The Stoning of Soraya M. / Soraya’yı Taşlamak
Not: Bir nevi filmin özetidir aşağıdakiler, bilginize. Fakat filmin sürpriz bir sonu veya ilerleyişi yoktur zaten.
Yıl 1986 ve İran’ın kimsenin haberdar olmadığı bir köyüne arabasının arızalanmasıyla varan gazeteci Freidoune (James Caviezel). Yıllar sonra bir kitapta o köyde yaşanan acı gerçekleri açığa vuracak ve tüm dünyanın ilgisini çekecektir. İhanet, yalan, komplo, haksızlık ve aklıma gelmeyen benzer sıfatlar bahsi geçen acıyı tanımlayamaz bile. Ve tüm bunları yöneten iki sahtekar: Soraya’nın kocası ve köyün mollası.
14 Mayıs 2010‘da Türkiye‘de gösterime giren filmde kocasından yediği dayaklara ve binbir türlü aşağılamaya rağmen ondan boşanmayı reddeden bir kadın, Soraya (Mozhan Marnò). Çünkü boşandığında çocuklarına bakacak maddi gücü yoktur. Kocası Ali (Navid Negahban) verdiği zülumdan ziyade, 14 yaşında başka bir kızla evlenmek ister. Gününü diğer fahişelerle gün eder. Bunlardan göğsü kabarırken iki erkek çocuğunu da annelerine karşı siper aldırır. Ağzını gözünü yarasım gelmiştir çoğu zaman, meymenetsiz tipi vardır çünkü.
Günler böyle ilerlerken bir gün komşulardan Hashem’in (Parviz Sayyad) karısı vefat eder. Yukarıda bahsettiğim sahtekarlar Soraya’dan Hashem’in ev işlerini yapmaları için ricada bulunurlar. Soraya’nın teyzesi Zehra (Shohreh Aghdashloo) belirli bir ücret karşılığında bunu kabul edeceğini beyan eder. Planı ise Soraya’ya belli bir miktarda birikim sağlayıp Ali’den boşanmasını sağlamaktır.
Ali tüm kurnazlığı ile Hashem ve Soraya arasında yasak bir ilişki aramaya çalışır. Ne yazık ki böyle bir şey söz konusu olmuyor, ve Soraya namusuyla Hashem’in ev işlerini yapıp ardından evine dönüyordur. Bakar ki bu böyle zina izi sürmekle olmaz, iftira atıp Soraya’yı suçlayayım diye düşünür. Köydeki Şeraat’e göre birkaç şahitle zina yapıldığı, kocanın aldatıldığı kanıtlanırsa kadın recm edilir. Yani taşlanarak öldürülür. Peki ortada kanıt var mıydı? Hayır… Yalancı şahitler, tehditler…
2008 yılında çekilen bu filmde, Soraya bu düzenbazların oyunuyla köyün meydanında taşlanarak öldürülür. Her bir taş vücuduna geldiğinde içiniz cız eder. ‘Keşke’ dersiniz, orada durup yanlışın karşısında bağırabilmeyi dilersiniz. Gözyaşınız dökülür eğer o acıyı hissedebilirseniz. Ve filmin de üzerinde durulması gereken gerçek bir hikayenin çok gerçekçi olarak yansıtılmasıydı. Oyuncular muhtemelen köy halkından oluşuyordu, yerli kadınların dedikoduları o kadar doğal olamazdı başka türlü. Dır dır dır: bildiğiniz mahalle kadınlarının ikiye bölünüp iki yüz ile çarpılması gibi bir şey. Filmde aksiyon beklememeniz gerekiyor, bir olay anlatıldığı için. Günlük hayatın ilerleyişi ve durumların yansıtılması üzerine devam eden film sıkılmadan izleniyor. Ayrıca Zahra’yı canlandıran Shohreh Aghdashloo 2009 yılında en iyi kadın oyuncu ödülüne layık görülmüştür. Her ne kadar erkeksi bir sese sahip olsa da, çok feminen görünümlü dominant bir kadındır.
Evet, ne yazık ki günümüzde bile hala taşlanarak öldürülen kadınlar mevcut, her ne kadar resmi kaynaklar bunu reddetse de. Kimin haberi olacak ki? Küçük yerlerde birbirlerini örtbas ederek Allah’ın emriymiş gibi lanse edilen cinayetlere imza atıyorlar. Öyle bir vaziyetteler ki, kadınlara verilen hakkı erkekler kontrol edecek hakka sahipmiş gibi. Eziyorlar, dövüyorlar, kullanıyorlar, maddi bağımsızlığa dokundurtmuyorlar. Öyle bir kin birikiyor ki o kadınların içinde böylece, bazen o kin hayatın normaliymiş gibi algılanıyor kendilerince. “Herhalde böyle olmalı” diye düşünüyorlar, dış dünyaya yabancı oldukları için. Ama Zahra gibi, göz yummak istemeyen kadınlar da var: Tüm dünyaya bu haksızlığı duyurmak için dimdik ayakta duran. Eğer imkanınız varsa bir yanlışın ortasında, düşen bir kadına el uzatmayı deneyin, taş atanları seyretmeyin. Beni sinir etmeyin nan!
İkinci not: Filmi izlerken yalnız olmam çok güzel bir durumdu, keza meymenetsiz Ali’ye ve şerefsiz Molla’ya bir sürü küfür yağdırdığımı hatırlıyorum çünkü.
Sevgiler.
Yorum Yaz:
Yorum yazarken adınız, soyadınız, e-posta adresiniz ile yorumunuzu mutlaka girmelisiniz. E-posta adresiniz burada gözükmeyecek ve aynı zamanda başkalarıyla kesinlikle paylaşılmayacaktır. Lütfen yazı ile alakalı yorumlar yazmaya özen gösteriniz. Aksi halde yorumunuz yayımlanmayabilir.












Sürücü (Drive)
Jack And Jill
My Week With Marilyn
Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Açlık Oyunu / The Hung…
Çok Gürültülü ve Çok Y…
Pamuk Prenses’in…
Siyahlı Kadın
Mevsim Çiçek Açtı
Sinema Haber
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı