<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sivrisinema &#187; dram filmleri</title>
	<atom:link href="http://www.sivrisinema.com/etiket/dram-filmleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sivrisinema.com</link>
	<description>Sinema, film, dizi, gelecek filmler, vizyondaki filmler, gösterimdeki filmler, fragmanlar, film eleştirileri, sinema yorumları Sivrisinema.com&#039;da...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 12 Feb 2012 23:01:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Rails and Ties (2007)</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/rails-and-ties-2007/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/rails-and-ties-2007/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Apr 2011 00:35:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>UnjustLucifer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[2007 dram]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan dram]]></category>
		<category><![CDATA[Bonnie Root]]></category>
		<category><![CDATA[dram filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[dramatik filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Eugene Byrd]]></category>
		<category><![CDATA[Kathryn Joosten]]></category>
		<category><![CDATA[Kevin Bacon]]></category>
		<category><![CDATA[Kevin Bacon filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kevin Bacon filmografi]]></category>
		<category><![CDATA[Marcia Gay Harden]]></category>
		<category><![CDATA[Marcia Gay Harden filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Marcia Gay Harden filmografi]]></category>
		<category><![CDATA[Marcia Gay Harden foto]]></category>
		<category><![CDATA[Marcia Gay Harden resim]]></category>
		<category><![CDATA[Marin Hinkle]]></category>
		<category><![CDATA[Rails & Ties]]></category>
		<category><![CDATA[Rails & Ties 2007]]></category>
		<category><![CDATA[Rails & Ties eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Rails & Ties film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Rails & Ties filmRails & Ties fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Rails & Ties kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Rails & Ties ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Rails & Ties sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Rails & Ties yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Rails and Ties]]></category>
		<category><![CDATA[Rails and Ties ayrıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Rails and Ties film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Rails and Ties fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Rails and Ties görüş]]></category>
		<category><![CDATA[Rails and Ties kadro]]></category>
		<category><![CDATA[Rails and Ties ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Rails and Ties oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[Rails and Ties tailer]]></category>
		<category><![CDATA[Rails and Ties yorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=16483</guid>
		<description><![CDATA[Türk filmi tarzında dramlar vardır. Bir dakika, ‘’Türk filmi tarzı dram’’ da ne demek? Nefret ediyorum bu söyleyişten. Yaygın olarak kullanıyoruz ve biraz hakaret olmuyor mu hem yabancı filmlere hem Türk filmlerine? O zaman neden ‘’Hollywood tipi ucuz aksiyon’’ diye her yerde kullanmıyoruz? Tekrar toparlamak istiyorum. Genellikle Türk sinemasında rastlayabileceğimiz tarzda bir dram filmi… Sanırım biraz daha doğru oldu… Tom ve Megan Stark güzel bir Amerikan kasabasında yaşamaktadırlar. Çift, zaman zaman çocuk yapmayı düşünse de; ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk filmi tarzında dramlar vardır. Bir dakika, ‘’Türk filmi tarzı dram’’ da ne demek? Nefret ediyorum bu söyleyişten. Yaygın olarak kullanıyoruz ve biraz hakaret olmuyor mu hem yabancı filmlere hem Türk filmlerine? O zaman neden ‘’Hollywood tipi ucuz aksiyon’’ diye her yerde kullanmıyoruz? Tekrar toparlamak istiyorum. Genellikle Türk sinemasında rastlayabileceğimiz tarzda bir dram filmi… Sanırım biraz daha doğru oldu…</p>
<p>Tom ve Megan Stark güzel bir Amerikan kasabasında yaşamaktadırlar. Çift, zaman zaman çocuk yapmayı düşünse de; çeşitli nedenler dolayısıyla, evlilik sorunları ve Tom’un yoğun iş yaşamı yüzünden sürekli ertelemek zorunda kalmışlardır. Çift sorunlarla boğuşurken, Tom kendini işe vererek sorunlardan kurtulmak ister. Makinist olarak çalışan Tom; bir gün rayların üzerindeki arabayı fark etmesiyle birlikte, düzeninde gitmeyen hayatı biraz daha karışacaktır.</p>
<p>Ne bekliyorsunuz ki? Dram filmleri de artık aksiyon filmleri gibi sıradanlaşmaya başladı. Belki aşırı derecede fazla film izlememin bir sonucu olarak gözükebilir ama ne yazık ki sıradanlaşıyor. Elbette sıradanlaşması benim izlemeyeceğim ve bu tarzı sevmediğim anlamına gelmiyor. Bu durum beni dram filmlerinde; özgün senaryo aramak yerine, o hikâyenin hissiyatını bana ne kadar iyi yansıttığını aramama neden oldu, ya da harika oyuncu performansları yerine filmin çekildiği mekânların ve müziklerin beni filme ne kadar adapte edebildiğini sorgulamaya başladım. Eğer kendi güncel perspektifimden değerlendirmeye başlarsam; harika bir dram diyebilirim.</p>
<p>Yavaş ilerleyen bir film var karşımızda. Yaşanılan ortamın biraz fazla sessiz olmasından dolayı film toplamda 4-6 kişinin etrafında dönüyor. Sahne yerleşimleri konusunda biraz hata yapıldığını düşünmekteyim çünkü çok ardı ardına sıralamışlar gibi. Bir sahne bitmeden devamının ne olacağını bilmek her zaman zevk vermiyor. Yavaş ilerleme sorununu belki de bu şekilde çözmek istemiş olacaklarına kanaat getirip fazla üzerinde durmamayı tercih ediyorum.</p>
<p>Kevin Bacon ve Marcia Gay Harden’den inanılmaz performanslar izliyorsunuz. Sakin ve durgun havada geçen filmi çok iyi götüren bu ikiliyi yalnız bırakmayan birde çocuk oyuncu performansımız var ki… Miles Heizer’i çok dikkatli izlemek gerekiyor. Elbette daha bir film yapmışken hakkında konuşmak çok erken ama izlediğiniz zaman ‘’nasıl oluyor da daha önce izlemedim bu çocuğu’’ diyorsunuz.</p>
<p>Oyuncu performanslarının bütünü kurtaramadığı ama tamamen amacına hizmet eden bir film olarak örnekleyebiliriz. Kısa süresi ve hızlı sahne geçişleri[!] sayesinde izlendiği zaman size dramı çok içlerden hissettirecek bir film olduğunu düşünüyorum. Kevin Bacon’u birde aile babası olarak izlemenizi tavsiye ediyorum…</p>
<p>İyi Seyirler</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı UnjustLucifer tarafından <strong>17 April 2011 01:35</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/rails-and-ties-2007/#comments">1 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/rails-and-ties-2007/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Persona (1966)</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/persona-1966/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/persona-1966/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Mar 2011 00:25:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fafatuka</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Bibi Andersson]]></category>
		<category><![CDATA[dram filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ingmar Bergman]]></category>
		<category><![CDATA[Ingmar Bergman yönetmen]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç fimleri]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Liv Ullmann]]></category>
		<category><![CDATA[Margaretha Krook]]></category>
		<category><![CDATA[Persona]]></category>
		<category><![CDATA[Persona 1966]]></category>
		<category><![CDATA[Persona 1966 Bibi Andersson]]></category>
		<category><![CDATA[Persona 1966 film]]></category>
		<category><![CDATA[Persona 1966 film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Persona 1966 fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Persona 1966 Liv Ullmann]]></category>
		<category><![CDATA[Persona 1966 Margaretha Krook]]></category>
		<category><![CDATA[Persona 1966 ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Persona 1966 resim]]></category>
		<category><![CDATA[Persona 1966 sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Persona 1966 teasler]]></category>
		<category><![CDATA[Persona 1966 televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[Persona 1966 trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Persona 1966 tv]]></category>
		<category><![CDATA[Persona 1966 video]]></category>
		<category><![CDATA[Persona ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[Persona cast]]></category>
		<category><![CDATA[Persona değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[Persona film]]></category>
		<category><![CDATA[Persona film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[Persona film eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Persona film hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Persona film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Persona film özet]]></category>
		<category><![CDATA[Persona film yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[Persona fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Persona ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Persona nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Persona sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Persona sinema filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Persona trailer]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik filmler]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen Ingmar Bergman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=15926</guid>
		<description><![CDATA[Sinema tarihinin usta yönetmenlerinden Ingmar Bergman tarafından 1966’da çekilen Persona, çoğu eleştirmenlerce sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri (kimilerince de en iyisi) olarak kabul ediliyor. Kaldı ki yönetmenin çoğu filmi zaten sinema sanatının başyapıtları içinde. Böyle olunca, bir sinemaseverin ömründe en azından bir Bergman filmi izlemesinin elzem olduğu kanaatine varabiliriz rahatlıkla. Persona’yla başlıyoruz. Yalnız baştan söyleyeyim, yazıda filmin ispiyonlarını (spoiler) ayıklayamadım, hal-i hazırda filmi izlememişseniz yazıyı okumayı  izledikten sonraya bırakmanız önerilir. Evet, başlayalım. Filmin başlangıcı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Sinema tarihinin usta yönetmenlerinden <strong>Ingmar Bergman</strong> tarafından 1966’da çekilen <strong>Persona</strong>, çoğu eleştirmenlerce sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri (kimilerince de en iyisi) olarak kabul ediliyor. Kaldı ki yönetmenin çoğu filmi zaten sinema sanatının başyapıtları içinde. Böyle olunca, bir sinemaseverin ömründe en azından bir Bergman filmi izlemesinin elzem olduğu kanaatine varabiliriz rahatlıkla. <strong>Persona’</strong>yla başlıyoruz. Yalnız baştan söyleyeyim, <strong><em>yazıda filmin ispiyonlarını (spoiler) ayıklayamadım, hal-i hazırda filmi izlememişseniz yazıyı okumayı  izledikten sonraya bırakmanız önerilir.