Korkuyorum Anne
Siz hiç duvar kağıtlarının da oyuncu olarak yer aldığı bir film izlediniz mi? Reha Erdem?in yönettiği Korkuyorum Anne?yi izlediğimde aynen bunu düşündüm işte: Bu filmde duvar kağıtları da oynuyor. Bunun sebebi Türk filmlerinde görmeye çok da alışık olmadığımız bir görselliğin kullanılmış olması. Fransız filmlerini, hatta ad da vereyim, Amelie?yi hatırlatıyor biraz ki Amelie?nin ne kadar güzel bir film olduğunu bilirsiniz. Görüntü yönetmeninin (Florent Herry) kazandığı paranın helal olduğu bir film Korkuyorum Anne. Siz hiç konusunun …
Kaldırım Serçesi / La Vie En Rose
Hüzün, hüzün, hüzün… Kaldırım Serçesi?ni izlerken bende kalan tortu bu oldu işte, hüzün. Fransızların ünlü sanatçısı Edith Piaf?ın hayatını anlatan La Vie En Rose ya da bizdeki adıyla Kaldırım Serçesi, izlediğim biyografik filmler arasında en iyisi diyebilirim rahatlıkla. Filmi ister Edith Piaf ile ilgili birşeyler bilerek izleyin, isterse bilmeden; kendinizi Edith ile nefes alıp verirken, onunla gülüp onunla ağlarken bulmanız işten bile değil. Bunda Edith Piaf?ı canlandıran Marion Cotillard?ın müthiş performansı var şüphesiz. Nitekim kendisi …
Gidişler – Okuribito – Departures
Bir filmde her şeyi bulmak ister misiniz? Aşk, terkediş, aile bağları, müzik, Hayaller, Yıkıntılar, Hüzün? Ve Ölüm?? İşte bu film, O film? Japon Oscarlarında , Oscar?a layik görülmüş olan Okuribito yani İngilizce adıyla Departures ve Türkçesi ile Gidişler? Ayakta alkişlanacak bir yönetmen Yôjirô Takita, her mimiği ile size ?o duyguyu? yaşatan Masahiro Motoki , Daigo Kobayashi rolünde. Daigo, babasının zoruyla çello çalmaya küçük yaşta başlamış, fakat çello zaman geçtikce hayalini kurduğu bir alet olmuş , …
Beni Ne Kadar Çok Seviyorsun
Şehvet, aşk ve ihtiras kokulu Fransız yapımı bir film, Beni Ne Kadar Çok Seviyorsun (Combien Tu M’aimes). Tamamen tutkuyla süslenmiş iç gıcıklayıcı bir parfüm, üzerinize sıkarsınız ve herkes kokunuzu alır. Beni Ne Kadar Çok Seviyorsun (Combien Tu M’aimes) filmini seçip izlmemin tek nedeni Gerard Depardieu’nun filmde olmasıydı. Bu zamana kadar Gerard Depardieu’nun filmierini izleyipte eğlenmediğimi hiç anımsamıyorum, yada yaşlanıyorumdur. Beni Ne Kadar Çok Seviyorsun filmide orta yaşlı bir insanın hayatını birden bire nasıl değiştirdiğini, aşk …
Yedek Kulübesi
Çocukluğunda herzaman itilip kakılan, son adam olan ve hiç sahaya giremeyeceği o yedek kulübesinde bekleyen insanların büyüdüğünde bile bunları unutamadıklarını ama bunun içinde hiçbir eylem yapmadıklarını görüyoruz. Fakat adamımız Gus (Rob Schneider) yedekte bekleyen herkese “Sahaya çıkmanın vakti geldi” diyor. O’nu dinlesek iyi olur;) Yedek kulübesi (The Benchwarmers) filminde kahramanımız Gus (Rob Schneider) iki yeni arkadaşı Richie (David Spade) ve Clark (Jon Heder) ile beraber yedekte bekleyen herkesi sahaya sürmeye hazırlanıyor. 2006 yapımı olan Yedek …
Sınır – Crossing
Fakir bir aileye sahipseniz ve yüreğinizde biraz olsun “insan” sevgisi, “aile” bağliliği” taşıyorsanız eminim icçinizde bir “Joon” taşıyorsunuzdur. Babasının, kendilerini doyurabilmek, tuberkulozlu ve aynı zamanda hamile olan annesini iyileştirebilmek için sadık dostları köpeklerini pişirip onlara yedirmesi ile ilk yumruğu yiyorsunuz. Tek lüksü “köpekle oynamak” olan Joon, sofardaki yemeğin biricik köpeği olduğunu öğrendiğinde yaşadiği o üzüntüyü, o yokluğu, o bir daha kavuşamayacağını bilmenin verdiği derin acıyı taa içimde hissettim. Her iki taraf açısından da düşününce ikisine …
Tatlı Yağmur
Ölmeden önce, etrafınızda günlerce gezip “ölüp-ölmeyeceğinize” karar veren bir “Melek(!)” olduğunu bilseniz ne yaparsınız? Bu tamda filmden size arta kalanlardan biri işte. Bir Ölüm (!) Meleği( Takeshi Kaneshiro)..Ismi Chiba.. Canını alacağı kişiler için günler öncesinden, o kişinin hayatıyla ilgili bilgileri gözden geçirmek için dünyaya geliyor. Vaktinin dolduğuna inandığı kişiyi , sürekli ona akıl veren siyah bir labrador ile tartışıp son kararını veriyor. Bu Ölüm Meleği, bilindik ölüm meleklerinden biraz (!) farklı. Çünkü O “müzik”ten hoşlanıyor. …
Gelinlerin Savaşı
Öncelikle filmi almamın başlıca nedeni Anne Hathaway?ın daha önceki ?Şeytan Marka Giyer? filmindeki başarılı performansıydı. Öylesine güzel, çekici ve filmin konusuyla alakalı mahsumiyet sergilemiştiki, ?Gelinlerin Savaşı? filmindeki afişi ve tabiî ki Anne Hathaway?ı görür görmez filmi izlemeye karar vermem bir oldu. Anne Hathaway?ın oyunculuğundan kuşku duymadan aynı performansın keyfini çıkarta çıkarta izleyeceğimede emindim. Ve kendimi filmin içinde buldum. İki güzel bayan, ilginç bir savaş ve Anne Hathaway, keyif yapmanın zamanıdır, derken. Anne Hathaway?ın beklediğim aktrist …
Yedi Yaşam
Amansızca gelen bir kaza ile birlikte boylu boyunca keşkelerle dolu bir hayatın içinde, pişmanlıklarla dolu yaşamak zorunda kaldığın an değildi bu, o kadar kolay olmamalıydı ki geriye kalan bir hayat tamamiyle vicdanınızla şavaş halinde kalmalı, günahınızdan kurtulmanın tek karşılığı böyle olmalı. Ve düşünmeye, kendinizi Will Smith’in yerine koymaya devam ettiğinizde ne kadar çaresiz soluklar, ne kadar acımasız bir adalet ve ?Vicdansız değilim? diye haykırırcasına bakışlarla karşı karşıya kalıyorsunuz. Adil olan tek şey kazara olmaktı, kazazedelerden …
Altın Çiçeğin Laneti
Parlayan Hançerler (2004) (House of Flying Daggers) ve Kahraman (Hero) gibi, görselliği ön planda, ama hikayesiyle de ekrana kilitleyen bir filmin yönetmenini takdir etmekle başlamak gerekir, size “filmi yorumla” dendiğinde. Yimou Zhang, Saray-Hanedan entrikalarini güçlü ve kıvrak zekasiyla ve tabi ki, senaryo yazma kabiliyetinide bir araya getirip, seyirciyi “Kral, Kraliçe, Hizmetkar ve hatta Prens-Prenses” yapabilecek kuderete sahiptir. Filmlerini izleyenler bilir ki, görüntü, efektler ve göz dolduran kostümler onları beklemektedir. Man Cheng Jin Dai Huang Jin …
Şimdi Ya da Asla
İki ayrı dünyanın kader mahkumları, zıt görünen ama yapılması gerekenler listesinde bir çok şeyi paylaşabilecek iki dost, Jack Nicholsan ve Morgan Freeman. İki farklı yaşama aynı pencereden bakmak zorunda kaldıkları anda bir araya geldiler. Halbuki ikisininde zefklerinin uçlarında farklı şeyler vardı ama dostluk herşeyin önüne geçti ve onlar hayatlarını kaybederken birbirlerini yakaladılar. İnsanı kendine getirten yaşanacak ne kadar çok şeyin oldugunu anımsatan ama aynı zamanda da yaşanacak olanları ailenle yasamanın verdıgı mutlulugu en güzel şekilde …
Usta
?Usta? filmine fazla bir beklenti içinde olmadan, bir nevi Türk filmlerine destek mahiyetinde ama daha çok da, ne yalan söyleyeyim, hani aramızda yabancı yok, Atlas?ta 5 liraya gösterildiği için gittim. Evet, param az, öldürecek zamanım çoktu. Üstelik filmin ne denli güzel olduğuyla ilgili de hiç bir fikrim yoktu. Hani hiç ummadığın bir zamanda radyoda en sevdiğin şarkı çalar ya! Hani çantanın bir yerinde, ceketinin bir cebinde ya da kitabının arasında para bulursun ya! Hani istemeye …
Kung Fu Panda
Herkes izlemişken bunun üzerine yorum yapmak haddimize değil tabiki, fakat izlemeyen veya izlemeye fırsatı olmayan sinema ve özellikle animasyon film severlere bir kez daha seslenip eğlenmeye ihtiyacımız olup olmadığını düşünmelerini istedim. Kung-fu Panda filminin temel konusu adından da belli olduğu gibi Kung-fu ve dövüş içeren sahnelerle dolu, eğlenceli, sürükleyici ve kesinlikle sizi kahkahalara boğacak tarzda bir hikayeyle güzel vakit geçirmemizi sağlıyor. Filmin genel konusunu daha önce vizyondakilerde açtığım başlıkta yazmıştım. Buradaki başlığın nedeni ise film …



Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Düşler Bahçesi / We Bo…
The Girl With The Drag…
Demir Leydi (The Iron …
Sürücü (Drive)
Fetih 1453
Bel Ami
My Week With Marilyn
Katilin Yüzü / Faces i…
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Fetih 1453 Yeni Fragma…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı