Ironweed [1987]
Helen NewYork’ta yaşayan, evsiz, eski bir şarkıcıdır. İçkiye düşkünlüğü, girdiği kötü ilişkiler ve başına gelen talihsiz olaylar sonucu sokaklarda yaşamaya başlamıştır. Kendisi gibi bir evsiz olan Francis de bir karısı, ailesi, hatta torunu olmasına rağmen evinde yaşamak yerine sokakları tercih etmiştir. Geçici bir iş ve karnını doyurmak için yaşam mücadelesine giren birçok umutsuz insan da, tıpkı Francis ve Helen gibi fırtınalı bir hayatın içinde, büyük bir sefaletle baş başadırlar.
Amerikan rüyasının kâbustan ibaret olan diğer yüzünü gözler önüne seren Hector Babenco imzalı 1987 yapımı bu dramatik film, William Kennedy’nin Pulitzer ödülüne layık görülen romanından sinemaya uyarlanmış.
Dram içinde dram olan bir filmden bahsediyorum. Yukarıda konusunu paylaştığım filmi 2 saat 20 dakika boyunca izlemenin ne denli zevkli bir şey olduğunu anlatmak istiyorum artıları ve eksileriyle. Film, hakkında konuşulmayı hak ediyor. Uzun zamandan beri arşivimde duruyordu ve nihayet izleme fırsatı bulduğumdan dolayı artık çok mutluyum.
1930′ların Amerikasın da geçen bir dram hikâyesi olduğundan film inanılmaz derecede yavaş ilerleyen bir film. Yavaş ilerlemesini eksi bir özellik olarak düşünmedim, çünkü olayları ayrıntılarıyla işlemeye çalışmışlar. Sadece filmi izlerken değil, diyalogları dinlerken bile sokakta yaşanan açlık ve sefaletlerini anlayabiliyorsunuz. Yırtık dökük kıyafetler, yemek bulma savaşı, soğuk ve daha fazlası olabilecek kavramları, sadece diyaloglardaki zavallılığı dinleyerek anlayabiliyorsunuz.
Filmin konusu sokakta yaşayan ve birbirini sevdiğini anladığımız 2 insandan bahsediyor, hayatla olan mücadelelerinden ama konu biraz havada kalmış gibi. Filmde burada belki de asla bahsedilmemesi gerektiği kadar mantıksal hata gördüm. Bunlar yüzünden siz konudan kopuyorsunuz ve anlatılmak istenen o mükemmel havayı bir türlü alamıyorsunuz. Bunun nasıl bir şey olduğunu şu anda buradan tam olarak ifade edemesem bile, eğer filmi izlerseniz eminim sizde aynı duygulara kapılacaksınızdır. Sürekli bulamadığınız bir parça eksik gibi geliyor.
”Underrated” film; yani beklediği ilgiyi göremeyenler sınıfına almak istiyorum. 87′li yıllarda ya da biraz daha eski zamanlarda Amerikalılar dram filmlerinde mutlu son görmek isterdi, aslında mutlu son görmeyi kim istemez ki? Türk sineması filmlerinde de genelde kavuşan sevgililer, kötü adam öldükten sonra hayatına devam eden ve evlenen âşıklar, film boyunca kavuşamayıp ta son sahnede mutlu olan çiftleri görmüşüzdür hep. Sonu bu film gibi biten filmlerin o zamanlarda çok rağbet görmediğini söyleyebilirim.
Asıl bahsedilmesi gereken şey; konudan ve filmden çok daha yukarılarda bir şey olarak gördüm. Filmi izleme amacımı şu anda zaten sizlere açıklamış oldum. Açık söyleyeyim, 1930 yılındaki bu dram hikâyesi bana hiçbir şey katmadı. Daha çok ” bakın görün, 1930?lar böyleydi” gibilerinden bir yansıması oldu bana. Ama bu filmi hayatınızda 1 kere sadece Streep ve Nicholson için izlemek zorundasınız. Hangisinden başlayalım önce?
Streep; tam 16 kere Oscar’a aday olmanın ne demek olduğunu çok merak ediyorum. 11 kere NBA şampiyonu olabilir, 6 kere En Değerli Oyuncu ödülü ya da 8 kere sayı kralı olabilirsiniz. Ama 16 kere Oscar adaylığını bir şekilde açıklayamıyorum. 1988 yılında en iyi kadın oyuncu ödülüne aday bir performansı izledik. Kendisinin daha öncelerinde Oscar’a aday olan 5-6 performansını izlemiştim. Ama bu rol açık ara en iyisi, hatta kariyerinin en iyisi olmuş. 37?38 yaşlarında bir kadının; alkolik bir kadının portresini çizmiş Streep. Aksayarak yürümesinden bahsetmiyorum film boyunca; sıcak bir yer bulduğu zaman bize oranın sanki dünyanın en rahat yerini anlatmasını, kızdığı zaman öfkesini nasıl dışarıya vurduğunu ve çevresindeki insanları bir o kadar rencide ettiğini; kendi çıkarlarını korumadan ve aynı zamanda kendisinden daha zor durumda kalanlara gösterdiği merhameti izledik. Tek kelimeyle inanılmaz bir karakter koymuş ortaya, mutlaka izlenmesi gerekiyor. Şu son yıllarda Oscar performanslarını izledikten sonra, artık bazı şeylerin ne kadar basit! Elde edildiğini görmek gerçekten beni üzüyor.
Nicholson; aynı Streep gibi sokaklarda dolaşan ve bir nevi ”özgürlük” savaşçısı rolüne bürünmüş. Karakterindeki güçlü duruş, eskiden gelen ve yaşadığı bir acıyla bereber birden korkak olan ama aslında bir o kadar güçlü olan bir adamın portresi. Yemek bulduğu zaman paylaşması ve pişmanlığını dile getiren sahneler iyiydi, ama daha inanılmazını izlemek istiyorsanız filmin ortalarına doğru ilerlemesini beklemeniz gerekiyor. Aşağılayıcı konuştuğu zaman ki sakinliği ve surat ifadesini görebiliyorsunuz, hayranlık uyandırıcı. Mezar başında söylediklerini duyduğunuz zaman ise bir anda duruluveriyorsunuz ve o an oradan, yanı başından izlediğinizi sanıyorsunuz. Tabiî ki bizler Nicholson’un daha ne filmlerini izledik, ama bunu da bir yere not almak gerekiyor.
Sonuç; film olarak değil, sıkıldığınız bir zaman; acaba iyi oyuncu performansları nasıl olur gibi bir arayışa girdiğiniz zaman mutlaka izlenmesi gereken bir film. Elbette vardır ama ben hatırlamıyorum; daha önce 2 oyuncunun böylesine uyumlu olduğu ve böylesine inanılmaz performanslar verdiği bir filmi izlememiştim. Biraz sıkıcı, ama sıkıcı filmlerden bile zevk alırım diyenleri bu tarafa bekliyorum. İyi seyirler.
Etiketler:
Gizle/Göster- bu hafta vizyonda
- bu haftaki vizyon filmleri
- dvd si çıkan filmler
- en popüler filmler
- film ayrıntıları
- film ön tanıtımları
- film sinekritik
- Gelecek Filmler
- gösterim tarihleri
- haftanın filmleri
- Hangi filmi izlesem
- Ironweed Sonsuz Matem
- Ironweed [1987]
- Ironweed [1987] cast
- Ironweed [1987] filmi
- Ironweed [1987] fragman
- Ironweed [1987] ne zaman
- Ironweed [1987] nerede
- Ironweed [1987] sinema
- Ironweed [1987] Sonsuz Matem
- Ironweed [1987] trailer
- Ironweed [1987] video
- Jack Nicholson
- Jack Nicholson filmleri
- Jack Nicholson filmografi
- Jack Nicholson ironweed
- Jack Nicholson ıroweed
- Jack Nicholson Meryl Streep
- Jack Nicholson Meryl Streep IronWeed
- Jack Nicholson oynaığı filmler
- kaliteli filmler
- Meryl Streep
- Meryl Streep filmleri
- Meryl Streep ironwed
- Meryl Streep Ironweed
- Meryl Streep sonsuz matem
- ne izlesem
- ne seyretsem
- pek yakında sinema
- sinema
- sinema eleştiri
- sinema hakkında
- sinema makale
- sinema rehberi
- sinema sinekritik
- Sonsuz Matem
- Sonsuz Matem eleştiri
- Sonsuz Matem film yorumları
- Sonsuz Matem filmi
- Sonsuz Matem fragman
- Sonsuz Matem Jack Nicholson
- Sonsuz Matem ne zaman
- Sonsuz Matem oyuncu kadrosu
- Sonsuz Matem video
- tavsiye filmler
- vizyon tarihi
- vizyon tarihleri
- vizyonda ne var
- Vizyondakiler
Yorum Yaz:
Yorum yazarken adınız, soyadınız, e-posta adresiniz ile yorumunuzu mutlaka girmelisiniz. E-posta adresiniz burada gözükmeyecek ve aynı zamanda başkalarıyla kesinlikle paylaşılmayacaktır. Lütfen yazı ile alakalı yorumlar yazmaya özen gösteriniz. Aksi halde yorumunuz yayımlanmayabilir.













Sürücü (Drive)
Jack And Jill
My Week With Marilyn
Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Açlık Oyunu / The Hung…
Çok Gürültülü ve Çok Y…
Pamuk Prenses’in…
Siyahlı Kadın
Mevsim Çiçek Açtı
Sinema Haber
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı