Köprüdeki Kız / La Fille Sur Le Pont [1999]

La fille sur le pont

Köprüdeki Kız / La Fille Sur Le Pont [1999]

Sivrisinema Puanı

1
1 İnceleme

Üye Puanı

0
5 Yorum

Film Künyesi

  • Tür: Drama, Komedi, Romantik
  • Yönetmen: Patrice Leconte
  • Oyuncular: Vanessa Paradis, Daniel Auteuil, Frédéric Pfluger, Demetre Georgalas, Catherine Lascault, Isabelle Petit-Jacques, Mireille Mossé, Didier Lemoine, Bertie Cortez, Stéphane Metzger, Claude Aufaure, Farouk Bermouga, Nicolas Donato, Enzo Etokyo, Giorgios Gatzios… Devamı

Sivrisinema İncelemeleri (1)

Biblio Biblio Editör 03.05.2010
1

Köprüdeki Kız / La Fille Sur Le Pont [1999]

İsmini ilk duyduğumda Dostoyevski'nin o güzelim hikayesini hatırlatmıştı bana. Köprüde bekleyen yalnız bir kız ve ona yaklaşan adam, sürprizlerle gelişen bir aşk hikayesi, "Beyaz Geceler"le ortak noktaları bundan ibaret olsa da La Fille Sur Le Pont çok enteresan bir film. Paldır küldür denilebile

Devamı

Üye Yorumları

Emin Buğra Saral Emin Buğra Saral Yazar 18.03.2011
0

Herhalde arkada radyo açık kalmış veya iTunes çalıyor olmalı diye düşündüm. Hayır, hicaz makamıyla başlıyordu bu siyah beyaz Fransız filmi. İçim kıpır kıpır oldu ve daha filmin başındayken merak etmeye başladım sonrasını. Sonra birkaç duyguyu aynı anda yansıtan güzel yüzüyle Vanessa Paradis belirmeye başladı. Adının Adele olduğunu söyledikten sonra anlatmaya başladı her şeyi. Bir odada, birkaç terapistin bakışları ve bir terapistin sorularıyla. Anlatmaya başladı, ve ben dinledikçe hayatının basitliğini ve sıkıcılığını içime işliyordu. Yaklaşık dokuz dakika boyunca konuşmasına rağmen, okuduğunuz son cümlem kadar bile sıkıcı değildi. Çünkü tanıdığım birçok kadını gördüm sözlerinde. İnanan, kanan, kendini kandıran, aşkın varlığını kendine kanıtlamak için binbir yalan uyduran, üzülen, kırılan, kandırılan. Ve yalnız... "Dışarıdaki kalabalık insan topluluğu beni görmeksizin geçip gidiyor. Hepsinin acelesi var. Trenlere ve taksilere biniyorlar. Onların gidecek bir yerleri, buluşacakları birileri var. Ben öylece orada oturuyorum..." deyip, hala bir şeyler olmasını bekliyorsunuz. Adele, şansını daha fazla zorlamak yerine köprüden atlamayı seçiyor. Adımını atmak için kendini cesaretlenmeye çalışırken Daniel Auteuil, sigarasını soğuk gözleriyle içen Gabor rolüyle siyah beyazlığa karizmasını yansıtıyor, ve ekliyor: "Hata yapmak üzere olan bir kız görünümündesin." Bu iki insanın hayatının kesişmesiyle film ilginç bir serüven hikayesi ile başlayıp aşk hikayesine dönüşüyor. Gabor'un Adele'e verdiği şans onu bıçaklarının gazabından kurtarmanın yanında hayatının daha iyiye gitmesini sağlıyor. Ama hiçbir zaman tatmin olamayan Adele yine kandırılmayı seçiyor, ve kendini kandırmayı da. Birbirlerinden ayrılmalarına rağmen ruhları, bedenleri tekrar bir araya gelene dek duygularını dile getiriyor. Ve beklenen beklenmedik son: "Who Will Take My Dreams Away?" Yönetmen Patrice Leconte filmin son kısımlarını İstanbul'da çekmiş. Kapalıçarşı'dan tutun Haliç'e kadar birçok mekanı içine alırken Türk insanının "Fransız" kaldığına şahit olmak yüzümde hoş bir tebessüm oluşturdu. Sizlerin de bu keyfi yaşayacağına eminim, deneyin. Fakat İstanbul'daki neredeyse her sahnede ezan okunduğunu düşünürseniz günde 10 vakit namaz mı kılınıyor diye sorabilirsiniz kendinize. Yazıyı bitirmeden önce Hürriyet'in 2000 yılında yönetmen Patrice L. ve Vanessa P. ile yaptığı röportajı buldum, bakmak istersiniz belki: http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2000/07/24/225824.asp

Biblio Biblio Yazar 03.05.2010
0

Beyaz Geceler üzerine yazdığınız yorum için asıl ben teşekkür ediyorum. Öyle nahif, öyle hüzünlü, öylesine güzel bir kitaptır ki, içerdiği duygu yoğunluğu yüzünden, onu okumak için bir süre beklemek zorunda kalmıştım bir zamanlar. Tanıdık cümleleri insanın içini ince ince kanatan, nefis bir hikaye. Mutlaka okuyun.

ziyaretci ziyaretci Üye 03.05.2010
0

Filmi izlemek ya da izlememek hakkında şimdilik karara varamadım, ama kitabın konusunu ufak bir araştırdıktan sonra okumaya karar verdim. Böyle güzel bir kitabın varlığından haberdar ettiğiniz için teşekkür ederim. Kitabın konusu ilgimi çekti çünkü ben de en az o hayalcinin durumundayım. Aramızdaki benzerlik tamamen aynı olmasa da çok fazla :(

Biblio Biblio Yazar 03.05.2010
0

Oyuncu seçimleri bana göre iyiydi. Gabor, yaşını başını almış bir adam olduğu için Daniel Auteuil yerine yakışmıştı, hafif bir karizması da vardı yaptığı mesleğe uygun olarak. Vanessa Paradis genel geçer güzellik, çekicilik kurallarına uyan bir kadın değil kesinlikle. Ama o çocuksu, ürkek aynı zamanda havai genç kız rolü üzerinde hoş duruyordu. Filmi izlerken ikisi de rollerine uymuş, sırıtmıyor diye düşünmüştüm. Nazik yorumun için çok teşekkür ediyorum.

Ethem Sak Ethem Sak Yönetici 03.05.2010
0

Öncelikle yazı çok güzel ve tadında olmuş. Filmin konusu ilgimi çekti. Daniel Auteuil dışında daha çekici birisi olabilirdi diye düşünüyorum. İkiliyi yakıştıramadım. Sanki Vanessa Paradis karakterinin tarzı değilmiş gibi. Tabiki bunu film içerisinde daha çok benimseyeceğiz. Vanessa Paradis, bana her zaman tuhaf gelen birisidir. Nedendir bilmiyorum! Gizemli bir görünüşü var ama çekicilik anlamında değil. Tuhaf işte. Sıradışı.