Sinema Haber
Behzat Ç. 2 Yolda 3 gün içerisinde 144 bin kişinin izlediği “Behzat Ç. – Seni Kalbime Gömdüm” adlı sinema filmi için “Valla ben seyrettim, film güzel” diyen yönetmen Serdar Akar, Behzat Ç. nn 2. sini çekeceğini açıkladı. İlk filmi için söylenen “Dizinin bir bölümünün uzun hali gibi olmuş” yorumlarına ise, “Biz ekip olarak bu sorunun içinden çıkamadık. Ne yaparsan dizi gibi oluyor, ne yaparsan sinema filmi gibi oluyor? Kalıcı olacağı için filmde sadece fazladan bir …
İz Peşinde / True Grit (2010)
“Peşinde kimse yoksa günahkâr kaçar gider.” Mattie Ross adında 14 yaşında küçük bir kız… Soyguncular, katiller, korkaklar ve daha bir çokları….. Aslında bu macera hiç başlamayabilirdi eğer kızımız her kız gibi kırılgan ve ondan beklenildiği gibi davransaydı… Şimdi ise başından geçen bu macerayı hayatı boyunca unutmayacaktır. Filmimizin Hikâyesi… Mattie’nin babası Frank Ross, yanında çalışan işçilerden biri tarafından öldürülmüştür. İşçinin adı Tom Chaney’ dir. Mattie’nin babasından 2 kaliforniya altınını ve bir at çalarak ortadan kaybolmuştur. Bu …
Korkum Geldi
Türkiye’de korku filminin neden yapıl(a)madığını çoğumuz iyi biliyoruz: Gişe korkusu muhakkak. E(k)mek parası n’apalım. Diğer sebeplerden ikisiyse ya çok yetenekli insanların bulunmaması ya da seyirci algısının önyargılı olması olsa gerek. Hollywood filmleri genellikle birbirinin kopyası olmasına rağmen ilgi çekebiliyorken, Türkiye’deki uyarlamalar hiçbir zaman aynı ilgiyi göreme(z)di. İlgi çekmek istiyorsa bir korku filmi, kendine özgü olmalıdır Türkiye’de. Yeniliğe açız deli gibi. Özenerek makyaj yapılmamalı oyunculara, karakterlere ve senaryoya. Böyle denemelerin getirisi korku filminden ziyade, korku-komedi olabiliyor …
Truands [2007]
Tamam, Avrupa Sineması dedik ama bu kadar zorlamasına ilk defa denk geliyorum. Elbette ortaya ilginç bir şeyler çıkartmak adına deneme yapmak gerekiyor, hatta ben bu tarzı severimde? Dikkat edilmesi gereken, içeriğe de sahip olması, boş olarak deneme yapılması ne yazık ki kimseye bir zevk vermiyor. Konusu; Paris, ışıkların ve gecenin şehri? Şehrin acımasız suç dünyasında, artık yaşlanmakta olan mafya patronu Claude Corti güce susamış adamlarını kontrol altında tutabilmek için olabildiğince sert davranmak zorundadır. Hızla arabalar, …
Vidocq
1800-1900 yıllarında geçen bir çok film izlemişsinizdir fakat idda ediyorumki Vidocq kadar gerçekçi, Vidocq kadar zamanı yaşatabilen, Vidocq kadar seyirciyi o sokaklarda gezdiren bir film olmadı. Öyleki güzel ve başarılı karelerle karşılaşıyorsunuzki Vidocq bir şuçlunun peşinden koşsa sanki sizde Vidocq’un asistanıymışsınız gibi onun ardından takip ediyorsunuz. Son derece başarılı bir çalışma, son derece başarılı ve sürükleyici bir senaryo ve geçmiş zamandan gelircesine sergilediği performansıyla Gerard Depardieu’nun (Gérard Depardieu)… İzlediğim engüzel , en kaliteli filmi buydu …
İçimdeki Ben / The I İnside [2003]
Hafızanızda yer edip, uzun zaman sonra bile hatırlayacağınız filmlerden değilse de türü içinde belli bir kaliteyi yakalıyor “İçimdeki Ben”. Zaman içinde gidip gelmeler sinema ve dizilerde bu denli çok işlenerek kotasını doldurmuş bir mevzu olmasaydı, Ryan Philippe’in başrolünde oynadığı bu film daha önplana çıkabilirdi belki. Yine de bu tarz hikayelerden hoşlanıyorsanız, izlemekten zevk alabileceğiniz bir yapım olmuş. Simon, tehlikeli bir trafik kazası geçirir ve gözlerini hastanede açtığında geçmişinden iki senenin zihnini terketmiş olduğunu farkeder. Tanımadığı …
Deli Deli Olma
Kars yöresinde ?dellenme, aklına mukayyet ol? anlamına gelen ?deli deli olma? sözünden adını alan filmimiz, manzaralardaki çiş donduran yoğun kar ve soğuğa nispet, yürekleri ısıtırcasına sıcacık bir film. Uzun yıllar önce Rusya?dan Kars?a göç eden Malakanlardan geriye kalan son bir tanesi Mişka (Tarık Akan) Kars?ın bir köyünde etliye sütlüye karışmadan yaşamaktadır. Bir zamanlar değirmenden geçimini sağlayan amcamız, değirmenin işe yaramaz hale gelmesiyle iyice zor duruma düşmüştür. Köy halkıyla hiçbir derdi olmayan, ağzı var dili yok, …
Flawless – Kusursuz
İki ayrı dünyanın, hayata bakış açılarından tutun aklınıza gelecek her konuda ayrı fikirleri barındıran iki insanın, iki erkeğin aynı apartmanda oturduğunu düşünün. Birisi güvenlik biriminde çalışan oldukça sert bir yapıya sahip tam bir taş fırın erkeği ki Robert De Niro’dan bahsediyorum. Bundan önceki hemen hemen tüm filmlerinde aynı sert erkek imajından vazgeçmemiş bir aktör (en zıt erkek karakterine kafalama oturmuş), diğeri ise light erkekliğin çok ötesinde bir yerlerde dolaşan eşcinsel bir erkek (erkek mi ayol …
Pinokyo / Pinocchio [2002]
İzleyeli belli bir süre geçti ama Pinokyo’nun bıcır bıcır konuşan sesi hâlâ kulaklarımda. Roberto Benigni’nin bu küçük yaramaz çocuğu canlandırırken kelimeleri ezip büzerek cıvıldaması, tüm şirinliğini üzerine takınarak oradan oraya koşturması, filmin en hoş tarafıydı fikrimce. Hele hapishanede tanıştığı arkadaşının ismini öyle güzel tonlayarak “Lucignolo!” diyordu ki, başa sarıp tekrar tekrar dinleyesim geldi. Bu adamın öyle bir tarzı var ki, hani ya çok sevilen ya da nefret edilen enteresan tipler vardır ya, Roberto Benigni’yi de …
Sylvia’nın Şehrinde / En La Ciudad de Sylvia [2007]
Not defterimde ismi yazılıydı filmin. Ama neye istinaden bunu yapmışım, hakkında ne öğrenmişim de seyredeyim demişim, hatırlayamıyorum. Salt “Sylvia’nın Şehrinde” tamlaması için olabilir, bir kadına atfedilen şehre yahut bir şehirle özdeşleştirilen Sylvia’ya dair bir şeyler canlanmıştı kafamda, zannederim. Filmde ikisi de mevcut fakat ortada klasik anlamda bir hikaye yoktu. Eğer izleyecekseniz ne anlattığını boşvermeniz gerek. Aynı plana uzun bir süre, sakince bakabilirim, hemen hemen hiç diyalog olmaması da problem değil diyorsanız, o zaman Sylvia’yı bulacağımız …
Havada Aşk Var/Ma Vie En L’air [2005]
Marion Cotillard’ın Jeux D’enfants’da, zekadan nasibini almamış kocası rolünde oynayan Gilles Lellouche ile bir filmi daha var dedi biri. Böylece bu film karşıma çıktı. Ne isminden ne konusundan böylesine hoş olduğunu tahmin edemezdim ama, son derece keyifli olmasının yanısıra temel taşları bu kadar yerinde bir film daha zor bulunur diyorum şimdi. Marcel Proust “Aşk masallardaki lanetler gibidir. Büyü bozulana dek elden hiçbir şey gelmez.” der ve bazıları da buna inanır.. Hayatının kontrolünü ele almaktansa, alışmış …
Moon/Ay
- 04.5.2010 - 0:00
- Bilim Kurgu Gerilim Gizem
- 4 Yorum
Yalnızlık… Yalnızlık çok zordur. Her insan belli dönemlerinde yalnızlık çeker. Bunu atlatmanın en kolay yolu bir gün yalnızlığının biteceğini düşünmektir. Çünkü insanın ne zaman biteceğini bildiği bir yalnızlığa katlanması, sonsuza kadar sürme ihtimali olan bir yalnızlığa katlanmasından daha kolaydır. İşte Moon, üç senelik yalnızlığının son iki haftasına girmiş olan Sam Bell’i anlatıyor. Sam dünyanın enerji ihtiyacınının önemli bir kısmının aydan karşılandığı bir dönemde bu işle ilgilenen bir şirketin aya kurduğu bir maden üssünde tek mürettebat olarak …
Splinter
2008 yapımı Splinter, klişelerle dolu da olsa heyecanla izlenebilecek bir korku filmi. Son dönem korku filmleri arasında ne derece iyi bir yer edindi bilemem ama korku filmi olsun da ne olursa olsun diye iki damla kana bile razı olan kişilerin çok beğenebileceğinden eminim. Yıldönümlerini ormanda kamp yaparak kutlamak isteyen iki sevgili Seth ve Polly yollarına azılı bir kaçak ile uyuşturucu müptelası kız arkadaşı ile devam etmek zorunda kaldıktan sonra yıldönümü kutlamak yerine hayatta kalmaya çalışmak …



Sürücü (Drive)
Jack And Jill
My Week With Marilyn
Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Çok Gürültülü ve Çok Y…
Pamuk Prenses’in…
Siyahlı Kadın
Mevsim Çiçek Açtı
Gizemli Adaya Yolculuk
Sinema Haber
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı