A Filmi x B Filmi

13 Haziran 2013

Taa 1930’lardan 1940’lardan kalma bir ayrım bu. İronik olanı, bugün bile, ciddi eleştiri sitelerinde bile hala bu ayrımın kullanılması.


 


Hatta, bunun film olarak ironik bir parodisi bile yapılmıştı:


 


http://www.imdb.com/title/tt0077952/


 


Oysa o ayrım, 1990’lardan başlayarak tersine döndü: Yani, eski A filmleri yeni B filmleri oldu ve tersi de...


 


Savımızı açımlayalım:


 


Eskiden insanlar sinemalara ailecenek giderdi. B fimleri önce gösterilir ve daha çok bugünkü aksiyon filmlerinin daha ilkel versiyonları olurdu.


 


İşte hassas nokta burası:


 


Bugün en pahalı yapılan, en çok gelir getiren ve en çok izleyici alan filmler aksiyon filmleri. Bunların içinde onlarca çizgiroman uyarlaması var. Oysa çizgiroman onyıllarca, bilimkurgu roman ile birlikte, bir kaçış sanatı sayıldı ama taa o zaman bile bu tanım geçersizdi. Kaçıştan çok, eksodus türü idi bunlar ve bugün hala o nitelikleriyle işlevseller. Evet, neo-liberalizm kültürü bir açmaza sürdü ve yine o kültürün hegemonyasının (1929 ekonomik krizinin) ürünü olan bu türler, bir kültürel çıkış / eksodus yarattı çoktan. Bugün en avangard sanat ürünleri bu alandan çıkıyor sayılır,  çünkü kimse oraları ciddiye almıyor ve yasaklamıyor. (Reklam ve klip yapımında, yönetmenlerin daha özgür bırakılması da, bu tür bir düzenleme.)


 


Gelelim ikinci ters dönmeye:


 


Eskiden aile filmleri, çocuk, aşk, vd filmleri yapımı konusu, galiba daha ciddiye alınıp, kendisine daha çok özen gösteriliyordu. Bugün en dandik aksiyon filmine bakıyorsunuz, en ücra rollerde bile, çok ciddi performanslar var. Oysa aşk filmlerine bakıyorsunuz, Julia Roberts gibi oyuncu bile olmayan birileri, hep aynı pozla film çekiyor. Haa evet, eskiden tutan buydu. Ancak zamanlar çook değişti.


 


Bunun biraz daha değişik versiyonu da var:


 


Walt Disney neredeyse yüzyıldır hep aynı. Hala tutuyor. Ancak antitezleri de mevcut. Bazı yeni çizgifilmleri anlayabilmek için, ciddi bir sosyoloji eğitimi almış olmak gerekiyor şimdilerde. Örneğin ‘Shrek’lerin bazı bölümleri öyledir.


 


Bu arada, 1985 gibi tırmanmaya ve 1995 gibi çöküşe geçen AB sanat filmleri de, bu akışa yardımcı oldu denebilir. Oralarda ilk film ödülü alan epeyi yönetmen Holywood’a transfer oldu ve tıpkı 1900’lerdeki alman yönetmenler gibi, ister istemez kendi sinema anlayışlarını globalleştirdiler ve aynı zamanda yankileşerek uyruklaştılar (bakınız Tom Tkywer).


 


Aynı zamanda 1995 gibi başlayan, reklam ve klip gibi türlerin kısafilmleşmesi süreci de, sinemanın bu tür tersinmesinde rol oynadı, çünkü bu süreç zaten baştan sona bir tersinmeydi, yani bu süreç bir tür egzersiz oldu A-B filmi tersinme süreci için. Çünkü reklam ve klip de eskiden B sınıf iken, şimdi A sınıf oldu.


 


İşin geometrik modeline bakarsak, bu bir topolojik yoğrulma. İşin kültürel sürecine bakarsak, bu bir harmanlanma ve fermentasyon.


 


Tüm bu süreçlerin yeni bir Orta Çağ başlangıcında olması da raslantı değil, çünkü bu tür dönüşmeler o dönemlerin alameti farikasıdır denebilir (Rokoko gibi, ölen kültür ürünleri).


 

Üye Yorumları