RSS İLE ABONELİK

RSS ile Google Reader veya Bloglines gibi servislere üye olarak blogumuzu takip edebilirsiniz. Şimdi Abone Ol!

RSS ile Abone Ol!

E-POSTA İLE ABONELİK

Aşağıdaki kutuya e-posta adresinizi yazarak abone olup blogumuzu e-postanız üzerinden takip edebilirsiniz.

Hugo Cabret (2011)

Film Künyesi

  • Yönetmen: Martin Scorsese
  • Senaryo: John Logan, Brian Selznick,
  • Oyuncular: Jude Law, Ben Kingsley, Christopher Lee, Chloe Moretz, Sacha Baron Cohen, Asa Butterfield, Michael Pitt, Mathieu Amalric, Richard Griffiths, Ray Winstone, Helen McCrory, Frances de la Tour, Angus Barnett, Michael Stuhlbarg, Gulliver Mcgrath, Shaun Aylward, Mark Shrimpton, Lucy Scarfe, Max Wrottesley, Graham Curry, James Butler, Joshua Dunlop, Emil Lager, Hugo Malpeyre, Gino Picciano, Adam Manuel, Denis Khoroshko, James Thomas Scott, Nathaniel Antonio Lloyd, Catherine Balavage, David Smith, Edmund Kingsley, Eric Moreau, Robert Gill, Ben Addis
  • Tür: 3 Boyutlu, Aile, Fantastik, Gizem,
  • Yapımcı Firma: Johnny Depp, Martin Scorsese, Bruce Berman, Barbara De Fina, Graham King, Charles Newirth, Georgia Kacandes, Tim Headington, Emma Tillinger, Christi Dembrowski,
  • Yapım Yılı: 2011
  • Yapım Ülkesi: A.B.D
  • Orjinal Dili: İngilizce
  • Filmin Süresi: 83 dakika
  • Resmi Sitesi: http://www.hugomovie.com/#home
  • Vizyon Tarihi: 02.12.2011
  • IMDB Sayfası: http://www.imdb.com/title/tt0970179/

28 Aralık 1895 günü Lumiere Kardeşlerin Paris’te Boulevard des Copucines 14 numaradaki Grand Hotel altındaki Grand Cafe’nin alt katında yer alan Salon des Indiens’de yaptıkları halka açık gösteriyi sinema tarihçileri 20. yüzyıl’a damgasını vuran sinemanın başlangıç tarihi olarak benimseyeceklerdi.

Bu gösteriye bizzat Lumiere Kardeşler tarafından davet edilen İlizyonist Georges Melies sahnede gördükleri karşısında şaşkına dönüp tam anlamıyla büyülenmiş ve o gün tüm sinema tarihini yazacak ve bu tarihin nasıl şekilleneceğini belirleyecek birbirinden farklı fikirlerle salondan ayrılmıştı. Sahnede gösterilen filmde kalabalıklar perdeye doğru yürüyor, taşıt ve insan trafiği büyük bir caddede akıyor ve son olarakta büyük bir yük treni perdeye doğru hızla yol alıyordu. Gösteriyi izleyenlerin verdiği ilk tepki büyük bir şoktu…

Sinematograf adını verdikleri icatlarının geleceğinin olmadığını söyleyen Lumiere Kardeşler. Bu büyülü makineyi Georges Melies’a satmayı reddetmişlerdi. Georges Melies’a verdikleri cevap şöyleydi ‘Delikanlı paranı sokağa atma. Bu aygıt bir süre bilimsel bir merak konusu olur sonra unutulur, hiçbir geleceği yok’…

Georges Melies Lumiere Kardeşlerle aynı fikirde değildi elbette ve o gün sinema tarihine sinemanın kendisine ve tüm dünyada aynı aşkla filmleri izleyen birbirini asla tanımamış milyonlarca sinefili gönülden bir bağla birbirine bağlayan Hugo Cabret adlı filmin yapım hikâyesi de başlamış oldu. Sinemaya adanmış bir hayat ve o hayata adanan bir film. Hugo Cabret…

Sinemanın hakkı teslim edilmemiş dahi çocuğu: Martin Scorsese;70’lerde Taksi Şoförü(1976) ve New York New York(1977) 80′lerde Kızgın Boğa(1980) Paranın Rengi(1986) 90’larda Sıkı Dostlar(1990) Korku Burnu (1991) Casıno(1995) gibi başyapıtlara imza atan büyük usta artık ilk 10 yılını geride bıraktığımız 2000′lerde ise Newyork Çeteleri,  Göklerin Hâkimi, Köstebek gibi yapıtları beyazperdeye armağan etti.

Sicilya’dan ABD’ye göç eden İtalyan bir ailenin üçüncü kuşak temsilcisi olan Scorsese Newyork un İtalyan mahallesinde büyüdü ve gençliğinin birçok anısı filmlerindeki gerçekliğe de yansıdı. Öyle ki yönetmenin anlattığı mafya hikâyelerinde sert gangster karakterlere her zaman İtalyan asıllı aktörler hayat vermiştir.

Çocuk yaşta astım olmasının da etkisiyle diğer çocuklar gibi yaşayamayan sanatçı babası ile birlikte haftada iki kere gittiği sinemadan çok etkilenmiştir. Öyle ki yıllar sonra yaptığı bir söyleşide çocukluk anılarını anımsamaya çalıştığında gerçek olaylarla John Ford un yâda Fuller in filmlerindeki sahnelerin birbirine karıştığını söylemektedir. Ustanın sineması her zaman büyük bir sinema ve sanat aşkıyla kotarılmıştır.2004 yapımı Göklerin Hâkimi adlı filminde yönetmen Howard Hughes’ın hayatını konu alan biyografik filmle büyük bir üstada ve onun icra ettiği sanata karşı büyük bir saygı duruşunda bulunmuştur. Geçtiğimiz yıl Zindan adası ile Kara filmlerin eski görkemini yaşatan Scorsese bu yıl sinemaya olan tutkusunu en iyi ifade edebilecek son başyapıtı Hugo’yu çekti.

Brain Selznick’in aynı adlı romanından uyarlanan hikâye ustanın ilk 3 boyutlu filmi olma özelliğini taşıyor.1920′lerin Paris’inde babasıyla birlikte saat tamirciliği yapan Hugo Cabret babasını trajik bir kaza sonucu kaybedince soluğu sarhoş amcasının yanında alıyor. Paris istasyon garındaki saatlerin bakımıyla ilgilenen amcası bildiği her şeyi Hugo ya öğretip ortadan kayboluyor. Tüm hayatını aslında başka bir insanın yansıması olarak geçirmek zorunda kalan Hugo hayatının amacı olan Automotonu tamir edip içindeki sırrı çözmeye çalışıyor. Bunun için hayalet gibi yaşadığı garın içindeki eski oyuncakçıdan automotonun tamiri için gerekli olan parçaları teker teker çalmaya başlıyor. Oyuncakçıya hırsızlık yaparken yakalanan Hugo eski unutulmuş dükkânın sahibi Georges Melies’ın yanında çalışmaya başlıyor. Akranı İseballe ile tanışıp Georges Melies’ın vaftiz kızı olduğunu öğreniyor ve arkadaşının kolyesindeki anahtarın automotonun kilit anahtarı olduğunu anlayınca babasının eski bir müzenin bodrumunda bulduğu automoton ile Georges Melies arasında bir bağlantı olduğunu anlıyor. Sarhoş amcası Seinne nehrinde ölü bulununca Hugo’nun gizli yaşamı sona eriyor ve kendisini yetimhaneye yollamak isteyen istasyon görevlisini peşine takıyor. Böylece tüm sinema tarihine ilham veren gizemli sırrı çözmeye başlıyor…

Filmde Hugo Cabret’i geleceğin parlak oyuncuları arasında gösterilen Asa Butterfield ile Georges Melies’ın vaftiz kızı rolünü ise Isabelle’i Chloe Grace Moretz uyumlu bir ikili oluşturarak canlandırıyor. Hugo’nun babası rolünde Jude Law var. Ne yazık ki hikâyenin gidişatında onun duru oyunculuğunu pek fazla göremiyoruz. İçinde olduğu her sahnede başrol oynasın ya da oynamasın sahne çalan Law filmdeki kısa rolünde hayli etkili. Öyle ki kahramanımızın hayatının anlamını bulmasındaki rolü hayli büyük.

Georges Melies rolünde büyük oyuncu Sir Ben Kıngsley son yıllarda her rolü kabul eden emekli aktör kişiliğinden sıyrılmış görünüyor. Georges Melies’a olan fiziksel benzerliğini de göz önüne alırsak filmdeki Melies karakteri adeta onun için yazılmış gibi duruyor. Aktörün Gandhi de kazandığı Oscar’dan sonra kariyerinin en iyi performanslarından biriyle boy gösterdiğini söyleyebiliriz.

Sacha Bohen Cohen istasyon görevlisi rolünde gözüktüğü her sahnede filmin unutulmaz karakterlerinden biri olacağını gösteriyor. Karakterin komik yürüyüşü, her zaman harekete hazır köpeğiyle istasyonun altını üstüne getirip yetimleri yakalamaya çalışması, kendine güveniyle böbürlenen dış görünüşünün yanında hoşlandığı çiçekçi kıza yaklaşamayacak kadar da utangaç yapısı, aktör tarafından başarıyla canlandırılıyor. Yakın zamanda başka bir mizahi kahraman olan Borat tiplemesiyle ekrana gelen aktörün Hugo’daki oyunuyla şimdiden sinema tarihinin unutulmaz ları arasına girdiğini söylemek çok iddialı bir söylem olmasa gerek.

Filmin sinemaseverler için en büyük sürprizlerinden birisi ise Yüzüklerin Efendisindeki Saruman rolünden sonra izleme şansını fazla bulamadığımız efsane aktör Crıstopher Lee elbette. Büyük aktör filmde kitapçı Monsieur Labisse rolüyle filmin onur madalyası gibi ışıl ışıl parlıyor.

Diğer karakterler; Hugo’nun amcası rolünde Ray Winstone, Isabelle’in vaftiz annesi ve Melies’ın eşi rolünde Helen McCrory, çiçekçi kız Lisette rolünde Emily Mortimer istasyon’daki cafe sahibi Bayan Frances dela Tour ve yüzüklerin efendisindeki kısa rolünden tanıdığımız Rıchard Grıffiths tarafından canlandırılıyor. Günümüz robotlarının 1920′lerdeki versiyonu olan Automoton, Paris’in ünlü tren garındaki şahsına münhasır saat ve ışıl ışıl sokaklarıyla Paris’in kendisi filmin oyuncu kadrosunu tamamlıyor.

Hugo bir çocuğun bakış açısından tüm sinema dünyasının ve buna öykünen büyük yönetmenlerin hikâyesini anlatıyor. Gizli sandığın ya da automoton un içinden çıkan ‘Aya’a Yolculuk’ filminin afişi kahramanımızı Melies’a götürmekle kalmıyor aynı zamanda umudu simgeliyor. Hikâyeleri birbirinden bağımsız gibi duran yan karakterlerin her biri sır açığa çıktıktan sonra huzuru ve mutluluğu buluyorlar.

Çocukluğunda geçirdiği astım hastalığı yüzünden sinemaya olan ilgisi tutkuya dönüşen Scorsese in hayatı hikâye de ki Hugo’yla benzerlikler gösteriyor. Filmin asıl amacı; unutulmuş, tüm filmleri kendisi tarafından imha edilmiş ve bu yüzden iflasa sürüklenip ‘Düşler atölyesi’ adını verdiği stüdyosunu kapatmak zorunda kalan Georges Melies a ulaşmak.

Sinema dünyasının başlangıcının anlatıldığı bir senaryoyu çekmekle kalmayıp konu edilen yönetmenin tüm o eski filmlerini tekrar çekecek kadar büyük bir sinema tutkusuna sahip olan Martin Scorseses in kariyerindeki en kişisel eseri olduğunu söyleyebiliriz.

 

28 Aralık 1895 günü Lumiere Kardeşlerin Paris’te Boulevard des Copucines 14 numaradaki Grand Hotel altındaki Grand Cafenin alt katında yer alan Salon des Indiens’de yaptıkları halka açık gösterinin o günlerden başlayarak bugünlere nasıl geldiğini görmek, harcanan emekleri yaratıcılığın sınırlarını zorlayan dâhilerin gerçek hikâyelerine tanık olmak ve her şeyden önemlisi artık nesli tükenen bir sanatçının sinemaya olan son övgüsüne şahit olmak için bu başyapıtı izlemelisiniz… Tıpkı filmde Georges Melies’ın küçük bir çocuğa söylediği gibi.

Düşler Atölyesine hoş geldiniz…

 

 

1 kişi bu yazıyı beğendi. Ya siz?

Yorum Yaz:

Yorum yazarken adınız, soyadınız, e-posta adresiniz ile yorumunuzu mutlaka girmelisiniz. E-posta adresiniz burada gözükmeyecek ve aynı zamanda başkalarıyla kesinlikle paylaşılmayacaktır. Lütfen yazı ile alakalı yorumlar yazmaya özen gösteriniz. Aksi halde yorumunuz yayımlanmayabilir.