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Evet, başlayalım. Filmin başlangıcı gerçekten garip. Garip, elbette anlayışımın kıtlığından doğan bir yargı, yoksa yönetmen gösterdiği şeylerde bir şeyler anlatıyordur muhakkak. Yani, oynatılan bir film şeridi, tarantula misali bir örümcek, kesilen bir koyun, dışarı çıkarılan işkembe, çivi çakılan bir el, erekte olmuş bir penis, ölü yüzleri, ölüler  vs. yönetmenin anlatmak istediği şeylerin simgeleri-metaforları falan da, diyorum ki <strong>Bergman</strong> bizi çok zeki zannediyordu herhalde. Kesilen koyunla kurbana, çivi çakılan elle İsa’nın insanlık için kurban olmasına gönderme yapıldığını söyledik diyelim, peki diğerleri ne acaba? En azından filmin başındaki erkek çocuğun Elizabeth’in oğlu olduğuna eminim.</p>
<p style="text-align: justify;">Elizabeth ünlü bir sanatçı. Bir gün sahnede Elektra’yı oynarken susar ve bir daha hiç konuşmaz. Fiziksel ve psikolojik hiç bir rahatsızlığının olmadığını düşünen doktoru, Elizabeth’in hastaneden çıkarılmasına karar verir ve kendini toparlaması için yanında hemşire Alma ile onları yazlığına gönderir. Zamanla “ikili arasında sıcak bir dostluk başlar” diye yazasım geldi birden. Hayır tabii, yoksa film en iyilerden biri olmazdı bu haliyle.</p>
<p style="text-align: justify;">Elizabeth’in toparlanmasına yardımcı olmak niyetiyle geldiği yazlıkta, suskun muhattabı karşısında mecburen kendi konuşmak durumunda kalan Alma, anlattığı şeylerin giderek özelleşmesiyle Elizabeth’i bir hastadan daha fazlası olarak görmeye başlar. Öyle ki Elizabeth için hissettikleri düşle gerçeği karıştırmasına sebep olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Persona için bir çeşit <strong>Fight Club</strong>, ya da günümüze daha yakın olan <strong>Black Swan</strong> diyebiliriz. Zira filmin yukarıdaki bölümünden itibaren ikiliyi birbirlerinin rollerinde görmeye başlarız. Artık anlatılanlar kimin yaşantısındandır karışmaya başlar. Sonunda Elizabeth’in suskunluğunun sebebini öğreniriz. Ama buna gelene kadar Bergman kafamızı epey karıştırır.</p>
<p style="text-align: justify;">Doktorun Elizabeth’e söylediklerinin gösterildiği sahne filmi çözebileceğimiz ilk sahne gibi gözüküyor.  Yaşamında oynadığı rollerden usanan, daha doğrusu rol yapmaktan usanan Elizabeth, varlığının ne olduğu, aslında kim olduğu sorusunun ağına takılmıştır doktora göre. Yaşamının hiç bir kesitinde kendi gibi olamadığı gerçeğini idrak eden Elizabeth, her şeye son vermeye gücü yetmediği için kayıtsız bir suskunluğa bürünmüştür. Böylece gerçekte kim olduğunu gösteremese de artık kim olmadığıyla ilgili de yalanlar söyleyemeyecek, yalandan yaşamayacaktır.  Artık persona (maske demek, insanın hayattaki rollerine göre taktığı maskeler) takmayı reddetmektedir Elizabeth.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmi çözecek bir diğer sahne de Alma’nın Elizabeth’in sırrını açıkladığı sahnedir kanımca. Hatta bu öyle bir sahne ki, birazdan iddia edeceğim sava göstereceğim kanıtlardan biri de bu sahne olacak. Ama ona birazdan geleceğiz. Önce Alma’nın anlattıklarına bakalım.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin sonuna doğru, Alma, Elizabeth’in karşısına geçer ve anlatmaya başlar. Elizabeth, çok ünlü ve başarılı bir aktristtir. Hayatı her şeyiyle mükemmeldir. Birgün biri ona, hayatında her şeyin tam, ama anneliğinin eksik olduğunu söyler. Bu sözden etkilenen Elizabeth bir süre sonar  hamile kalır; ama aslında bebeği istemediğini fark etmiştir. Zaman geçtikçe bebeğe karşı bu isteksizlik iyice artar, hatta bebeği düşürmeye bile çalışır. Bebek doğunca da ona karşı hissettikleri bir iğrenmeden daha öte değildir. Zaman geçtikçe oğlu büyümekte, annesine yakınlaşmaya çalışmakta ama Elizabeth’in nefreti hiç azalmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">İstemediği ama toplumun ona yakıştırdığı ve olması gerektiğini düşündürttüğü annelikteki başarısızlığı Elizabet’i içten içe kendine, kocasına, oğluna karşı yabancılaştırır. Dışarıdan bakıldığında hayatının her rolünü başarıyla sürdüren mükemmel bir kadındır, içi ise olması gerekenle gerçekte olanların kıyasıya çarpıştığı bir savaş alanıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Elizabeth’in yaşadığı bu çatışmanın bir benzerini de Alma’nın yaşadığını, hatta film boyunca Alma’daki bölünmüşlüğün daha çok gösterildiğine şahit oluruz.  Öyle ki, filmdeki asıl “deli”nin Alma olduğu kanısına varmamız işten bile değildir. Yıllar önce hiç tanımadığı biriyle yaşadığı  cinsel  birliktelikten hamile kalıp, sonrasında bebeğini aldıran, hem aldatmanın hem de kürtajın vicdan sızısını duyan Alma, sırrını paylaştığı Elizabeth’i hastasından çok daha öte görmeye, hatta onunla aynılaşmaya başlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin genelinde Alma’nın Elizabeth’le ilgili takıntılarının daha gözle görülür olduğunu söylemiştim. Ama bence filmde asıl kişilik bölünmesini yaşayan Elizabeth’tir. Buna kanıt olarak öncelikle Elizabeth’in kocasının yazlığa geldiği sahne verilebilir. Elizabeth’in kocası yazlığa gelir, karısının nasıl olduğunu görmek istemektedir. İlginç bir şekilde kocayla Elizabeth değil, Alma konuşmaya başlar, karısı kendisiymiş gibi üstelik. Giderek kendini iyi hissettiğini, yakında eve döneceğini, kendi adına oğluna bir hediye almasını falan söyler. O bunları söylerken Elizabeth, her zamanki suskunluğuyla onların yanında  anlatılanları dinler ve tek laf çıkmaz ağzından. Bu sahnede, Elizabeth’in dışa dönük-konuşan kişiliği olarak Alma’yı seçtiğini görürüz. Alma, Elizabeth’in söyleyemediklerini dile getiren tarafıdır yani. Aslında kocasıyla konuşan YA DA konuştuğunu hayal eden Elizabeth’tir. Hayal eden diyorum, çünkü filmde gerçekle hayal-rüya olanın karıştığı sahneler  de görürüz.  Mesela Elizabeth ile Alma’nın ayna önünde durdukları o meşhur sahne, Alam’nın rüyasıdır aslında. Bu durumda Elizabeth kendi iç dünyasında yalnız bıraktığı kocasını –ve oğlunu- hayaliyle teselli ediyor diye düşünebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;">Alma’nın Elizabeth olduğu bir diğer önemli sahne de yukarıda bahsettiğim Alma’nı n Elizabeth’in sırrını anlattığı sahne. Alma’nın içinde bulunduğu durumu, dışarı’sı istiyor diye anne olmaya karar verişini, bebeği istemeyişini, ona karşı hissettiklerini Alma’dan duyarız, hem de Elizabeth gibi giyinmiş, aynen Elizabeth’e benzer bir şekilde. Dış görünüş olarak Elizabeth’e benzemese de Alma’nın bütün bunları bilmesine olanak yok. Demek ki o sahne Elizabeth’in kendiyle yüzleştiği sahne. Kendine itiraf edemediği duygularını ilk defa dile dökebildiği sahne. Sahnenin sonunda iki kadının yüzlerinin birleşip ayrılması da aslında gördüğümüzün aynı kadın olduğunu göstermektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">İzleyenler bilir, <strong>Black Swan</strong>’da da Nina, karanlık tarafıyla yüzleşip varlığını kabul edince, iyi ve kötü yanlarıyla kendini olduğu gibi kabul edince yani, gerçek olanı yaşamaya, gerçek’e dönmeye başlıyordu. Burada da Elizabeth kendiyle yüzleştikten, içinde sakladığı ve büyüttüğü sırrı kendine itiraf ettikten sonra artık Alma’ya ihtiyacı kalmaz ve herkes kendi yoluna gider.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Persona</strong> hakkında yazılabilecek daha yığınla şey var aslında. İçerikte olduğu kadar oyunculukta, kurguda, görsellikte de oldukça başarılı olduğuna, neredeyse yarım yüzyıl önce çekilmiş olmasına rağmen günümüzde bu ayarda çok az film çekilebildiğine hiç değinemedim daha. Onları da gelecek yorumlara havale edip son bir paragrafla sabrınızı denemeyi bırakayım.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu film, anladığım kadarıyla temel olarak insanın iç-dış çatışmasını anlatıyor.  Hayatımızda birkaç rolümüz birden oluyor; genellikle de bu rolleri toplumun bize öğrettiği şekilde oynuyoruz. Her şeyi kurallarına göre yapmaya, normal kabul edilenin sınırlarından dışarı taşmamaya çalışıyoruz. Gerçek ben’imizin oynadığımız bu rollerden aslında memnun olmadığını, gerçek ben’in aslında gösterdiğimiz ben’imiz olmadığını anladığımızda,  toplumca kabul görmeye devam etmek istiyorsak, ortaya çıkmaya çalışan ben’i içimize gömmeye ve ağzını kapatmaya çalışıyoruz. Ama içimizdeki çatışmadan elbette böyle rahatça kurtulamıyoruz. Güçlü olanlar, gerçekten ne  istediklerini, ne olduklarını fark ettiklerinde bununla yüzleşip, barışıp gerçekte olduğu gibi yaşamaya başlıyor. Şanslı bir azınlık diyelim onlara. Çünkü çoğumuzun gerçek kimliğimizi göstermeye cesareti olmuyor, toplumun bize dayattıkları karşısında ya ömür boyu içimizde savaşıp dışımızda her şey güllük gülistanmış gibi yaşıyoruz, ya da bir yerde kayışları koparıyoruz. Daha büyük bir çoğunluk ise gerçekte ne istediğinin, kim olduğunun farkına bile varmayarak yaşamaya devam ediyor.</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı fafatuka tarafından <strong>25 March 2011 03:25</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/persona-1966/#comments">16 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/persona-1966/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>16</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İçimdeki Deniz / MAR ADENTRO</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/icimdeki-deniz-mar-adentro/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/icimdeki-deniz-mar-adentro/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Dec 2010 22:00:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Banu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Alejandro Amenábar]]></category>
		<category><![CDATA[Belén Rueda]]></category>
		<category><![CDATA[biyografi filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Celso Bugallo]]></category>
		<category><![CDATA[Clara Segura]]></category>
		<category><![CDATA[dram filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[İçi]]></category>
		<category><![CDATA[İçimdeki Deniz]]></category>
		<category><![CDATA[İçimdeki Deniz / MAR ADENTRO 2004]]></category>
		<category><![CDATA[İçimdeki Deniz / MAR ADENTRO fagman]]></category>
		<category><![CDATA[İçimdeki Deniz / MAR ADENTRO film]]></category>
		<category><![CDATA[İçimdeki Deniz / MAR ADENTRO film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[İçimdeki Deniz / MAR ADENTRO trailer]]></category>
		<category><![CDATA[İçimdeki Deniz / MAR ADENTRO video]]></category>
		<category><![CDATA[İçimdeki Deniz 2004]]></category>
		<category><![CDATA[İçimdeki Deniz eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[İçimdeki Deniz film]]></category>
		<category><![CDATA[İçimdeki Deniz film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[İçimdeki Deniz film hakkına]]></category>
		<category><![CDATA[İçimdeki Deniz film yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[İçimdeki Deniz fragman]]></category>
		<category><![CDATA[İçimdeki Deniz kadro]]></category>
		<category><![CDATA[İçimdeki Deniz kritik]]></category>
		<category><![CDATA[İçimdeki Deniz künye]]></category>
		<category><![CDATA[İçimdeki Deniz ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[İçimdeki Deniz sinema]]></category>
		<category><![CDATA[İçimdeki Deniz trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Javier Bardem]]></category>
		<category><![CDATA[Lola Dueñas]]></category>
		<category><![CDATA[Mabel Rivera]]></category>
		<category><![CDATA[MAR ADENTRO]]></category>
		<category><![CDATA[MAR ADENTRO biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[MAR ADENTRO cast]]></category>
		<category><![CDATA[MAR ADENTRO fagman]]></category>
		<category><![CDATA[MAR ADENTRO gerçek hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[MAR ADENTRO hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[MAR ADENTRO hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Mateo Gil]]></category>
		<category><![CDATA[ötenazi]]></category>
		<category><![CDATA[ötenazi hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[ötenazi içeren filmler]]></category>
		<category><![CDATA[ötenazi içerikli filmler]]></category>
		<category><![CDATA[ötenazi konulu filmler]]></category>
		<category><![CDATA[ötenazi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanmış filmler]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanmış gerçek filmler]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanmış hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen Alejandro Amenábar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=13288</guid>
		<description><![CDATA[Hayat; hükmedemediğiniz bir bedenle hapsolduğunuz bir yatağa ve herşeye rağmen nefes almaya devam etmek mi yoksa ölümü özgürlük olarak görüp bunun için mücadele mi etmek? O çok korktuğumuz ölüm bir başkası için kurtuluş olabilir mi? Mar Adentro / İçimdeki Deniz bu sorularla yaşam ve özgürlük, özgürlük ve ölüm arasında gelgitler yaşatan ve ünlü ispanyol yönetmen Alejandro Amenábar tarafından sinemaya uyarlanan gerçek bir yaşam öyküsü. Hikayenin ana karakteri Ramon Sampedro 19 yaşında denizlere açılan, özgürlüğüne çok ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayat; hükmedemediğiniz bir bedenle hapsolduğunuz bir yatağa ve herşeye rağmen nefes almaya devam etmek mi yoksa ölümü özgürlük olarak görüp bunun için mücadele mi etmek? O çok korktuğumuz ölüm bir başkası için kurtuluş olabilir  mi? Mar Adentro / İçimdeki Deniz bu sorularla yaşam ve özgürlük, özgürlük ve ölüm arasında gelgitler yaşatan ve ünlü ispanyol yönetmen  Alejandro Amenábar tarafından sinemaya uyarlanan gerçek bir yaşam öyküsü.</p>
<p>Hikayenin ana karakteri Ramon Sampedro 19 yaşında denizlere açılan, özgürlüğüne çok düşkün bir denizcidir. 25 yaşında kayalıklardan atladığı anda suların çekilmesiyle boynundan aşağısı felç olur ve hayatını ailesinin yardımıyla yatağa bağımlı olarak yaşamak zorunda kalır. Fakat yıllar geçtikçe yatağa ve başkalarına bağlı yaşama mecburiyeti onun için artık katlanılmaz bir hale gelmiştir. Kaybettiği özgürlüğünü tekrar kazanacağını düşünerek dostu Gene&#8217;nin de yardımıyla ötenazi için İspanya hükümetine başvurur. Bu yasal süreçte hayatına iki farklı kadın dahil olur. Bunlardan biri beynindeki tümörle sonu belli olmayan bir yolda ilerleyen ve ötenazi için Ramon&#8217;u destekleyen avukat Julia, diğeri ise onu ölümden vazgeçirmeye çalışan Rosa&#8217;dır. Bu iki kadından biri hikayenin sonunu yani Ramon&#8217;un kaderini belirleyecektir. Yattığı yerden ağzıyla yazdığı, kitap haline getirilen yazıları ve ölmek için verdiği mücadele İspanya&#8217;da ve uluslararası basında oldukça ses getirmiştir.</p>
<p>Film İspanya&#8217;da muhteşem bir deniz manzarası eşliğinde kendisini sahilde yürürken hayal eden Ramon&#8217;un görüntüleri ile başlasa da genelinde yaşamak zorunda olduğu yatağı ve odasında geçiyor. Tarafsızlığı konusunda yorum yapamam ama büyük bölümü aynı yerde geçen zor bir yaşamın  içindeki ağır dram, ötenazi gibi tartışmalı bir konu duygu sömürüsü yapılmadan, gereksiz acıtasyon sahneler kulanılmadan ancak bu kadar yalın ve güzel anlatılabilirdi sanırım.</p>
<p>Filmi izlerken karşınızda herşeye rağmen insanların ona acımasına izin vermeyen, kendisini ezdirmeyen kararlı bir karakter olan Ramon&#8217;a acımak yerine kendinizi bazen onun bazen de ailesinin, arkadaşlarının, ona aşık birinin yerine koyuyorsunuz, aklınızda ise cevaplanması zor sorular beliriyor ister istemez.</p>
<p>Böyle bir durumda yükümlülük haline gelen yaşam, son verme hakkı kişiye ait olan bir hak mı gerçekten? Ailesinden, arkadaşlarından belki de ona aşık biri olarak onun mutluluğu için ölmesine yardım edebilir misiniz? Ona yardım etmek bir fedekarlık mı yoksa hiç bir şey yapmamak bencillik mi? Filmi izlerken kendisini de sorgular insan.</p>
<p>Ramon&#8217;un filmde geçen  duygu, mantık karmaşası yaratan, kafa karıştıran sözlerinden bazıları ise şöyle:</p>
<p>Bakın şurada oturuyorsunuz 2 metreden yakınımda. Bir insan için hiç de önemli sayılamayacak bir mesafe.<br />
Pekala benim içinse, size ulaşmak ve dokunabilmek için gerekli olan o 2 metre olanaksız bir seyahat. Bir hayal, bir rüya.</p>
<p>Rahip: Bir hayata mal olan özgürlük, özgürlük değildir.<br />
Ramon: Özgürlüğe mal olan hayat da hayat değildir.</p>
<p>Kaçıp gidemiyorsan ve kesin bir biçimde başkalarına bağımlıysan gülerek ağlamayı öğreniyorsun.</p>
<p>Bozulmuş ve biçimsiz bir bedenin bekçisi olan bir insan için, yani benim için, saygınlık nedir? Ben, hayatı özgürlüğü seven çoğu insan gibi, yaşamanın bir hak olduğuna ama bir mecburiyet olmadığına inanıyorum.</p>
<p>Konunun gerçek bir yaşam öyküsünden alındığını bilmek filmi daha da etkileyici kılıyor. Yan karakterlerin oyunculukları da çok iyi ama Ramon karakterini canlandıran Javier Bardem ve sadece mimiklerini kullanarak gösterdiği muhteşem oyunculuğuna hayran olmamak imkansız. 2001 Yılında çektiği The Others / Diğerleri filmiyle adından bahsettiren Alejandro Amenábar yönetmenlik dışında filmin senaryosu ve müzikleriyle de ilgilenmiş bu kez. Özellikle filmde yer alan Negra Sombra Kara Gölge anlamına gelen öyle bir şarkı var ki dinlenmeli kesinlikle. Mar Adentro, yönetmenine en iyi film, senaryo ve müzik dallarında İspanyol sinemasının en saygın ödülü kabul edilen Goya ödüllerini, Altın Küre&#8217;yi, en iyi film Oscar&#8217;ını, Javier Bardem&#8217;e ise farklı film festivallerinden en iyi oyuncu ödüllerini kazandıran konusu ağır bir biyografiden aktarılan güçlü bir dram.</p>
<p>Ötenazi hakkında ne düşünürseniz düşünün ama mutlaka izleyin.</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı Banu tarafından <strong>14 December 2010 01:00</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/icimdeki-deniz-mar-adentro/#comments">4 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/icimdeki-deniz-mar-adentro/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saplantı &#8211; Obsessed</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/saplanti-obsessed/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/saplanti-obsessed/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 21:11:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>svrsnm</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Larter]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Larter caps]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Larter filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Larter filmografi]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Larter izle]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Larter resim]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Larter resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Larter sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Larterfilm]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Beyonce]]></category>
		<category><![CDATA[Beyonce caps]]></category>
		<category><![CDATA[beyoncê film]]></category>
		<category><![CDATA[beyoncê filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Beyonce filmografi]]></category>
		<category><![CDATA[beyoncê knowles]]></category>
		<category><![CDATA[beyoncê knowles filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[beyoncê knowles filmografi]]></category>
		<category><![CDATA[beyoncê knowles resim]]></category>
		<category><![CDATA[beyoncê knowles resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Beyonce resim]]></category>
		<category><![CDATA[beyoncê resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[beyoncê sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Beyonce video]]></category>
		<category><![CDATA[CD-DVD]]></category>
		<category><![CDATA[CD-DVD filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[dram filmi]]></category>
		<category><![CDATA[dram filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[dvd]]></category>
		<category><![CDATA[DVD filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ebru]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek Filmler]]></category>
		<category><![CDATA[gerilim filmi]]></category>
		<category><![CDATA[gerilim filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[İdris Elba]]></category>
		<category><![CDATA[Obsessed]]></category>
		<category><![CDATA[Obsessed direk izle]]></category>
		<category><![CDATA[Obsessed filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Obsessed fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Obsessed indir]]></category>
		<category><![CDATA[Obsessed izle]]></category>
		<category><![CDATA[Obsessed konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Obsessed movies]]></category>
		<category><![CDATA[Obsessed özet]]></category>
		<category><![CDATA[Obsessed trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Obsessed video]]></category>
		<category><![CDATA[Obsessed vizyon]]></category>
		<category><![CDATA[Obsessed vizyonda]]></category>
		<category><![CDATA[Saplantı]]></category>
		<category><![CDATA[Saplantı - Obsessed]]></category>
		<category><![CDATA[Saplantı - Obsessed film]]></category>
		<category><![CDATA[Saplantı - Obsessed filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Saplantı - Obsessed indir]]></category>
		<category><![CDATA[Saplantı - Obsessed izle]]></category>
		<category><![CDATA[Saplantı - Obsessed konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Saplantı - Obsessed özet]]></category>
		<category><![CDATA[Saplantı - Obsessed seyret]]></category>
		<category><![CDATA[Saplantı - Obsessed sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Saplantı - Obsessed vizyon]]></category>
		<category><![CDATA[Saplantı - Obsessed vizyonda]]></category>
		<category><![CDATA[Saplantı fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Saplantı indir]]></category>
		<category><![CDATA[Saplantı izle]]></category>
		<category><![CDATA[Saplantı konu]]></category>
		<category><![CDATA[Saplantı özet]]></category>
		<category><![CDATA[Saplantı seyret]]></category>
		<category><![CDATA[Saplantı sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Saplantı vizyon]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sinema eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[sinemalar]]></category>
		<category><![CDATA[sinemalardan]]></category>
		<category><![CDATA[sinemalardan.com]]></category>
		<category><![CDATA[trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Vizyon]]></category>
		<category><![CDATA[vizyon bu hafta]]></category>
		<category><![CDATA[vizyon filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[vizyonda]]></category>
		<category><![CDATA[vizyonda bu hafta]]></category>
		<category><![CDATA[vizyonda ne var]]></category>
		<category><![CDATA[vizyondaki filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Vizyondakiler]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancı Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[yakında vizyona girecek filmler]]></category>
		<category><![CDATA[yeni çıkan filmler]]></category>
		<category><![CDATA[yeni filmler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemalardan.com/?p=1102</guid>
		<description><![CDATA[2008 abd yapımı orjinal ismiyle Obsessed (Saplantı) dram gerilim türünün en iyi örneklerrinden birisi. Başrollerinde İdris Elba ve Beyoncê Knowles  yer aldığı film Derek&#8217;in (İdris Elba) büyük bir terfi almasıyla başlar. Derek başarılı bir  yöneticidir ve güzel karısı Sharon&#8217;ı da(Beyoncê Knowles) çok  sevmektedir. Bu başarılı evlilik geçici personel olarak işe başlayan Lisa&#8217;nın (Ali Larter)ın işe başalamsıyla değişir. Derek&#8217;in iş ve aile hayatı Lisa&#8217;nın çekiciliği ve baştan çıkarıcılığı ile tehlikeye girmektedir Artık hiç bişeyi kontrol altına ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2008 abd yapımı orjinal ismiyle Obsessed (Saplantı) dram gerilim türünün en iyi örneklerrinden birisi.</p>
<p>Başrollerinde İdris Elba ve Beyoncê Knowles  yer aldığı film Derek&#8217;in (İdris Elba) büyük bir terfi almasıyla başlar. Derek başarılı bir  yöneticidir ve güzel karısı Sharon&#8217;ı da(Beyoncê Knowles) çok  sevmektedir. Bu başarılı evlilik geçici personel olarak işe başlayan Lisa&#8217;nın (Ali Larter)ın işe başalamsıyla değişir. Derek&#8217;in iş ve aile hayatı Lisa&#8217;nın çekiciliği ve baştan çıkarıcılığı ile tehlikeye girmektedir</p>
<p>Artık hiç bişeyi kontrol altına alamayan Derek&#8217;in yaşadıklarını izlerken bir kadının bazen tahmin bile edemeyeceğiniz kadar telikeli olabileceğine şaşırarak tanık olacaksınız.</p>
<p>Ayrıca Saplantı (Obsessed) adlı film, bir sahne yada karakter olarak olarak değil, bir bütün olarak insanı-izleyiciyi etkiliyor ve bunuda kurgunun çok güzel olmasına  bağlıyorum. Bence Saplantı (Obsessed) sinema filminde gereksiz tek bir sahne bile yok.</p>
<p>Herkese tavsiye edebileceğim kaliteli bir film, Saplantı (Obsessed).<br />
İyi seyirler&#8230;</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı svrsnm tarafından <strong>28 October 2009 23:11</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/saplanti-obsessed/#comments">4 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/saplanti-obsessed/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilek Kesenler: Bir Aşk Hikayesi</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/bilek-kesenler-bir-ask-hikayesi/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/bilek-kesenler-bir-ask-hikayesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 2009 23:13:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fafatuka</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Romantik]]></category>
		<category><![CDATA[2006 Sundance Film Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[6. His]]></category>
		<category><![CDATA[A Love Story]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsız film]]></category>
		<category><![CDATA[bilek kesenler]]></category>
		<category><![CDATA[cd]]></category>
		<category><![CDATA[CD-DVD]]></category>
		<category><![CDATA[CD-DVD filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[dram filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[dvd]]></category>
		<category><![CDATA[DVD filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[fantastik film]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[fragman]]></category>
		<category><![CDATA[galeri]]></category>
		<category><![CDATA[İntihar]]></category>
		<category><![CDATA[Jüri Büyük Ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[ölümden sonra hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Patrick Fugit]]></category>
		<category><![CDATA[romantik film]]></category>
		<category><![CDATA[Rus arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[senaryo-roman]]></category>
		<category><![CDATA[Shannyn Sossamon]]></category>
		<category><![CDATA[Shea Whigham]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[The Others]]></category>
		<category><![CDATA[The Sixth Sence]]></category>
		<category><![CDATA[trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Vizyon]]></category>
		<category><![CDATA[vizyondaki filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Vizyondakiler]]></category>
		<category><![CDATA[wristcutters]]></category>
		<category><![CDATA[Wristcutters: A Love Story]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sinemalardan.com/?p=1023</guid>
		<description><![CDATA[Ölümden sonra hayatın var olup olmadığı, varsa nasıl bir hayatın sürüleceği insanoğlunun kafasını kurcalayan sorulardan biri olagelmiştir hep. Dinlerin verdiği net cevabı tatminkar bulmayanlar (belki de inanmayanlar) kendilerine ve hayal güçlerine göre bir yanıt üretirler bazen. Mesela, Sarte?nin ?İş İşten Geçti? adlı senaryo-romanında insanlar öldükten sonra yine yaşadıkları şehirlerde ölü hayatını sürdürürler. Ölüler ve diriler bir aradadır ama ölülerin aksine diriler ölüleri görmezler. 6. His?te (The Sixth Sence) ya da Diğerleri?nde (The Others) ise öldükleri ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ölümden sonra hayatın var olup olmadığı, varsa nasıl bir hayatın sürüleceği insanoğlunun kafasını kurcalayan sorulardan biri olagelmiştir hep. Dinlerin verdiği net cevabı tatminkar bulmayanlar (belki de inanmayanlar) kendilerine ve hayal güçlerine göre bir yanıt üretirler bazen. Mesela, Sarte?nin ?İş İşten Geçti? adlı senaryo-romanında insanlar öldükten sonra yine yaşadıkları şehirlerde ölü hayatını sürdürürler. Ölüler ve diriler bir aradadır ama ölülerin aksine diriler ölüleri görmezler. 6. His?te (The Sixth Sence) ya da Diğerleri?nde (The Others) ise öldükleri yetmiyormuş gibi yarım kalmış işlerini tamamlamadan eşiği geçemezler. Bunlar kurgu dünyasının tezahürleridir tabii ki. Gerçeği er geç öğreneceğiz nasıl olsa. Hazır henüz vakit varken size bu konuya değişik bir bakış açısı katan bir filmden bahsedeyim, Bilek Kesenler: Bir Aşk Hikayesi (Wristcutters: A Love Story).</p>
<p>Efendim, hikayemizin kahramanı Zia, bileklerini keserek intihar eder. Önce niye intihar ettiğini anlayamayız, zira bileklerini kesmeden önce mistir masılın görüp arkasına bakmadan kaçacağı bir hale getirdiği evini toplar, süpürür, bir güzel toz alır, acımasız lekelerin hakkından gelir, sanırız ki annesi ziyarete gelecek, yiyeceği parparadan korkuyor. Ama yanılırız, çünkü Zia, gözleri banyonun köşesinde kalan son toz demetinde kala kala aslına rücü eder. Sonra Zia?yı bir pizzacıda çalışırken görürüz. Evet, intihar edenlerin cennete gidemediğini kanıtlamak adına katolik kilisesinin çok sevebileceği bu film asıl bundan sonra başlar. Zia?nın bulunduğu şehir tıpkı diriyken yaşadığı şehir gibidir, ama daha solgun, daha sıkıcı ve ölülerle dolu! Burada sadece intihar edenler vardır. Barlarda intihar etmiş müzisyenlerin şarkıları çalmaktadır. Gece olunca gökyüzünde yıldız görünmez ve bu diyarda asla va kat?a ölüler gülmez! Da da da daannn!!</p>
<p>Fazlasıyla zombi filmi potansiyeli taşısa da çokça kara mizah , biraz yol , biraz da aşk filmidir Bilek Kesenler: Bir Aşk Hikayesi. Kara mizahtır; çünkü filmde olanları mantık çerçevesinde ele alıp duvara asamayız. İşlenen ince ayrıntılar, kahkayahla güldürmeyen ama gülümseten zekice buluşlar, absürd durumlar filmi bu sıfatla anmamıza vesiledir. Yol filmidir; çünkü Zia eski sevgilisinin de intihar ettiğini öğrenir (Meğersem kız onu terk ettiği için kendini intihar etmiştir! ) ve Rus arkadaşı Eugene ile yollara düşer. Yolda buraya yanlışlıkla geldiğini düşünen ve tek derdi bir yetkiliyle görüşmek olan Mikal de onlara katılır. Arabayla Zia?nın eski sevgilisini ararlar. Araba sürüyorlar ya işte, yol filmi. Aşk filmidir de aynı zamanda; çünkü yolda onlara Mikal katılır. Kapiş?!!</p>
<p>Bu ilginç, hayal gücünü harekete geçiren, hoş sahneleri olan ve mucizelerin ancak onları beklemediğimiz ya da beklemekten vazgeçtiğimiz zamanlarda gerçekleşeceklerini söyleyen bu filmin oyuncuları ise Patrick Fugit, Shannyn Sossamon ve Shea Whigham. 2006 Sundance Film Festivali?nde Jüri Büyük Ödülü alan filmimiz anlaşıldığı üzere bağımsız bir yapım. Bağımsız filmlerden hoşlanmayanlar filmin durağanlığından ve Zia?yı oynayan Patrick Fugit?in mimiksizliğinden sıkılabilirler. Ama hep aynı şeyleri izlemekten sıkılanlardansanız bu filme bir şans verin derim ben.</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı fafatuka tarafından <strong>06 September 2009 01:13</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/bilek-kesenler-bir-ask-hikayesi/#comments">2 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/bilek-kesenler-bir-ask-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

