One Day
Dexter ve Emma. Bir 15 Temmuz sabahında hayatlarını birbirleriyle tanıştırmış ve ama birleştirememiş iki insan. Sebepler sorgulanabilir, arkadaş kalma kararı da. Yalnız, bilinen bir gerçek asla saklanamaz. Çünkü bir gün açığa çıkacaktır ister istemez. Bazen arkadaş kalmak veya kalabilmek en doğru karar gibi gözükür. Objektivist bir yaklaşım bazında iki olgun bireyin mantık uzlaşması olarak kabul gören bu anlaşmasında analitik bir düşünce mekanizması çalıştırılsa da hesaba katılmayan bir şey vardır: Aşk. Çünkü, onun ne ağırlığı ne …
Bir Avuç Deniz – Yeterli, Teşekkürler
Hepimize olmuştur, iyi bir film izlerken ya da sürükleyici bir paragrafi okurken “Vay be!” deriz, “Bunu ben de yapabilirdim!” Yazanı, yöneteni küçümseme, bir yandan da olabildiğince kendini beğenmişlikle örülü bir cümledir bu.. Ama simdi bu yazı için, tıpkı filmin sonundaki “Ne Haneke’ler izledim, kameraya bakıp durdular” sahnesine benzer bir oyun tasarlayalım. Pis pis sırıtıp, içimizdeki kendini beğenmiş, az biraz mürekkep yalamış, her iş çıkışı sinema salonlarında, laptop camlarında almış, en sonunda da Bir Avuç Deniz’e …
IMMORTALS: Mitoloji Öksüz Kaldı!
Son yıllarda beyazperdenin altını üstüne getireceği iddia edilen epik-fantezi çeşitlemelerinin akıbeti aşağı yukarı aynı! Doğru tahmin ettiniz : Koca Bir Hüsran! Özellikle Clash Of Titans ya da Conan TheBarbarian gibisinden, bu konsepti sömürme konusunda kıyas kabul etmeyecek örneklerin varlığı, beyazperdedeki epik-fantezi anlayışına da en irisinden, toraman bir ön yargı geliştirmemizi sağladı! Elbette sadece epik-fantezi için geçerli bir durum değil! Hemen hemen her blockbusterın akıbeti aynı! Benzer kısırlık… Benzer duyarsızlık ve adet olduğu üzere artık …
Mr. Nobody
Nereden başlamalıyım bilmiyorum. Zaman, aşk, dram, fantezi, romantizm, bilim kurgu… Hepsi bir arada, ama gerçekten bir arada. Hızlıca değişen sahneler arasındaki bağlantıyı koparmadan kurmak bazen yorucu bile gelebiliyor. Temposu ve heyecanı yüksek bir film. Senaristi ve aynı zamanda yönetmeni olan Jaco Van Dormael sanırım hayatı boyunca biriktirdiği tüm soruları sinemaya taşımak istemiş. Hepimizin cevap bulamadığı sorular aslında. Film bunlara cevap vermiyor ama bir şeyleri açıklamaya çalışıyor. Ölümü, belki de ölümsüzlüğü anlatıyor. Uzun bir yolculuk olan …
Bir “Hiç” Olarak Yaşamak
- 08.11.2011 - 4:04
- Dram Psikolojik
- 2 Yorum
Her şey var olmakla başlıyor. Önce dünyaya gözlerini açmak, sonra açlığını doyurmak. Her zaman daha fazla besin ve besin zincirinin en üstünde olmak… Savaşmak, sevişmek, didişmek… İnsanoğlunun akıl almaz buluşları her ne kadar insanlığa hizmet etse de, dolaylı olarak içten içe başarılı olmanın verdiği haz. Yıllarca ipin ucunu kaçırmadan yapılan araştırmalar sonunda başarıya ulaşmanın verdiği tat. Her ne kadar iyi niyetli olsak da, Cennet’e gitme arzusuyla bir tutam iyilik daha… Şimdi kendini daha iyi hissediyorsun. …
Just Another Love Story (Kærlighed på film)
”Bir kadın lazım… Her hikâyeye muhakkak bir kadın lazım…” Bu aralar Avrupa sinemasında inanılmaz filmlere denk gelme geleneğimi sürdürüyorum. Evli ve iki çocuk babası olan adli tıp fotoğrafçısı Jonas mutlu olsa da hayatında bazı şeylerin eksikliğini hissetmektedir. Bir gün sürekli sorun çıkartan arabaları yol kenarında bozulunca Julia adlı genç bir genç kadın, onlara çarpmamak isterken kaza yapar. Suçluluk duygusuyla, ağır yaralı kaldırıldığı hastaneye genç kadının ziyaretine gider ve orada Julia’nın ailesi onu kızlarının Güneydoğu Asya’da …
Kazananlar Kulübü / (Win Win (2011)
Dram ve komedi türünde tanıtımı yapılmasına rağmen net bir şekilde tanımlanamayacak bir film “Kazananlar Kulübü”. Takipçisiyseniz Paul Giamatti filmlerinin yegane özelliğinin de bu olduğunu biliyor yada ilk kez okuyorsunuzdur… Gamatti; doğal karakter ve bu karaktere kattığı performansı ile bir anda yıllardır selamlaştığınız dostlarınızın sıcaklığını filmlerinde yansıtabiliyorken aynı zamanda Gamatti, içinizdeki diğer kişiyi konuşturmakta oldukça başarılı. Diğer kişi? Sıradan yada herhangi bir filmde olduğu gibi esas oğlanın yapması gereken bir takım doğrular vardır ki, bir başrol …
Benim Hikayem / Barney’s Version (2011)
Bazı filmler başından sonuna kadar sizi kolunuzdan tutar yaşadıklarınız yanında hayallerinizle de oynar durur. Hani, bir durum karşısında kalsanız, böyle yapardım diye tasarladığınız hikayelerden bahsediyorum, bir insanın yaşadığı doğru yada yanlış uzun bir hayat hikayesi. İşte bu film sizi kolunuzdan tutup toz toprak sürükleyecek bir film. Hızla ve daha fazla yormadan… Paul Giamatti, ilk olarak kardeşim sayesinde ulaştığım Görkemli Hayatım (American Splendor) filmi ile karşıma çıktı. O günden beridir “özellikle” başrol oynadığı tüm filmleri izlemek istiyorum. …
Step Up 3D: Dansın Üçüncü Boyutu!
Günlük hayatın sıkıntılarından kaçmak için tercih edilen filmler arasında Step Up’ın ismi de sayılabilir bana kalırsa. Eğer yapacak hiçbir şeyiniz yoksa sıradan hikâyesini kaliteli danslar ile süsleyerek eğlencelik bir seyirlik ortaya koyan Step Up, güzel bir izle-unut formülü. Tabi bu dediklerim ilk iki film için geçerli! Anne Fletcher’ın yönettiği ilk filmin gişe başarısından sonra gelen devam filminin yönetmen koltuğuna oturan Jon M. Chu üçüncü filmde de koltuğundan kalkmıyor! Ama A Guide to Recognizing Your Saints …
Dünyanın Sonuna Farklı Bir Bakış: Melancholia (2011)
- 28.10.2011 - 1:01
- Bilim Kurgu Dram Gerilim Psikolojik
- 2 Yorum
Lars Von Trier’den Dünyanın sonuna farklı bir bakış açısı getiren film : Melancholia! Çoğumuzun aklında dünyanın sonuyla ilgili farklı teoriler vardır. Ya güneş bizleri hiç ısıtmamak üzere yok olup gidecektir, ya kıyamet kopacaktır, ya bir gezegen dünyamıza çarpacaktır ya da uzaylı istilasına uğrayarak can vereceğizdir… Ve bu konular bir çok filme konu olmuş, seyircinin beğenisine sunulmuştur. Melancholia bu tüm senaryoları yerle bir ediyor ve farklılığını ortaya seriyor. Ücra bir kasabada bir düğün seramonisiyle başlayan filmimiz, …
Werckmeister Harmoniak (2000)
Wercmeister Harmoniak’ı uzun zamandır izlemeyi istiyordum. Dün geceye kısmetmiş. Öncelikle belirtmeliyim ki filmden inanılmaz etkilendim. Şahsım adına sinema sanatının doruk noktalarından biri olduğunu söyleyebilirim. Film başlar başlamaz çok etkileyici bir sahne ile farkını belli ediyor. Ve hemen ardından yönetmenin müthiş bir atmosfer yarattığı o kasvetli, boğucu ve soğuk kasabayla karşılaşıyoruz. Filmde beni herşeyden önce en çok etkileyen bu kasabanın atmosferi oldu. Yönetmen Bela Tarr nasıl bir yer bulduysa izleyeni boğan, çok tekinsiz ve harabe bir …
Slogan Belli; “Dersi, hayat verir”
Türk yapımı siyasi konulu filmleri arasında izleyici üzerinde keyif veren ve sıkmayan, aksine öğretici olan bir film. En vurucu noktası da “Dersi, hayat verir!” sözü. 1970′lerden günümüze gelen 5 üniversite arkadaşının hayatlarının nasıl geliştiğine tanık olurken, bir taraftan da bazı şaşırtıcı olaylara tanık oluyoruz. Konusu sıradan bir siyasi filmin dışında 2. planda kalmış bir siyaset. Asıl konu, filmin başında yaşanan aşk. Saffet (Ferhan Şensoy), çok sevdiği ve bir türlü söyleyemediği Sevil’i siyasi davası için bırakarak …
Düşüş / The Fall (2006)
Masallar kuşkusuz birçoğumuzun hayatında önemli bir yere sahiptir. Çocukken dinlediğimiz masalların etkisini dile getirmek elbette kolay değil, onlarla uyur, onlarla hayal kurar, onlarla karmaşık dünyayı anlamaya çalışırdık. Masallarla büyüdük sonuçta, belki de ilk karakter filizlerimizi onlarla attık. Kaf Dağına, anka kuşuna, konuşan böceklere, gökyüzüne uzanan bitkilere onlarla inanırdık. İyiler hep iyi, kötüler hep kötü olurdu bu masallarda ve hemen hepsi mutlu sonla biterdi. Öyle veya böyle sonuçta biterdi ama bitmesin isterdik. Hep sürsün hatta …



Berlin Kaplanı
Düşler Bahçesi / We Bo…
The Girl With The Drag…
Demir Leydi (The Iron …
Zenne Dancer
Sürücü (Drive)
Fetih 1453
Bel Ami
My Week With Marilyn
Katilin Yüzü / Faces i…
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Fetih 1453 Yeni Fragma…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı