Aile Babası / The Family Man (2000)
Nicolas Cage, her ne kadar Hayalet Sürücü filmi ile beni karşısına alsa da içimdeki sese kulak verip Nicolas Cage’yi nihayet içime sindirebildim. Fantastik bir filmle yıldızını parlatan bu adamı, o atmosferde görmekten haz etmedığimin çok önceden farkındaydım. Cage’nin iskelet yüzü alevler içerisinde olsa da kendisinin asıl tarzının bu olmadığını, daha samimi, daha biografisel, birazcık romantik ve tam anlamıyla hayatın gerçeklerini anlatan doğal filmlerde bulmayı diliyordum. Hani herkesin bildiği bir şey, daha doğrusu gördüğü bir şey …
İntikam Yolu 3D (2011)
CEHENNEMDEN ÇIKAN ÇILGIN CAGE! Kariyeri boyunca Nicholas Cage 3 önemli konuda gerçekten de sıkı bir referans sağladı. 1 – CEHENNEM İLE İÇLİ DIŞLI OLMA KONUSUNDA : Cage’in Ghost Rider’a olan sevgisini bir de uyarlamada bu karaktere hayat vererek perçinlemesi aslında bu işin başlangıcı oldu. John Milton’da misyon olarak Ghost Rider’a benzer bir misyon üstleniyor. Ortada belki şeytan ile masaya oturulup neticelendirilmiş bir anlaşma yok belki ama, ölmek nedir bilmeyen bir Nicholas Cage var! 2 – BÜYÜ VE …
Sucker Punch (2011)
MEKTUP MEKTUP İÇİNDE… Son on yıl içerisinde, hem beyazperde de bahsi geçen çizgi roman estetiği hem de çizgi roman uyarlamaları konusunda en heyecan verici işlere imza atan isimlerden birinin de kuşkusuz Zack Snyder olduğunu iddia edebilirim. Özellikle Snyder’ın görsel tercihlerinin yukarıdaki cümleyi vücuda getirmemdeki katkısı çok büyük! Snyder pek çok röportajında, 70’lerin ikinci yarısında temelleri atılan kült çizgi roman dergisi Heavy Metal’in; kendisi için büyük bir ilham kaynağı olduğunu söyler durur. Geçtiğimiz aylarda ülkemiz hudutları içerisinden de giren, ve çizgi …
Pan’ın Labirenti (2006)
Fantastik bir dünyanın perilerini hayal etmeniz istenseydi muhtemelen en derin dekolteleriyle ve ellerinde parıldayan değnekleriyle küçük hanımcıkları hayal edecektiniz. Bu filmin fantastik gerilim tadında olması bile algınızı değiştiremeyecekti büyük ihtimalle. Ama hayaller dünyası her zaman umulduğu gibi değil… 1944. İspanya. Faşist bir komutan Vidal (Sergi López). Acımasızlığının kimden yadigar kaldığını düşündüren bir insan. Esirlerini sorgulamadan öldürebilecek kadar da soğukkanlı. Gözlerindeki acımasızlık tüm bedenine ve mimiklerine yansıyor. Azrail’in bedene bürünmüş hali film ilerledikçe ürperti salıyor içinize. …
The Superhuman / Psychic (2010)
Uzak doğu sinemasını “yakından” takip edenler bilirler. Neyi mi? Genç nesil aktörlerden Kang Dong Won’un başarılı performansını. Kang Dong Won, özellikle Uzakdoğu sinemasının hemen her yapımını takip etmekte olan Türk izleyicinin , en az bir filmini izlediği bir aktördür. Zira, genç olmasının yanı sıra, bir suyun, girdiği kabın şeklini alması gibi, oynadığı rolünde hakkını vermiş, film setinin tozunu attırabilmiş biridir. Bu kadar Kang Dong Won faşizminden sonra, elbette size Lee Jun Ki Filmi yorumlamayacağım. Fantastik türde …
Mahrem Şeyler (Secret Things)
Güzelliğiyle sizi ilk saniyesiyle ekrana bağlayan bir kadın, Coralie Revel. Nathalie rolüyle mistik bir ortamda göz alan erotik bir dans sergiliyor. Filmin bu garip açılışında saniyeler yavaşça ilerledikçe bir barda striptizin sanatsal sergilendiğini anlıyorsunuz. Ve bir başka kadının sesi duyuluyor, Sabrina Seyvecou. Sandrine rolüyle filme barda çalışan kız olarak başlıyor. Nathalie’nin dansını ve vücudunu överken onun gibi olma hayaliyle onu daha da çekici kılıyor. Keşke’lerinden biri o gece kabul oluyor ve çalıştıkları bardan ikisi “birlikte” …
28 Gün Sonra vs Ben Efsaneyim
Bu seferki yazım bir film önerisi değil. Bu kez benzer iki filmi karşılaştırmak amacını taşıdığımı belirterek başlıyorum yazıma. Bildiğiniz gibi Slumdog Millionaire filmiyle adından söz ettirmeyi başaran bir yönetmen Danny Boyle. Doğruyu söylemek gerekirse bu filmden önceki çalışmaları pek de dikkate şayan kabul edilmiyordu. Şöyle söylemek daha uygun sanırım: Danny Boyle, S.M.’den önce popüler bir yönetmen değildi. Bunu açıklama gereği duydum ;çünkü o güne kadar duyulmamış ancak sonradan müthiş bir filmle patlayan pek çok yönetmenin …
