RSS İLE ABONELİK

RSS ile Google Reader veya Bloglines gibi servislere üye olarak blogumuzu takip edebilirsiniz. Şimdi Abone Ol!

RSS ile Abone Ol!

E-POSTA İLE ABONELİK

Aşağıdaki kutuya e-posta adresinizi yazarak abone olup blogumuzu e-postanız üzerinden takip edebilirsiniz.

Chloe

”Eğer aşık olduğunuz kişi size yalan söylüyorsa, gerçekleri öğrenebilmek için ne kadar ileri giderdiniz?” İşte, ‘Chloe’ filminin başlığından da anlayabileceğimiz gibi, filmin temelinde aldatma teması yatıyor. Julianne Moore’un hayat verdiği Doktor Catherine Stewart karakterinin mutlu bir yaşamı vardır. Oğlu, gençlik çağındaki Micheal’ın (Max Thieriot) ufak tefek asilikleri dışında onun için herşey oldukça iyi gitmektedir. Ama herşey kocası David’in (Liam Neeson) uçağını kaçırması ile başlar, çünkü Catherine eşinin onu başka bir kadınla aldattığından şüphelenmektedir. Bu şüphenin yarattığı üzüntü ve kırgınlıkla bir restoranın tuvaletinde şans eseri tanıştığı Chloe adındaki eskort genç kızı kullanarak, eşinin sadakatini sınamak ister. Sonuçta Chloe ile bir anlaşma yaparak eşi David’i baştan çıkarmaya çalışmasını ister ve gerçekten de şüphelendiği gibi bir senaryonun olup olmadığını anlamaya çalışır. Chloe, Catherine’in istediğini yapmaya ikna olur ve ona David ile ne yaptıklarını en ince detaylarına kadar anlatmaya başlar. Öğrendiği bu kötü gerçekle başa çıkmaya çalışan Catherine, çaresizce hayatının alt üst oluşunu izler ve daha önce sevdiğini düşündüğü şeyleri hayatında ilk defa sorgulamaya başlar.

”Chloe”, bir olay hikayesi olmasına karşın, yönetmen Atom Egoyan tarafından bir durum hikayesi olarak resmedilmeye çalışılmış. Bu gayretin de kısmen başarılı sonuçlandığını belirtmeliyim. Çünkü film tek bir konuya odaklanmış olmasına rağmen, olağanca durgun fakat izleyiciyi yormadan geçen ve adeta akışkan diyebileceğimiz bir düzende işlemekte. Filmin geneline bakıldığında gerçekten hissedilen bir yapım. Zaten filmin başladığı andan ihtibaren Julianne Moore o kadar duygulu ki, adeta bunu içimize işlettiriyor. Konuştuğu diyalogların tümünden, yüz ifadesi ve mimiklerine kadar, karakterinin yaşadığı derin hissi ve can çekişini hissedebiliyoruz. Amanda Seyfried’e gelince… Tamamiyle başka bir karakter olan Chloe portresini başarıyla çiziyor. Ve yine Chloe’nin Mean Girls’deki Karen’dan, Mamma Mia’daki Sophie’den ve Jennifer’s Body’deki Needy’den ne kadar farklı olduğu herhalde tahmin edilebilir. Karakteri her ne kadar pek de doğrucu olmasa da, anlaşılamaz bir biçimde kendini sevdirmeyi başarıyor. Filmi daha izleyemeyen filmseverler için bir ipucu da Catherine ve Chloe arasında oluşan ve birçok forma bürünen ilişkileri oluyor. Bir ”iş anlaşması” olarak başlayan bu ilişki Catherine karakterinin Chloe’ye karşı ısınmasıyla farklı boyutlara geçiyor.

Filmdeki en ilginç detaylardan biri ise Chloe’nin baskısının giderek artması ve bunun sonucunda da türünün daha çok gerilime kayması oluyor. Yönetmen Atom Egoyan konuyu sorunlu bir durum olarak yönlendiriyor. Hissedilebileceği ve anlanabilineceği gibi Catherine için daha da büyüyen bu yas zamanla yerleşik bir gerilime ve aksiyona dönüşüyor. Ancak aslında ”Chloe” filmini anlamlı ve izlenebilir kılan şey ise olayların adım adım ilerlemesi ve hiçbir şeyin anlık büyük bir şoka dayanmaması oluyor. Hatta ve hatta, neyin yaşanabilineceği ve başa gelinebileceği bilinebilinirken, bu olayları sindirmek için bolca vakte sahip seyirciler, sıkılmaksızın durumun kritiğini yapmak için bolca vakte de sahip oluyor.

Her ne kadar bağımsız filmler favori filmlerim olsa da (özellikle de Sundance ve Independent Spirit ödüllü) Chloe filmi favori filmlerimden birine aday olmaya fazlasıyla uzak. Ama yine de kimileri için severek izlenebilecek bir film olabilir. Özellikle de sonunun nasıl biteceği konusunda merak uyandıran film her ne kadar orijinal bir son ile renklendirilip bitirilmeye çalışılsa da hiç de başarılı olamadığı aşikar. Fakat yine de yönetmenin izleyicilerin ilgisini çekmek, onları daha fazlası için alıkoyarak filmin sonunda dahi harcadığı bu ekstra eforu takdir etmeden geçmemek gerektiğini düşünüyorum. Ancak oluşan çoğu başarısız karelerin de fazlasıyla etkisiz oluşu yapımın en büyük sorunu. Filmin başında salonu terketmiş bile olsanız, durağan durum hikayelerinin hepsinde olduğu gibi uzun bir tuvalet molanız, telefon görüşmeniz ya da arkadaşınızla sohbetinizden sonra sinema salonuna, yani filmin sonuna tekrar geri dönseniz dahi; anlayamadığınız ya da kaçırdığınız hiçbir şeyin olmadığını farkedebilirsiniz. Tıpkı salonu hiç terketmemişsiniz gibi…
8 kişi bu yazıyı beğendi. Ya siz?

Yorumlar:

"Chloe" yazısı hakkında toplam 6 Yorum yazıldı. Siz de bu yazı hakkında yorum yazabilirsiniz.

Ayben-91 06.7.2010 - 7:07

Bu filme bayılmıştım ben, kesinlikle izlemelisiniz. ayrıca yazının giriş bölümü o kadar etkileyici ki ilk kez izlediğim bir filmin uzuuunnn yorumunu okumuş oldum:)))
Ellerinize sağlık. sevdim ben burayı:)))

E. Kolaylı 06.7.2010 - 20:20

Filmi izleme nedenim olduğunuzu bilmenizi isterim. Ayrıca çok şık ve iyi yerlere geleceğini düşündüğüm bir mekanda olduğumu biliyorum.
Fakat ziyaretçilerinizide aranıza almayı düşünmüyormusunuz? Hep böyle disiplin disiplin, kopalım artık.
Yazamam ama üye olup kalitenize katkıda bulunmak isterdim.

Merakta bırakmayın.
yazı muhteşem olmuş devam edin lütfen.

Ethem Sak 08.7.2010 - 23:23

Teşekkürler Ayben.
E.Kolaylı, çalışma halindeyiz, umarım dilediğimiz gibi olacak.

Buse, ne söylesem bilmiyorum, harika yazmışsın. Ellerine sağlık…

dellator 09.7.2010 - 22:22

Amanda Seyfried ı daha öncede izlemiştim fakat hiç başrolde değildi. oyunculuğu ve yüzü çok güzel. umarım bu filmde anlattığınız gibi güzeldir. afiş çok güzel. ellerinize sağlık

fafatuka 23.7.2010 - 10:10

Niyetlendiği şeyi yapamayan bir film ne yazık ki. Yazıda da belirtildiği gibi filmin esas dayanak noktalarından biri olan gerilim unsuru çok bildik oyunlarla ilerletildiği için ne olacağını az çok tahmin edebiliyor insan, üstelik bu tam olarak verilememiş de bence. Geriye diğer dayanağı erotizm kalıyor ki filmi buna odaklı izleyince de zaten anlatmasını beceremediği duygusal/psikolojik unsurların göz ardı edilmesiyle film basit bir erotik film olmaktan öteye gidemiyor.

Bunun yanında, filmin gerilim-erotik unsurlarını bir yana bırakırsak erkek-kadın ilişkilerine dair oldukça gerçek şeyler söylediğini düşünüyorum. Şöyle anlatmaya çalışayım:

Evliliğin ilk yılları çiftlerin ayaklarının yere değmediği zamanlar olarak geçiyor, tıpkı Catherine ve kocasının evlilikleri gibi. Sonra iş güç, çoluk çocuk derken ayar tutturulamazsa aynı evde kardeş kardeş geçinmeye başlıyor çiftler. Tabii zaman durduğu yerde durmuyor ve maalesef genellikle ve çoğunlukla kadınların aleyhine işliyor. Zira kadın yaş aldıkça yaşlanırken, erkeğin yaş alması olgunlaşması olarak görülüyor. Kadın bedeni yaşlandıkça arzulanma kapasitesini yitirirken, erkek hem arzulayan olarak hâlâ aktif hem de orta yaşın getirdiği bir olgunluk, oturmuşlukla arzulanan olmaya devam ediyor. Kadının seçenekleri azalırken (kendinden çok genç erkekler istisnalar dışında seçenek olmaktan çıkıyor çünkü ) bunun aksi olarak erkeğin seçenekleri yaşıtları ve daha geçnleri de olmak üzere artıyor. Yanlış anlaşılmasın, burada hemcinslerime bir garezim yok, erkeklerin üstünlüğünü (!) savunmak gibi bir şeyin de uzağından bile geçmem. Yazdıklarım Catherine’nin içine düştüğü psikolojik çözülmenin açıklaması. Kocası yakışıklı, her geçen yıl onu yaşlandırmak bir yana “güzelleştiriyor” (ki filmde bu ifadeyi kullanmıştı yanlış hatırlamıyorsam), çevresindeki kadınların ilgisini çekiyor, ee adam da sağa sola bakmaz başı önünde aklı işinde bir erkek değil, her ne kadar Catherine’in elinde kocasının onu aldattığına dair kesin bir delil bulunmasa da bütün bunlar kadının kendine güvenini iyice azaltıyor, kocasının başka bir kadınla ilşki kurmasına olanak verecek kadar duygusal olarak dengesini yitiriyor.

Burada anahtar kelime “kendine güven” bence. Şimdi düşünelim, Catherine, Chloe’nin genç olma avantajını düşünmezsek filmin en güzel kadınlarından biri, belki de en güzeli. İyi para kazanıyor, mesleğinde başarılı, harika bir evi, oğlu, kocası var. Ama kendine güveni yok. Sahip olduğu şeylerin idrakinde değil, daha doğrusu kendinin idrakinde değil, en önemlisi de ne kadar güzel olduğunun nedense farkında değil. Evliliklerinin harika geçen ilk yıllarından sonra çoğu kadının düştüğü yanılgıya düşmüş, çekiciliğinin özellikle çocuktan sonra kaybettiğini, kocasının onu arzulamadığını, kendinin yaşlandıkça kocasının daha genç olanlara meylettiğini düşünüyor. Tabii bunu kocasının onu sevmediğine kadar vardırıyor. Filmin bir yerinde “gülüşünü seviyorum” diyen kocasına “hayır sevmiyorsun” gibi bir şey söylüyordu. Yani kafasındakiler o kadar güçlü ki açıkça ortaya konan bir durumu bile kabul etmesini beceremiyor. Burada biraz da kendine acımanın olduğunu düşünüyorum ben. Belki de bu güven eksikliğinin getirdiği doğal bir şey de olabilir. Zira Catherine’in, düşündüklerini ispatlamak için yaptığı iş pek kabul edilebilir değil. Kocasına çok güzel bir kadını sunmak da neyin nesi? Ne olabilir bunun asıl nedeni? İki şey aklıma geliyor, birincisi Catherine bu yolla kendine acımasına haklı bir sebep bulmaya çalışıyor olabilir. Kendini içine düşürdüğü durumun yanlışlığını içten içe farkediyordur belki ama kendine güven eksikliğinden bu durumdan da çıkamıyor. Kocasının onu aldattığının kesinleşmesiyle kendine çektirdiği ısdıraplara da haklı gerekçe bulmuş olacak. İkinci sebep de kocasıyla kuramadığı tensel ilişki. Çoluk çocuk, iş güç derken kocasıyla arasında artık birbirlerine dokunmama/dokunamama raddesine gelmiş ilişkileri. Cinsellik bir yana tensel bir yakınlık bile kuramamaktalar. Chloe, tam da Catherine’in olmak istediği kişi (fiziksel olarak tabii), genç ve güzel. Kocasıyla yaptıklarını anlatırken Catherine’in her ayrıntıyı duymak istemesi, Chloe anlatırken onun da bir yandan yaşadığı haz (ki otel odası sahnesinde açıkça görülüyor bu) başka nasıl açıklanabilir bilemiyorum. Catherine böylelikle dolaylı yoldan da olsa kocasıyla bir birliktelik yaşamaya çalıştığını düşünüyorum (tabii bunun sağlıklı bir yaklaşım olup olmadığı çok tartışılır). Aksi halde kadının biri kocanızla yaptığı en mahrem şeyleri karşınıza geçmiş anlatacak, siz de kuzu kuzu dinleyeceksiniz, olacak şey mi? Adamın gözünü oyarlar! Ve bu yapılacak en hafif şey olur :)

Bunların yanında eklemek istediğim bir şey var. Yalnız burası ispiyon (spoiler), filmi izlemeyenler bir sonraki paragrafa geçerlerse iyi olur. Film acıklı bir aşk hikayesi de barındırıyor. Hatta filmden geriye kalan bu aşk oldu bende. Gerekçesini, içinde bulunduğu psikolojiyi, hatta Chloe’nin Catherine’le tanıştığı tuvalet sahnesinde onunla konuşabilmek için tokayı düşürmüş gibi yapmasının öncesini hiç mi hiç veremese de filmin asıl mağduru Chloe bence. Yaptıkları sadece sevdiği için, biraz hastalıklı tabii, ama film bu hastalığı vermede o kadar başarısız ki Chloe’nin tarafını tutuyor insan. En azından ben Catherine’in değil Chloe’nin durumunu daha acıklı buldum. Catherine kadar Chloe karakteri de daha iyi işlenseydi film daha başarılı olurdu bence.

Sonuç olarak film bu haliyle ergenlerin hoşlanacağı bir film olmuş. Anlatmak istediklerine odaklanmak yerine daha ucuz yollara başvurmuş. Yukarıda yazdıklarımı görmek için filmi izlemeye değer mi? Bence hayır.

şebnem 25.9.2011 - 16:16

güzel bi filimdi ama sonu öyle bitmemeliydi

Yorum Yaz:

Yorum yazarken adınız, soyadınız, e-posta adresiniz ile yorumunuzu mutlaka girmelisiniz. E-posta adresiniz burada gözükmeyecek ve aynı zamanda başkalarıyla kesinlikle paylaşılmayacaktır. Lütfen yazı ile alakalı yorumlar yazmaya özen gösteriniz. Aksi halde yorumunuz yayımlanmayabilir.

  1. http://dl.dropbox.com/u/12954238/2623431.mp4
  2. http://dl.getdropbox.com/u/295536/Ice_Age_Trailer_N_splash.flv
  3. http://dl.getdropbox.com/u/295638/TaisToi.flv
  4. http://dl.dropbox.com/u/12954238/YouTube_-_Spartan_2004_Trailer.flv
  5. http://dl.getdropbox.com/u/150969/sinemalardan/devrim.flv
  6. http://dl.getdropbox.com/u/295536/videooooo.flv
  7. http://dl.dropbox.com/u/12954238/2701237.mp4
  8. http://dl.dropbox.com/u/12954238/New%20Beastly%20Movie%20Trailer%20-%20Official-1.flv
  9. http://dl.dropbox.com/u/295638/1187643.flv
  10. http://dl.dropbox.com/u/295638/Silmido.flv
  11. http://dl.dropbox.com/u/12954238/2623443.mp4
  12. http://dl.getdropbox.com/u/150969/sinemalardan/The_Kite_Runner_official_movie_trailer_.flv
  13. http://dl.dropbox.com/u/295638/761279.flv
  14. http://dl.getdropbox.com/u/295536/the-spirit-trailer.flv
  15. http://dl.dropbox.com/u/12954238/185871.flv
  16. http://dl.dropbox.com/u/150969/sinemalardan/866176.flv
  17. http://dl.dropbox.com/u/12954238/5349458.15851573.4.mp4
  18. http://dl.dropbox.com/u/12954238/17289.flv
  19. http://dl.dropbox.com/u/10823296/2481895.mp4
  20. http://dl.dropbox.com/u/295638/28630.flv
  21. http://dl.dropbox.com/u/4592147/fragman/doubt.flv
  22. http://dl.dropbox.com/u/4592147/fragman/fastfive.mp4
  23. http://dl.dropbox.com/u/12954238/129743.flv
  24. http://dl.getdropbox.com/u/295638/The_Promotion__2008_Theatrical_Trailer__HD_480P__RlsTv.Com.flv
  25. http://dl.dropbox.com/u/12954238/2861593.mp4
  26. http://dl.dropbox.com/u/12954238/YouTube_-_Munich_-_Theatrical_Film_Trailer.flv
  27. http://dl.dropbox.com/u/295638/Romantik.flv
  28. http://dl.getdropbox.com/u/295536/1198934.flv
  29. http://dl.dropbox.com/u/295536/FRAGMAN_2024_2011_from_20Color__20.flv
  30. http://dl.dropbox.com/u/36525061/a.mp4
  31. http://dl.dropbox.com/u/10823296/2556975.mp4
  32. http://dl.dropbox.com/u/12954238/HQ.flv
  33. http://dl.dropbox.com/u/12954238/3188725-360.mp4
  34. http://dl.dropbox.com/u/295536/Role%20Models%20Trailer.flv
  35. http://dl.dropbox.com/u/36525061/3311671-360.mp4
  36. http://dl.dropbox.com/u/295638/170722.flv
  37. http://dl.dropbox.com/u/295638/1274936.flv
  38. http://dl.dropbox.com/u/12954238/186551764701909_13206.mp4
  39. http://files.getdropbox.com/u/295536/18572.flv
  40. http://dl.dropbox.com/u/295536/1241312.flv
  41. http://dl.dropbox.com/u/295638/1199001.flv
  42. http://dl.dropbox.com/u/36525061/132399.flv
  43. http://dl.dropbox.com/u/12954238/video_epdmmivkpu.flv
  44. http://files.getdropbox.com/u/295536/55000000000017648.flv
  45. http://files.getdropbox.com/u/295536/GoGP_TRL1_Flash9.flv
  46. http://dl.dropbox.com/u/295638/1011262.flv
  47. http://dl.dropbox.com/u/36525061/12.flv
  48. http://dl.dropbox.com/u/12954238/hayat%20treni.flv
  49. http://dl.dropbox.com/u/10823296/18155.flv
  50. http://dl.dropbox.com/u/295536/129607.flv
İzle

Bu blog üzerindeki bütün yazıların telif hakkı Sivrisinema'ya aittir. Kaynak gösterilmeden alıntı veya kopyalama yapılması yasaktır. Sivrisinema 2008-2012© | Yönetici Girişi