Repo Men [2010]
”Bunu ailenize borçlusunuz, bunu kendinize borçlusunuz.” Filmi uzun zamandır bekliyordum ve nihayet izleme fırsatı buldum. Baştan itibaren şöyle söylemek istiyorum, biraz beklentim vardı filmden ama fazla değildi. Sonuçta trailer izlemiyorum desem de, merak ettiğim filmlerin acaba konusu nedir diye okumuyor da değilim. Okuduktan sonra herkes de oluşabileceği gibi bir takım beklentiler bende de oluştu ve hemen izlemeye koyuldum. Şimdi filmimiz; Yakın bir gelecekte yapay organların üretimi ve satışı mümkün hale gelmiştir. Afrika’daki savaştan dönen Remy …
İçimdeki Ben / The I İnside [2003]
Hafızanızda yer edip, uzun zaman sonra bile hatırlayacağınız filmlerden değilse de türü içinde belli bir kaliteyi yakalıyor “İçimdeki Ben”. Zaman içinde gidip gelmeler sinema ve dizilerde bu denli çok işlenerek kotasını doldurmuş bir mevzu olmasaydı, Ryan Philippe’in başrolünde oynadığı bu film daha önplana çıkabilirdi belki. Yine de bu tarz hikayelerden hoşlanıyorsanız, izlemekten zevk alabileceğiniz bir yapım olmuş. Simon, tehlikeli bir trafik kazası geçirir ve gözlerini hastanede açtığında geçmişinden iki senenin zihnini terketmiş olduğunu farkeder. Tanımadığı …
Sır Çocukları
Filmi izlerken gözlerime inanamadım… O kadar yakın düşüyor ki yangını, bir nefes ben yazıyorum şimdi, bir nefeste siz hatırlayacaksınız. İzlemediyseniz bile yaşadınız ya da şahitsinizdir böyle bir yalnızlığa, çaresizliğe yahut dolu tarafından bakmışsanız hayata, buna benzer bir savaş haline… Tarzı ya da türü gereği savaş filmi değildi “Sır Çocukları”, ama gerçek bir savaşçıydı, sonradan gözümüze aşina olan hür komutan Velit (Fırat Tanış)… Hem en büyük savaş değil miydi yaşamak? Bu çırpınışın sebebi ekmeğin, suyun ve …
The First Day of The Rest of Your Life [2008]
- 01.6.2010 - 3:03
- Dram Vasatın Altındakiler
- 2 Yorum
Fransız yönetmen Remi Bezançon’un Havada Aşk Var filmini çok beğenince, başka neler yapmış diye bakarken rastgeldim bu filme. Birkaç satır konusundan başka üzerine bir şeyler yazan olmamış. Yeni sayılabilecek bir film zaten. Merakla izlemeye başladım ama.. Afişinde bu aile sizin aileniz mealinde sıcak bir cümle yazmışlar. Evet, bir aile filmi fakat çok farklı bir kültürden, enteresan bir bileşim halinde yaşayan anne-baba, üç çocuk mevcut bu ailenin içinde. Film evin büyük oğlunun, artık çok yaşlanmış olan …
Bebekler / Dolls [2002]
Sahnede gördüğümüz iki Bunraki bebeği ile açılıyor film. Geleneksel Japon kukla tiyatrosundan bir oyun sergiliyorlar; Aşıkların Sürgünü.. Kendi hakimiyetlerinden uzak bedenleri, kolları, bacakları ayrı ayrı kişiler tarafından yönetilen, seslendirilen kuklalardan biri oyun bittiğinde diğerinin kulağına eğilip birşeyler söylüyor ve ikisi birlikte bir film izleyecekmişcesine dönüp seyirciye bakıyorlar.. “Sonum başlangıcımdır..” Aşkın kılavuzluğunda yola çıkan iki genç.. Matsumoto ve Sawako. Bu öyle bir hikaye ki nihayete erdiği sanılan noktadan başlıyor. Koptuğu yerden.. Bembeyaz bahar çiçekleriyle donanmış Japon …
Aeja (Goodbye Mom) [2009]
Film gösterime girdiği ilk haftadan itibaren Güney Kore box office’de 1. sırada. İlk beş günde 389,409 kişi tarfından seyredildi. Film, yukarıdaki detayı haketmiş, hatta kendini aşmış bir yapım. Bunu bilerek kalan yorumuda okuyabilirsiniz. Aeja (Choi Kang-hee) ; lise yıllarından beri agresif, vurdumduymaz, ona buna sataşan, kavgacı fakat çokta yetenekli bir kızdır. Yeteneği edebiyat üzerinedir, edebiyat öğretmeni büyük ödüllü bir yarışmaya bile katılması için ona form verir. Yazar olmayı istemenin yanısıra, yurtdışında da okuma hayali olan …
Sylvia’nın Şehrinde / En La Ciudad de Sylvia [2007]
Not defterimde ismi yazılıydı filmin. Ama neye istinaden bunu yapmışım, hakkında ne öğrenmişim de seyredeyim demişim, hatırlayamıyorum. Salt “Sylvia’nın Şehrinde” tamlaması için olabilir, bir kadına atfedilen şehre yahut bir şehirle özdeşleştirilen Sylvia’ya dair bir şeyler canlanmıştı kafamda, zannederim. Filmde ikisi de mevcut fakat ortada klasik anlamda bir hikaye yoktu. Eğer izleyecekseniz ne anlattığını boşvermeniz gerek. Aynı plana uzun bir süre, sakince bakabilirim, hemen hemen hiç diyalog olmaması da problem değil diyorsanız, o zaman Sylvia’yı bulacağımız …
Saniyede 5 Santimetre / Byôsoku 5 Senchimêtoru
Adını kiraz çiçeklerinin düşme hızından alan “Saniyede 5 Santimetre” üç bölümden oluşuyor. 1. Seçilmiş Kiraz Çiçekleri: Hikayemiz okul kütüphanesinde başlıyor. Yaşıtlarından biraz farklı, duyarlı ve hassas, kitap okumayı oyun oynamaya tercih eden iki çocuk, Akari ve Takaki. Yakın duygu ve düşüncelere sahip ruhlar çabucak kaynaşır ya, onlar da böyle bağlanıyorlar birbirlerine. Takaki’nin ailesi iş sebebiyle başka bir şehre taşınana kadar geçen süre zarfında, okul arkadaşlarının alaylarına ve garipsemelerine aldırmadan mütemadiyen beraberler. Aralarındaki bağ, zaruri ayrılıklarının …
Tournament 2009
Gözden uzak bir kasabada 7 yılda bir yapılan ve amacı sadece milyarderlerin gönlümü hoş etmekolan bir turnuva düzenlenir. 30 suikastçinin dünyanın en iyi yok edicisini belirlemek için birbirleriyle kıyasıya ve ölümüne mücadele ettikleri bir turnuvadır bu. 30 suikastçi 24 saat içinde ya ölecek yada öldürülecektir. “Öl Yada Öldür” sloganını çok kez duymuşsunuzdur. Siddet severler, kan görmeye bayılanlar için filmin adresidir slogan. Ama bu filmde geçen turnuvanın bir numaralı kuralı. Şu an için bile yani oturup …
Inglourious Basterds / Soysuzlar Çetesi
Soysuzlar Çetesi, bildiğimiz tarihten bize farklı tatlar sunan, yanlı tarih filmleriyle açık açık dalga geçen, Tarantino? nun kendi sinemasına olan aşkını açıkça ortaya koyduğu, kendi tabiriyle başyapıtıdır. Genelde Amerikalı eleştirmenler tarafından acımasızca eleştirilip, tarzı yerden yere vurulan Tarantino, politik doğrucuların saçlarını diken diken yapan, intikam fantezisi temalı filmi ile bu sefer eleştirmenleri ikiye böldü. Tarantino?nun klasikleri haline gelmiş, zeka yüklü şiirsel diyaloglar, Albay Hans Landa rolünde izlediğimiz Christopher Waltz?in akıllara zarar performansı ve filmin şimdiye …
Hurt Locker / Ölümcül Tuzak
Dikkat “Bu yazı, filmi izlemeyenler için ipuçları içermektedir” ?War is a drug” (savaş bir nevi uyuşturucudur) gibi protest sayılabilecek bir alt başlıkla başlayan, Akademi ödüllerinde senenin bütün iyi filmlerine tozunu attırıp geçen, ödül kazanan ilk kadın yönetmen olarak Kathryn Bigelow’u tarihe geçiren Ölümcül Tuzak?ı izledikten sonra açıkçası nasıl hissedeceğimi bilemedim. Kaybeden diğer filmlere üzülmeli miyim yoksa politika karşıtlığı mı yapıyorum? Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek lazım başta. Film üzerinde gerçekten çok emek var, ses, görüntü, efekt, …
Konuş Onunla / Hable Con Ella [2003]
“Ruh haline göre değerlenir izlediğin film.. “ Koyu gri, soğuk bir cumartesi, vakit ikindiye dönmek üzereyken.. İs mürekkebiyle lekelenmiş ellerimiz.. Taş kaldırımlarda bir parça yağmur.. O zamanlar kıymetini bilemediğim.. Yokuştan yukarı çıkarken.. “Film izleyelim mi?” “Olur.” Uykusuzluktan sersem halimle ben seçmemiş olmalıyım. Kırmızı, mavi karanlık bir afiş. Ne düşündüysek iyi. Rüyada gibiydim, perdede başka bir düş.. Bir tiyatro sahnesi.. Kendini oradan oraya fırlatan kadın, beyaz gecelik giymiş.. Uykuda gibi, yüzünde acı. İnce, takım elbiseli adam …
Romantic Island (Romaentik Aillaendeu) [2008]
Romantik-Komedi karışımı filmleri dinlendirici bulmuşumdur her zaman. Özellikle, filmin içinde hafiften gözlerinizi sulandıran kurgular varsa, değmeyin keyfime. Romantik Ada’da bu tip filmlerden. Konusu kısaca şöyle: Kahramanlarımız: Soo-Jin, Jae-Hyuk; Ga-Young, Jung-Hwan, Joong-Sik ve karısı Yoon-Suk. Soo Jin (Su-kyeong Lee ) Fakir bir ailenin kızıdır ve marjinal bir kararla, işini bırakıp filinpinlerde bir adaya gitmeye karar verir. Jae-Hyuk (Seon-gyun Lee ) , tam bir yöneticidir. Huysuz, aksi, memnuniyetsiz ve işten atılmak üzeredir. Çocukken kendisini bırakıp giden ve …



Sürücü (Drive)
Jack And Jill
My Week With Marilyn
Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Açlık Oyunu / The Hung…
Çok Gürültülü ve Çok Y…
Pamuk Prenses’in…
Siyahlı Kadın
Mevsim Çiçek Açtı
Sinema Haber
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı