Aç Gözünü

Abre Los Ojos

Abre Los Ojos

Fırat Çimenli 13 Mayıs 2014 — 22:09 tarihinde yazdı.

Çok eğlendim, hatta inanılmaz eğlendim. Sevgili ‘’Vanilla Sky’’ filmi severler, ona tutkuyla bağlı, aşık olan insanlar… Şu filmi izledikten sonra sizi yıllarda nasıl ayakta uyuttuklarını ve aslında sizin kocaman bir kopyaya aşık olduğunuzu öğrendiğiniz zaman üzülmeyin… Burası ‘’Avrupa Sineması’’.

Şöyle başlayayım, filmi izlerken adamın şizofren olduğunu düşünmeyin çünkü net olarak değil. ‘’aaa bu da şizoymuş’’ diyerek filmi kapatmanızı asla istemem. Ayrıntıları dikkatli olarak izlemenizi tavsiye edebilirim lakin filmdeki ufak noktaları kapmak bu şekilde daha net olacaktır.

Acayip bir Lynch havası var filmde. Lineer olarak devam etmiyor. Geçmiş, gelecek, şimdiki zaman, kafasının için, hayal, rüya hepsi tamamen birbirine girmiş bir şekilde. Ben neyi nereye koyacağımı düşünmeden izlemeyi ve sonunda ne olacak acaba diye beklemeyi seçtim. Yeteri kadar karmaşık olan filmi kendi içinizde daha fazla karmaşıklaştırmaya gerek yok.

Üzerine yazacak çok fazla şey var, mesela en basitinden ‘’acaba konu nedir?’’ hakkında 2-3 saat konuşulabilir ve tam olarak bir yere varılamayabilir.

Sonuç mu istiyorsunuz? Gerek yok, her şeyin bir sonu olmak zorunda mı? Bence değil… Film bittikten sonra oturun biraz düşünün, neler oldu, benim neler aklımda kaldı. Acaba hangi karakterler gerçekti ya da hangileri hayal ürünüydü diye…

1997 yapımı bu filmi beğenmemin bir diğer nedeni ise, yakın zamanda izlediğiniz ya da izleyeceğiniz bir çok filmi öncü olmasıdır. Şimdi bu da nerden çıktı demeyin, sonunu bulamadığınız hiç mi film yok? Lineer olarak devam etmeyen bir filmi hiç mi izlemediniz? Tamam izlediniz/izlemediniz, o zaman bir düşünün 1997 tarihinden önce kaç tane vardı?

İyi Seyirler…