The Village
The Village yani Türkçe haliyle Köy filmi, M. Night Shyamalan’ı yakından takip etmeme vesile olmuş bir filmdir. Filmin yönetmeni bu Hint kökenli zatın 6. His, İşaretler ve Unbreakable gibi filmlerin de yönetmeni olduğunu fark ettiğimde geciktiğimin farkına varmış ve oldukça utanmıştım. The Village filmi gerek İmdb’deki puanıyla gerekse ülkemizde vizyona girdiğindeki yankılarıyla beklediğim ilgiyi gören bir film olmadı. Her şeye rağmen bendeniz bu mükemmel kurgulanmış film için hayatımda izlediğim en iyi film diyerek ortalarda uzun …
Makas Eller (1990)
Tanıtımında haklı olarak fantastik tarzında olduğu ifade edilse de, tek fantastik yanı Edward’ın (Johnny Depp) insan olmayışıydı. Bunun dışında Edwad, insandan da insancıl, merhamette boy ölçülmeyecek kadar yufka yürekli ve sevgi adına tek bir söz ile ömür boyu sadık kalabilecek kadar bağlı bir kopyadır, yada buluş. Buluşun sahibi mucidin Edward’a can verdikten sonra parmaklarını düzeltemeden verdiği son nefes, Makas Elli Edward’ı insanlardan ayıran bariz fark olarak kalakalmıştır. Sonrasında yalnızlık var… Tek başına kalan Makas Ellerin …
Spirited Away – Ruhların Kaçışı [2001]
Anime-sever biriyseniz mutlaka bu filmi izlemişsinizdir, o yüzden yazdıklarım sizi tatmin etmeyebilir. Fakat, filmi izlemeyenlere söylemek isteyeceğim birkaç cümle olacak. Film kendine özgü bir felsefeye sahip, simgeleştirilen veya gizlenen kavramları açığa çıkarınca vermeye çalıştığı mesajları benimseyeceksiniz. Hayao Miyazaki’nin hem senaryosunu hem de yönetmenliğini üstlendiği ödül avcısı film 2004 yılında Türkiye’de gösterime girmişti. Daha sonra Disney tarafından İngilizce versiyonu Amerika’da yayına sokulmuştu, ama dedikodular tüm sahnelerin yansıtılmadığını ve Amerika’ya paralel şekilde düzenlendiğini söylüyor… Her neyse, devam …
STALKER – Bir iz sürücüden mi ibaret?
?İlkelerine bir kez olsun ihanet eden insan, hayat ile olan saf ilişkisini yitirir. Bir insanın kendine karşı hile yapması, onun, filminden, hayatından, her şeyinden vazgeçmesi demektir.? Andrei Tarkovsky 1932-1986 yılları arasında yaşamış bir Rus fikir adamı, sinema filozofu, yaşamış en büyük yönetmenlerden biri. Bir şair?in oğlu olması onu hayata karşı bir adım önde başlatandı belki de. Bu avantajla başladığı yaşam yolculuğuna birbirinden değerli bir çok eser bırakan ünlü yönetmenin en önemli filmlerinden biridir ?STALKER?. ?STALKER? …
İlahların Aşkı / Ondine – 2009
Colin Farrell, Triage filmindeki karakteri için kilo verdikten sonra yüzündeki mimiklerin eskisi kadar etkileyici olmadığını bu filmde hissettim. Nerede o eski performans, nerede o eski kendine has ifadeleriyle karakterinin iç dünyasını dışa vurabilen sayılı aktörler arasındaki Colin Farrell. Aslında aktör seçimi çok yerindeydi fakat eski hali, pefomansı seçim yapıldığını zannediyorum ki bakınız, Cassandra?s Dream ve İn Bruges filmlerindeki performansının aynısı burada da beklenmekteydi. Neden? Alkolik bir adam, uzun zamandan beridir kullanmamasına rağmen içip içmemek arasında gidip …
Vidocq
1800-1900 yıllarında geçen bir çok film izlemişsinizdir fakat idda ediyorumki Vidocq kadar gerçekçi, Vidocq kadar zamanı yaşatabilen, Vidocq kadar seyirciyi o sokaklarda gezdiren bir film olmadı. Öyleki güzel ve başarılı karelerle karşılaşıyorsunuzki Vidocq bir şuçlunun peşinden koşsa sanki sizde Vidocq’un asistanıymışsınız gibi onun ardından takip ediyorsunuz. Son derece başarılı bir çalışma, son derece başarılı ve sürükleyici bir senaryo ve geçmiş zamandan gelircesine sergilediği performansıyla Gerard Depardieu’nun (Gérard Depardieu)… İzlediğim engüzel , en kaliteli filmi buydu …



Berlin Kaplanı
Düşler Bahçesi / We Bo…
The Girl With The Drag…
Demir Leydi (The Iron …
Zenne Dancer
Sürücü (Drive)
Fetih 1453
Bel Ami
My Week With Marilyn
Katilin Yüzü / Faces i…
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Fetih 1453 Yeni Fragma…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı