İzler İzler Yazarım
Her zamanki gibi korku filmleriyle geçen bir kaç haftadan sonra tekrar huzurlarınızdayım sayın sinemasever okuyucu.Son iki haftada oldukça değişik filmler izledim sizinle paylaşayım o halde. 2010 yapımı ‘Die’ filmiyle başlayalım.Testere serisi ile başlayan ve ardı arkası kesilmeyen, kendilerini hiç bilmedikleri yerde bulan, oraya nasıl ve neden geldiklerini hatırlamayan bir grup insan temalı başlayan filmler zincirinin bir halkası diyebiliriz bu filmin başlangıcına, öyle ya bu insanların hep geçmişlerinde mutlaka yedikleri haltlar vardır, hiçbiri günahsız değildir falan.Ancak …
Children of the Corn: Genesis (2011) ve Bir Saat Otuz Beş Dakika
- 22.9.2011 - 0:00
- Gerilim Korku Vasatın Altındakiler
- 1 Yorum
Stephen King’in kitabından beyaz perdeye aktarılan filmin daha önceden çekilmiş yaklaşık 8 farklı versiyonu var. Ne yalan söyleyeyim önceki versiyonlarını izlemek nasip olmadı. Zaman bulurda izlemeye kalkarsam lütfen ve lütfen bana engel olunuz ki boşa zaman kaybı yaşayıp da sonrasında hayal kırıklığıyla uğraşmayayım. Filmi izlemeye başladığımda içimden umarım Hasat Zamanı kadar kaliteli bir filmdir cümlesi geçiyordu. Ama nafile, içimde kurduğum cümlenin sonu bu mudur yani oldu. Filmin giriş sahnesi sizi farklı bir film izleyeceğinize ikna …
Bayram Tatili Filmleri 1. Bölüm
Uzun bayram tatili boyunca en severek yaptığımız etkinlik tabiki film izlemekti, kısa kısa izlediğim filmlerden bahsederek hızlı bir dönüş yapmak istiyorum sayın okuyucu.İlk olarak ‘Perfect Host’tan bahsetmek istiyorum pek fazla korku tarzı dışına çıkamayan biri olarak yine de önerebileceğim bir film diyebilirim bu film için.’İn Bruges’ (2008) filmi tadında hem macerayı hem eğlenceyi içerisinde barındıran ve gerçekten süprizlerle dolu ‘Perfect Host’ 2010 yapımı hoş bir film.(İMDB paunı:6.9) Şu anda sinemalarda gösterimde olan ‘Hidden 3D’ için …
Korkum Geldi
Türkiye’de korku filminin neden yapıl(a)madığını çoğumuz iyi biliyoruz: Gişe korkusu muhakkak. E(k)mek parası n’apalım. Diğer sebeplerden ikisiyse ya çok yetenekli insanların bulunmaması ya da seyirci algısının önyargılı olması olsa gerek. Hollywood filmleri genellikle birbirinin kopyası olmasına rağmen ilgi çekebiliyorken, Türkiye’deki uyarlamalar hiçbir zaman aynı ilgiyi göreme(z)di. İlgi çekmek istiyorsa bir korku filmi, kendine özgü olmalıdır Türkiye’de. Yeniliğe açız deli gibi. Özenerek makyaj yapılmamalı oyunculara, karakterlere ve senaryoya. Böyle denemelerin getirisi korku filminden ziyade, korku-komedi olabiliyor …
Tezim Var! – Yerliler Korkutamaz!
Uzun bir aradan sonra yeniden Sivri Sinema hudutlarında belirmiş vaziyetteyim. Bu yazım ile birlikte sadece bu civarda yayınlayacağım “Tezim Var!” bölümünü de ilk defa görücüye çıkarmış oluyorum. Öncelikle Cehennem 3D’nin sinekritiğini yazmak için kolları sıvadığımı fakat gerçek bir sinekritik yazısının kalibresinin bu film ile dolmayacağını düşündüğüm için Tezim Var! projemi de hayata geçirmek adına en önemli bahanemi cebime tıkıştırmış halde çıktım karşınıza! Üst Başlıktaki tezimi kanıtlayabilmek için öncelikle “korku” anlayışımız üzerine kafa patlatmamız gerekir. Üzerine …
Hunger 2009
Tam Ramazan ayında millet oruçluyken izlenecek bir film miydi bilmiyorum Hunger. (pek çok Hunger isimli film var piyasada) Testere filmindeki gibi nerden nasıl getirildiklerini hatırlamayan, geldikleri yerin neresi olduğunu bilmeyen, birbirinden şüphelenen ayrı ayrı yaşam standartları ve eğitim düzeyleri olan beş kişi ile başlayan film onları (ve daha öncesinde kimbilir kaç kişiyi) açlık ile sınayarak sürekli izleyen bir adamın hikayesini anlatıyor. Çıkılması zor bir yerde sadece su ve tuvalet ihtiyaçlarını giderebilen bu beş kişi günler …
Unborn But Forgotten (Hayanbang)[2002]
Yani…eeehhh işte diyeceğim filmlerden… Soo Jin ve sevgilisi; bir TV kanalında çalışmaktadırlar. Soo jin’in sevgilisi ana haber bültenine spiker olabilmek için çabalamaktadır. Soo jin ise, bir dedektifin belgeselini hazırlıyordur. Soojin, hamile olduğunu sevgilisine söyler ve aldığı yanıt, çocuktan kurtulması yönünde olmuştur. Soojin Saint Mary Kadın Doğum Kliniğinde kürtaj yaptırır ve böylece, sevgilisinin gayr-i meşru bir çocuğu olduğu yönündeki haberlerle kariyerinin yok olmasına engel olur. Dedektifin bir gününü kameraya alan Soojin; ilginç görüntülere tanık olmaya başlar. …
Creep – Dehşet Tüneli
Londra’da metro istasyonu ve kanalizasyonu arası koşturmaca, kovalamaca içinde geçen bir korku filminden bahsetmek istiyorum, evvelden beri beni çok cezbeden gece vakti tren istasyonu, metro istasyonu, metro gibi yerlerde geçen filmlere olan hevesim nedeniyle büyük bir beklentiyle izlemeye başladığım film nedense katilin görünmesiyle bir anda sıkıntıya dönüştü. Tepenin Gözleri filmi ve daha pek çok yapımda görmeye alıştığımız kana susamış ucube ortaya çıktığı anda filmin tüm büyüsü kaçtı, arada heyecan yapıyorduk bambaşka katil hayalleri kuruyordum niye …
White Noise – Hayalet Sesler
Eşi Anna’nın bir cinayete kurban gittiği Jonathan Rivers, diğer taraf ile iletişim kurmasını sağlayan EVP (Electronic Voice Phenomenon) ile tanışır ve tv ve radyo frekansları sayesinde ölülerle iletişim kurmaya başlar; ancak daha sonra gelen görüntülerin kendisine olacakları haber verdiğini anlar ve olaylar gelişir… Yukarıda tipik bir film veya roman tanıtımı tarzı cümlelerimden anlaşılacağı üzere Hayalet Sesler ölüm ile yaşam arasında araştırmalar yapan, meraklanan kişilerin ilgisini çekebilecek bir film. Kendini bazı sahnelere kaptırmışken aniden yükselen sesler …
The Echo
Kanlı, canlı korku filmlerinden sıkılanlara veya psikolojik gerilim severlere tavsiye edebileceğim The Others kadar olmasa da klişelerle dolu ancak hiç yoktan iyi bir film diyebilim The Echo için, çok beğenmemiş olsam da hiç yoktan o gece boşa vakit kaybetmişiz demedim. Ancak sonu beni pek tatmin etmedi onu da belirteyim hatta hiç beğenmedim. 2008 yapımı The Echo filmi yer yer sıkıcı sahnelerine rağmen gizem filmi meraklıları tarafından beğenilmiş. Şartlı tahliye ile hapisten çıkan ve annesinin dairesinde …
Splinter
2008 yapımı Splinter, klişelerle dolu da olsa heyecanla izlenebilecek bir korku filmi. Son dönem korku filmleri arasında ne derece iyi bir yer edindi bilemem ama korku filmi olsun da ne olursa olsun diye iki damla kana bile razı olan kişilerin çok beğenebileceğinden eminim. Yıldönümlerini ormanda kamp yaparak kutlamak isteyen iki sevgili Seth ve Polly yollarına azılı bir kaçak ile uyuşturucu müptelası kız arkadaşı ile devam etmek zorunda kaldıktan sonra yıldönümü kutlamak yerine hayatta kalmaya çalışmak …
Cennetimden Bakarken / The Lovely Bones [2009]
Yarıda kalmış bir hayatın kısacık, hazin hikayesi.. Öbür dünya sahneleri, Robbie Williams’ın oynadığı “What Dreams May Come True” dakilere bir hayli benziyordu. Dramatizasyon daha hafif bu filmde elbette ama renkler ve mekanlar açısından yakın görüntüler vardı. Sağlam semboller de kullanılmış filmde, katilin yaptığı bebek evleri psikolojik gerilim açısından, “baba”nın şişe içindeki gemilerini parçalaması trajik yönden istenileni veriyordu. Susie’nin ardında kalan tab edilmemiş fotoğraf filmleri, annesinin ördüğü bere (ki söylemeden geçemeyeceğim, kadın büyük kızı üşümesin diye …
Korkudan Korkmadım
Bir zamanlar korku filmlerinin ustası (benim için) Alfred Hitchcock vardı, bu işi en iyi yapanlardandi çünkü Alfred Hitchcock, insanların psikolojisini çok iyi analiz edebiliyordu ve insanların bilinç altındaki korkularını senaryonun akışına göre sergileyebiliyordu. Bir sonraki adımı tahmin etmek zordu, ya sonra şüpheli şahsı bulabilmek için kafa yorarken aniden kabuslarımızda görebileceğimiz bir tip (karakter), sırf o anki duruma uygun mimikleriyle bile korku adına yaşanabilecek en heyecan verici duyguyu-korkuyu yaşatabiliyordu. İşte korkarken düşünmek, kahramanla beraber adım atmak …



Sürücü (Drive)
Jack And Jill
My Week With Marilyn
Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Açlık Oyunu / The Hung…
Çok Gürültülü ve Çok Y…
Pamuk Prenses’in…
Siyahlı Kadın
Mevsim Çiçek Açtı
Sinema Haber
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı