İki Dil Bir Bavul
Konusunu gerçek yaşamdan almış filmleri oldum olası sevmişimdir. Doğal olarak bana daha sahici, daha inandırıcı ve daha ibretlik gelirler. Yazıma mevzu bahis olan film ise bir adım önde bu konuda. Çünkü bu filmde hiçbir oyuncu ya da daha önce senaryosu yazılmış hiçbir sahne yok, hepsinin tamamen o anda nasıl yaşanmışsa o şekilde kaydedilmiş gerçek sahnelerden oluştuğu belgesel tadında bir filmle karşı karşıyayız.
Orhan Eskiköy ve Özgür Doğan’ın yönettiği İki Dil Bir Bavul, Urfa’nın Demirci Köyü’nde, bir ilkokul öğretmeninin ilk yılını anlatıyor. Öğretmenliğinin de ilk yılında olan Emre Aydın adındaki öğretmenimiz gediği bu köyde tahmin edemeyeceği kadar yoklukla karşılaşır. Oturduğu evde su yoktur, elektrikler sık sık kesilmektedir, okulunda birleştirilmiş sınıf uygulaması yapılmaktadır ve daha da kötüsü okuma yazma öğreteceği birinci sınıf öğrencilerinden hiçbiri Türkçe bilmemektedir.
Öğretmenimiz, başta tüm iyi niyeti ve idealistliğiyle mesleğini icra etmeye dört elle sarılır. Öğrencilerine en basit bir şeyi anlatması dakikalarını alsa bile sabırla devam eder. Ama aylar geçtikçe ne kadar yorulduğunu ve yaptığı işin aslında ne zor bir iş olduğunu görmeye başlarız. Tek zorluk çeken kendisi de değildir elbette, köyün tek düze bilindik yaşamını renklendiren okul hayatı birinci sınıf öğrencileri için de kolay geçmemektedir. Zira okuma yazma öğrenme telaşı bir yana öğrenciler öğretmenlerinin ne dediğini anlamamaktadır.
?Filmin sonunda acaba öğretmenimiz muvaffak olabilecek mi?? merakını bir yandan kafamızda soru işareti olarak barındırırken, oralarda insanların ne şartlar içinde yaşadıklarını görüp, ?bu çocukların ve dahi orada yaşayan insanların bizden ne farkları var ki bizim rehavet içindeki yaşamımızdan mahrumlar?? gibi soru işaretlerini de diğerlerinin yanına ekleriz.
Ekşın sevenlere fazlasıyla sıkıcı ve durağan gelebilecek bu naif filmi herkese tavsiye etmiyorum arkadaşlar. Çünkü sevilme ihtimali, Recep İvedik gibi bir mide bulantısını ülkesinin en çok izlenen filmi yapan bünyeler için oldukça düşük. Sevmenin biraz da fedakarlık ve sabır gerektirdiğine inananlardansanız, buyrun, hiç olmazsa emeğe saygı için…
Yorum Yaz:
Yorum yazarken adınız, soyadınız, e-posta adresiniz ile yorumunuzu mutlaka girmelisiniz. E-posta adresiniz burada gözükmeyecek ve aynı zamanda başkalarıyla kesinlikle paylaşılmayacaktır. Lütfen yazı ile alakalı yorumlar yazmaya özen gösteriniz. Aksi halde yorumunuz yayımlanmayabilir.










Berlin Kaplanı
Düşler Bahçesi / We Bo…
The Girl With The Drag…
Demir Leydi (The Iron …
Zenne Dancer
Sürücü (Drive)
Fetih 1453
Bel Ami
My Week With Marilyn
Katilin Yüzü / Faces i…
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Fetih 1453 Yeni Fragma…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı
Yorumlar:
"İki Dil Bir Bavul" yazısı hakkında toplam 2 Yorum yazıldı. Siz de bu yazı hakkında yorum yazabilirsiniz.
reanatmasyon 25.1.2010 - 20:20
sanatsal filmler genelde ana fikri verip filmi film yapan diğer değerlere pek önem vermezler bence
ama bu film hem sanat hemde diğer öğeleri taşıyabilen özel filmlerden oldu
yazınızda ellerinize sağlık güzel olmuş
fafatuka 25.1.2010 - 21:21
Teşekkür ederim. Aslında her şey bir yana, fikir olarak takdir edilmeye değer İki Dil Bir Bavul,kurmaca bir film de çekilebilir bu konuya pek âlâ, ama gerçek insanların gerçek durumlarının filmi orijinal bir fikir bence.