Vidocq
1800-1900 yıllarında geçen bir çok film izlemişsinizdir fakat idda ediyorumki Vidocq kadar gerçekçi, Vidocq kadar zamanı yaşatabilen, Vidocq kadar seyirciyi o sokaklarda gezdiren bir film olmadı. Öyleki güzel ve başarılı karelerle karşılaşıyorsunuzki Vidocq bir şuçlunun peşinden koşsa sanki sizde Vidocq’un asistanıymışsınız gibi onun ardından takip ediyorsunuz. Son derece başarılı bir çalışma, son derece başarılı ve sürükleyici bir senaryo ve geçmiş zamandan gelircesine sergilediği performansıyla Gerard Depardieu’nun (Gérard Depardieu)… İzlediğim engüzel , en kaliteli filmi buydu …
Koku (Perfume: The Story of a Murderer)
Filmimiz yayınlandığı ülkelerde satış rekorları kıran ve okuyucularından tam not alan Patrick Suskind?in romanından başarılı bir uyarlama. Konusu 18. yy. Fransasında geçiyor. Kahramanımız bir balık pazarında dünyaya gözlerini açar. Annesi daha önce yaptığı 4 doğumdan aldığı tecrübeyle büyük bir ustalıkla balık tezgahının altında ve yalnız doğumunu gerçekleştirir. Bebeği kucağına bile almaya tenezzül etmeden ölüme terk eder. Çünkü diğer doğumları gibi bununda yaşayamayacağını biliyordur. Ancak bilmediği şey önceleri doğurduğu 4 çocuğundan farklı olarak Jean-Baptiste Grenouille (Ben …
Güneye Yolculuk : Goin’ South
1978 yılında yönetmenliğini Jack Nicholson’ın yaptığı Güneye Yolculuk (Goin’ South) filmi zamanın Western filmlerinin en fiyakalısıydı ve günümüzde bile izlemeye değer filmlerden birisi olmasının en büyük ve tek sebebi Jack Nicholson’dır. Günün azılı gangasteri, kötü adamı, çılgın haydut Henry Moon (Jack Nicholson) ve çetesi bir kovboyun yapabileceği tüm delilikleri yapaması ve her defasında başarılı bir şekilde ortadan kaybolması, soyduğu bankalarından ve öldürdüğü adamlardan sonra ün yapması Henry Moon’u çoktan arananlar listesinin başında tutmaya yetmiştir. Gel …
İyi, Kötü ve Tuhaf [2008]
Bir harita 3 adam? Park Chang-yi (Lee Byung-hun) acımasız, duygusuz bir adamdır. Aynı zamanda çok kişinin de katilidir. Tren ile ulaştırılmak üzere teslim edilen Bir haritayı, alarak; Mancurya?daki bir başka mafya babasna götürmekle görevlidir. Fakat işin alengirli yanı; Chang-yi haritayı teslim eder gibi yapıp, aslında trende çalarak; hırszlık süsü verecek ve Emri aldığı kişiye geri getirecektir. Bu haritanın içeriğinde ne olduğu bilinmemekle birlikte, çok kıymetli olduğu her halinden bellidir. Chang-yi tren yoluna kurduğu tuzakla, treni …
Kıskanç (Envy)
Ben Stiller ve Jack Black 2004′te bir araya gelmişler? Haberimiz olmamış :) İzlemekten keyif aldığım bu iki komedyeni bir arada izleme lüksüne daha önce nail olamamıştım, hemen aldım izledim. Film kurgusu efektler falan yok öyle birşey. Oldukça sade, belkide sıkılabilme ihtimalinizin bile olduğu sıradan bir film. Yaa sıradan? O kadar sırada bir senaryosu vardı ki Envy adlı filmin, 10 kişiden 9′u onda kendisini bulabilir diye düşünüyorum. Yaşamamışsa bile filmdeki büyük çelişki gayet net ve ortada …
Sır Çocukları
Filmi izlerken gözlerime inanamadım… O kadar yakın düşüyor ki yangını, bir nefes ben yazıyorum şimdi, bir nefeste siz hatırlayacaksınız. İzlemediyseniz bile yaşadınız ya da şahitsinizdir böyle bir yalnızlığa, çaresizliğe yahut dolu tarafından bakmışsanız hayata, buna benzer bir savaş haline… Tarzı ya da türü gereği savaş filmi değildi “Sır Çocukları”, ama gerçek bir savaşçıydı, sonradan gözümüze aşina olan hür komutan Velit (Fırat Tanış)… Hem en büyük savaş değil miydi yaşamak? Bu çırpınışın sebebi ekmeğin, suyun ve …
Pinokyo / Pinocchio [2002]
İzleyeli belli bir süre geçti ama Pinokyo’nun bıcır bıcır konuşan sesi hâlâ kulaklarımda. Roberto Benigni’nin bu küçük yaramaz çocuğu canlandırırken kelimeleri ezip büzerek cıvıldaması, tüm şirinliğini üzerine takınarak oradan oraya koşturması, filmin en hoş tarafıydı fikrimce. Hele hapishanede tanıştığı arkadaşının ismini öyle güzel tonlayarak “Lucignolo!” diyordu ki, başa sarıp tekrar tekrar dinleyesim geldi. Bu adamın öyle bir tarzı var ki, hani ya çok sevilen ya da nefret edilen enteresan tipler vardır ya, Roberto Benigni’yi de …
Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak
Sinema tarihinde milyonlar harcanarak yapılmış nice ruhsuz filme karşılık, komik denebilecek bütçelerle çekilip samimiyeti ile gönüllerde yer edinen filmler vardır. Kusursuz değillerdir, özellikle teknik anlamda eksiklikleri vardır, amatör oyuncularının performansı kimi yerlerde göze batar. Genellikle gişede pek varlık gösteremezler; ama festivallerde harcanan emeğin karşılığının alındığı da görülür. Belki değerleri sonradan anlaşılır ama pir anlaşılır. Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak işte bu tip filmlerden bir tanesi. Rahmetli Ahmet Uluçay’ın 2004 yılında çektiği ilk ve maalesef son uzun …
Yeniden Sev Beni/Reconstruction [2003]
{Bu yazı, film hakkında izlemeden öğrenmek istemeyeceğiniz ipuçları içerebilir!} Danimarkalı yönetmen Christopher Boe?nin ilk uzun metrajı Reconstruction, ?isli sisli pis puslu? kuzey kenti Kopenhag?da çekilmiş deneysel bir film. Fotoğrafçı Alex (Nikolaj Lie Kaas), kız arkadaşı Simone (Maria Bonnevie). Yazar August (Krister Henriksson) ve karısı Aimee. Film bu dört kişinin birbirine değen ilişkileri üzerine kurulmuş. Alex, kız arkadaşıyla çıktığı yemekten dönerken, trende Aimee?yi görür. Simone?a bir şey söylemeden, ilk görüşte etkilendiği kadının peşinden gider. Bir barda …
Tournament 2009
Gözden uzak bir kasabada 7 yılda bir yapılan ve amacı sadece milyarderlerin gönlümü hoş etmekolan bir turnuva düzenlenir. 30 suikastçinin dünyanın en iyi yok edicisini belirlemek için birbirleriyle kıyasıya ve ölümüne mücadele ettikleri bir turnuvadır bu. 30 suikastçi 24 saat içinde ya ölecek yada öldürülecektir. “Öl Yada Öldür” sloganını çok kez duymuşsunuzdur. Siddet severler, kan görmeye bayılanlar için filmin adresidir slogan. Ama bu filmde geçen turnuvanın bir numaralı kuralı. Şu an için bile yani oturup …
The Sword With No Name
Finalinde “İşte budur” dedirten nadir yapımlardan biri The Sword With No Name. Moo-myeong (Seung-woo Cho); bizim bildiğimiz tabiri ile kiralık bir katildir. Para için adam öldürerek hayatını kazanmaktadır. Günün birinde, kayığı ile deniz kıyısına güzel bir kadını götürmek için yola çıkar. Kadın; üst sınıftan bir asildir. Ve elbetteki arada bir çekim oluşur. Birkaç sene sonra, Joseon’un kraliçesi olacak bu kadın ; Myeong-seong( Su Ae)’dur. Myeong Seong ; idealist biridir. Ülkesinin ; Batı ülkeleriyle daha çok …
Fly High [2007]
Min Hyuk babasıyla yaşayan, tipik bir liselidir. Tesadüfen festival gününde Mi-hyun birden erkekler tuvaletindeki kabinden çıkar ve hikaye başlar. Bahanesi kadınlar tuvaletinin dolu olmasıdır. Bizim Min Hyuk elbette abayı yakiverir Mi-Hyun’a.. Fakat Mi-hyun esas oğlanın aşkına karşılık verme niyetinde değidir. Sebebini daha sora anlayacağımız bir sebepten, annesi ile birlikte apar topar yurtdışına gider ve MinHyuk sap gibi ortada kalır. Okul biter, universiteye başlar bizim esas oğlan… Yine bir gün tuvalette hacetini görürken, kabinden kim çıkar …
Zatoichi / 2003
Quantin Tarantino?yu kıskandıracak bir film olduğunu düşündüğüm ?Zatoichi?; 62-89 yılları arasında 26 bölüm halinde Japon televizyonlarında gösterilen aynı isimli diziden beyaz perdeye aktarılmıştır. Zatoichi?de; gözleri görmeyen, geçimini masörlük ve kumar ile kazanan Zatoichi’nin Takeshi Kitano) hikâyesi anlatılmakta. Sakin ve mütevazi bir hayat sürdüren Zatoichi?nin hayatı; arkadaşı Shinkichi (Taka Gadarukanaru) ile bir kumarhanede tanıştığı sıra dışı iki kız kardeş (Okinu/ Yuuko Daik ile Osei/ Daigorô Tachibana) tarafından beklenmedik bir şekilde, intikam ve kin dolu bir hayata …



Sürücü (Drive)
Jack And Jill
My Week With Marilyn
Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Açlık Oyunu / The Hung…
Çok Gürültülü ve Çok Y…
Pamuk Prenses’in…
Siyahlı Kadın
Mevsim Çiçek Açtı
Sinema Haber
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı