Karanlıktakiler
Çağan Irmak’ın Issız Adam yersizliğinden sonra çoklarımızca karizmayı düzelttiği Karanlıktakiler, izleyeni gerçekten de karanlıkta bırakan bir film. Özellikle de sonuyla. Ama biz sonuna gelmeden bir başından başlayalım bakalım.
Efendim, Egemen adındaki genç irisi arkadaşımız mahallenin delisi annesiyle büyükçe bir evde yaşamaktadır. Anne sosyal yaşamı bırakın kişisel yaşamını bile tek başına idame ettirmediği için yaşamlarının tüm sorumluluğu Egemen?dedir. Bir ajansta ofisboy olarak çalışan Egemen ise yıllardır bu garip ve soyut yaşamın biriktirdiği sıkıntıdan, hayatına istediği gibi egemen olamayışından iyice bunalmış, kimseye de bir zararı dokunmadan yaşayıp gitmektedir. Ama nereye kadar? Patronuna duyduğu platonik aşkın gerçekleriyle karşılaştığında aynı soruyu Egemen de sorar kendine: Nereye kadar?
Egemen?in değil belki ama izleyici olarak bizim bu soruya aldığımız yanıt, başta da belirttiğim gibi, bizi karanlıkta bırakan bir yanıt ne yazık ki. Aynı zamanda başka sorulara da gebe bir yanıt. Acaba gerçekte karanlıkta olan kim? Acaba karanlık dışarda mı yoksa içimizde mi aslında?
Filmin baş rol oyuncuları Meral Çetinkaya ve Erdem Akakçe gerçekten de iyi bir iş çıkarmışlar, özellikle Meral Çetinkaya okuduğum bazı yorumlarda abartılı bir oyunculuk sergilediği yazılsa da bence tam rolünün hakkını vermiş, ne eksik ne fazla. Zira başlarda fazlasıyla antipatik gelen bir deli görünümünden sonra delirişinin hikayesini öğrendikten sonra duruşunda ?şimdi beni sevin artık? durumu yok, hâlâ deli yani. Tabii delirişinin müsebbiplerini düşündüğümüzde kimin aklından zoru olduğu tartışılır bir konu. Erdem Akakçe benim iyi takip ettiğim bir isim değil, diğer işlerini bilemiyorum, bu filmdeki gibi bir performans sergilerse her işinde, Türk sineması iyi bir oyuncu kazanmış demektir.
Karanlıktakiler herkesin seveceği bir film değil elbette, Çağan Irmak?ın diğer filmleriyle de karşılaştırmamak gerek zannımca, çünkü kendine has, sadece kendi için izlenebilecek bir film. Biraz sıkıcı gelebilir hatta, filmin gişedeki halini düşününce bu ifadeyi kullanmak zorunda hissettim kendimi, zira halkımızın çoğu kendisine küfür edilmeyince filmlerden zevk alamıyor malumunuz.
Etiketler:
Gizle/Göster- Çağan Irmak Issız Adam
- Çağan Irmak Karanlıktakiler
- en güzel filmler
- en iyi filmler
- Erdem Akakçe
- film eleştiri
- Issız adam
- Karanlıktakiler
- Karanlıktakiler detay
- Karanlıktakiler eleştiri
- Karanlıktakiler film
- Karanlıktakiler film fragman
- Karanlıktakiler fragman
- Karanlıktakiler hakkında
- Karanlıktakiler künye
- Karanlıktakiler özet
- Karanlıktakiler resim
- Karanlıktakiler sinema
- Karanlıktakiler yazı
- Karanlıktakiler yorum
- Meral Çetinkaya
- ne izlesem
- sinekritik
- sinema
- sinemalardan
- Türk Filmi
- Türk Sineması
- yeni çıkan filmler
Yorum Yaz:
Yorum yazarken adınız, soyadınız, e-posta adresiniz ile yorumunuzu mutlaka girmelisiniz. E-posta adresiniz burada gözükmeyecek ve aynı zamanda başkalarıyla kesinlikle paylaşılmayacaktır. Lütfen yazı ile alakalı yorumlar yazmaya özen gösteriniz. Aksi halde yorumunuz yayımlanmayabilir.











Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Düşler Bahçesi / We Bo…
The Girl With The Drag…
Demir Leydi (The Iron …
Sürücü (Drive)
Fetih 1453
Bel Ami
My Week With Marilyn
Katilin Yüzü / Faces i…
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Fetih 1453 Yeni Fragma…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı
Yorumlar:
"Karanlıktakiler" yazısı hakkında toplam 3 Yorum yazıldı. Siz de bu yazı hakkında yorum yazabilirsiniz.
rahmetli 11.2.2010 - 16:16
Bir bedende iki ruh olamadığı sürece herkes yalnızdır aslında. Bu yüzden bu filmde herkes kendinden bir şeyler görebiliyor yalnızlığa dair. Gülseren kendi yalnızlığından Egemen’in yalnızlığına onun sırtındayken sımsıkı tutunduğu anda kendimi çok ıssız hissettiğimi söyleyebilirim. Bu yüzdendir belki de filmin sonunda burnumu haşırt haşırt yukarı çekmem ve elimdeki selpağı berbat etmem… Meral Çetinkaya’da abartı olduğunu düşünmedim ben de, hatta en sonda çok kolay sanki kabul etti, daha abartılı tepki vermeliydi diye düşündüm. Kısaca, filmi sonuna kadar izlemek hoştu, ben hiç sıkılmamıştım. Ellerine sağlık.
fafatuka 11.2.2010 - 17:17
Teşekkür ederim, filmi benden başka beğenen birinin daha olmasına da sevindim ayrıca, sonundaki Gülseren’in kabullenişi o gecenin ve içtikleri şeylerin etkisiyle olmalı, yoksa bana da çok kolay göründü. İzlerken ben de hiç sıkılmadım.
nesli 07.8.2010 - 21:21
filmde meral çetinkaynın muhteşem oyunculuğu sayesinde zevk veren bir cekim seysidir.ulak dısında ben çağan ırmak ın yaratıcı olduğunu düşünmemekle birlikte türk halkına afyon verdiği hissiyatındayım.