Bebekler / Dolls [2002]

Dolls

Bebekler / Dolls [2002]

Sivrisinema Puanı

0
1 İnceleme

Üye Puanı

0
11 Yorum

Film Künyesi

  • Tür: Drama, Romantik
  • Yönetmen: Takeshi Kitano
  • Oyuncular: Miho Kanno, Hidetoshi Nishijima, Tatsuya Mihashi, Chieko Matsubara, Kyôko Fukada, Tsutomu Takeshige, Kayoko Kishimoto, Kanji Tsuda, Yûko Daike, Ren Ohsugi, Shimadayu Toyotake, Kiyosuke Tsuruzawa, Minotaro Yoshida, Yoshida, Shôgo Shimizu… Devamı

Sivrisinema İncelemeleri (1)

Biblio Biblio Editör 28.05.2010
0

Bebekler / Dolls [2002]

Sahnede gördüğümüz iki Bunraki bebeği ile açılıyor film. Geleneksel Japon kukla tiyatrosundan bir oyun sergiliyorlar; Aşıkların Sürgünü.. Kendi hakimiyetlerinden uzak bedenleri, kolları, bacakları ayrı ayrı kişiler tarafından yönetilen, seslendirilen kuklalardan biri oyun bittiğinde diğerinin kulağı… Devamı

Üye Yorumları

yumedake yumedake Üye 15.01.2011
0

Asıl ben teşekkür ediyorum bu güzel cevabınız için kendimi çok iyi ifade edebilme yeteneğine sahip değilimdir aslında,bu sizin güzel yazılarınız,yorumlarınızın etkisi olsa gerek :) Az çok kendimce kendi çapımda yazıları okumaya,takip etmeye çalışacağım elbette bu güzel siteyi geç buldum ama çabuk kaybetmek istemem doğrusu.Teşekkürler...

Biblio Biblio Yazar 14.01.2011
0

TRT2 Cumartesi gecesi sinemasında denk gelmiştim ben de ilk defa, birkaç parçasını izleyebilmiş, renklerinden çok etkilenmiştim. Anlamasam da ilk seyrettiğimde bitirmeden bırakamamıştım dediğiniz gibi. Çok sevdiğim şeylere dokunamamak gibi bir durum vardır bende, hani büyüsü bozulursa,ruhumda bıraktığı o nevi şahsına münhasır iz kaybolursa gibilerinden. Dolls'u da yazmak için bu açıdan çok tereddüt ettim ama şimdi böyle nazik ve güzel, anlayan yorumlar geldikçe iyi ki cesaret etmişim diyorum. Son cümlenize katılıyorum. Bir filmi izlerken içinde bulunduğunuz dönem ve ruh hali onu sevip sevmemenizde en büyük etken hakikaten. Yakınlık hissi duyup/duymamanız, ne dediğine aşina olmanız/olmamanız. Hepsinin etkisi var. Yazdıklarınızdan Dolls'un büyüsüne biraz da olsa kapılmış olduğunuzu anlıyorum, o zaman ona bir şans daha verip tekrar izleyebilirsiniz. Veyahut dediğiniz gibi biraz zaman geçtikten sonra tekrar dönebilirsiniz. Bu arada samimiyetinize dayanarak ilk yorumunuzu, kendinizi ifade ediş şeklinizi çok beğendiğimi, "sivrisinema"mızda yorumlarınızın devamıyla daha da zenginleşeceğimizi söylemek isterim. Teşekkür ediyorum.

yumedake yumedake Üye 14.01.2011
0

Yazıyı sonra da yorumları okuyunca insan ister istemez nasıl ayak uyduracağım diye düşünüyor.Neden mi diye sorarsanız öyle güzel anlatıyorsunuz ki düşüncelerinizi kelimeler öyle güzel kullanılıyor ki kendi kendime "keşke bende de böyle bir yetenek olsa" diyorum doğrusu :)) Bu sitede ilk yorumum bu filme ve sizin bu güzel yazınıza denk geldi kendimce fikrimi söylemem gerekirse filmin tabiki de çok farklı olduğu kesin nerdeyse 0 diyaloğun olduğu düşünülürse.Tabi az diyaloğa sahip filmlerde izledim daha önce nerdeyse hepsi de yönetmen Kim Ki Duk'un elinin deydiği yapımlardı aslında...Bu filme dönecek olursam ilk kez tv'de izlemiştim tesadüfen ne izlesem diye kanalları gezerken kıyafetleriyle dikkatimi çekmişti sanırsam çok uzun zaman olduğu için hatırlayamıyorum ne yazık ki,sonuç olarak izlerken zevk almadığım ama tuhaf bir şekilde de sonuna kadar izlemeye devam ettiğim ve buna rağmen kötü hiçbir düşüncemin olmadığı bir yapım.Sizce de ilginç değilmi:)) Belkide yaşımın çok genç olmasından kaynaklanıyordur bu durum,karasızlık vs. tabi o an ki ruh halinin beğenmek/beğenmemek üzerinde etkisi olduğunu düşünenlerdenim ama yine de Dolls'un herkesin beğeneceği türden bir film olmadığı fikrindeyim ve hala çizgini tam ortasındayım:))

Biblio Biblio Yazar 07.12.2010
0

Günlerce etkisinden kurtulamamıştım izlediğimde, sonra ona yakışır bir şeyler yazmak için ayrıca bir bunalıma girdim. :) Gene de yetersiz kaldı yazdıklarım ama teveccühünüz için çok teşekkür ediyorum.

sanat_notlari sanat_notlari Üye 07.12.2010
0

Öyle güzel anlatmışsın ki filmi. Benim bugün yazdığım yazıya bıraktıın mesaj ile geldim okudum, bugün seyrettim, hala etkisindeyim, senin bu harika anlatımın ve tasvrilerinle tekrar seyrediyormuş gibi oldum. Bütün hoş noktalara işaret etmişsin. Japonya'nın doğal güzelliğini izlemek te ayrı keyifti.

Biblio Biblio Yazar 29.05.2010
0

Sözünüzü öz olarak bıraktığınızda da, uzun uzun anlattığınızda da nefis bir şekilde ballanıyor cümleleriniz. Bana hitaben yazdıklarınızı ise okumaya doyamadım, cevap yazmadan önce 5 ya da 6 sefer oldu zannederim.. Saygısızlık edeceğimden korkmasam başka hiç yorum gelmese de olur diyebilirdim. :) Dolls filmini ikinci yada üçüncü izleyişimdi sanırım, biri kız biri erkek iki kuzenimle beraberdik. Biri filmin ilk onbeş dakikasından sonra abartısız derin bir uykuya daldı, diğeriyle ise günlerce bu filmi konuştuk. Değerleriyle bir ilgisi yok ama duygu ve algılama eşikleri dediğiniz gibi farklı farklı insanların. Söylediklerinizin tamamını içten bir şekilde anlıyor ve hepsine katılıyorum, yalnız son cümlenizi okuyunca utandım açıkçası. Tekrar teşekkür ederim. Yüreğinize sağlık.

fafatuka fafatuka Yönetici 29.05.2010
0

Yorumunuz iltifat gibi oldu Biblio, teşekkür ederim :) Yalnız naçizane bir şey yazacağım ama kesinlikle sizi üzmek değil niyetim. İyi niyetimin sizde makes bulacağını düşündüğüm için yazacağım :) Bu filme pek de yorum gelmeyebilir. Nedenini büyük ihtimalle biliyorsunuz ya da tahmin edersiniz. Evet, bazı şeyler vardır; bir şarkı, bir kitap, bir insan ya da burada olduğu gibi bir film. Çok özeldir o şey, değerlidir. Dünyada var olan ya da olup biten her şeyin sanki bir gömlek üstündedir; ama çok az insan bunun farkındadır. Farkedenler arasına girmişse bir kişi, diğerleri bunun farkına nasıl varamaz diye hayıflanır, şaşar çoğu zaman. Anlatmak ister, uyandırmak ister birilerini, hissettiği güzellikleri başkaları da hissetsin ister. Bak harika bir şey var, der arkadaşına, sen de izle/dinle/oku/tanı! Bu bildirme telaşının da ayrı bir hoşluğu vardır aslında, hele bir kişi daha bilmişse bu sayede, biri daha hayatına katmışsa o şeyi, müridler çoğalıyor, mesaj yayılıyor demektir. Neyse uzatmayayım, ulaşılan birkaç kişi insanı sevindirir sevindirmesine de genel'e bakıldığında kişinin insanlarda görüp görebileceği puflayan bir sıkılmışlık, sığ sularda yüzen bir duyarsızlıktır ancak. Kabul edelim ki Dolls, onu sıkıcı bulanların sayısının, sevenlerinin sayısından ziyade olduğu bir film. Ne aksiyon, ne hararetli diyaloglar, ne 18 artı sahneler ne de uzak doğu filmine yakışır kavga dövüşler var filmde. Uzun planlar, sessiz bakışlar, sözsüz konuşmalar da genel izleyici kitlesini pek alakadar etmiyor haliyle. Neyse yine, uzatmayayım dediğim sözün sonuna gelemedim bir türlü. Epey de geç oldu, 12'den sonra performanslarında irtifa kaybeden malumlardanım ben de :)) Demem o ki, yazınız, umarım yanılırım, az yorum alacak belki ama üzülmeyin, çünkü bu durum, Dolls'un sinema sanatının en iyilerinden ve yazınızın sivrisinemanın en iyi yazılarından biri olduğu gerçeğini değiştirmeyecek.

Biblio Biblio Yazar 28.05.2010
0

Yorum için teşekkür ederim. Bu filme dahil olabilmek bir ayrıcalık.

yuuunnnnn yuuunnnnn Üye 28.05.2010
0

gerçekten güzel bir film. herkesin izlemesini tavsiye ederim.. Admine saygılar...

Biblio Biblio Yazar 28.05.2010
0

Bu yazıya gelen yorumların ayrı bir değeri var, en kıymet verdiğim filmi yazdım fakat fafatuka mahlasını, ilk kelimeleri görünce ayrı bir heyecanlandığımı ve tamamını okuyunca da çok mutlu olduğumu söylemem lazım. Çok teşekkür ederim.

fafatuka fafatuka Yönetici 28.05.2010
0

Şiir gibi bir filme şiir gibi bir yazı... Yazı filme çok yakışmış, tebrik ederim :) Zamanında demiş ya şair "Aşk imiş her ne var alemde " diye, işte Dolls, bu dizenin Japoncası :))