Lost in Translation / Bir Konuşabilse
Az çok sinema ile ilgili her insan Francis Ford Coppola ismini duymuştur. Sinemanın Drakula, Frankeistein, sleepy hollow, Jeepers Creepers gibi korku klasiklerinin yapımcısı (hatta bazılarının yönetmeni) olmasının yanında, Baba üçlemesinin de yapımcılığı ve yönetmenliği üstlenmiş önemli sinema adamlarındandır. Bu başarılı sinema adamının ailesinden de sinemaya katkıda bulunan insanlar çıkması tesadüf değil tabi ki, Nicholas Cage, Coppola’nın öz yeğenidir mesela, ilk aktörlüğe başladığı yıllarda Nicholas Kim Coppola olan adını soyadı konusunda hassas davranıp, torpilli damgası yememek için kullanmadığı bile söylentiler arasındadır. Lost in Translation’la büyük çıkış yakalayan Soffia Coppola ise bizzat Francis Ford Coppola’nın kızı. Oyunculukla başladığı sinema yolculuğu, çektiği 4. filmi Lost in Translation ile yönetmen olarak kabul gördü.
Sessiz sakin kendi halinde film yapmak içten gelen bir ustalık ister bana göre. Lost in Translation da tam böyle bir film. Kendi halinde, gayet insani, günlük şeylere güldüren, duru bir film. Hayalet avcıları serisi ile çok sevdiğim Bill Murray’i yaşlanmış da olsa o dingin ifadesiyle perdede görmek beni ayrı sevindirdi. Soffia Coppola bu sakin filmine sakin yüzler aramış belli ki. Scarlett Johannson da donuk ve abartısız oyunculuğuyla kronik bir mutsuzu kusursuz oynamış. Eşinin işi yüzünden bir haftalığına Tokyo’ya gelen mutsuz ve sıkılmış genç kadın Charlotte hiç de tarzı olmayan bir adamla evlenmiş, ne aradığından çok da emin olmayan genç kadındır. Aslen bir aktör olan Bob Harris ise sırf para kazanmak adına bir Japon reklamında oynamak için ülkeye gelmiştir. Bob Harris de ünlü kimliğinin yanında, tam evli ve çocuklu erkek hayatı da yaşayan, kendi hayatına ait sorunları gayet kabullenmiş olgun bir adamdır. Vakitlerinin çoğunu otelin lobisinde geçiren bu iki insan birbirine yakınlaşır. Standart hayatlarını sürdürmenin sıkıcılığından kaçmak için çok da eğlenceli bir şehir olmayan Tokyo’da birbirlerine arkadaşlık eden yaşça ve tarz olarak çok farklı olan iki insanın üzerinden hepimizin günlük yaşantısında yaşadığı ertelenen sıkıntı ve mutsuzlukları güldürerek, düşündürerek anlatan Soffia Coppola, bu kıvrak ama dingin senaryo ile 2004 yılında en iyi özgün senaryo dalında Oscarı kazandı.
İsmini “çeviride kaybolan anlamdan” alan film, bu pek de kapalı kutu ismi filmin içine dağıttığı Japonca tercüme sahneleriyle seyirciye çok eğlenceli bir şekilde anlatıyor. Milyonlarca Japonca kelime duyan Bob çeviri karşılığında iki kelime alınca,zaten sevemediği Tokyo’da iyice içsel sorgulamalara dalıyor. İşte Soffia’nın filme yakıştırdığı ismin gönderme yaptığı alt metin tam da bu! İnsanlar hayatları hakkında kendi iç dilleriyle çok şeyler düşünürler ama çoğu zaman bunu başka birine tercüme ederken o düşündüğümüz anlamlar kayboluverir. Düz dümdüz basit şeylerden bahsedermiş gibi oluverirsiniz!
İşte Bob’da, Charlotte da böyle normal insanlar… Sizi sıkıp temposuz geldiyse, bu sakin filmi bir de bu açıdan izleyin… İçinizdekilerden bir şeyler bulabilirsiniz.
Etiketler:
Gizle/Göster- bu hafta vizyonda
- bu haftaki vizyon filmleri
- dvd si çıkan filmler
- en popüler filmler
- film ayrıntıları
- film ön tanıtımları
- film sinekritik
- Gelecek Filmler
- gösterim tarihleri
- haftanın filmleri
- Hangi filmi izlesem
- kaliteli filmler
- Lost in Translation
- Lost in Translation / Bir Konuşabilse
- Lost in Translation / Bir Konuşabilse anlatım
- Lost in Translation / Bir Konuşabilse cast
- Lost in Translation / Bir Konuşabilse film ayrıntıları
- Lost in Translation / Bir Konuşabilse film yorum
- Lost in Translation / Bir Konuşabilse filmözeti
- Lost in Translation / Bir Konuşabilse fragman
- Lost in Translation / Bir Konuşabilse görüşler
- Lost in Translation / Bir Konuşabilse trailer
- Lost in Translation / Bir Konuşabilse video
- Lost in Translation / Bir Konuşabilse yorumlar
- Lost in Translation cast
- Lost in Translation eleştiri
- Lost in Translation film
- Lost in Translation film konusu
- Lost in Translation film özeti
- Lost in Translation fragman
- Lost in Translation ne zaman
- Lost in Translation sinema
- ne izlesem
- ne seyretsem
- pek yakında sinema
- Scarlett Johansson
- Scarlett Johansson Bir konuşabilse
- Scarlett Johansson filmleri
- Scarlett Johansson filmografi
- Scarlett Johansson fragman
- Scarlett Johansson Lost in Translation
- Scarlett Johansson resim
- Scarlett Johansson resimleri
- Scarlett Johansson sinema
- Scarlett Johansson videoları
- sinema
- sinema eleştiri
- sinema hakkında
- sinema makale
- sinema rehberi
- sinema sinekritik
- tavsiye filmler
- trailer
- vizyon tarihi
- vizyon tarihleri
- vizyonda ne var
- Vizyondakiler
Yorum Yaz:
Yorum yazarken adınız, soyadınız, e-posta adresiniz ile yorumunuzu mutlaka girmelisiniz. E-posta adresiniz burada gözükmeyecek ve aynı zamanda başkalarıyla kesinlikle paylaşılmayacaktır. Lütfen yazı ile alakalı yorumlar yazmaya özen gösteriniz. Aksi halde yorumunuz yayımlanmayabilir.













Sürücü (Drive)
Jack And Jill
My Week With Marilyn
Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Açlık Oyunu / The Hung…
Çok Gürültülü ve Çok Y…
Pamuk Prenses’in…
Siyahlı Kadın
Mevsim Çiçek Açtı
Sinema Haber
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı
Yorumlar:
"Lost in Translation / Bir Konuşabilse" yazısı hakkında toplam 3 Yorum yazıldı. Siz de bu yazı hakkında yorum yazabilirsiniz.
caute 07.8.2010 - 19:19
kesinlikle naif bir sıradışı öyküyle ödülü haketmiş yumuşacık bir filmdir kendisi.oscar ödüllerinin belkide tek haklı ve gercekci ödülü olmuştur.yorgun bir gun sonrası kafa dağıtmak için izlenebilir bir filmdir.
alploganer 07.8.2010 - 21:21
sessiz, sakin, kendi halinde bir o kadar da ne yaptığını bilen bir film Lost in Translation. Sırf Bill Murray’in o tarifsiz oyunculuğunu tecrübe etmek için bile izlenebilecek bir film. Yazı için teşekkürler.
Burak ALTIN 13.8.2010 - 8:08
Bill Murray’ i hayalet avcıları dışında bir de Groundhog Day filmiyle hatırlarım.
İlk fırsatta izleyeceğim. Teşekkürler.