Public Enemies / Halk Düşmanları (2009)
John Dillinger bildiğimiz mafya modundan biraz uzakta olup kendi başına birkaç arkadaşıyla çalışan bir banka soyguncusu. Sağolsun bankayı soyarken halkın parasına elini uzatmayacak kadar kibar. Bu yüzden halkın sevdiği bir isim olduğu filmin bazı yerlerinde yansıtılıyor. Hiçbir hedefi olmayan Johnny durup dururken Marion Cotillard‘ın oynadığı Billie adlı bir kıza aşık oluyor. Hangi ara bunu becerdiğini açıkçası anlayamadım. Daha doğrusu o his güzelce yansıtılmıyor. Gördün, ve aşık oldun. Ama neyine? Neden? Ne hissettin? Bunları ben mi tahmin etmeliydim filmi izlerken?
Gerçek bir hikayenin sinemaya uyarlandığı filmde bazı karakterler ya çok uçuk ya çok gereksiz. Bazı çatışmalarda göze çarpan oyunculuk “hadi nen ordan” dedirtiyor. Gerçekçilikten saptığını hissediyorsunuz. Bu sapkınlık acaba olmayan tempoyu yükseltmek için miydi diye düşünüyorum. Fakat olumlu bir cevap bulamıyorum kendimde. Tempo yükselmiyor, çatışma sahnelerinde daha da sıkıcı bir hal alıyordu. Senaryonun yetersizliği mi bilinmez ama bazı sahneler çok uzun tutulmuş.
Filmin ortasına doğru sürüklenirken esnediğimi hissettim elimi ağzıma götürdüğümde. Sonra hafifçe gözlerim kapandı. Hikaye en sonuna kadar çok bilindik. Sonu biraz farklı bitiyor, en azından benim filmin ortasında tahmin ettiğim gibi değil. Evet, filmin ortasında bile tahmin edebilecek bilgelikte hissettiriyor film. Kim ölecek kim kalacak altyazıyla 10 dakika önceden yazılmıyor tabi, ama gözler yarı kapalıyken bile neyin ne olacağını anlıyorsunuz. Herhalde en düşünülerek yazılmış yerler John’ın hapishaneden kaçış sahneleriydi. İddia edilen Dillinger zekası ve kurnazlığı sadece bu sahnelerde biraz olsun ortaya çıkıyor.
Çok fazla eleştirirken, filme senaryo dışında başka bir boyuttan bakmak istiyorum. Filmin başlangıcında kameranın sallanması yüksek kalitede ya da sinemada izleyenlerin sinirlerini bozmuştur diye düşünüyorum. Kameranın milimetre bazında titremesi gerçekçilik katmıyor fakat gözleri rahatsız ediyor. Herhangi özel bir efekt yok, geçmişteyiz demek için kullanılan siyah beyaz televizyon efektleri hariç. Bunun yanında itiraf etmeliyim ki bazı fotoğraflar çok nostaljik ve güzeldi. Kıyafetler de keza döneme çok uygundu. İnce düşünüldüğü açık. Ama benim en çok hoşuma giden Dillinger’in sürekli değiştirdiği gözlükleriydi. Filmin sonunda sinemada taktıkları (sinemada gözlük takıyor, dikkat) beşgen misali bir yapıya sahipti. Bulabilirsem hemen almayı istiyorum :)
“Yahu napıyorsun, filmi yerden yere vurdun?” diyenler için daha başlamadım bile demek istiyorum. Johnny Depp, John Dillinger’a pek uymamış diye düşünüyorum. İfadeleri beyaz perdeden ötesine geçmiyordu, yani hissedemiyordum. Zorladım, ıkındım, olmadı. Christian Bale de keza Melvin Purvis’i canlandırırken sanki sıkılmış gibiydi. Michael Mann yönetmenliğinde daha kaliteli bir yapıt ortaya çıkabilirdi.
Çok güzel ele alınan mafya ya da mafya adamı filmlerinin yanında vasat bir film olan Public Enemies izlenmese de olurdu tarzında benim açımdan. En azından mafya filmlerini seven biri için özentiden öteye geçeceğini düşünmüyorum. Belki de Godfather varken hiçbir mafya teması barındıran filmi sevemeyeceğim.
Sevgiler.
Yorum Yaz:
Yorum yazarken adınız, soyadınız, e-posta adresiniz ile yorumunuzu mutlaka girmelisiniz. E-posta adresiniz burada gözükmeyecek ve aynı zamanda başkalarıyla kesinlikle paylaşılmayacaktır. Lütfen yazı ile alakalı yorumlar yazmaya özen gösteriniz. Aksi halde yorumunuz yayımlanmayabilir.











Sürücü (Drive)
Jack And Jill
My Week With Marilyn
Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Açlık Oyunu / The Hung…
Çok Gürültülü ve Çok Y…
Pamuk Prenses’in…
Siyahlı Kadın
Mevsim Çiçek Açtı
Sinema Haber
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı
Yorumlar:
"Public Enemies / Halk Düşmanları (2009)" yazısı hakkında toplam 2 Yorum yazıldı. Siz de bu yazı hakkında yorum yazabilirsiniz.
Ethem Sak 23.5.2010 - 21:21
Rahmetli ile aynı filmi izleme şansımız yok sanırım:)
Bu filmi de izlemek istiyordum fakat bir türlü olmadı ve boom…
Aslına bakarsak iki çok iyi aktörün bir filmde olması büyük avantaj fakat yazıyı okudum da taşlar oturmamış demekki.
Johnny Depp uymamış olabilir fakat Christian Bale’nin bence, biraz kilo alması gerekiyor:) Görünce hala o eski filmindeki zayıflığı gözümün önüne geliyor..:/
mavi 27.2.2011 - 19:19
Bir sene önce izlemiştim ama sevdiğimi hatırlıyorum. Ve not almamama rağmen aklımda kalan bir replik:
-Çok aceleci davranıyorsun.
Johnny: Benim baktığım şeye baksaydın sen de acele ederdin.
:)