Sex And The City
Filmin giriş kısmı oldukça etkileyeyiciydi, karakterleri tek tek ele alıp güzel karelerle tanıtma olayına bayıldım doğrusu. Seyir iyi gidiyor derken sex and the city adına yakışır karakterler göremeyince şaşırdım, çünkü böylesine iddialı bir isimle gözleri boyayıp sonra da adı kadar iddialı görünmeyen aktristlerle karşılaşmak canımı sıkmaya başlamıştı. Rezalet diye düşünüyordum. Acaba izlemeyi bırakıp başka bir filmemi baksam” diye düşündüm. Düşündüm.
Bu arada filmde ara sahnelerde başrol karakterinin arka plan olarak (Sarah Jessica Parker) gelen sesde hep “gidecektik- evlenecektik” gibi olumsuz kelimeler söylüyordu ve o ana kadar izlediğimiz toz pembe evlilik hikayesinin ilerki sahnelerinde olumsuz birşeylerin olacağını ifade ediyordu zaten , bir kez daha sıkıldım.
Düşünüyorum, düşünüyorum “İzlemeye devam etsem mi acaba?”, resmen filme bir şans daha verip vermemeyi düşünecek kadar sıkıldığımı hatırlıyorum.
Filmin başında eleştiri yaptığımdandır bir süre böyle devam ettikten sonra bir şeyin farkına vardım! Hâlâ filmi dikkatle izliyordum çünkü Sarah Jessica Parker’ın (Carrie Bradshaw) aşkla mücadelesi yabancı gelmiyordu bana ve bu arada içinde kopan fırtınaları hissetmeye başlayınca bırakamayacağımın farkına vardım. Belki de bir platonik gibi aşkı dışardan izlemek hoşuma gitmişti ya da aşkı arayanların umutları bana da ilham olacaktı. Sevmek ve sevilmenin ne kadar özel bir duygu olduğunu bilsek de bunu aşikar olarak görmek ve bu film sayesinde bunu hissetmek moral vermişti bana. Kendimden birşeyler kattığımdandır, karakterlerin sonunda mutlu olabileceğini görmeyi temenni etmeye başlamıştım bile. Bunu istiyordum çünkü genelde iyi insanların mutlu olduğunu görmek benim gibi tüm izleyicileride mutlu ediyordur. İşin içine biraz da canlılık, komedi ve şehvet girince, sonuna kadar düşünmeden izlemeye başladım.
Filmde Sarah Jessica Parker (Carrie Bradshaw), Kim Cattrall (Samantha Jones), Cynthia Nixon (Miranda Hobbes), Kristin Davis (Charlotte York Goldenblatt) oynuyorlar. Üstün bir performansla karşı karşıya kalmadığımız kanısımdayım, bunu da filmin senaryosuna bağlıyorum, sıradan bir sevgili hikayesi gibi dursa da, içinde herkesin taşıdığı ufak tefek endişelerden parçacıklar görmemiz bize biraz kendimiz kadar tanıdık gelecektir. Beni çeken bu endişeler miydi yoksa aşkın kazanacak olmasını istemem miydi? Cevap veremeyeceğim.
Filmin verdiği haz ile şunları eklemek istiyorum; “Sonuna kadar gidin” derim. Filmin mi? Tabii ki evet ama sadece filmin değil, hayallerinizinde sonuna kadar gidin çünkü, yıkılan hayallerimizin hepsi hüsranla bitmemiş olabilirler. Belki de bir yerlerde bir yanlış anlaşılma olmustur ve hâlâ bunun farkına varmamış olabiliriz.
Kesinlikle yetişkinlerin izleyebileceği bir film olduğunu söylememe gerek yok sanırım.
Filmdeki gibi “Gelecek 50 yıla” diyebilecek bir aşk olmazsa bile en azından dostlarımızın olması, daimi kalması dileklerimle;)
Yorum Yaz:
Yorum yazarken adınız, soyadınız, e-posta adresiniz ile yorumunuzu mutlaka girmelisiniz. E-posta adresiniz burada gözükmeyecek ve aynı zamanda başkalarıyla kesinlikle paylaşılmayacaktır. Lütfen yazı ile alakalı yorumlar yazmaya özen gösteriniz. Aksi halde yorumunuz yayımlanmayabilir.










Berlin Kaplanı
Düşler Bahçesi / We Bo…
The Girl With The Drag…
Demir Leydi (The Iron …
Zenne Dancer
Sürücü (Drive)
Fetih 1453
Bel Ami
My Week With Marilyn
Katilin Yüzü / Faces i…
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Fetih 1453 Yeni Fragma…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı
Yorumlar:
"Sex And The City" yazısı hakkında toplam 2 Yorum yazıldı. Siz de bu yazı hakkında yorum yazabilirsiniz.
fikret 30.1.2009 - 1:01
Bir zamanlar gerek ulusal bir televizyon kanalında yayınlanan ama şifreleme olayı nedeniyle bir türlü izleyemediğim ve bana sürekli kırmızı kuşak filmler familyasını anımsatan bir televizyon dizisini devamı niteliğinde olması gerekse isminden dolayı yine aynı familyadanmış izlenimi yaratmış olmasına rağmen keyifle izlediğim bir film :)
merwe hobo 12.2.2010 - 12:12
modayı sevenler için güzel bir film. ve tabi New York u sevenler içinde keyfle izlenebilecek bir film. ben şahsen vakit geçsin diye izlemiştim ama keyf aldım.