinizdeki anlık kararlarınız ve etkileri film şeridi misali aklınıza gelecektir, eminim. Hatta istemedikleriniz bile. Ya filmden sonra ya da film arasında lavaboya gittiğinizde :) Bunca yazının özeti, kesinlikle izlemenizi tavsiye edeceğim filmin içinde geçen şu cümledir belki de: “Tanrı’yı güldürmek istiyorsan, ona planlarından bahset“…
Sevgiler.
Yorum Yaz:
Yorum yazarken adınız, soyadınız, e-posta adresiniz ile yorumunuzu mutlaka girmelisiniz. E-posta adresiniz burada gözükmeyecek ve aynı zamanda başkalarıyla kesinlikle paylaşılmayacaktır. Lütfen yazı ile alakalı yorumlar yazmaya özen gösteriniz. Aksi halde yorumunuz yayımlanmayabilir.










Sürücü (Drive)
Jack And Jill
My Week With Marilyn
Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Patlak Sokaklar: Gerzo…
Fetih 1453
Bel Ami
Resident Evil: Retribu…
Total Recall
Sinema Haber
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı
Yorumlar:
"Amores Perros – 2000" yazısı hakkında toplam 2 Yorum yazıldı. Siz de bu yazı hakkında yorum yazabilirsiniz.
fafatuka 16.2.2010 - 16:16
Yönetmenin 21 Gram’ını beğenmiştim, Babel ise biraz zorlama gelmişti açıkçası, Japon hikaye olmasaydı daha tutarlı olacaktı gibi. Bu filmi ise, o kadar methini okumama rağmen ki bu yazı da buna bir örnek, bir türlü izleyemedim, en yakın zamanda izleyip yorumlarımı paylaşma dileğiyle…
nesli 07.8.2010 - 21:21
yönetmenin artık tarz olarak ölünceye kadar aynı tarz filmler yapacağının garantisi bu filmle başlamıştır.giderek kendisini tekrarlamaktan dolayı ona olan sevgimiz duyarsızlaşmaya dönüşmeye başlamıştır.