Sivrisinema’nın Yeni Momenti İçin

13 Haziran 2013

Bu metin, Aralık 2012’de yazılmış ve yayınlanmış, ‘Türkiye’de İnternette Sinema Eleştirisi’ metnin ardılı sayılabilir.


http://blog.radikal.com.tr/Sayfa/turkiyede-internette-sinema-elestirisi-7160 


Sivrisinema, bir metnin ilkin kendi sitesinde yayınlanmasını arzuladığı, yılda 50’nin üzerinde sinema eleştirisi metni yazdığım, isteyeninin istediği metni istediği yerde okuyabileceğini düşündüğüm ve kimi sabırsızlığım da tuttuğu için, bu metin başka sitelerde yayınlanmış oldu. Yoksa prensibim, sinema metninin sinema sitesinde yayınıdır.


Yani, bir eleştiri: Sivrisinema yavaş idi. (Bu konuya geri döneceğiz ama başka bir yoldan.)


O metnin yayınlandığı Aralık 2012’de Sinema Blogları Birliği ve internet sayfası vardı. Şimdi yok. Çünkü, kişisel olarak tanıdığım Ege Görgün, ergenlerin yorucu işbirliksizlikleri nedeniyle, sitenin adının hakkını yenilemedi. 


Bir eleştiri daha: SİYAD’a rakip olarak çıkıp böyle yolda kalmak pek nahoş bir şey. Bunu zamanında Sinemasinemadir de yaptı. Yani, sol, sağ, orta fark noke. 


Gelelim Sivrisinema’nın yeni momentine:


Bunun neden yapıldığını anlamakta zorlanmaktayım. Anladığım tek şey, sitenin reklam gelirini arttırmak arzusu.


Ticari filmleri eleştirmek başka, vizyonu izlemek başka.


Sinema eleştirisinin gidişatını, ne vizyon filmleri, ne de İstanbul Film Festivali (artı İf Festivali) programı da belirlemedi. Kimse, kendisine dayatılan tüketim programına uymak zorunda değil. Bunu, buradaki yazarların da, editörlerin de bir düşünmesini öneririm. 


Bu ilk asıl eleştiri.


Sonra, ne değişecek acaba? 


Yazarlar daha çok mu yazacak? 


Site daha çok okundu diyelim, kimlerin yeni okur olacağı, internet arşatırmalarından belli. Bunların gelmesini gerçekten arzu mu ediyorlar editörler? 


Eleştiri açısından şöyle bir üçlü sıralama yapalım: 


Bir: 25. Kare. 


İki: Sivrisinema’nın eski hali. 


Üç: Sivrisinema’nın müstakbel hali. 


Yaklaşık 13 yıldır blog yazarıyım (ki o zaman öyle denmiyordu), eğer herhangi bir konuda internette özgür bir eleştiri gördüysem, hep bloglarda gördüm.


Profesyonel siteler, reklam vermeme, (Alexa’nın yaptığı gibi) az tıklattırma gibi, güya onların olan avantajlarıyla, sitelere baskı yapıyorlar. Dorsay’ın kendi itiraf ettiği üzere, eleştirmen seyirci arttırıcı biri olsun istiyorlar. Olabilir, ne de olsa, işin içinde trilyon dolar var.


Peki, biz bu işi para için mi yapmaktayız?


Peki, bir noktadan sonra, bilmem kaç yıl dayanıp düz yola çıkarken, şakkadanak eleştirdikleri pozisyona geçmek, biraz sakil olmayacak mı?


Sivrisinema, daha blog iken, bir yazımı yayından kaldırdı. Bundan sonra ne olacak? 


Kendi tavrımı açıklayayım: 


Siteye metin göndermeye devam edeceğim. Ancak, site hakkındaki sempatimi rafa kaldırdım. Artık nötrüm. 


Sevan Nişanyan’ın kitabına yazdığım ve yayınladığım eleştiriden kendisini haberdar ettim. Bana ‘juvenile’ dedi. İyi mi?


Evet arkadaşlar, gerontokrat mıyız, genç / juvenile savaşçılar mı? 


Seçim sizin...


Bendeniz ateist topal karınca eleştirmen hac yolunda. 


Herkese kolay gelsin. Hoca, kızını testiyi kırmadan döver...

Üye Yorumları