Fly High [2007]
Min Hyuk babasıyla yaşayan, tipik bir liselidir. Tesadüfen festival gününde Mi-hyun birden erkekler tuvaletindeki kabinden çıkar ve hikaye başlar. Bahanesi kadınlar tuvaletinin dolu olmasıdır. Bizim Min Hyuk elbette abayı yakiverir Mi-Hyun’a.. Fakat Mi-hyun esas oğlanın aşkına karşılık verme niyetinde değidir. Sebebini daha sora anlayacağımız bir sebepten, annesi ile birlikte apar topar yurtdışına gider ve MinHyuk sap gibi ortada kalır. Okul biter, universiteye başlar bizim esas oğlan… Yine bir gün tuvalette hacetini görürken, kabinden kim çıkar …
Reign Over Me
Her insanın başına kötü şeyler gelir. Ama bazıları katlanılmaz derecede olabilir. Bu durumda bir çok kişinin yaptığı yol şudur: Kötü olanları unutmak? Bazı insanlar başlarından geçen kötü anıları unutmak, onları hafızalarından silmek ister. Çünkü kurtuluşunun ancak bu şekilde mümkün olabileceğine inanmışlardır. Bu safhada umutsuzluk işin içine karışır. Bir insanın umutları olmazsa o insan artık yaşamıyor demektir. İşte umutları kaybettikten sonra ruh ölümü gerçekleşen insan kötü anılarını artık hatırlamaz. Onlar tamamen silinir. Kişi yeni bir hayata …
Zombieland
Son zamanlarda eğlenceden uzak kaldığımın bu filmi izledikten sonra farkına vardım. Neden daha önce izlememişim? Çünkü; film ilk çıktığınca ön tanıtımını yapmama rağmen haliyle zombi, vampir ve kurt adam üçlemelerinden gına gelmişken ve bana göre filmin daha eğlenceli yerlerinden alıntı yapılmadan paylaşılan fragmanından haz almamıştım. En başta ise filmin afişinin yine bana göre kaliteden uzak, ucube bir havası vardı. Altın kural, komedi filmlerinde senaryoya pek önem verilmez, maksat her zamanki gibi eğlenebilmek… Sonrasında seyrine daldığım …
Macbeth [2006]
Rengini gecenin karanlığı ve kanın kızıllığından alan bir oyun metni.. Shakespeare’ın eşsiz tragedyası Macbeth, Avusturalyalı yönetmen-senarist Geoffrey Wright’ın elinde özünü kaybetmeden, modern zamana uyarlanmış bir film haline dönüşmüş. Lady Macbeth rolünde gördüğümüz Victoria Hill’le birlikte, oyunun cümlelerine dokunmaksızın, unvanları ve atmosferi incelikle değiştirerek senaryoyu yazmışlar. Kral ve maiyeti, Melbourne’un yeraltı dünyasında bir çete resi ve adamlarıyla yer değiştirmiş. Böyle tavrını açıkça ortaya koyan filmleri seviyorum. Shakespeare oyunları filme alınırken, ya Kenneth Branagh’ın 96 yılında çektiği …
Köprüdeki Kız / La Fille Sur Le Pont [1999]
İsmini ilk duyduğumda Dostoyevski’nin o güzelim hikayesini hatırlatmıştı bana. Köprüde bekleyen yalnız bir kız ve ona yaklaşan adam, sürprizlerle gelişen bir aşk hikayesi, ”Beyaz Geceler”le ortak noktaları bundan ibaret olsa da La Fille Sur Le Pont çok enteresan bir film. Paldır küldür denilebilecek bir hızla izlemeye başladığım için, içeriğine dair hiçbir bilgim yoktu. Oynak Türk müziğiyle açılınca ilk sahne, kulaklığa bir FM frekansı karıştı herhalde diye düşündüm :) Ancak parça, Adele’nin (Vanessa Paradis) cümlelerinin ritmine uyunca emin olabildim filme ait olduğundan, o kadar şaşırmıştım. …
Cennetimden Bakarken / The Lovely Bones [2009]
Yarıda kalmış bir hayatın kısacık, hazin hikayesi.. Öbür dünya sahneleri, Robbie Williams’ın oynadığı “What Dreams May Come True” dakilere bir hayli benziyordu. Dramatizasyon daha hafif bu filmde elbette ama renkler ve mekanlar açısından yakın görüntüler vardı. Sağlam semboller de kullanılmış filmde, katilin yaptığı bebek evleri psikolojik gerilim açısından, “baba”nın şişe içindeki gemilerini parçalaması trajik yönden istenileni veriyordu. Susie’nin ardında kalan tab edilmemiş fotoğraf filmleri, annesinin ördüğü bere (ki söylemeden geçemeyeceğim, kadın büyük kızı üşümesin diye …
Secret (Sikeurit) [2009]
Dedektif Kim , sarhoş bir halde çocuğu da yanındayken araba kullanmış ve kaza yaparak kızının ölümüne sebep olmuş bir babadır. Karısı ile de bu sebepten dolayı iletişim kuramamaktadır. Aynı evde iki yabancı gibi yaşayan çift, dedektif Kim?in karısının ; üstü başı perişan, kafası bulanmış halde eve gelmesiyle bir karmaşanın içine doğru sürüklenmeye başlarlar. Çünkü, meşhur bir çete lideri olan Cakal?ın erkek kardeşi 2 bıçak darbesiyle öldürülmüştür. Cinayet masası, katili bulma yolundaki araştırmaları için mekana gittiklerinde, …
Selvi Boylum Al Yazmalım
Güzide sitemin, bence tüm zamanların en iyi Türk filmi Selvi Boylum Al Yazmalım’dan mahrum kalmaması düşüncesiyle klavye başına oturduğum bu yazımda; tamamen nesnel bir üslup kullandığımı, filmi her bakımdan eşit mesafelerle değerlendirdiğimi, çıkarımlarımın tamamen sinema sanatı adına bir değerlendirme olduklarını katiyen iddia etmiyorum ey okur! İlk cümlemden belli olduğu üzre, Selvi Boylum Al Yazmalım, daha iyisi çekilse bile ki çekilemedi henüz, bence en güzide, en nadide, en sevilesi Türk filmidir vesselam. Aynı fikirdeysek, gel bu …
Acı Bir Hayat Öyküsü / Precious: Based On The Novel Push By Sapphire
Ne yüreğin ne de midenin kaldırabileceği bir konuyu işlediği için izlemesi epey zorlu bir film Acı Bir Hayat Öyküsü (Precious: Based On The Novel By Sapphire). Kurgu ürünü olsa yönetmene “Ne yaptın usta!” diye çıkışabilecekken gerçek bir yaşamın kurguya döküldüğünü bildiğimizden elimiz dilimiz bağlı kalıyor. Konu çoğumuzun malumu, enine boyuna bereket Precious (anlamı “değerli, kıymetli”) on altı yaşında, biri eteğinde biri göbeğinde iki çocuk annesi diyebileceğimiz bir durumda, işsiz ve hissiz annesiyle beraber yaşamaktadır. Annenin …
Son Vampir (Blood: The Last Vampire)
- 16.3.2010 - 4:04
- Aksiyon Gerilim Korku Vasatın Altındakiler
- 4 Yorum
Bildiğimiz gibi çoğu filmin orjinal ismi Türkçe’ye uyarlanırken bazı değişklikler olabiliyor, neyseki Son Vampir (The Last Vampire) adlı film hiç dokunulmadan orjinal adıyla vizyonda yerini aldı. Öncelikle bu hassasiyetten dolayı çok memnun kaldığımı belirtmekle beraber umarım adı gibi son vampir filmi olur. Bir vampir furyasıdır almış başını giderken düpedüz araya kaynamak bu olsa gerek. Hani uzak doğunun fantastik havada kalma, karada salto atma gibi atraksiyonlarını vampirlerin yapması daha bir mantıklı oluverir cesaretiyle yapılsaymış kendimi avutur …
Neşeli Hayat
“Çocukların İnandığı Yalanlar, Esasında Gerçek…” Neşeli Hayat’ı, filmi aldıktan bir kaç hafta sonra izleme şansını yakalayabildim. Keşke daha erkenden izleyip bu hissiyatı daha önceden üzerime kondursaymışım diye iç çektim. İç çektirici bir filmdi. Öyle ki film, bir konudan veya hissettirdiği bir iki manevi duygudan ibaret değil. Bir çok yaşanmış ya da kulağa küpe takılmış da unutmuşuz diyebileceğimiz duygularla, maneviyatlarla dolu. BKM ekibini mutfağın dışında ilk kez bu kadar beğendim. Bunun nedeni de ekip elemanlarının Neşeli …
9
- 05.3.2010 - 5:05
- Animasyon Bilim Kurgu Fantastik Macera
- 2 Yorum
Büyük bir dünya savaşı sonrası insanlığın perişan hallerini ibret-i alem gösteren filmlere aşina olduğumuz şu günlerde, tarzıyla hedefi gözünden vurmuş, senaryosuyla ıskalamış bir filmden bahsedeyim size: 9 Her zaman olduğu gibi dünyada büyük bir savaş patlak vermiş, kafa göz yarmış, ortalıkta beşer adına bir şey bırakmamıştır zira The Book of Eli’nin aksine buradaki savaş makineler ve insanlar arasında gerçekleşmiştir ve maçın galibi makinelerdir. Yenilginin dolaylı yoldan müsebbibi bir bilim adamı (ki kendisi harika bir makine …
Mary and Max
İzlemekte olduğunuz filmin güzel bir film olacağını zaten tahmin edip beklediğinizin de ötesinde bir filmle karşılaşmak nasıl bir duygu biliyor musunuz? Kelimelerin kifayetsiz kalacağı kadar harika! Mary and Max’in methini bir hayli okumuş, iyi bir stop-motion animasyon olduğunu yazıp çizilenlerden anlamıştım. Nihayet dün filmi izleyebildim, yazıp çizilenler azmış diye biraz da ben ekleyeceğim düzülen methiyelere. Önce filmin konusuyla ilgili azıcık bilgi vereyim. Efendim, Mary Avustralya’da yaşayan sekiz yaşındaki sevimli mi sevimli bir kızcağız. Yalnız kendisinin …



Sürücü (Drive)
Jack And Jill
My Week With Marilyn
Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Açlık Oyunu / The Hung…
Çok Gürültülü ve Çok Y…
Pamuk Prenses’in…
Siyahlı Kadın
Mevsim Çiçek Açtı
Sinema Haber
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı