Hunting and Gathering – Ensemble, c’est tout
Fransız sinemasının önde gelen isimlerinden Claude Berri bu sefer izlerken dinlendiren, aynı zamanda heyecanlandıran sakin bir aşk filmine imza atmış. Anna Gavalda‘nın kitabından uyarlanan filmde Amelie’nin sevimli yüzü Audrey Tautou, Jeux d’enfants’ın yakışıklı erkeği Guillaume Canet ve Laurent Stocker oyunculuklarıyla beklenen performansı sergiliyorlar. Zaten Tautou filmdeki karakteri, sevimliliği ve ses tonuyla beni bağladı diyebilirim. 2007′de beyaz perdeyle buluşan film 2008 yılında Türkiye’de gösterime girmişti: “Bir aradayız, hepsi bu“.
Aşçı bir erkeğin (Franck) tek varlığı anneannesinin, hayvanlarıyla yaşadığı mütevazi malikanesinde yere düşüp hastaneye kaldırılmasının ardından Franck’ın hayatı değişmeye başlar. Kendisi eve kız atabildiği tatil günlerini de hastanede ziyarete ayırmak zorunda kaldığından dolayı sinir küpüne dönüşür.
Titiz ötesi insan Philibert ise Franck’ın ev sahibi, oda arkadaşıdır. Soylu bir aileden gelen Philibert bir gün aynı apartmanın çatısında yaşayan Camille ile karşılaşır. İlk adımı Camille’in atmasıyla birlikte bir elektriklenme olmuştur. Hatta birkaç gün sonra Camille, Philibert’i yemeğe davet eder, evine. “Bak sen, bu pıtırcık ona aşık olmuş sanırım” diye iç geçirirken filmin ilerleyen dakikalarında Türkiye’de nadir rastlanabilecek tarzda sıkı arkadaş olduklarını farkediyorsunuz. Güzelim Camille hasta olunca bu arkadaşlık tavan arasından Philibert’in evine taşınır. Camille kocaman evi bırakıp çatı arasına gitmez ve üç kişi bir yerde yaşamaya başlarlar…
Agresif delikanlı Franck her gece müziğin sesini abartıp güzelim kızı rahatsız eder ve birkaç gün sonra bu eylemi evin salonuna kız atarak pekiştirir. Camille daha da sinir olup müzik setini camdan aşağıya atar ve gıcık kızkardeşlerin yaptığı gibi odasına pıtı pıtı kaçar. Franck ile Camille’in bu anlaşmazlığı uzun sürecek ve kötü sonuçlanacak diye düşünürken Franck geri adım atar, fakat Camille yeni müzik seti hediye ederek ileri adım atmıştır bile.
Bir masada yapılan uyum anlaşmasından sonra ilerleyen zamanlarda bu iki zıt insan birbirine yakınlaşır. Kadınlara becerilecek yaratıklar olarak yaklaşan Franck hiç farkında olmadan yavaşça Camille’e aşık olur. Güzel bayan bunu algılamaya başlar fakat emin olamayıp ilişkilerinin sadece zevk ve seks üzerine olduğuna atıfta bulunur. Eskiden olsa Franck buna acayip sevinirdi fakat gel gör ki Eros‘un oku poposuna saplanmıştı bile.
Mutlu sonla bittiğini tahmin etmişsinizdir muhtemelen. Evet, senaryo çok da uçuk değil. Ama filmin müzikleri, karakterleri ve günlük hayat sıradanlığı izlemeye değer bir kalite sunuyor. En büyük aşkların nefretle başladığını kanıtlayan film 3 ödül kazandı: En iyi Fransız aktör Guillaume Canet, en iyi aktör Guillaume Canet ve gelecek vaad eden aktör Laurent Stocker.
Issız Adam’ın Havuçlu Tarçınlı Keki gibi bu filmde aklımda kalan da Japon İncileri oldu. Aşık olmak istemeyen, o korkuyla aşkı kendinden uzaklaştıran, günlük ilişkilerde veya sekste tat arayan herkesin göz atması gereken bir film. Ben öyle yaptım en azından :)
Sevgiler.
Yorum Yaz:
Yorum yazarken adınız, soyadınız, e-posta adresiniz ile yorumunuzu mutlaka girmelisiniz. E-posta adresiniz burada gözükmeyecek ve aynı zamanda başkalarıyla kesinlikle paylaşılmayacaktır. Lütfen yazı ile alakalı yorumlar yazmaya özen gösteriniz. Aksi halde yorumunuz yayımlanmayabilir.









Sürücü (Drive)
Jack And Jill
My Week With Marilyn
Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Açlık Oyunu / The Hung…
Çok Gürültülü ve Çok Y…
Pamuk Prenses’in…
Siyahlı Kadın
Mevsim Çiçek Açtı
Sinema Haber
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı
Yorumlar:
"Hunting and Gathering – Ensemble, c’est tout" yazısı hakkında toplam 2 Yorum yazıldı. Siz de bu yazı hakkında yorum yazabilirsiniz.
Kadiras 13.6.2010 - 2:02
Biraz yüksek bir beklentiyle izlemiş olmalıyım ki beklediğim kadar güzel bulmadım filmi. Gene de fena değildi. Filmde en çok aklımda kalan Audrey Tautou’nun yüzünün güzelliği oldu :)
fafatuka 14.6.2010 - 23:23
Audrey Tautou ve Guillaume Canet beklentileri yükseltiyor gerçekten de ama filmin muadillerinden ayrılan pek bir özelliği yok bence de. Bu iki oyuncuyu sevenler ve güzel vakit geçirmek isteyenler için uygun bir film.