İnfaz / The Executioner (Jiphaengja) [2009]
Jae-kyeong (Gye-Sang Yun) ; Kamu görevlisi olarak bir hapishaneye infaz memuru olarak atanmıştır.
Jong-ho (Jae-hyeon Jo) kidemli bir infaz memurudur ve Jae-kyeong’u ise alıştırmaya çalışmaktadır.
Memur Kim (In-hwan Park) amirleridir ve 3 kişiyi öldürmekten ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış, su an 60 yaşında olan bir mahkumla iyi bir dostluk kurmuştur.
Eun-joo (Su-yeon Cha) ; Jae-kyeong kız arkadaşıdır.
12 senedir Kore’de idam cezası verilmemiştir. Ancak 3 kadını doğrayarak öldüren bir şuçlu, bu durumun değişmesine sebep olur. Halk, bu suçlunun ömür boyu hapis yatmasındansa, idam edilmesini dört gözle beklemektedir. Fakat; bu azılı katil ile birlikte, ömür boyu hapse mahkum olan başkalarınında idam infazi gerçekleşecektir.
Özellikle, Memur Kim’in dostluk kurduğu mahkum, infaz memurları için çok zor bir gorev olacaktır.
Ömrünün 20 yılını hapiste geçirmiş, ve artık bir ihtiyar olan mahkumun infazını bir türlü kabullenemeyen Memur Kim ne yapacaktır? Kız arkadaşı hamile olduğunu söylediginde, henüz işe yeni başlayan bir çaylak olan Memur Jae-kyeong seçimini ne yönde yapacaktır? Azılı katil’in infazini en çok isteyen Kıdemli Memur Jong-ho ; infaz yaklaştıkca neler düşünecek, nasıl hareket edecektir? Eun-joo bebegi kurtajla aldıracak mı, yoksa doğurmaya karar mı verecektir?
Soruların yanıtı tabii ki, filmde.
Filmin biraz ağır olduğunu kabul ediyorum. Fakat, dünyanın gerçeği olan “suç”un, kanun uygulayıcılar gözünden nasıl değerlendirildiği, değerlendirme aşamasında bu kişilerin neler hissettiği, her şeye rağmen hayatının çok büyük kısmını hapiste geçiren kişilerin, artık işlediği suçtan “arınıp arınmadığı” karmaşası gibi kurguların işlenebilmesi de ancak filmin biraz ağır olması ile olabilirdi. Demek istediğim o ki, filmin ağırlığı herkesi olmasa da, “başka bir bakış açısından SUÇ” kavramını izlemek isteyenlerin gayet beğeneceği bir film.
Sizce; bir aileyi katletmiş, hayatının neredeyse kalan yarısını hapiste geçirmiş bir suçlu; kendi günahından, kendini arındırabilir mi o sureç içinde?
Filmi izledikten sonra; bu konu üzerinde konuşabiliriz belki…
Eunjoo rolunde, Yoga Class,Arumdabda,”Time Between Dog and Wolf”, Boat gibi yapımlardan hatırlayacağımız Su-yeon Cha var…
Tavsiye ederim….
Etiketler:
Gizle/Göster- dvd si çıkan filmler
- En iyi film
- en iyi uzakdoğu filmi
- en popüler filmler
- film tavsiyeleri
- Hangi filmi izlesem
- İnfaz
- İnfaz film konusu
- İnfaz fragman
- İnfaz nasıl bir film
- İnfaz ne zaman
- İnfaz sinema
- İnfaz trailer
- İnfaz uzakdoğu
- İnfaz uzakoğu
- Jiphaengja
- Jiphaengja sinema
- Jiphaengja trailer
- ne izlesem
- ne seyretsem
- sinema rehberi
- tavsiye filmler
- The Executioner
- The Executioner 2009
- The Executioner cast
- The Executioner film
- The Executioner film konusu
- The Executioner film özet
- The Executioner fragman
- The Executioner hakkında
- The Executioner ne zaman
- The Executioner trailer
- The Executioner tv
- The Executioner uzakdoğu
- The Executioner video
- The Executioner yorumlar
- uzakdoğu filmleri
- vizyonda ne var
- Vizyondakiler
Yorum Yaz:
Yorum yazarken adınız, soyadınız, e-posta adresiniz ile yorumunuzu mutlaka girmelisiniz. E-posta adresiniz burada gözükmeyecek ve aynı zamanda başkalarıyla kesinlikle paylaşılmayacaktır. Lütfen yazı ile alakalı yorumlar yazmaya özen gösteriniz. Aksi halde yorumunuz yayımlanmayabilir.










Sürücü (Drive)
Jack And Jill
My Week With Marilyn
Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Açlık Oyunu / The Hung…
Çok Gürültülü ve Çok Y…
Pamuk Prenses’in…
Siyahlı Kadın
Mevsim Çiçek Açtı
Sinema Haber
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı
Yorumlar:
"İnfaz / The Executioner (Jiphaengja) [2009]" yazısı hakkında toplam 6 Yorum yazıldı. Siz de bu yazı hakkında yorum yazabilirsiniz.
rahmetli 17.6.2010 - 23:23
İzlediğim ikinci veya üçüncü çekik gözlü filmdi. Film üzerinizde çok fazla etkiler bırakmıyoru açıkçası. Yani bahsi geçen idam olayındaki karakterler konuşma şeklinden dolayı mıdır bilmiyorum dramayı yansıtamadı. İzlerken çok az canım sıkılsa da, izlenebilir bir film.
Öykü 18.6.2010 - 19:19
uzakdoğu filmleri için referans diyebileceğim psikolojiye harika bir bakş açısı.
izlemeyen varsa kaçırmamalı
kaçırılmaması gereken bir film
mehmet işliyen 21.6.2010 - 18:18
“…Üç kadını d…. öldüren bir suçlu, bu durumun değişmesine neden olur…”. Gibi bir cümleden sonra bu sitedeki yorumları takip edeceğimi sanmıyorum. Ne doğruyorsunuz arkadaşlar?! Pırasa mı?
KanesHiro 23.6.2010 - 20:20
rahmetli; aksanlarina aliskin oldugunda, o tadi alacagina eminim.. Bana gore; filmin en dramatik sahnelerinden biriydi bahsettigin sahne.
Öykü; kesinlikle, “madalyonun öteki yuzu” bu film…
Mehmet İşliyen; Film izlerken; altyazi da veya repligin original dilinde ” bu adam üç kadını dogradi, ölümü hakediyor, gebermeli” gibi bir replikle karsilasinca “daha da ben sinema filmi izlemem…van münüt” diyebilecek bir zihniyetiniz varsa, siz zaten sinema filmi izlemeyin dostum. Olani aktarmak yorumcunun islerinden biri.. Hem de, oyle bir yeri emsal secmissiniz ki, filmdeki repligin ta kendisini aktarmisim..:D Yani, replik degilde, kendi tabirim olsaydi su cevabi da verebilirdim: ” Sag serbest; devam et! “
Mehmet İşliyen 28.6.2010 - 14:14
Kaneshiro,
Bahsettiğiniz cümlede, cümlenin alıntı yahut bire bir aktarım olduğunu gösteren işaret bulamadım. Tırnak içerisinde verseydin tuhafıma gitmezdi. Film izlemeye artık vakit bulamayan birisi olarak, kendinize kurguladığınız anlam düzeyini yakalayamamış olabilirim. Bir repliğin, ya da alt yazıdaki en uygun ifadenin, orijinal eserdeki bütünlük gözetilerek algılanması başka şey, bunu aktaran yorumcunun o tuhaflığa (ya da şiddete demek lazım) özdeşlik kurar halde eksik ve tarafgir ifade ediyor olması başka şeydir. Uzak doğu filmlerine olan hakimiyetinizi tebrik ederim. Yanlış anlaşılmak, hır gür gibi boş işler yapmak niyetim yoktur. Hoş vakitler olsun, elinize sağlık…
KanesHiro 03.7.2010 - 15:15
Mehmet İşliyen;
Yorum yazarken, “bu bir repliktir” ibaresi koymayi uygun gormuyorum. Kaldi ki, yorumladigim filmlerin hemen hemen hepsi , buradaki okuyucu dostlarimin izleyip , benimle fikir telakkisi yapmasini arzu ettigim filmlerdir. Dolayisiyla, “iş olsun” diye yazmadigim gibi, gelen elestir-yorum mesajlarini da , iş olsun diye cevaplamiyorum. Film yorumu enteresan bir iş. Yazdiginiz yorumda, filmin kritik sahnelerini aciklamamaya da ozen gostermelisiniz ki, okuyucu filmi izlemeye karar verdiginde ve sizinle fikir alisverisine girdiginde, kendine has yorumuyla size eslik etsin. bu sebeptendir ki, ancak sizin takildiginiz cumle dolayisiyla, cumlenin replik oldugunu soyleme geregi hissedebildim.
“Bir daha bu sitenin yorumlarini okumam” gibi sivri bir cikis yapinca da, dogal olarak, yazilariyla buraya binbir renk katan yazar arkadaslarimin hakkina tecavuz tesebbusunde bulunmamak adina, ilgili aciklamayi yaptim. Arti olarak, film zaten psikolojik bir film türü olmasi hasebiyle; kendince bir kurguyu izleyiciye aktariyor. Tuhaf, egzantrik, komik, sacma v.s. gibi yargilari, genellikle “izledikten sonra” dile getirebilir bir izleyici.
Senede 1 film izlemek veya ayda 20 filmi izleyebiliyor olmak arasinda bir fark yoktur , yorumcu icin. Cunku “yorum” kendine ozgu birsey olmakla birlikte, filmin ozunu de aktarmaktir.
Son olarak, bir sinema yorum sitesinde de hır gur olursa, yaksınlar bu sanal alemi.
Yeni film yorumlarimda da fikirlerinizi gormek dilegi ile. ;)