İnci Küpeli Kız
Gören herkesi uzun uzun düşündüren 17 yaşındaki inci küpeli kızın (Meisje met de parel) tablosu Johannes Vermeer tarafından 1665 yılında yapılmıştır. Kitaplara ve beyaz perdeye yansıtılacak kadar merak konusu olmuş, başarılı bir senaryoylada hakedilen ilgiyi toplamıştır. İzlerken içinizden binbir türlü sorular ve kendi cevaplarınız olacaktır diye tahmin ediyorum. Şahsen filmi izlerken bu kızın ne yapmaya çalıştığını ve neden bu kadar boyun eğdiğini, amacının ne olduğunu sorup durdum kendime. Mutlu olmadığı ortadaydı, en azından başlarda bunu görebiliyordum, çalışmak zorunda olması aynı evde çalışma mecburiyetini getirmiyordu ama Griet’i (Scarlett Johansson) çeken şeyin ne olduğunu merak ediyordum. Filmin çekici yanlarından biriside buydu ki henüz bu aşamada kızın ne yapmak istediği açıklanamıyordu. Belkide benim gibi kimse anlamamıştı, plan B ye geçme zamanının geldiğini anladım ve hemen uyguladım (birşey anlamıyorsan kendini filmin akışına bırak). Bir tabloya bakıp kocaman bir senaryo yazmak bu olsa gerek. Cevabını alamasamda filmi son sürat izlememe engel olamadım (B planım). Filmdeki geçici cevap, gözleri kör olan bir aile reisinin yerine ailesinin geçimini sağlamak için hizmetçilik yapmak zorunda kalması. Ancak bu tema filmi izledikçe unutuluyor ve kendi kendinize çözmeye çalışıyorsunuz.
Bahsettiğim gibi babasının talihsiz olayından sonra genç yaşta çalışmaya başlayan Griet, dönemin ünlü ressamı Johannes Vermeer’in evinde hizmetçi olarak çalışmaya başlar. Gün geçtikçe Johannes Vermeer’in ilgisini çekmektedir. Genç kızdaki mükemmel ışığı yakalayan Johannes Vermeer zor, dolambaçlı ve uzun sürecek olan bir çalışmaya girecek, Griet’in tablosunu yapmaya karar verecektir. Mükemmelliği tablolarına yansıtan Johannes Vermeer resmi daha çekici yapacak olan inci küpeleride resme dahil etmesi mükemmelliği tamamlayacaktır. Katlanılan tüm duygusal ve karmaşık ilişkiler risklere aldırmaksızın devam edecektir. Grent’i bağlayan şeyin aslında efendisi Johannes Vermeer’a karşı hissettiği duyguların olduğunu anlamakla beraber planımın işe yaradığınada tanık oldum. Çelişkide olmamın nedeni, Griet’in ne yapmak istediğine emin olamaması ve bu duyguların karşılığının olup olmadığına emin olamayan genç kızın yüzündeki mahsumiyeti filmin sonuna kadar devam etmesiydi. O hep mahsum, o hep arayış içinde, o hep tedirgin. Acaba düşündüğümüz kadar mahsum mu yoksa o anı bekleyecek kadar zeki birisimiydi?
Bu konu tartışılabilir fakat şunu söylemeden geçmemeliyim; İnci Küpeli Kız filminde oynayabilecek en uygun kişi kesinlikle Scarlett Johansson’du ve tablodaki kızın esrarını seyirciye direk yansıtabilecek yüzlerden birisiydi. Filmin sonunda Scarlett Johansson’un performansından yüzde yüz memnun kalacaksınız.
Anlayacağınız üzere inci küpeli kız, tabloda olduğu kadar filmde de aynı gizemi korumuş ve hâlâ net bir yanıt alınamamıştır. “Bir mücevher roman” diye de tabir edilen Meisje met de parel tablosunu bu kadar başarıyla anlatabilecek başka bir yol yoktu diye düşünüyorum.
Filmin oyuncuları Colin Firth, Scarlett Johansson, Tom Wilkinson, Judy Parfitt, Cillian Murphy. Scarlett Johansson’u ilk bu filmde tanımıştım ve performansı beni büyülemişti.
Yorum Yaz:
Yorum yazarken adınız, soyadınız, e-posta adresiniz ile yorumunuzu mutlaka girmelisiniz. E-posta adresiniz burada gözükmeyecek ve aynı zamanda başkalarıyla kesinlikle paylaşılmayacaktır. Lütfen yazı ile alakalı yorumlar yazmaya özen gösteriniz. Aksi halde yorumunuz yayımlanmayabilir.











Sürücü (Drive)
Jack And Jill
My Week With Marilyn
Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Gizemli Adaya Yolculuk
J. Edgar
İyi Olan Kazansın
Sen Kimsin?
The Descendants
Sinema Haber
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı
Yorumlar:
"İnci Küpeli Kız" yazısı hakkında toplam 2 Yorum yazıldı. Siz de bu yazı hakkında yorum yazabilirsiniz.
Kağan Kalyoncu 01.3.2009 - 20:20
Filmin her karesi sanki bir tabloymuşta, biz sırayla onlara göz gezdiriyormuşuz gibi. Kesinlikle tavsiye edilebilir; fikrimce sinema klasikleri arasında yer almalı.
Ethem 01.3.2009 - 21:21
Kağan hocam güzel cümleler kurmuşsun, film için söylenebilecek sloganlardan birisi olacak kadar anlamlı bir cümle. Ben kaçırmışım senden kaçmadı ;)