Türk Sineması Bölünüyor mu?

01 Mayıs 2013

Gün geçmiyor ki Türk sinemasının daha iyiye doğru gittiğine tanık olmayalım. Eskiye nazaran görsel anlamda büyük değişim yaşayan Türk sineması, senaryolardaki hikayeler bakımından ne kadar ilerlemiş sorusuna aldırmadan teknolojinin ve teknolojiyle beraber yetişen yeni aktör-aktristlerin keyfini çıkartıyoruz.

Yenilikler beraberinde değişimleri, değişimler beraberinde yenilikleri sürüklermiş ardından. Bir tek bana dokunamaz, karakterime. Teknloji, insan hayatını kolaylaştırıp eğlenceli hale getirse de bana, yani insanoğlunun ruhuna sahip olamıyor. Dostlar aynı dost, sadece mekan değişiyor.

Takip edenler ya da dikkatini çekenler bilirler, önceki yazılarımda Adam Sandler'in filmlerindeki kadrolaşmadan bahsettiğimi anımsıyorsunuzdur. Tüm filmlerinde olmazsa olmaz, kendi kadrosundan oyuncuları sahaya çıkartır, kimi 5 dakika kimi 90 dakika filmde boy gösterirler. Bunun kökeninde  eski dostlukların olduğunu da Adam Richard Sandler'in tanıtım yazısında yazmıştım. Aynı zamanda eski dostlarını unutmadığı için kendisini tebrik etmiştim.

Şimdi bunun Türk sineması ile alakasına gelelim. Biz şöhretin dostlukları bozmadığını görüp uzak ülkelere tebessüm ederken, yanı başımızda kadrolar çoktan kurulmuş, zamanla keşfedilecek tebrikleri bekler olmuşlar. Ya da ben geç kaldım...
Bunun tamamen tesadüfen bir oluşum/guruplaşma/dost çevresi de olabileceği gibi, böyle bir oluşum/kadrolaşmanın da (vs) sinyallerini de görmüyor değiliz.
Medyatik bir tepkiyle "Türk Sineması bölünüyor mu? Bölündü mü? İyi mi? Kötü mü? Başlığını atıyorum.

Örneklerini gördüğümüz bu durum ne kadar doğru?
Potansiyel izleyici olarak bundan kazancımız ne olabilir?

İzlemekten zevk aldığım Uğur Yücel'i, gözlerimizin bayramı Özgü Namal'ı aynı kadrajda görmek kadar keyifli olabilir mi aynı filmde olamamak. Ya da bir Yılmaz Erdoğan ile Özkan Uğur'a kim söylemiş aynı filmde olmamalarını? Oysa Şafak Sezer ile Ata Demirer birbirlerini anımsatmıyormu sizce? Yeni bir filmde ikiz kardeşlermiş ancak düşman bilirlermiş birbirlerini. Aynı kızı, Binnur Kaya'yı sevelermiş ve filmin sonunda kardeş olduklarını öğrenirlermiş de yeşilçama gönderme yaparlarmış.
Şahsen izleyici adına söyleyebilirim ki, "Ne kadar renk, o kadar eğlence".

Az önce yazmakta zorlanmadığım senaryoyu seyretme keyfini kaçırırken, diğer tarafta ise işini severek yapan bu insanların ticari, kişisel, uyumsuzluk veya performanslarını etkileyebileceği mazeretini kabullenip bir takım da bizim mi seçmemiz gerekiyor?

Madem öyle, biliyoruz ki bizler takım tutmayı seven, hatta siyaseti bile fanatikliğe dökebilmiş insanlarız, öyle ise seçeriz takımımızı geçeriz ekran başına.

Hani "Sanat uğruna soyunurum" diyen zihniyete misilleme olmasa da örnek vermek isterim bu kelimeyi. Madem sanatsa amacımız, hepimiz bir fidanın güller açan dalıyız. Aynı dalda boy gösteren tüm aktörleri aynı filmde görme şansımızı zorlamayı düşünüyorum, bilmem siz okuyucularımız ne dersiniz?

Kaldı ki zamanında gıpta ile seyrettiğimiz Rocky Balboa'dan (Sylvester Stallone) tutunda Mavi Ay dizisinin romantik dedektifi David (Bruce Willis) gibi dünyaya kendilerini kanıtlamış yıldız aktörlerden beklenir miydi The Expendables gibi birbirinden ünlü isimlerin bir araya gelebileceği?

Örnek alınan Hollywood filmlerinin sonu bu oldu, bir arada olmak. Bence yaşlanmayı beklemeden yapılabilecekleri yapmak daha keyifli olabilir.

Bu yazımın tamamen bir varsayım olduğunu bilmenizle beraber şartların getirdiği durumlar, kurallar, anlaşabilme ve uyum etkenleri göze alınırsa her şey bir yere kadar deyip, hafif de olsa adamını bilmek durumu söz konusu olabilir.

Yazımın amacı; Bu durumdan biz izleyiciler ne kadar memnunuz? Bunu sorabilmekti.

(Bu yazı bir soru/fikirdir).

Üye Yorumları

fiko fiko Üye 24.01.2011

Sayın yazar, bu kondua size hak vermiyor değilim, Türk sineması gelişıyor büyüyor ve renkleniyorken saydığınız isimler ve daha nicelerini bir arada görmek çok daha eğlenceli ve keyifli olacaktır. Bahsettiğiniz düzen oldukça ilgi çekici, belki görebiliyorduk ama farketmemi sağladınz. Bunn yanında bahsettiğiniz düzene tüm oyuncular dahil değildir sanıyorum. Fakat iyi bir izlenim olmuş. Ellerinize sağlık.