  1. http://dl.dropbox.com/u/150969/sinemalardan/18047.flv
  2. http://dl.dropbox.com/u/295536/Envy%20movie%20trailer.flv
  3. http://dl.dropbox.com/u/295638/Shinobi%20Trailer.flv
  4. http://dl.dropbox.com/u/4592147/fragman/thelimitsofcontrol.flv
  5. http://dl.dropbox.com/u/295536/video.flv
  6. http://dl.dropbox.com/u/12954238/26528437_mp4_h264_aac.mp4
  7. http://dl.getdropbox.com/u/295536/103010690296_15040.flv
  8. http://dl.dropbox.com/u/295638/_Funny_Games_revels_in_the_same_violence_it_seeks_to_condemn.flv
  9. http://dl.dropbox.com/u/12954238/Taking%20of%20Pelham%20123%20-%20trailer.mp4
  10. http://dl.dropbox.com/u/295638/1344763304657_8245.mp4
  11. http://dl.dropbox.com/u/150969/sinemalardan/No%20Mercy%20%282010%29%20Korean%20Movie%20Trailer.flv
  12. http://dl.dropbox.com/u/295638/1199005.flv
  13. http://dl.getdropbox.com/u/295638/15934.flv
  14. http://dl.getdropbox.com/u/295638/reignoverme.flv
  15. http://dl.dropbox.com/u/36525061/32.flv
  16. http://dl.dropbox.com/u/295638/1455098.flv
  17. http://dl.dropbox.com/u/12954238/129743.flv
  18. http://dl.dropbox.com/u/12954238/482111397189_28541.mp4
  19. http://dl.dropbox.com/u/12954238/906611.flv
  20. http://dl.getdropbox.com/u/295536/chbbgmmlieih.flv
  21. http://dl.dropbox.com/u/295638/1.flv
  22. http://dl.dropbox.com/u/295638/20100316_49977_sddwosnm81d3e69y.flv
  23. http://dl.getdropbox.com/u/295536/20081007_harryPotter.flv
  24. http://dl.dropbox.com/u/36525061/hugo.mp4
  25. http://dl.getdropbox.com/u/295536/16527_1.flv
  26. https://dl.dropbox.com/u/295536/video.flv
  27. http://dl.dropbox.com/u/295638/22627189_mp4_h264_aac.mp4
  28. http://dl.getdropbox.com/u/295638/da8c8fc5863d0752.flv
  29. http://dl.dropbox.com/u/295536/krglhceklkmh.flv
  30. http://dl.dropbox.com/u/12954238/how.mp4
  31. http://dl.dropbox.com/u/12954238/sss.flv
  32. http://dl.dropbox.com/u/295638/Cinema.flv
  33. http://dl.dropbox.com/u/12954238/Kopyas%C4%B1%20Chain%20Letter%20Trailer.flv
  34. http://dl.dropbox.com/u/36525061/835046.flv
  35. http://dl.dropbox.com/u/36525061/Patlak%20Sokaklar%20Gerzomat%20Fragman.flv
  36. http://dl.getdropbox.com/u/295536/25586.flv
  37. http://dl.getdropbox.com/u/295638/sinemalardan.com..flv
  38. http://dl.dropbox.com/u/295536/1140181.flv
  39. http://dl.dropbox.com/u/12954238/The%20Man%20From%20Nowhere.flv
  40. http://dl.dropbox.com/u/150969/sinemalardan/1824_3686_1_4.flv
  41. http://dl.dropbox.com/u/4592147/fragman/synecdoche-new-york.flv
  42. http://dl.dropbox.com/u/12954238/Ryna.mp4
  43. http://dl.dropbox.com/u/295638/1061355.flv
  44. http://dl.dropbox.com/u/295638/Karamazovi%20-%20trailer.flv
  45. http://dl.dropbox.com/u/36525061/Karanl.flv
  46. http://dl.getdropbox.com/u/295638/9674.flv
  47. http://dl.dropbox.com/u/12954238/MY%20SON%2C%20MY%20SON%2C%20WHAT%20HAVE%20YE%20DONE%20-%20Video%20Clip.flv
  48. http://dl.dropbox.com/u/36525061/sen%20kimsin.flv
  49. http://dl.dropbox.com/u/12954238/1981%20de%20Ricardo%20Trogi%20-%20Bande-annonce.mp4
  50. http://dl.dropbox.com/u/295638/AGATHA.flv
İzle

Bu blog üzerindeki bütün yazıların telif hakkı Sivrisinema'ya aittir. Kaynak gösterilmeden alıntı veya kopyalama yapılması yasaktır. Sivrisinema 2008-2012© | Yönetici Girişi