The Shining (Cinnet) – 1980
Stanley Kurbick ile Stephen King 1980‘lerde bu filmde bir araya gelirse ve başrolde Jack Nicholson varsa eğer bu film Sivrisinema’da kesinlikle yer almalıdır arkadaş. Hele de milyonlar bu filmi izlediyse.
Hepiniz otelin kocaman koridorlarında 3 tekerlekli bisikletiyle dolaşan zibidiyi hatırlıyorsunuzdur muhtemelen. Günümüzde bile ortalıkta “redrum” naralarıyla dolaşan insanlara rastlayabilirsiniz. Arkadaşlarımın arasında popülaritesini korumakta olan Danny adlı kahramanın asıl adı da Danny (Lloyd). Hatta Jack Nicholson’un oynadığı karakterin adı da Jack. Yoksa bu insanlar kendilerini mi oynadılar, anaam :S Ve koca film baştan sona kadar çekilirken Danny’nin korku filmi çekildiğinden haberi bile olmamış.
Eğer ben ‘sebi‘ çağlarımda bu filmi izleseydim, gayri ihtiyari Danny’nin yerinde olmak isterdim. Keza 1 metrelik boyuyla 1 gün sonrasını görebilecek Allah vergisi yeteneğe sahipti. Bir de meraklı olmasa, denileni yapsa, ne güzel olacaktı. Yahu yavrum, sana o odaya girme dedilerse, bir bildikleri var değil mi? Sen yerinde durama, lüks arabandan (bisiklet) pıtı pıtı giderken inip 237 numaralı odaya süzül. Ondan sonra al başına belayı. Yalnız yiğidi öldür, hakkını ver demişler. Filmin en iyi oyuncusu olduğunu düşünüyorum. O zamanlar Danny’nin 7 yaşında olduğunu biliyor muydunuz peki? Aynı zamanda Jack de o yıllarda 34 yaşındaydı. 3 ile 4′ü topla, ne yaptı? 7. :) Anneciğim…
Gel gelelim filmin dişi oyuncusu, Jack’in eşi, Danny’nin pıtırcık annesi Wendy’e (Shelly Duvall). Bana eski sevgilimi anımsatmasından ziyade filmi izlerken oynadığı karaktere kendimce “yok yahu artık” diyorum. Bir insan nasıl bu kadar sabırlı, nasıl bu kadar anlayışlı olabilir bilemiyorum. Eşini sevdiğinden de değil, bildiğin saygıdan dolayı yapıyor bunu kesin. En azından ben öyle düşünüyorum. Ses tonu filmdeki kişiliğiyle gayet de güzel uyumuş, yerim onun yanaklarını…
Kocaman bir otelde 3 kişi kalmak Jack’in kafayı yemesine sebep olduğu andan itibaren filmin akıbetini çok merak edivermiştim. Acaba dedim, çocuğu paramparça mı edecek? Yoksa Wendy’i doğrayıp kendine daktilo mu yapacak? Tüm bu ihtimallere rağmen, Jack, “Danny’nin kızları ikiz, al sana arkadan dikiz” şarkısını mırındanarak ikisini kovalıyor. Sonuçta ölen de yok. Korku filminde mutlu son, yuppi.
İzlemediyseniz, “shame on you guys” diyebilirim. Evet, bunu yaparım. Kork benden Tony.
Sevgiler.
Yorum Yaz:
Yorum yazarken adınız, soyadınız, e-posta adresiniz ile yorumunuzu mutlaka girmelisiniz. E-posta adresiniz burada gözükmeyecek ve aynı zamanda başkalarıyla kesinlikle paylaşılmayacaktır. Lütfen yazı ile alakalı yorumlar yazmaya özen gösteriniz. Aksi halde yorumunuz yayımlanmayabilir.









Sürücü (Drive)
Jack And Jill
My Week With Marilyn
Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Patlak Sokaklar: Gerzo…
Fetih 1453
Bel Ami
Resident Evil: Retribu…
Total Recall
Sinema Haber
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı
Yorumlar:
"The Shining (Cinnet) – 1980" yazısı hakkında toplam 6 Yorum yazıldı. Siz de bu yazı hakkında yorum yazabilirsiniz.
Ethem Sak 10.2.2010 - 20:20
Beni kalbimden vurdun arkadaşım:)
Bu filmi bir türlü fırsat bulupta izleyemedim ve dolayısıyla yazamamıştım:)
Ellerine yüreğine sağlık. İlk fırsatta izleyeceğim diyorum ama hala hala aynı yerdeyim.
Nasip olmadı diyelimde moralim bozulmasın:):)
Teşekkürler…
rahmetli 10.2.2010 - 23:23
Her şeyde bir hayır var demek lazım, belki de sen izleseydin bu kadar güzel anlatamayacaktın filmi :P O zaman sana “shame on you” diyorum Ethem, rahipler bıdılasın seni. Derhal izlemen gerek.
Asya 11.2.2010 - 11:11
hhaha ethem mi güzel yazı yazamayacak.şakacı seni..bu arada hoşgeldin.mailden bi kaç yorumunu okudum bizde yazar olsa dedim.ve bi baktım ki olmuşsun bile çok sevindim.işte böyle biz düşünene kadar ethem çoktaaan yapar:D
Sinemanın Altın Madeni: Stephen King | Camkafa 14.7.2010 - 1:01
[...] ne kadar Kubrick şaheseri olarak anılsa da korku türünün en önemli örneklerinden sayılan The Shinning (Cinnet) ,Stephen King ?in aynı adlı romanından uyarlanılarak çekilmiştir. (Kitap türkiye?de [...]
nesli 07.8.2010 - 21:21
işte tam da sinema 7. sanattır demeyi öngören bir yapıt.uyarlamalardan başarılılar arasında bulunan,ayrıca kubrick ve nicholsan gibi iki devi biraraya getiren,insanı bööyle bir alıp götüren filmdir kendileri…severiz sayarız
Ethem Sak 07.8.2010 - 21:21
sinemayı sevdiren, sevipte Nicholas’ı tanımayan hatta önyargıyla bakan insnalara harika bir referasn oldu.
şimdi kimse kötü kalpli jokerin etkisinde değil :)