Sil Baştan
Böyle bir filme nasıl bir giriş yapacagım konusunda çelişkiye düşmedim değil, bir yerden başlamak gerekiyordu ve sanırım ben direk filmin ana konusu olan “aşk” la başlayacağım.
Filmin bir parçasında ?Unutkanlar şanslıdır. Çünkü hatalarının acısını çekmezler?, deniliyor ancak filmin tamamında unutulmayacak tek şeyin aşk olduğunu sadece görmekle yetinmiyoruz, adete Joel Barish (Jim Carrey) ile Clementine’in (Kate Winslet) duygularını yaşıyor gibi kendimizi filmin akışına bırakıyoruz.
Aşkınızın peşinden nereye kadar gidebilirdiniz acaba? Aşk nasıl başlar? En nefret ettiğiniz anda, ondan hoşlandığınızı anımsadığınız oldumu peki?
Sil Baştan filminde bunun gibi bissürü ayrıntı gördüm ve hala etkisinde kaldığım bir kaç sahnesi hafızamdan silinmeyecek sanırım. Heleki filmin içinde ayrı bir şaheser, ayrı bir mana, çok ince ve güzel bir ilk beş dakika varki, sırf filmin bu dakikalarını izlemek bile hikayelere ilham kaynağı olabilecek kadar derindi. Belkide aşkı aşk adına yaşayan romantiklerin kalbinden çekilmiş sahnelerdi bunlar. Joel, sevginin masumiyetini sıcacık ve saf bir suymuş gibi kulağımıza fısıldayıverdi sanki. Clementine ise aşkın ne kadar özgür olduğunu anlatıyordu ama en önemliside şuydu ki, bence filmden feyz alınması gereken yegane sahne buydu; sevebileceğine inandığı adamı bulduğu anda, aşk özgürlükse böyle olmalı dercesine hiç çekinmeden ve tüm doğallığıyla şansını aramıştı Joel’in dudaklarında. Aşkın bir fırsat daha vermesini dilemektense, inandığı adamın doğru kişi olup olmadığını anında anlamaya çalışması özgürlüktü aslında. Belkide aşkı bulamayanlar, aşkı özgürce aramamışlardır.
Filmin konusunu kısaca geçip hala izlemeyenlere ısrar edeceğim, filmi izleyenlerden ise beklediğim tek şey ufakda olsa film veya aşk adına iki satır yorumdur. Şimdiden teşekkür ediyorum.
Joel Barish (Jim Carrey) öyle bir sıkıcı hayatı vardırki hergün aynı işleri yapmayı bırakın gözleri kapalı olsa bile sırayı bozmadan her gün yaptığı sıkıcı şeyleri yapabilecek kadar moloton bir hayat sürmekteydi. Herşey Clemantine’yi (Kate Winslet) tanımasıyla başladı. Clemntine; özgür ruha sahip hayatı dolu dolu yaşamak isteyen güzel bir kızdır. Metroda Joel’i lk gördüğünde onunla tanışmak için hemen hareketlenir. Adamımız Joel ise; içine kapanık, iyi niyetli ve aşkı arayan bir adamdır ama aşkı bulsa bile söyleyecek kadarda cesareti kendinde bulamayan saf birisidir.
Mevzuya hemen giriş yapan Clementine, Joel ile kısa zamanda arkadaş, sonrasında iki aşık olurlar ve olaylar ardı ardına gelişir. İki çiftde mutludur fakat bazı olumsuz nedenlerden dolayı ayrılık kararlarını birbirlerine haber vermeden alırlar ama bu ayrılık sıra dışı bir olayla gerçekleşecektir.
Clementine kırıldığı aşkı Joel’i tamamen kafasından çıkartmak için bir uzmanın yardımına baş vurur. Uzman kişi Clementine’nin hafızasında Joel’le olan tüm ayrıntıları silecek ve artık sıfırdan bir hayata başlamasına yardımcı olacaktır.
Clementine’nin yaptığı bu olayı öğrenen Joel kırılır, üzülür, hatta deliye döner ama elden birşey gelmeyeceğini anlayınca kendiside sevgilisinin yaptığı gibi Clementine ile olan tüm anılarını sildirmek için aynı uzmana gider.
Artık iki sevgilide birbirlerini hiç tanımamışcasına hayatlarını devam ettirme yolundadırlar. İşlem başlamaktadır. Yavaş yavaş Joel’in hafızası silinmeye, Clementine’yi tamamen hayatından atmaya başlanmıştır.
Birbirlerini deli gibi seven iki aşık neden böyle birşey yapabilirki ve aşk bu kadar basitmi sorusunu sormadan Joel’in içindeki sevgi, silme işlemindeyken ve derin bir uykuya alınmışken kabaracaktır. Joel sevgisinden emindir ve Clementin’nde aslında hata yaptığını ve kendisini sevdiğini anlamasıyla geri dönmek, işlemi iptal etmek isterler ama nafile. Bir yandan tüm anıları silinirken bunu başarmak Joel ve Clementine’nin elindedir. Acaba silme işlemi bitmeden bunu durdurmayı başarabileceklermidir?
Orjinal adı “Eternal Sunshine of the Spotless Mind” olan filmin oyuncu kadrosunuda sıralarsak; Jim Carrey, Kate Winslet, Gerry Robert Byrne, Elijah Wood, Thomas Jay Ryan.
“Sil Baştan” izlenmesi gereken romantik filmler arasında çoktan yerini almış, hatta en iyi 100 film arasındada mevcutiyetini korumuştur. Özelikle Joel karakterindeki Jim Carrey’in performansı mükemmel denilebilecek kadar göz doldurucu bir çalışmaydı. Komedi filmleriyle tanınan Jim Carrey, artık her karakteri başarıyla canlandırabileceğini açıkça ortaya koyduğu güzel filmlerden birisi oldu.
Sil Baştan filmini tek başınıza yada sevgilinizle beraber izlemenizi tavsiye ediyorum. İyi seyirler.
Yorum Yaz:
Yorum yazarken adınız, soyadınız, e-posta adresiniz ile yorumunuzu mutlaka girmelisiniz. E-posta adresiniz burada gözükmeyecek ve aynı zamanda başkalarıyla kesinlikle paylaşılmayacaktır. Lütfen yazı ile alakalı yorumlar yazmaya özen gösteriniz. Aksi halde yorumunuz yayımlanmayabilir.









Sürücü (Drive)
Jack And Jill
My Week With Marilyn
Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Patlak Sokaklar: Gerzo…
Fetih 1453
Bel Ami
Resident Evil: Retribu…
Total Recall
Sinema Haber
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı
Yorumlar:
"Sil Baştan" yazısı hakkında toplam 6 Yorum yazıldı. Siz de bu yazı hakkında yorum yazabilirsiniz.
fafatuka 14.6.2009 - 9:09
Jim Carrey’in en iyi filmlerinden biridir bence bu film. Söylenebilecek şeylerin çoğunu Ethem dile getirmiş zaten yazısında. Sadece şunu eklemek isterim, ilk izleyişte film tam anlaşılamayabilir, çünkü kurgusu alışılagelmiş kurgulardan değil, ama filme mutlaka bir şans verin ve izleyin. Gerekirse iki kere :))
Neslihan 18.6.2009 - 23:23
İlk başta çok sıkılığ hatta filmi kapama noktasına gelmeme rağmen filmi devam ettirip ne kadar doğru seçim yaptığımı anladım açıkcası…Ciddi anlamda Jim Carrey tarzının dışında bir örnek..
nurhan yılmaz 27.6.2009 - 12:12
jimmin kızı belleginden sildirmeye çalışıpta bitürlü kızdan kopamaması kızı çocukluğuna bile yerleştirmesi muhteşemdi.hem çok güldüm hemde çok duygulandım.iyi seyirler
NAHİDE DOĞANGÜNEŞ 06.7.2009 - 22:22
bir defa filmin ana konusunu bukadar güsel yorumlayan kişi harika yorumlamış AŞK GERÇEKTEN HARİKA BİŞEY İNSANIN BAŞINA GELEBİLCEK HEM İYİ HEMDE EN KÖTÜ ŞEY OLSA GEREK ama muhakkak tadmak gerek bazen şans eseri karşınıza biri çıkıor karşılaşıosunuz çok ii dost arkadaş olursunuz sonra belkide aşk oluor aradda işte ŞANS AŞKTAN AŞK ŞANSTAN İBARET BENCE sitenin MELEĞİ ;) ( bunu sen yazamamı istediğin için yasdım )
nesli 07.8.2010 - 21:21
jim carrey i sevmeye baslamam neden olan filmdir.(arkasından man on the moon filmi bu adamı göklere cıkartır bırakır orda)velhasıl film güzeldir nacizane türk cevirmenlerimiz filmin ismini gene kıyısından köşesinden benzetip öyle sunmuşlardır.konu ve müzikler güzeldir.science of sleep arkasından mutlaka izlenmelidir.derim ben.
mavi 27.2.2011 - 20:20
Jim Carrey yüzünden yaklaşmadığım ama izlediğimde ne filmmiş be dediğim bir yapım. Çok ama çok güzeldi.
NOT: Ben zaten anlamıştım :P