Chloe

Chloe

Chloe

Sivrisinema Puanı

1
1 İnceleme

Üye Puanı

0
6 Yorum

Film Künyesi

  • Tür: Drama, Gerilim, Gizem
  • Yönetmen: Atom Egoyan
  • Oyuncular: Julianne Moore, Liam Neeson, Amanda Seyfried, Max Thieriot, R.H. Thomson, Nina Dobrev, Mishu Vellani, Julie Khaner, Laura de Carteret, Natalie Lisinska, Tiffany Lyndall-Knight, Meghan Heffern, Tamsen McDonough, Kathryn Kriitmaa, Arlene Duncan… Devamı

Sivrisinema İncelemeleri (1)

Buse Buse Editör 06.07.2010
1

Chloe

''Eğer aşık olduğunuz kişi size yalan söylüyorsa, gerçekleri öğrenebilmek için ne kadar ileri giderdiniz?'' İşte, 'Chloe' filminin başlığından da anlayabileceğimiz gibi, filmin temelinde aldatma teması yatıyor. Julianne Moore'un hayat verdiği Doktor Catherine Stewart karakterinin mutl… Devamı

Üye Yorumları

sebnem sebnem Üye 25.09.2011
0

güzel bi filimdi ama sonu öyle bitmemeliydi

fafatuka fafatuka Yönetici 23.07.2010
0

Niyetlendiği şeyi yapamayan bir film ne yazık ki. Yazıda da belirtildiği gibi filmin esas dayanak noktalarından biri olan gerilim unsuru çok bildik oyunlarla ilerletildiği için ne olacağını az çok tahmin edebiliyor insan, üstelik bu tam olarak verilememiş de bence. Geriye diğer dayanağı erotizm kalıyor ki filmi buna odaklı izleyince de zaten anlatmasını beceremediği duygusal/psikolojik unsurların göz ardı edilmesiyle film basit bir erotik film olmaktan öteye gidemiyor. Bunun yanında, filmin gerilim-erotik unsurlarını bir yana bırakırsak erkek-kadın ilişkilerine dair oldukça gerçek şeyler söylediğini düşünüyorum. Şöyle anlatmaya çalışayım: Evliliğin ilk yılları çiftlerin ayaklarının yere değmediği zamanlar olarak geçiyor, tıpkı Catherine ve kocasının evlilikleri gibi. Sonra iş güç, çoluk çocuk derken ayar tutturulamazsa aynı evde kardeş kardeş geçinmeye başlıyor çiftler. Tabii zaman durduğu yerde durmuyor ve maalesef genellikle ve çoğunlukla kadınların aleyhine işliyor. Zira kadın yaş aldıkça yaşlanırken, erkeğin yaş alması olgunlaşması olarak görülüyor. Kadın bedeni yaşlandıkça arzulanma kapasitesini yitirirken, erkek hem arzulayan olarak hâlâ aktif hem de orta yaşın getirdiği bir olgunluk, oturmuşlukla arzulanan olmaya devam ediyor. Kadının seçenekleri azalırken (kendinden çok genç erkekler istisnalar dışında seçenek olmaktan çıkıyor çünkü ) bunun aksi olarak erkeğin seçenekleri yaşıtları ve daha geçnleri de olmak üzere artıyor. Yanlış anlaşılmasın, burada hemcinslerime bir garezim yok, erkeklerin üstünlüğünü (!) savunmak gibi bir şeyin de uzağından bile geçmem. Yazdıklarım Catherine'nin içine düştüğü psikolojik çözülmenin açıklaması. Kocası yakışıklı, her geçen yıl onu yaşlandırmak bir yana "güzelleştiriyor" (ki filmde bu ifadeyi kullanmıştı yanlış hatırlamıyorsam), çevresindeki kadınların ilgisini çekiyor, ee adam da sağa sola bakmaz başı önünde aklı işinde bir erkek değil, her ne kadar Catherine'in elinde kocasının onu aldattığına dair kesin bir delil bulunmasa da bütün bunlar kadının kendine güvenini iyice azaltıyor, kocasının başka bir kadınla ilşki kurmasına olanak verecek kadar duygusal olarak dengesini yitiriyor. Burada anahtar kelime "kendine güven" bence. Şimdi düşünelim, Catherine, Chloe'nin genç olma avantajını düşünmezsek filmin en güzel kadınlarından biri, belki de en güzeli. İyi para kazanıyor, mesleğinde başarılı, harika bir evi, oğlu, kocası var. Ama kendine güveni yok. Sahip olduğu şeylerin idrakinde değil, daha doğrusu kendinin idrakinde değil, en önemlisi de ne kadar güzel olduğunun nedense farkında değil. Evliliklerinin harika geçen ilk yıllarından sonra çoğu kadının düştüğü yanılgıya düşmüş, çekiciliğinin özellikle çocuktan sonra kaybettiğini, kocasının onu arzulamadığını, kendinin yaşlandıkça kocasının daha genç olanlara meylettiğini düşünüyor. Tabii bunu kocasının onu sevmediğine kadar vardırıyor. Filmin bir yerinde "gülüşünü seviyorum" diyen kocasına "hayır sevmiyorsun" gibi bir şey söylüyordu. Yani kafasındakiler o kadar güçlü ki açıkça ortaya konan bir durumu bile kabul etmesini beceremiyor. Burada biraz da kendine acımanın olduğunu düşünüyorum ben. Belki de bu güven eksikliğinin getirdiği doğal bir şey de olabilir. Zira Catherine'in, düşündüklerini ispatlamak için yaptığı iş pek kabul edilebilir değil. Kocasına çok güzel bir kadını sunmak da neyin nesi? Ne olabilir bunun asıl nedeni? İki şey aklıma geliyor, birincisi Catherine bu yolla kendine acımasına haklı bir sebep bulmaya çalışıyor olabilir. Kendini içine düşürdüğü durumun yanlışlığını içten içe farkediyordur belki ama kendine güven eksikliğinden bu durumdan da çıkamıyor. Kocasının onu aldattığının kesinleşmesiyle kendine çektirdiği ısdıraplara da haklı gerekçe bulmuş olacak. İkinci sebep de kocasıyla kuramadığı tensel ilişki. Çoluk çocuk, iş güç derken kocasıyla arasında artık birbirlerine dokunmama/dokunamama raddesine gelmiş ilişkileri. Cinsellik bir yana tensel bir yakınlık bile kuramamaktalar. Chloe, tam da Catherine'in olmak istediği kişi (fiziksel olarak tabii), genç ve güzel. Kocasıyla yaptıklarını anlatırken Catherine'in her ayrıntıyı duymak istemesi, Chloe anlatırken onun da bir yandan yaşadığı haz (ki otel odası sahnesinde açıkça görülüyor bu) başka nasıl açıklanabilir bilemiyorum. Catherine böylelikle dolaylı yoldan da olsa kocasıyla bir birliktelik yaşamaya çalıştığını düşünüyorum (tabii bunun sağlıklı bir yaklaşım olup olmadığı çok tartışılır). Aksi halde kadının biri kocanızla yaptığı en mahrem şeyleri karşınıza geçmiş anlatacak, siz de kuzu kuzu dinleyeceksiniz, olacak şey mi? Adamın gözünü oyarlar! Ve bu yapılacak en hafif şey olur :) Bunların yanında eklemek istediğim bir şey var. Yalnız burası ispiyon (spoiler), filmi izlemeyenler bir sonraki paragrafa geçerlerse iyi olur. Film acıklı bir aşk hikayesi de barındırıyor. Hatta filmden geriye kalan bu aşk oldu bende. Gerekçesini, içinde bulunduğu psikolojiyi, hatta Chloe'nin Catherine'le tanıştığı tuvalet sahnesinde onunla konuşabilmek için tokayı düşürmüş gibi yapmasının öncesini hiç mi hiç veremese de filmin asıl mağduru Chloe bence. Yaptıkları sadece sevdiği için, biraz hastalıklı tabii, ama film bu hastalığı vermede o kadar başarısız ki Chloe'nin tarafını tutuyor insan. En azından ben Catherine'in değil Chloe'nin durumunu daha acıklı buldum. Catherine kadar Chloe karakteri de daha iyi işlenseydi film daha başarılı olurdu bence. Sonuç olarak film bu haliyle ergenlerin hoşlanacağı bir film olmuş. Anlatmak istediklerine odaklanmak yerine daha ucuz yollara başvurmuş. Yukarıda yazdıklarımı görmek için filmi izlemeye değer mi? Bence hayır.

dellator2d dellator2d Üye 09.07.2010
0

Amanda Seyfried ı daha öncede izlemiştim fakat hiç başrolde değildi. oyunculuğu ve yüzü çok güzel. umarım bu filmde anlattığınız gibi güzeldir. afiş çok güzel. ellerinize sağlık

Ethem Sak Ethem Sak Yönetici 08.07.2010
0

Teşekkürler Ayben. E.Kolaylı, çalışma halindeyiz, umarım dilediğimiz gibi olacak. Buse, ne söylesem bilmiyorum, harika yazmışsın. Ellerine sağlık...

e_kolayli e_kolayli Üye 06.07.2010
0

Filmi izleme nedenim olduğunuzu bilmenizi isterim. Ayrıca çok şık ve iyi yerlere geleceğini düşündüğüm bir mekanda olduğumu biliyorum. Fakat ziyaretçilerinizide aranıza almayı düşünmüyormusunuz? Hep böyle disiplin disiplin, kopalım artık. Yazamam ama üye olup kalitenize katkıda bulunmak isterdim. Merakta bırakmayın. yazı muhteşem olmuş devam edin lütfen.

ayben_91 ayben_91 Üye 06.07.2010
0

Bu filme bayılmıştım ben, kesinlikle izlemelisiniz. ayrıca yazının giriş bölümü o kadar etkileyici ki ilk kez izlediğim bir filmin uzuuunnn yorumunu okumuş oldum:))) Ellerinize sağlık. sevdim ben burayı:)))