<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sivrisinema &#187; Gizem</title>
	<atom:link href="http://www.sivrisinema.com/kategori/gizem/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sivrisinema.com</link>
	<description>Sinema, film, dizi, gelecek filmler, vizyondaki filmler, gösterimdeki filmler, fragmanlar, film eleştirileri, sinema yorumları Sivrisinema.com&#039;da...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 12 Feb 2012 23:01:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Hugo Cabret (2011)</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/gizem/hugo-cabret-2011/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/gizem/hugo-cabret-2011/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Jan 2012 23:45:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fsisu</dc:creator>
				<category><![CDATA[3D]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[3 d Hugo Cabret]]></category>
		<category><![CDATA[3D fragman]]></category>
		<category><![CDATA[3D Hugo Cabret]]></category>
		<category><![CDATA[3D trailer]]></category>
		<category><![CDATA[ailece film]]></category>
		<category><![CDATA[ailece izlenebilir]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi kritik sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi sinema kritik sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Cabret]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Cabret 2011]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Cabret cast]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Cabret FİLM]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Cabret film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Cabret film yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Cabret fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Cabret gösterim tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Cabret izle video]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Cabret kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Cabret ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Cabret sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Cabret sinema filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Cabret trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Hugo Cabret video izle]]></category>
		<category><![CDATA[Johnny Depp]]></category>
		<category><![CDATA[Johnny Depp filmleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=24993</guid>
		<description><![CDATA[28 Aralık 1895 günü Lumiere Kardeşlerin Paris’te Boulevard des Copucines 14 numaradaki Grand Hotel altındaki Grand Cafe&#8217;nin alt katında yer alan Salon des Indiens’de yaptıkları halka açık gösteriyi sinema tarihçileri 20. yüzyıl’a damgasını vuran sinemanın başlangıç tarihi olarak benimseyeceklerdi. Bu gösteriye bizzat Lumiere Kardeşler tarafından davet edilen İlizyonist Georges Melies sahnede gördükleri karşısında şaşkına dönüp tam anlamıyla büyülenmiş ve o gün tüm sinema tarihini yazacak ve bu tarihin nasıl şekilleneceğini belirleyecek birbirinden farklı fikirlerle salondan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>28 Aralık 1895 günü Lumiere Kardeşlerin Paris’te Boulevard des Copucines 14 numaradaki Grand Hotel altındaki Grand Cafe&#8217;nin alt katında yer alan Salon des Indiens’de yaptıkları halka açık gösteriyi sinema tarihçileri 20. yüzyıl’a damgasını vuran sinemanın başlangıç tarihi olarak benimseyeceklerdi.</p>
<p>Bu gösteriye bizzat Lumiere Kardeşler tarafından davet edilen İlizyonist Georges Melies sahnede gördükleri karşısında şaşkına dönüp tam anlamıyla büyülenmiş ve o gün tüm sinema tarihini yazacak ve bu tarihin nasıl şekilleneceğini belirleyecek birbirinden farklı fikirlerle salondan ayrılmıştı. Sahnede gösterilen filmde kalabalıklar perdeye doğru yürüyor, taşıt ve insan trafiği büyük bir caddede akıyor ve son olarakta büyük bir yük treni perdeye doğru hızla yol alıyordu. Gösteriyi izleyenlerin verdiği ilk tepki büyük bir şoktu…</p>
<p>Sinematograf adını verdikleri icatlarının geleceğinin olmadığını söyleyen Lumiere Kardeşler. Bu büyülü makineyi Georges Melies’a satmayı reddetmişlerdi. Georges Melies’a verdikleri cevap şöyleydi ‘Delikanlı paranı sokağa atma. Bu aygıt bir süre bilimsel bir merak konusu olur sonra unutulur, hiçbir geleceği yok’…</p>
<p>Georges Melies Lumiere Kardeşlerle aynı fikirde değildi elbette ve o gün sinema tarihine sinemanın kendisine ve tüm dünyada aynı aşkla filmleri izleyen birbirini asla tanımamış milyonlarca sinefili gönülden bir bağla birbirine bağlayan Hugo Cabret adlı filmin yapım hikâyesi de başlamış oldu. Sinemaya adanmış bir hayat ve o hayata adanan bir film. Hugo Cabret…</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com/gizem/hugo-cabret-2011/attachment/hugo-cabret/" rel="attachment wp-att-25288"><img class="aligncenter size-full wp-image-25288" style="border-style: initial; border-color: initial;" title="Hugo-Cabret" src="http://www.sivrisinema.com/wp-content/uploads/2012/01/Hugo-Cabret.jpg" alt="" width="500" height="268" /></a></p>
<p>Sinemanın hakkı teslim edilmemiş dahi çocuğu: Martin Scorsese;70’lerde Taksi Şoförü(1976) ve New York New York(1977) 80&#8242;lerde Kızgın Boğa(1980) Paranın Rengi(1986) 90’larda Sıkı Dostlar(1990) Korku Burnu (1991) Casıno(1995) gibi başyapıtlara imza atan büyük usta artık ilk 10 yılını geride bıraktığımız 2000&#8242;lerde ise Newyork Çeteleri,  Göklerin Hâkimi, Köstebek gibi yapıtları beyazperdeye armağan etti.</p>
<p>Sicilya’dan ABD’ye göç eden İtalyan bir ailenin üçüncü kuşak temsilcisi olan Scorsese Newyork un İtalyan mahallesinde büyüdü ve gençliğinin birçok anısı filmlerindeki gerçekliğe de yansıdı. Öyle ki yönetmenin anlattığı mafya hikâyelerinde sert gangster karakterlere her zaman İtalyan asıllı aktörler hayat vermiştir.</p>
<p>Çocuk yaşta astım olmasının da etkisiyle diğer çocuklar gibi yaşayamayan sanatçı babası ile birlikte haftada iki kere gittiği sinemadan çok etkilenmiştir. Öyle ki yıllar sonra yaptığı bir söyleşide çocukluk anılarını anımsamaya çalıştığında gerçek olaylarla John Ford un yâda Fuller in filmlerindeki sahnelerin birbirine karıştığını söylemektedir. Ustanın sineması her zaman büyük bir sinema ve sanat aşkıyla kotarılmıştır.2004 yapımı Göklerin Hâkimi adlı filminde yönetmen Howard Hughes&#8217;ın hayatını konu alan biyografik filmle büyük bir üstada ve onun icra ettiği sanata karşı büyük bir saygı duruşunda bulunmuştur. Geçtiğimiz yıl Zindan adası ile Kara filmlerin eski görkemini yaşatan Scorsese bu yıl sinemaya olan tutkusunu en iyi ifade edebilecek son başyapıtı Hugo’yu çekti.</p>
<p>Brain Selznick’in aynı adlı romanından uyarlanan hikâye ustanın ilk 3 boyutlu filmi olma özelliğini taşıyor.1920&#8242;lerin Paris&#8217;inde babasıyla birlikte saat tamirciliği yapan Hugo Cabret babasını trajik bir kaza sonucu kaybedince soluğu sarhoş amcasının yanında alıyor. Paris istasyon garındaki saatlerin bakımıyla ilgilenen amcası bildiği her şeyi Hugo ya öğretip ortadan kayboluyor. Tüm hayatını aslında başka bir insanın yansıması olarak geçirmek zorunda kalan Hugo hayatının amacı olan Automotonu tamir edip içindeki sırrı çözmeye çalışıyor. Bunun için hayalet gibi yaşadığı garın içindeki eski oyuncakçıdan automotonun tamiri için gerekli olan parçaları teker teker çalmaya başlıyor. Oyuncakçıya hırsızlık yaparken yakalanan Hugo eski unutulmuş dükkânın sahibi Georges Melies&#8217;ın yanında çalışmaya başlıyor. Akranı İseballe ile tanışıp Georges Melies&#8217;ın vaftiz kızı olduğunu öğreniyor ve arkadaşının kolyesindeki anahtarın automotonun kilit anahtarı olduğunu anlayınca babasının eski bir müzenin bodrumunda bulduğu automoton ile Georges Melies arasında bir bağlantı olduğunu anlıyor. Sarhoş amcası Seinne nehrinde ölü bulununca Hugo&#8217;nun gizli yaşamı sona eriyor ve kendisini yetimhaneye yollamak isteyen istasyon görevlisini peşine takıyor. Böylece tüm sinema tarihine ilham veren gizemli sırrı çözmeye başlıyor…</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com/gizem/hugo-cabret-2011/attachment/6-15/" rel="attachment wp-att-25289"><img class="aligncenter size-full wp-image-25289" title="6" src="http://www.sivrisinema.com/wp-content/uploads/2012/01/6.jpg" alt="" width="500" height="244" /></a></p>
<p>Filmde Hugo Cabret’i geleceğin parlak oyuncuları arasında gösterilen Asa Butterfield ile Georges Melies&#8217;ın vaftiz kızı rolünü ise Isabelle’i Chloe Grace Moretz uyumlu bir ikili oluşturarak canlandırıyor. Hugo’nun babası rolünde Jude Law var. Ne yazık ki hikâyenin gidişatında onun duru oyunculuğunu pek fazla göremiyoruz. İçinde olduğu her sahnede başrol oynasın ya da oynamasın sahne çalan Law filmdeki kısa rolünde hayli etkili. Öyle ki kahramanımızın hayatının anlamını bulmasındaki rolü hayli büyük.</p>
<p>Georges Melies rolünde büyük oyuncu Sir Ben Kıngsley son yıllarda her rolü kabul eden emekli aktör kişiliğinden sıyrılmış görünüyor. Georges Melies’a olan fiziksel benzerliğini de göz önüne alırsak filmdeki Melies karakteri adeta onun için yazılmış gibi duruyor. Aktörün Gandhi de kazandığı Oscar&#8217;dan sonra kariyerinin en iyi performanslarından biriyle boy gösterdiğini söyleyebiliriz.</p>
<p>Sacha Bohen Cohen istasyon görevlisi rolünde gözüktüğü her sahnede filmin unutulmaz karakterlerinden biri olacağını gösteriyor. Karakterin komik yürüyüşü, her zaman harekete hazır köpeğiyle istasyonun altını üstüne getirip yetimleri yakalamaya çalışması, kendine güveniyle böbürlenen dış görünüşünün yanında hoşlandığı çiçekçi kıza yaklaşamayacak kadar da utangaç yapısı, aktör tarafından başarıyla canlandırılıyor. Yakın zamanda başka bir mizahi kahraman olan Borat tiplemesiyle ekrana gelen aktörün Hugo&#8217;daki oyunuyla şimdiden sinema tarihinin unutulmaz ları arasına girdiğini söylemek çok iddialı bir söylem olmasa gerek.</p>
<p>Filmin sinemaseverler için en büyük sürprizlerinden birisi ise Yüzüklerin Efendisindeki Saruman rolünden sonra izleme şansını fazla bulamadığımız efsane aktör Crıstopher Lee elbette. Büyük aktör filmde kitapçı Monsieur Labisse rolüyle filmin onur madalyası gibi ışıl ışıl parlıyor.</p>
<p>Diğer karakterler; Hugo’nun amcası rolünde Ray Winstone, Isabelle’in vaftiz annesi ve Melies’ın eşi rolünde Helen McCrory, çiçekçi kız Lisette rolünde Emily Mortimer istasyon&#8217;daki cafe sahibi Bayan Frances dela Tour ve yüzüklerin efendisindeki kısa rolünden tanıdığımız Rıchard Grıffiths tarafından canlandırılıyor. Günümüz robotlarının 1920&#8242;lerdeki versiyonu olan Automoton, Paris’in ünlü tren garındaki şahsına münhasır saat ve ışıl ışıl sokaklarıyla Paris’in kendisi filmin oyuncu kadrosunu tamamlıyor.</p>
<p>Hugo bir çocuğun bakış açısından tüm sinema dünyasının ve buna öykünen büyük yönetmenlerin hikâyesini anlatıyor. Gizli sandığın ya da automoton un içinden çıkan ‘Aya’a Yolculuk’ filminin afişi kahramanımızı Melies’a götürmekle kalmıyor aynı zamanda umudu simgeliyor. Hikâyeleri birbirinden bağımsız gibi duran yan karakterlerin her biri sır açığa çıktıktan sonra huzuru ve mutluluğu buluyorlar.</p>
<p>Çocukluğunda geçirdiği astım hastalığı yüzünden sinemaya olan ilgisi tutkuya dönüşen Scorsese in hayatı hikâye de ki Hugo’yla benzerlikler gösteriyor. Filmin asıl amacı; unutulmuş, tüm filmleri kendisi tarafından imha edilmiş ve bu yüzden iflasa sürüklenip ‘Düşler atölyesi’ adını verdiği stüdyosunu kapatmak zorunda kalan Georges Melies a ulaşmak.</p>
<p>Sinema dünyasının başlangıcının anlatıldığı bir senaryoyu çekmekle kalmayıp konu edilen yönetmenin tüm o eski filmlerini tekrar çekecek kadar büyük bir sinema tutkusuna sahip olan Martin Scorseses in kariyerindeki en kişisel eseri olduğunu söyleyebiliriz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>28 Aralık 1895 günü Lumiere Kardeşlerin Paris’te Boulevard des Copucines 14 numaradaki Grand Hotel altındaki Grand Cafenin alt katında yer alan Salon des Indiens’de yaptıkları halka açık gösterinin o günlerden başlayarak bugünlere nasıl geldiğini görmek, harcanan emekleri yaratıcılığın sınırlarını zorlayan dâhilerin gerçek hikâyelerine tanık olmak ve her şeyden önemlisi artık nesli tükenen bir sanatçının sinemaya olan son övgüsüne şahit olmak için bu başyapıtı izlemelisiniz… Tıpkı filmde Georges Melies&#8217;ın küçük bir çocuğa söylediği gibi.</p>
<p>Düşler Atölyesine hoş geldiniz…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı fsisu tarafından <strong>22 January 2012 00:45</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/gizem/hugo-cabret-2011/#comments">Yorum Yaz</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/gizem/hugo-cabret-2011/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Girl With The Dragon Tattoo</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/the-girl-with-the-dragon-tattoo-2/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/the-girl-with-the-dragon-tattoo-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 22:36:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ethem Sak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Suç]]></category>
		<category><![CDATA[Vizyondakiler]]></category>
		<category><![CDATA[Alexandra Daddario]]></category>
		<category><![CDATA[Anya Benton]]></category>
		<category><![CDATA[Arly Jover]]></category>
		<category><![CDATA[Christopher Plummer]]></category>
		<category><![CDATA[Daniel Craig]]></category>
		<category><![CDATA[Ejderha Dövmeli Kız ? Stieg Larsson]]></category>
		<category><![CDATA[Embeth Davidtz]]></category>
		<category><![CDATA[Erderha Dövmeli Kız]]></category>
		<category><![CDATA[Erderha Dövmeli Kız 2012]]></category>
		<category><![CDATA[Erderha Dövmeli Kız fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Erderha Dövmeli Kız fragman izle]]></category>
		<category><![CDATA[Erderha Dövmeli Kız ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Erderha Dövmeli Kız yeni fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Goran Visnjic]]></category>
		<category><![CDATA[Joely Richardson]]></category>
		<category><![CDATA[Julian Sands]]></category>
		<category><![CDATA[Robin Wright Penn]]></category>
		<category><![CDATA[Rooney Mara]]></category>
		<category><![CDATA[Stellan Skarsgård]]></category>
		<category><![CDATA[Steven Berkoff]]></category>
		<category><![CDATA[Tess Panzer]]></category>
		<category><![CDATA[the girl with the dragon tattoo]]></category>
		<category><![CDATA[The Girl With The Dragon Tattoo trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Yorick Van Wageningen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=24886</guid>
		<description><![CDATA[Asılsız bir haber ile suçlanan Mikael Blomkvist, bu lekeden kurtarmaya and içer. Bu arada Blomkvist, İsveç&#8217;in zenginlerinden olan Henrik Vanger tarafından da kaybolan yeğenlerini bulmak için görevlendirilecektir. Aynı anda, Milton Güvenlik hesabına çalışan Lisbeth Salander, Blomkvist’in geçmişini araştırmakla görevlendirilir. Bu görev, genç kadının Harriet Vanger’ı kimin öldürdüğünü araştıran Blomkvist’e katılmasını sağlar. Lisbeth Salander ve Mikael Blomkvist bu tehlikeli sularda aralarındaki bağa güvenmek durumundadırlar ve tehlike çok yakındadır. &#160; &#160; &#160; Bu yazı Ethem tarafından 15 ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Asılsız bir haber ile suçlanan Mikael Blomkvist, bu lekeden kurtarmaya and içer. Bu arada Blomkvist, İsveç&#8217;in zenginlerinden olan Henrik Vanger tarafından da kaybolan yeğenlerini bulmak için görevlendirilecektir. Aynı anda, Milton Güvenlik hesabına çalışan Lisbeth Salander, Blomkvist’in geçmişini araştırmakla görevlendirilir. Bu görev, genç kadının Harriet Vanger’ı kimin öldürdüğünü araştıran Blomkvist’e katılmasını sağlar.</p>
<p>Lisbeth Salander ve Mikael Blomkvist bu tehlikeli sularda aralarındaki bağa güvenmek durumundadırlar ve tehlike çok yakındadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı Ethem tarafından <strong>15 January 2012 23:36</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/the-girl-with-the-dragon-tattoo-2/#comments">Yorum Yaz</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/the-girl-with-the-dragon-tattoo-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rezervuar Köpekleri / Reservoir Dogs (1992)</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/aksiyon/rezervuar-kopekleri/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/aksiyon/rezervuar-kopekleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Jan 2012 23:00:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fsisu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Polisiye]]></category>
		<category><![CDATA[Suç]]></category>
		<category><![CDATA[Burr Steers]]></category>
		<category><![CDATA[Chris Penn]]></category>
		<category><![CDATA[Craig Hamann]]></category>
		<category><![CDATA[David Steen]]></category>
		<category><![CDATA[Edward Bunker]]></category>
		<category><![CDATA[Harvey Keitel]]></category>
		<category><![CDATA[Kirk Baltz]]></category>
		<category><![CDATA[Lawrence Bender]]></category>
		<category><![CDATA[Lawrence Tierney]]></category>
		<category><![CDATA[Linda Kaye]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Madsen]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Sottile]]></category>
		<category><![CDATA[Quentin Tarantino]]></category>
		<category><![CDATA[Quentin Tarantino 2012]]></category>
		<category><![CDATA[Quentin Tarantino filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Randy Brooks]]></category>
		<category><![CDATA[Rezervuar Köpekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Rezervuar Köpekleri cast]]></category>
		<category><![CDATA[Rezervuar Köpekleri eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Rezervuar Köpekleri film]]></category>
		<category><![CDATA[Rezervuar Köpekleri film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[Rezervuar Köpekleri film hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Rezervuar Köpekleri fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Rezervuar Köpekleri izle fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Rezervuar Köpekleri izle trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Rezervuar Köpekleri izlenir]]></category>
		<category><![CDATA[Rezervuar Köpekleri kadro]]></category>
		<category><![CDATA[Rezervuar Köpekleri nasıl bir film]]></category>
		<category><![CDATA[Rezervuar Köpekleri ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Rezervuar Köpekleri neden]]></category>
		<category><![CDATA[Rezervuar Köpekleri nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Rezervuar Köpekleri Quentin Tarantino]]></category>
		<category><![CDATA[Rezervuar Köpekleri sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Rezervuar Köpekleri tavsiye]]></category>
		<category><![CDATA[Rich Turner]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Ruth]]></category>
		<category><![CDATA[Steve Buscemi]]></category>
		<category><![CDATA[Steven Wright]]></category>
		<category><![CDATA[Stevo Polyi]]></category>
		<category><![CDATA[Tim Roth]]></category>
		<category><![CDATA[Tony Cosmo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=25003</guid>
		<description><![CDATA[Amerikan sinemasının en şahsına münhasır yönetmenlerinden Quentine Tarantino’nun izleyiciyi döngüsel kurgu tekniği ile tanıştırdığı ilk film olan Rezervuar Köpekleri özünde bir soygun hikâyesi anlatıyor. Özel olarak Joe Cabot tarafından kurulan ekip büyük bir aksilik yaşayınca grubun içinde köstebek olduğu anlaşılıyor ve soygun başarısız oluyor. Muhbirin bulunması sırasında ekipteki her bir bireyin birbirini sorgulaması kanlı bir psikolojik savaşı tetikliyor ve serüvenine bağımsız bir film olarak başlayan yapım büyük bir fenomene dönüşüyor&#8230; Yönetmen filmin adını gençlik yıllarında ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Amerikan sinemasının en şahsına münhasır yönetmenlerinden Quentine Tarantino’nun izleyiciyi döngüsel kurgu tekniği ile tanıştırdığı ilk film olan Rezervuar Köpekleri özünde bir soygun hikâyesi anlatıyor.</p>
<p>Özel olarak Joe Cabot tarafından kurulan ekip büyük bir aksilik yaşayınca grubun içinde köstebek olduğu anlaşılıyor ve soygun başarısız oluyor. Muhbirin bulunması sırasında ekipteki her bir bireyin birbirini sorgulaması kanlı bir psikolojik savaşı tetikliyor ve serüvenine bağımsız bir film olarak başlayan yapım büyük bir fenomene dönüşüyor&#8230;</p>
<p>Yönetmen filmin adını gençlik yıllarında ismini asla telaffuz edemediği bir Fransız filminden ilham alarak vermiş. Yazdığı ilk taslağı filmin başrol oyuncularından Harvey Keıtal’a gönderen Tarantino aktörden olumlu tepkiler alınca Keital, ortak yapımcı olmayı kabul ediyor. Böylece film, bağımsız yapımlarda oynayan aktörlerle(Steve Bescumi, Tim Roth, Christopher Penn, Micheal Madsen) yıldız statüsünden uzaklaşıp eski günlerini arayan aktörlerden (Lawrence Tiernet) oluşan garip bileşimiyle beyaz perdede boy gösterme şansı buluyor.</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com/aksiyon/rezervuar-kopekleri/attachment/reservoir-dogs-3/" rel="attachment wp-att-25057"><img class="aligncenter size-full wp-image-25057" title="Reservoir Dogs 3" src="http://www.sivrisinema.com/wp-content/uploads/2012/01/Reservoir-Dogs-3.jpg" alt="" width="500" height="323" /></a></p>
<p>İzleyicinin zaman algısıyla oynayıp, karakterlerin hikâyedeki zamanın içerisinde gel git yapmalarını sağlayan döngüsel kurgu, sık sık ve aniden patlayan silahlar, siyah giyinmiş ve kendilerine kod adı olarak renk isimleri vermiş isimsiz anti-kahramanlar, popüler kültür ve sosyal hayat üzerine filmin konusu ve hikâyenin gidişatıyla ilgisi olmayan uzun diyaloglar ve birçok sahnede oyuncunun ağzına girecek kadar yakın duran kamera…  Tarantino sinemasının, yapı taşlarını oluşturacak olan etmenler bu filmle başlıyor ve her filminde bir öncekinden daha da mükemmel hale gelerek devam ediyor.</p>
<p>‘Ben pembe olmam’ yâda ‘bahşiş vermeye inanmıyorum’ gibi unutulmaz repliklere, bir grup yaşını almış gangsterin Madonna’nın ‘Like a Virgin’ adlı şarkısını penis büyüklüğü ekseninde değerlendirdiği ünlü yemek sahnesi gibi unutulmaz anlara sahip olan filmin birçok film festivalinde beğeniyle karşılanıp birçok ödülü aldığını belirtmek gerek.</p>
<p>1980’lerin modası olan video film furyası döneminde film marketlerde tezgâhtar olarak çalışmış bir yönetmenin, binlerce film izleyerek oluşturduğu sinemasal alt yapıyı zekice bir senaryo, dâhice bir kurgu ve adeta rolleriyle(yönetmenin bizzat kendisi de rollerden birinde) özdeşleşmiş oyuncu kadrosuyla harmanladığı modern bir klasik Rezarvuar Köpekleri…</p>
<p>Filmlerinde izlediği onca filme referans ve göndermeler yapan, hayata filmlerle bağlanıp bununla öykünen yönetmenin, kariyerinin en bilinen ve en sevilen eseri Ucuz Roman’a giden yolda, eserlerinin yapı taşlarını hazırladığı, başarısı asla tesadüf olmayan kült bir film karşımızdaki. Tarantino’nunki sinema aşkından ziyade sinema fetişizmi beklki de…</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı fsisu tarafından <strong>15 January 2012 00:00</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/aksiyon/rezervuar-kopekleri/#comments">4 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/aksiyon/rezervuar-kopekleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Masallar Dile Gelse &#8211; Hansel And Gretel</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/masallar-dile-gelse-hansel-and-gretel/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/masallar-dile-gelse-hansel-and-gretel/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Dec 2011 23:01:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>leithycat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Uzak Doğu]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Kore]]></category>
		<category><![CDATA[güney kore 2012]]></category>
		<category><![CDATA[güney kore filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Kore sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Hansel And Gretel]]></category>
		<category><![CDATA[Hansel And Gretel 2007]]></category>
		<category><![CDATA[Hansel And Gretel eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Hansel And Gretel film]]></category>
		<category><![CDATA[Hansel And Gretel film yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[Hansel And Gretel güney kore]]></category>
		<category><![CDATA[Hansel And Gretel hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hansel And Gretel ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Hansel And Gretel sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Hansel And Gretel uzakdoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Hansel And Gretel yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Hansel And Gretelfilm konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Hansel ile Gretel]]></category>
		<category><![CDATA[Hansel ve Gretel]]></category>
		<category><![CDATA[Henjel gwa Geuretel]]></category>
		<category><![CDATA[Henjel gwa Geuretel 2007]]></category>
		<category><![CDATA[Jeong-myeong Cheon]]></category>
		<category><![CDATA[Ji-hee Jin]]></category>
		<category><![CDATA[Young-nam Jang]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=24322</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Hansel ve Gretel fakir bir oduncunun çocuklarıdır. Çocukların üvey annesi çocukları istemez ve baba çocukları ne yapacağını bilemez. Bir gün odun kesmeye dağa gittiğinde çocuklarını da yanına alır. Yolda dağa doğru ilerlerken de çocukları ne yapacağını, nasıl onları dağda bırakıp da geri geleceğini düşünür durur. Gönlü bir yandan çocuklarını o ıssız ormanda yapayalnız bırakmaya el vermez, bir yandan da sevdiği kadından ayrı düşmeyi istemez. Bir ikilemin içine girer oduncu. İlk gün amacına ulaşamaz. Karısıyla tartışır. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Hansel ve Gretel fakir bir oduncunun çocuklarıdır. Çocukların üvey annesi çocukları istemez ve baba çocukları ne yapacağını bilemez. Bir gün odun kesmeye dağa gittiğinde çocuklarını da yanına alır. Yolda dağa doğru ilerlerken de çocukları ne yapacağını, nasıl onları dağda bırakıp da geri geleceğini düşünür durur. Gönlü bir yandan çocuklarını o ıssız ormanda yapayalnız bırakmaya el vermez, bir yandan da sevdiği kadından ayrı düşmeyi istemez. Bir ikilemin içine girer oduncu.</p>
<p>İlk gün amacına ulaşamaz. Karısıyla tartışır. Ama ikinci gün çocukları ormanda bırakır ve gizlice evine döner. Hansel ve Gretel evlerinin yolunu bulamazlar. Ağlamaklı bir şekilde solda, sağda, ağaç ardında, çakıl taşı yanında arar durular babalarını ve sonunda tam yorgunluktan bayılacak hale geldiklerinde karşılarını şekerden bir ev çıkar&#8230;&#8221; diye başlar ya masal, işte filmimiz de böyle bir başlangıcı içeriyor.</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com/dram/masallar-dile-gelse-hansel-and-gretel/attachment/hansel-gretel-2007-31/" rel="attachment wp-att-24340"><img class="aligncenter size-full wp-image-24340" src="http://www.sivrisinema.com/wp-content/uploads/2011/12/hansel-gretel-2007-31.jpg" alt="" width="510" height="339" /></a></p>
<p>Başlarındaki adamdan gördükleri zulumden yıpranan çocukların tek umut kaynağı Noel Babadır&#8230; Ve bir yıl başı dönemi hayalleri gerçek olur, noel baba ziyaretlerine gelir. Bir dilekleri vardır çocukların. O dileği dilerler ve her şey istedikleri gibi değişmeye başlar. Çünkü Noel Baba istedikleri her şeyi yapabileceklerini söylemiştir onlara.</p>
<p>Çocukların içinde kötülük yoktur ama çektikleri acıların hesabını kendi bakış açılarıyla ödeteceklerdir büyüklere. Ebeveynlerin kötü insanlar olduğunu düşünürler ama bir yandan da onları gerçekten sevecek anne-babalarının bir gün gelip onları bulacağına inanırlar.</p>
<p>Ormanda sürekli kaza yapan insanları kendi evlerine getirirler. Evlerine getirdikleri herkesin sınırlarını zorlarlar çocukça bir düşünceyle. Ve eve her getirdikleri insan bir yerden sonra canlarını sıkmaya, onları dövmeye, azarlamaya başlar. İşte o an geldiğinde isteklerini dile getirirler. Biri porselen bir bebek hayal eder, diğeri buzdan bir heykel&#8230; Hayal güçlerinin bilinmezliğinde cezalandırırlar büyükleri. Büyümek istemezler, acıyla yaşamak istemezler, sıkıntı çekmek istemezler. Tek istedikleri mutlu olmak, sevilmektir.</p>
<p>Film son sahnesiyle izleyenlerin akıllarında yer ediyor. Farklı bir şeyler izlemek, dramla gerilimi bir arada yaşamak istiyorsanız Hansel &amp; Gretel&#8217;i kesinlikle izleyin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı leithycat tarafından <strong>19 December 2011 00:01</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/masallar-dile-gelse-hansel-and-gretel/#comments">Yorum Yaz</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/masallar-dile-gelse-hansel-and-gretel/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sessizlik / Tystnaden (1963)</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/gizem/tystnaden/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/gizem/tystnaden/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Oct 2011 23:06:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Alper Özen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Birger Lensander]]></category>
		<category><![CDATA[Eduardo Gutiérrez]]></category>
		<category><![CDATA[Eskil Kalling]]></category>
		<category><![CDATA[Gunnel Lindblom]]></category>
		<category><![CDATA[Ingmar Bergman]]></category>
		<category><![CDATA[Ingrid Thulin]]></category>
		<category><![CDATA[Jörgen Lindström]]></category>
		<category><![CDATA[Karl-arne Bergman]]></category>
		<category><![CDATA[Kristina Olausson]]></category>
		<category><![CDATA[Nils Waldt]]></category>
		<category><![CDATA[Olof Widgren]]></category>
		<category><![CDATA[Sessizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Sessizlik 1963]]></category>
		<category><![CDATA[Sessizlik film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Sessizlik kadro]]></category>
		<category><![CDATA[Sessizlik sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Sessizlik sinema filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Sessizlik The Silence]]></category>
		<category><![CDATA[Silence]]></category>
		<category><![CDATA[Sven Nykvist]]></category>
		<category><![CDATA[The Silence]]></category>
		<category><![CDATA[The Silence 1963]]></category>
		<category><![CDATA[The Silence film]]></category>
		<category><![CDATA[The Silence fragman]]></category>
		<category><![CDATA[The Silence ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[The Silence sessizlik]]></category>
		<category><![CDATA[The Silence sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Tystnaden]]></category>
		<category><![CDATA[Tystnaden 1963]]></category>
		<category><![CDATA[Tystnaden film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Tystnaden fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Tystnaden ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Tystnaden sessizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Tystnaden sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=23036</guid>
		<description><![CDATA[Sasom i en Spegel&#8217; den sonra üçlemenin diğer filmi benim için yine çok doyurucu bir sinema deneyimi oldu. Bergman bu filmde yine kadınlar üzerinden hikayesine yöne vermiş. Ester ve Anna ve Anna&#8217;nın oğlu Johan tren yolculuklarına adını ve dilini bilmedikleri bir ülkede ara verirler ve bir otele yerleşirler. Otele yerleşmeleriyle Ester&#8217;in biraz rahatsız ( hem fizyolojik hem de psikolojik olarak ) Anna&#8217;nın ise biraz umursamaz olduğunu gözlemleriz. Zamanla Ester&#8217;in durumu daha da ciddileşir, krizler, kendini ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sasom i en Spegel&#8217; den sonra üçlemenin diğer filmi benim için yine çok doyurucu bir sinema deneyimi oldu. Bergman bu filmde yine kadınlar üzerinden hikayesine yöne vermiş.</p>
<p>Ester ve Anna ve Anna&#8217;nın oğlu Johan tren yolculuklarına adını ve dilini bilmedikleri bir ülkede ara verirler ve bir otele yerleşirler. Otele yerleşmeleriyle Ester&#8217;in biraz rahatsız ( hem fizyolojik hem de psikolojik olarak ) Anna&#8217;nın ise biraz umursamaz olduğunu gözlemleriz. Zamanla Ester&#8217;in durumu daha da ciddileşir, krizler, kendini kaybetmeler vs.. Bu zamanlarda Ester kardeşi ile ilgilenmemekte aksine yabancısı olduğu ülkede gezip tozmaktadır. Bu durum Ester&#8217;i daha da kötü yapar ve bir diyalogla yönetmen aralarındaki soğukluğun ve kıskançlığın iç yüzünü biraz da olsa bize hissettirir. Ama aralarındaki asıl tartışma Ester&#8217;in Anna&#8217;yı bir garsonla sevişirken yakaladığı sahnede yaşanır. Esasında Anna Ester&#8217;i çıldırtmak hatta ölmesini istemektedir bu yüzden olduğunu düşünüyorum ki aynı otelde sevişmeyi tercih eder aşığıyla. Ester entellektüel, görmüş geçirmiş bir çevirmendir ve işkoliktir. Bir iki sahneden anladığım kadarıyla da cinsel soğukluk yaşamaktadır. Anna Bilerek kendini yakalatır çünkü Ester cinsel hazza açtır ve tüm kinini bu sırada kusar. Ester&#8217;in idealistliğine ve dengeli hayatına bir hayranlık ve sonucunda bir kıskançlık duyduğunu itiraf eder. Daha fazla ayrıntıya girmek isteniyorum filmle ilgili bu sahnedeki diyalog zaten filmin hemen hemen yarısını açıklıyor. Diğer yarısı ise Ester&#8217;in filmin sonlarına doğru yatakta dilini bilmediği otel görevlisiyle konuştuğu sıralarda açığa çıkıyor. Bu sahnede ise Ester&#8217;in daha önce doğum yapmış olduğunu öğreniyoruz ve akla ister istemez Johan&#8217;in onun çocuğu olma ihtimali beliriyor. Ama asıl çözülme Ester&#8217;in kendi hastalığının ismini söylemesiyle yaşanıyor. euphoria. Tabi bu hastalığın ne olduğunu wikipedia dan öğreniyorum ben. Kontrol dışı haz yaşama durumu oluyormuş. Bu noktada film bambaşka yerlere çekilebiliyor tabi.</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com/gizem/tystnaden/attachment/picture/" rel="attachment wp-att-23051"><img class="aligncenter size-full wp-image-23051" title="picture" src="http://www.sivrisinema.com/wp-content/uploads/2011/10/picture.jpg" alt="" width="453" height="295" /></a></p>
<p>Ester&#8217;in kontrolsuz hazzı ve Anna&#8217;nın istediği zaman cinselliğini yaşaması fakat buna karşı Ester&#8217;in de Anna da bulunmayan bir zeka taşıması akıl &#8211; beden zıtlaşması olabileceğini düşündürdü bana. Uyumsuz bir akıl ve bedenin ruh bulamaması ve huzursuzluğu. Bergman Persona &#8216;daki gibi yine tamamen izleyenin bakış açısına kalmış. 3 yada 4 boyutlu bir sanat eseri koymuş ortaya. Siz nereden bakmak isterseniz oradan bakabilir ve öyle yorumlayabilirsiniz.</p>
<p>Teknik olarak ise ışık ve gölge kullanımıyla tamamen ders niteliğinde sahnelerle dolu bir film. Özellikle Ester&#8217;in Anna&#8217;yı sevgilisyle yakaladığı sahneye dikkat. Bu noktada Sven Nykvist yine burdayım der gibi</p>
<p>Bu arada filmde sokakta gözüken tanklara hiç bir anlam veremedim. Ama düşündürücüydü.</p>
<p>Sonuç olarak Bergman&#8217;a 2 kadın, bir çocuk bir de Sven Nykvist verirseniz size bir başyapıt çıkarabiliyor. Tıpkı Persona&#8217;daki gibi&#8230;</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı Fatih Alper Ozen tarafından <strong>20 October 2011 00:06</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/gizem/tystnaden/#comments">2 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/gizem/tystnaden/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Paranormal Activity 3</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/gerilim/paranormal-activity-3/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/gerilim/paranormal-activity-3/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Oct 2011 16:40:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ethem Sak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Vizyondakiler]]></category>
		<category><![CDATA[2012 filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Brian Boland]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi dram filmi]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi komedi filmi]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi korku filmi]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi romantik film]]></category>
		<category><![CDATA[En son çıkan filmler]]></category>
		<category><![CDATA[en son çıkan filmler 2011]]></category>
		<category><![CDATA[en son vizyon filmleri 2012]]></category>
		<category><![CDATA[en yeni 2012 filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[film değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[film detay]]></category>
		<category><![CDATA[film fagman]]></category>
		<category><![CDATA[film içeriği]]></category>
		<category><![CDATA[film incelme]]></category>
		<category><![CDATA[film kritikleri]]></category>
		<category><![CDATA[filmlerden haberler]]></category>
		<category><![CDATA[gazete sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek Filmler]]></category>
		<category><![CDATA[güncel sinema]]></category>
		<category><![CDATA[güncel sinema magazin]]></category>
		<category><![CDATA[haber sinema vizyon]]></category>
		<category><![CDATA[haberci sinema]]></category>
		<category><![CDATA[izlenmesi gereken 10 film]]></category>
		<category><![CDATA[izlenmesi gereken 50 film]]></category>
		<category><![CDATA[izlenmesi gereken filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Jackson Xenia Prieto]]></category>
		<category><![CDATA[Katie Featherston]]></category>
		<category><![CDATA[Micah Sloat]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka izleyin]]></category>
		<category><![CDATA[ölmeden önce izlenmesi gereken filmler]]></category>
		<category><![CDATA[önerilen filmler]]></category>
		<category><![CDATA[online sinema dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Paranormal Activity]]></category>
		<category><![CDATA[Paranormal Activity 1]]></category>
		<category><![CDATA[Paranormal Activity 3 korku]]></category>
		<category><![CDATA[Paranormal Activity 3 ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Paranormal Activity 3 sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Paranormal Activity 3 vizyon tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Paranormal Activity ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Paranormal Activity Paranormal Activity 2]]></category>
		<category><![CDATA[sinama]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sinema dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[sinema geçmişi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema haber]]></category>
		<category><![CDATA[sinema haber köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[sinema ile ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[sinema köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema.com]]></category>
		<category><![CDATA[sinemacı]]></category>
		<category><![CDATA[sinemacılar]]></category>
		<category><![CDATA[sinemacılık]]></category>
		<category><![CDATA[sinemagazin]]></category>
		<category><![CDATA[sinemalarda]]></category>
		<category><![CDATA[sinemalardan.com]]></category>
		<category><![CDATA[sinemayla ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmle 2012]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmler]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmler 2011]]></category>
		<category><![CDATA[son filmle 2012]]></category>
		<category><![CDATA[son filmler]]></category>
		<category><![CDATA[vizyon haber]]></category>
		<category><![CDATA[yakında sinema]]></category>
		<category><![CDATA[yeni çıkan filmler]]></category>
		<category><![CDATA[yeni çıkan filmler 2011]]></category>
		<category><![CDATA[yeni fagmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[yeni filmlerden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=22351</guid>
		<description><![CDATA[Kahraman hikayelerinin başlangıç serilerinden sonra sırada korku filmlerinin başlangıç  tablolarına geldi Paranormal Activity&#8217;de ilk 2 filminden sonra bu 3. serisinde bunu deniyor. Şimdi sıra, esrarengiz olayların başlangıcında&#8230; Bu yazı Ethem tarafından 17 October 2011 17:40 tarihinde yazıldı. 2 Yorum. Sivrisinema - www.sivrisinema.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kahraman hikayelerinin başlangıç serilerinden sonra sırada korku filmlerinin başlangıç  tablolarına geldi Paranormal Activity&#8217;de ilk 2 filminden sonra bu 3. serisinde bunu deniyor. Şimdi sıra, esrarengiz olayların başlangıcında&#8230;</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı Ethem tarafından <strong>17 October 2011 17:40</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/gerilim/paranormal-activity-3/#comments">2 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/gerilim/paranormal-activity-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bel Ami</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/bel-ami/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/bel-ami/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Oct 2011 22:12:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ethem Sak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek Filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Ami]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Ami 2012]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Ami cast]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Ami film]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Ami film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Ami fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Ami gösterim]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Ami gösterim tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Ami ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Ami robert pattinson]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Ami sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Ami sound]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Ami soundtrack]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Ami uma thurman]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Ami vizyon]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Ami vizyon tirihi]]></category>
		<category><![CDATA[Christina Ricci]]></category>
		<category><![CDATA[Colm Meaney]]></category>
		<category><![CDATA[Holly Grainger]]></category>
		<category><![CDATA[Jake Harders]]></category>
		<category><![CDATA[Kristin Scott Thomas]]></category>
		<category><![CDATA[Natalia Tena]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Pattinson]]></category>
		<category><![CDATA[robert pattinson 2012]]></category>
		<category><![CDATA[robert pattinson son filmi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Uma Thurman]]></category>
		<category><![CDATA[Uma Thurman filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[uma thurman filmografi]]></category>
		<category><![CDATA[vizyonda ne var]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=22967</guid>
		<description><![CDATA[Filmin konusu ismiyle de belli olan Bel Ami, (Türkçe karşılığı Çekici/Cazibeli Erkek) 19. y.y. da geçiyor. Kadınlar üzerinde büyük etki bırakan yakışıklı adam George Duroy (Robert Pattinson), bu çekici yanını bir koz olarak kullanır. Mesleği olan gazetecilik ve içindeki acımasızlık sayesinde kısa zamanda tanınan bir isim olmayı başaracaktır. Zamanla şehrin güçlü isimi olan George Duroy&#8217;un bu yükseliş öyküsü Guy De Maupassant&#8217;ın aynı adlı romanından uyarlanmıştır. Bu yazı Ethem tarafından 16 October 2011 23:12 tarihinde yazıldı. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Filmin konusu ismiyle de belli olan Bel Ami, (Türkçe karşılığı Çekici/Cazibeli Erkek) 19. y.y. da geçiyor. Kadınlar üzerinde büyük etki bırakan yakışıklı adam George Duroy (Robert Pattinson), bu çekici yanını bir koz olarak kullanır. Mesleği olan gazetecilik ve içindeki acımasızlık sayesinde kısa zamanda tanınan bir isim olmayı başaracaktır. Zamanla şehrin güçlü isimi olan George Duroy&#8217;un bu yükseliş öyküsü Guy De Maupassant&#8217;ın aynı adlı romanından uyarlanmıştır.</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı Ethem tarafından <strong>16 October 2011 23:12</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/bel-ami/#comments">Yorum Yaz</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/bel-ami/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dark Shadows</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/dark-shadows/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/dark-shadows/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Sep 2011 21:40:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ethem Sak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek Filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Alice Cooper]]></category>
		<category><![CDATA[Bella Heathcote]]></category>
		<category><![CDATA[Chloe Moretz]]></category>
		<category><![CDATA[Christopher Lee]]></category>
		<category><![CDATA[Dark Shadows]]></category>
		<category><![CDATA[Dark Shadows 2012]]></category>
		<category><![CDATA[Dark Shadows cast]]></category>
		<category><![CDATA[Dark Shadows fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Dark Shadows gösterim tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Dark Shadows Johnny Depp]]></category>
		<category><![CDATA[Dark Shadows ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Dark Shadows trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Dark Shadows vizyon tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[David Selby]]></category>
		<category><![CDATA[Eva Green]]></category>
		<category><![CDATA[Eva Green filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Eva Green filmografi]]></category>
		<category><![CDATA[Eva Green foto]]></category>
		<category><![CDATA[Eva Green galeri]]></category>
		<category><![CDATA[Eva Green video]]></category>
		<category><![CDATA[Gulliver Mcgrath]]></category>
		<category><![CDATA[Helena Bonham Carter]]></category>
		<category><![CDATA[Helena Bonham filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Helena Bonham filmografi]]></category>
		<category><![CDATA[Helena Bonham foto]]></category>
		<category><![CDATA[Helena Bonham hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Helena Bonham kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Helena Bonham resim]]></category>
		<category><![CDATA[Helena Bonham son filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Helena Bonham video]]></category>
		<category><![CDATA[Ivan Kaye]]></category>
		<category><![CDATA[Jackie Earle Haley]]></category>
		<category><![CDATA[Johnny Depp]]></category>
		<category><![CDATA[Johnny Depp 2012]]></category>
		<category><![CDATA[Jonathan Frid]]></category>
		<category><![CDATA[Jonny Lee Miller]]></category>
		<category><![CDATA[Lara Parker]]></category>
		<category><![CDATA[Michelle Pfeiffer]]></category>
		<category><![CDATA[Thomas Mcdonell]]></category>
		<category><![CDATA[Tim Burton]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=22206</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazı Ethem tarafından 19 September 2011 22:40 tarihinde yazıldı. Yorum Yaz. Sivrisinema - www.sivrisinema.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bu yazı Ethem tarafından 19 September 2011 22:40 tarihinde yazıldı. Yorum Yaz. Sivrisinema - www.sivrisinema.com]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/dark-shadows/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karadedeler Olayı (1989) /Turkish Blair Witch Project</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/korku/karadedeler-olayi-1989-turkish-blair-witch-project/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/korku/karadedeler-olayi-1989-turkish-blair-witch-project/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Sep 2011 14:29:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>T.K.T</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[2011 korku filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[2011 türk korku]]></category>
		<category><![CDATA[2012 filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi korku filmi]]></category>
		<category><![CDATA[en korkunç film]]></category>
		<category><![CDATA[En son çıkan filmler]]></category>
		<category><![CDATA[en son çıkan filmler 2011]]></category>
		<category><![CDATA[en son vizyon filmleri 2012]]></category>
		<category><![CDATA[en yeni 2012 filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[film değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[film detay]]></category>
		<category><![CDATA[film fagman]]></category>
		<category><![CDATA[film içeriği]]></category>
		<category><![CDATA[film incelme]]></category>
		<category><![CDATA[film kritikleri]]></category>
		<category><![CDATA[filmlerden haberler]]></category>
		<category><![CDATA[gazete sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek Filmler]]></category>
		<category><![CDATA[güncel sinema]]></category>
		<category><![CDATA[güncel sinema magazin]]></category>
		<category><![CDATA[haber sinema vizyon]]></category>
		<category><![CDATA[haberci sinema]]></category>
		<category><![CDATA[izlenmesi gereken 10 film]]></category>
		<category><![CDATA[izlenmesi gereken 50 film]]></category>
		<category><![CDATA[izlenmesi gereken filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Karadedeler Olayı]]></category>
		<category><![CDATA[Karadedeler Olayı 2010]]></category>
		<category><![CDATA[Karadedeler Olayı 2011]]></category>
		<category><![CDATA[Karadedeler Olayı film]]></category>
		<category><![CDATA[Karadedeler Olayı fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Karadedeler Olayı hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Karadedeler Olayı korkuKaradedeler Olayı]]></category>
		<category><![CDATA[Karadedeler Olayı ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Karadedeler Olayı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Karadedeler Olayı sinema]]></category>
		<category><![CDATA[korku filmi]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka izleyin]]></category>
		<category><![CDATA[ölmeden önce izlenmesi gereken filmler]]></category>
		<category><![CDATA[önerilen filmler]]></category>
		<category><![CDATA[online sinema dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sinama]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sinema dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[sinema geçmişi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema haber]]></category>
		<category><![CDATA[sinema haber köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[sinema ile ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[sinema köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema.com]]></category>
		<category><![CDATA[sinemacı]]></category>
		<category><![CDATA[sinemacılar]]></category>
		<category><![CDATA[sinemacılık]]></category>
		<category><![CDATA[sinemagazin]]></category>
		<category><![CDATA[sinemalarda]]></category>
		<category><![CDATA[sinemalardan.com]]></category>
		<category><![CDATA[sinemayla ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmle 2012]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmler]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmler 2011]]></category>
		<category><![CDATA[son filmle 2012]]></category>
		<category><![CDATA[son filmler]]></category>
		<category><![CDATA[türk korku]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe korku]]></category>
		<category><![CDATA[vizyon haber]]></category>
		<category><![CDATA[yakında sinema]]></category>
		<category><![CDATA[yeni çıkan filmler]]></category>
		<category><![CDATA[yeni çıkan filmler 2011]]></category>
		<category><![CDATA[yeni fagmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[yeni filmlerden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=21926</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;1989 yılında&#8230; Sıradan bir köyde&#8230;. Sıradan insanlar arasında&#8230;. Sıradışı bazı şeyler oldu&#8230;&#8221; P….  İlçesinin P……  alışveriş merkezinde 7:30 seansında sadece 2 kişi vardı.Film 87 dakika sonra sona erdi. Bunlardan T.K.T isimli şahıs filmin kurmaca olduğunu düşünürken U.T. isimli kişi bu filmdeki olaylara gülerek de olsa inandığını söyledi.Ancak iki şahısın da hemfikir olduğu ve kafalarını kurcalayan bir soru vardı.Bu izledikleri şey neydi? İDDİALAR ve GÖRÜŞLERİM Öncelikle, bu bir film değildir!!!. (En azından yapımcıların iddiası bu yönde). ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;1989 yılında&#8230;</p>
<p>Sıradan bir köyde&#8230;.</p>
<p>Sıradan insanlar arasında&#8230;.</p>
<p>Sıradışı bazı şeyler oldu&#8230;&#8221;</p>
<p>P….  İlçesinin P……  alışveriş merkezinde 7:30 seansında sadece 2 kişi vardı.Film<strong> 87 dakika</strong> sonra sona erdi. Bunlardan <strong>T.K.T</strong> isimli şahıs filmin kurmaca olduğunu düşünürken <strong>U.T.</strong> isimli kişi bu filmdeki olaylara gülerek de olsa inandığını söyledi.Ancak iki şahısın da hemfikir olduğu ve kafalarını kurcalayan bir soru vardı.Bu izledikleri şey neydi?</p>
<p><strong>İDDİALAR ve GÖRÜŞLERİM</strong></p>
<p>Öncelikle, bu bir film değildir!!!. (En azından yapımcıların iddiası bu yönde). Bu belgeseli 2 senede tamamladıklarını ve zar zor arşivlerden çıkardıkları belgeleri kullanarak  ayrıca kasetlere dayanarak yaptıklarını söylüyorlar. Ortada ölümler,ölenlerin yakınlarının röportajları ve 3 tane kaset var.</p>
<p>Peki bu izlediğimiz açıklanamayan olay hakkında gerçek kanıtlara dayanan haberleri görmemize rağmen bu film bizi korkutuyor mu? Eğer ki <strong>Karadedeler</strong> fragmanını izlediyseniz bu olay ilginizi çekmiş ve oradaki bazı sahneler “acaba gerçek mi?” sorusunu size sordurtmuştur. Şunu söylemeliyim ki sadece fragmanları izleyenler merak etmesinler çünkü zaten izlenecek değerde olan sahnelerin büyük kısmı fragmanlarda. 87 dakika boyunca sıkıntıdan patlıyoruz,arada ilginç bulduğumuz sahnelerle kendimizi avutmaya çalışıyoruz.</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com/korku/karadedeler-olayi-1989-turkish-blair-witch-project/attachment/kara-10/" rel="attachment wp-att-21955"><img class="aligncenter size-full wp-image-21955" title="kara 10" src="http://www.sivrisinema.com/wp-content/uploads/2011/09/kara-10.jpg" alt="" width="596" height="210" /></a></p>
<p><strong>&#8220;Özetle Hikâye&#8221;</strong></p>
<p><strong>Hakkı B.</strong> Adlı gazeteci K.. ilinin D… köyüne esrarengiz olayı araştırmak için gider ve orada 11 gün geçirir. Sonra kamerasını 14 yaşındaki <strong>Erdinç</strong> adındaki çocuğa bırakıp cinleri çekmesini isteyerek İstanbul’a döner. Geri döndüğünde Komutan <strong>A.S.</strong> tarafından sorgulanır ve ondan çocukla ailesinin öldüğünü ve ölümlerinin  kameraya kaydedilmiş olduğunu öğrenir.</p>
<p><strong>_Bu olaya inanalım mı?_</strong></p>
<p>Peki neden ben bu konuşan köylülerin, kamerayı <strong>127 saat</strong> filmindeki <strong>James Franco</strong> gibi kullanan gazetecinin, sorgulamadaki olayların gerçekçiliğine inanmadım? Öncelikle gözden kaçmayacak şekilde bir sahtelik var. Köydeki sıradan insanların yüzlerinin çoğu kapanmış ve kapanmasının nedeni belki de şu olabilir; İnsan inanmadığı şeyleri söylerken farklı bakar. (Yakınlarının isteği üzerine yüzleri kapatıldı demelerine pek inanmadım) Seslerinden bir şeylerin yanlış olduğunu anlamamız daha zor olsa da, rol yapamamaları hemen onları ele veriyor. Bu olayları geçirdikleri iddia ettikleri köylüler palavra anlatırmış gibiydiler, saçmalıyorlar ve arada sırada gülüyorlardı. Fragmanlardaki şeytan görünür cin görünmez diyen kadın ve yanındakilerin yüzleri kapalı ancak filmde yüzleri görünüyordu.</p>
<p>Kamera saçma sapan kullanılmış ve gerçekçi görünmesi için bazı uğraşlar verilmiş. Resimlerin ters dönmesi, sandalyelerin düşmesi, ocaktaki ateşin yanıp sönmesi, tencere kapağının hareket etmesi, kapanan kapılar, arada sırada çıkan anlık karartılar vs… <strong>Erdinç</strong> adlı çocuğun gerçekçi çığlığı tüm bu belgesel filmin izlenebilir kısımlarıydı. <strong>89 dakika</strong>lık filmde korkmamızı sağlayacak ani gürültüler dışında bir şey bulamadık.  Tabi son dakikaları ayrı tutmak gerekir. Bize içine cin girdiğine inandırmaya çalıştıkları çocuk (yani <strong>Erdinç</strong>) sonunda tüm ailesini tüfeği iki kez ateşleyerek  öldürüyor. Ailesi en az 6-7 kişi olmasına rağmen bu iki ateşin sonunda hepsinin ölmesi ve Erdinç’in kapıya gazetecinin ismini kanla yazdıktan sonra (Arapça yazıyor) içindeki cinin çıkmasıyla ölmesi bu filmin en ilginç olayıydı ki biz nasıl 2 ateşle öldüklerini çözemedik (Tüfekte 2 kurşun olsa 2+2=4). Neyse canım çocuğun içine cin girdiğine inandık ama bu ölüme inanmadık olmasın hadi buna da inandık.</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com/korku/karadedeler-olayi-1989-turkish-blair-witch-project/attachment/kara-9/" rel="attachment wp-att-21956"><img class="aligncenter size-full wp-image-21956" title="kara 9" src="http://www.sivrisinema.com/wp-content/uploads/2011/09/kara-9.jpg" alt="" width="600" height="215" /></a></p>
<p>En basit insan gözünün bile göreceği bu kurmaca hareketler bizi kandırmadı. Ama&#8230; bu olayın gerçek olduğuna dair deliller olduğunu, bu kasetlerin gerçekten olduğunu, bu olayın sorgusunu yapan askerin delirip intihar ettiğini söyleyen bu araştırmacılara karşı bir şey söyleyemeyeceğim. Benim elimde kanıt yok, zaten o yüzden merak ettim ve izledim. Benim elimdeki tek kanıt artık izlediğim belgesel film ve ben bu filme başlıkla da dalga geçtiğim <strong>Blair Cadısı çakması</strong> yakıştırması yapmak istiyorum. Bunun uydurmaca olduğunu düşündüğümden söylüyorum tabi ki bir çok filme benzetilebilir. (Örn:&#8221;The Village&#8221;) Eminim ki bu film tartışılırsa ileride bunun kurmaca olduğu ortaya çıkacaktır. Ancak söylediğim gibi, bu kadar uzun bir yazı yazmamın bile mucize olduğu bu belgesel film beni kafamı karıştıran sorulara yönlendirmeyi başarsa da sıkıcı olması ve içinde pek bir şey bulamamam yüzünden çok yetersiz olduğunu düşündürüyor. Tekrar söylemeliyim ki bu filmin yapımcıları bu filmin belgesel olduğu konusunda ısrarcılar ve hiçbir ticari amaçları yokmuş. Takdir tabi ki sizlerin ancak bana sorarsanız paranızı bu filme harcamayın.</p>
<p><strong>SONUÇ:</strong></p>
<p>Turkish Blair Witch Project &#8220;Failed&#8221; :D. Umarım bu tür ilgi çekici, korkutan konular bulununca daha iyi değerlendirilir. Türk korku filmi olarak aklımıza artık gülmediğimiz iyi hazırlanmış bir şeyler getirmek istiyoruz. En azından gerçek olduğu dedikosunu iyi yaydıktan sonra filmde kendini bu kadar ele veren sahneler olmasın.</p>
<p><strong>Not: </strong>Sonunda pek dikkat etmesemde &#8220;Bu filmdeki kişiler ve olaylar hayal ürünüdür&#8221; şeklinde bir yazı geçtiği söyleniyor. Sonundaki yazıları okuyacak kadar etkilenmedim ama öyleyse bu filmin vay haline :D..</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı T.K.T tarafından <strong>18 September 2011 15:29</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/korku/karadedeler-olayi-1989-turkish-blair-witch-project/#comments">9 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/korku/karadedeler-olayi-1989-turkish-blair-witch-project/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saw VIII / Testere 8</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/gerilim/saw-viii-testere-8/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/gerilim/saw-viii-testere-8/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Sep 2011 13:34:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ethem Sak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gelecek Filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Polisiye]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Suç]]></category>
		<category><![CDATA[saw 8]]></category>
		<category><![CDATA[saw 8 cast]]></category>
		<category><![CDATA[saw 8 fragman]]></category>
		<category><![CDATA[saw 8 gösterim tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[saw 8 kadro]]></category>
		<category><![CDATA[saw 8 künye]]></category>
		<category><![CDATA[saw 8 ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[saw 8 saw VIII]]></category>
		<category><![CDATA[saw 8 trailer]]></category>
		<category><![CDATA[saw 8 vizyon tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Saw VIII]]></category>
		<category><![CDATA[saw VIII fragman]]></category>
		<category><![CDATA[saw VIII ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Testere 8]]></category>
		<category><![CDATA[Testere 8 cast]]></category>
		<category><![CDATA[Testere 8 film]]></category>
		<category><![CDATA[Testere 8 fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Testere 8 kadro]]></category>
		<category><![CDATA[Testere 8 ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Testere 8 saw 8]]></category>
		<category><![CDATA[Testere 8 seans]]></category>
		<category><![CDATA[Testere 8 sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Testere 8 sinopsis]]></category>
		<category><![CDATA[Testere 8 teasler]]></category>
		<category><![CDATA[Testere 8 trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Testere 8 video]]></category>
		<category><![CDATA[Testere 8 vizyon tarifi]]></category>
		<category><![CDATA[Testere VIII]]></category>
		<category><![CDATA[Testere VIII film]]></category>
		<category><![CDATA[Testere VIII fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Testere VIII gösterim tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Testere VIII ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Testere VIII sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Testere VIII vizyon tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=21651</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazı Ethem tarafından 03 September 2011 14:34 tarihinde yazıldı. 15 Yorum. Sivrisinema - www.sivrisinema.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bu yazı Ethem tarafından 03 September 2011 14:34 tarihinde yazıldı. 15 Yorum. Sivrisinema - www.sivrisinema.com]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/gerilim/saw-viii-testere-8/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>15</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Changeling: Sen Benim Oğlum Değilsin!</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/changeling/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/changeling/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Aug 2011 00:42:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur Tatar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Amy Ryan]]></category>
		<category><![CDATA[Amy Ryan filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Amy Ryan sahtekar]]></category>
		<category><![CDATA[Angelina Jolie]]></category>
		<category><![CDATA[Angelina Jolie Amy Ryan]]></category>
		<category><![CDATA[Angelina Jolie filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Angelina Jolie filmografi]]></category>
		<category><![CDATA[Angelina Jolie son filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Angelina Jolie yeni filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Changeling]]></category>
		<category><![CDATA[Changeling Angelina Jolie]]></category>
		<category><![CDATA[Changeling ayrıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Changeling eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Changeling film eleştirsii]]></category>
		<category><![CDATA[Changeling film hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Changeling film kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Changeling film yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[Changeling fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Changeling kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Changeling ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Changeling sahtekar]]></category>
		<category><![CDATA[Clint Eastwood]]></category>
		<category><![CDATA[Colm Feore ve Amy Ryan]]></category>
		<category><![CDATA[J. Michael Straczynski]]></category>
		<category><![CDATA[sahtekar Amy Ryan]]></category>
		<category><![CDATA[Sahtekar Changeling]]></category>
		<category><![CDATA[sahtekar filmi]]></category>
		<category><![CDATA[superfrooog]]></category>
		<category><![CDATA[superfrooog yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=20988</guid>
		<description><![CDATA[2008 yapımı, dram ile gerilimin buluştuğu üzerine birde kara mizah sosunun eklendiği film Changeling’i hatırlarsınız herhalde. Hani 2009 Akademi Ödüllerine 3 dalda (Kadın Oyuncu, Görüntü Yönetimi ve Sanat Yönetimi) aday olan, Clint Eastwood’un yine yönetmenlikte ki ustalığını konuşturduğu, sağlam kotarılmış dönem filmi. Gerçekten de Clint Eastwood şarap misali, gün geçtikçe daha iyi filmler çekiyor. Zamanında oyunculuğuna hastaydık, şimdi de yönetmenliğine sanırım… Los Angeles, Mart 1928. Orta sınıf ailelerin oturduğu banliyö kesimlerinden birinde yaşayan ve telefon operatörü olarak çalışan anne Christine ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">2008 yapımı, dram ile gerilimin buluştuğu üzerine birde kara mizah sosunun eklendiği film <strong>Changeling</strong>’i<strong> </strong>hatırlarsınız herhalde. Hani 2009 Akademi Ödüllerine 3 dalda (Kadın Oyuncu, Görüntü Yönetimi ve Sanat Yönetimi) aday olan, <strong>Clint Eastwood</strong>’un yine yönetmenlikte ki ustalığını konuşturduğu, sağlam kotarılmış dönem filmi. Gerçekten de <strong>Clint Eastwood</strong> şarap misali, gün geçtikçe daha iyi filmler çekiyor. Zamanında oyunculuğuna hastaydık, şimdi de yönetmenliğine sanırım…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Los Angeles, Mart 1928.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Orta sınıf ailelerin oturduğu banliyö kesimlerinden birinde yaşayan ve telefon operatörü olarak çalışan anne <strong>Christine Collins</strong> (<strong>Angelina Jolie</strong>), güzel aynı zamanda sıradan bir cumartesi sabahında işe gitmek üzere evden ayrılırken dokuz yaşındaki oğlu <strong>Walter</strong> ile vedalaşır. Akşam evine döndüğünde ise büyük bir kâbus onu beklemektedir.<strong> Walter</strong> ortadan kaybolmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.sivrisinema.com/dram/changeling/attachment/changeling_2_1680/" rel="attachment wp-att-21023"><img class="aligncenter size-full wp-image-21023" title="changeling_2_1680" src="http://www.sivrisinema.com/wp-content/uploads/2011/08/changeling_2_1680.jpg" alt="" width="500" height="258" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Aradan beş ay geçer ve sevindirici haber gelir. <strong>Walter </strong>bulunmuştur. Beş ay gibi uzun bir süre geçtiği için itibarı sarsılan Los Angeles Polis Departmanı (<strong>L.A.P.D.</strong>) itibarını kurtarmak istediği için anne ile oğlunun kavuşmasını medya önünde bir gösteri olarak organize eder. Ama ortada bir terslik vardır. Bu çocuk  <strong>Walter </strong>değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Polis Teşkilatını buna inandıramayan <strong>Christine Collins</strong>’ın zorlu mücadelesinin hikâyesini anlatan <strong>Changeling</strong>, başarılı bir dram ve bu başarılı dramda anlatılan olay ise gerçek.</p>
<p style="text-align: justify;">Televizyon kökenli senarist <strong>J. Michael Straczynski</strong>, ilk film senaryosun da bir annenin acıklı öyküsünü anlatmakla yetinmek istemiyor ve birçok farklı yan öyküyü filme yamamayı seçiyor. Yamamak diyorum çünkü film bir yerden sonra birçok temaya değinmeye çalışıyor ve bunu yapmaya çalışırken de çuvallıyor. Kendisinin bu filmden sonra <strong>Ninja Assassin</strong> filminin senaryosunu ve <strong>Thor </strong>filminin öyküsünü yazdığını not olarak ekleyelim.</p>
<p style="text-align: justify;">Senaryoda ki aksaklıklara rağmen filmin teknik yönü kusursuz denecek kadar başarılı. 30&#8242;lu yılların o basık, siyah beyaz, iç karartıcı havası başarıyla perdeye yansıtılmış. Burada da <strong>Clint Eastwood</strong>’un mahareti ortaya çıkıyor tabi ki.</p>
<p style="text-align: justify;">Ayrıca Işıkçılıktan gelen ve <strong>Mystic River</strong>’den bu yana <strong>Clint Eastwood</strong>’un her filminde birlikte çalıştığı görüntü yönetmeni <strong>Tom Stern</strong>’ün çıkardığı iş özellikle takdire şayan.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.sivrisinema.com/dram/changeling/attachment/angelina_jolie_in_changeling_wallpaper_4_800/" rel="attachment wp-att-21024"><img class="aligncenter size-full wp-image-21024" title="Angelina_Jolie_in_Changeling_Wallpaper_4_800" src="http://www.sivrisinema.com/wp-content/uploads/2011/08/Angelina_Jolie_in_Changeling_Wallpaper_4_800.jpg" alt="" width="500" height="259" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Angelina Jolie</strong> bu filmdeki inandırıcılıktan yoksun ve son derece abartılı oyunculuğu ile nasıl oldu da Oscar’a aday oldu anlamış değilim. Filmde <strong>Angelina Jolie</strong>’den başka sivrilmiş bir oyuncu yok. Ancak <strong>Papaz Gustav Briegleb </strong>karakteri ile <strong>John Malkovich </strong>belki akılda kalabilir. <strong>John Malkovich </strong>kötü bir oyunculuk sergilemese de akılda kalmasının sebebi karakterinin gerçek hayattaki öneminden kaynaklanıyor. Çünkü herkesin polisten bu denli korktuğu, muhalefet şansının olmadığı, sokaklarda bile cesetlerin olduğu ve korkunun hakim olduğu bir ortamda; bir papaz çıkıp, otoriter güç <strong>L.A.P.D.</strong>&#8216;ye kafa tutuyor, halkı bilinçlendirip, sokağa dökmeyi başarıyor. Gerçekten de büyük cesaret.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kısaca:</strong> Yozlaşmış “Los Angeles Polis Departmanı” üzerinden sistem eleştirisi ve bir annenin gerçek dramı.</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı SuperFrooog tarafından <strong>27 August 2011 01:42</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/changeling/#comments">Yorum Yaz</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/changeling/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Box (2009)</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/the-box-2009/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/the-box-2009/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Aug 2011 23:05:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>T.K.T</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[2012 filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi dram filmi]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi komedi filmi]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi korku filmi]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi romantik film]]></category>
		<category><![CDATA[En son çıkan filmler]]></category>
		<category><![CDATA[en son çıkan filmler 2011]]></category>
		<category><![CDATA[en son vizyon filmleri 2012]]></category>
		<category><![CDATA[en yeni 2012 filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[film değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[film detay]]></category>
		<category><![CDATA[film fagman]]></category>
		<category><![CDATA[film içeriği]]></category>
		<category><![CDATA[film incelme]]></category>
		<category><![CDATA[film kritikleri]]></category>
		<category><![CDATA[filmlerden haberler]]></category>
		<category><![CDATA[gazete sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek Filmler]]></category>
		<category><![CDATA[güncel sinema]]></category>
		<category><![CDATA[güncel sinema magazin]]></category>
		<category><![CDATA[haber sinema vizyon]]></category>
		<category><![CDATA[haberci sinema]]></category>
		<category><![CDATA[izlenmesi gereken 10 film]]></category>
		<category><![CDATA[izlenmesi gereken 50 film]]></category>
		<category><![CDATA[izlenmesi gereken filmler]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka izleyin]]></category>
		<category><![CDATA[ölmeden önce izlenmesi gereken filmler]]></category>
		<category><![CDATA[önerilen filmler]]></category>
		<category><![CDATA[online sinema dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sinama]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sinema dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[sinema geçmişi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema haber]]></category>
		<category><![CDATA[sinema haber köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[sinema ile ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[sinema köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema.com]]></category>
		<category><![CDATA[sinemacı]]></category>
		<category><![CDATA[sinemacılar]]></category>
		<category><![CDATA[sinemacılık]]></category>
		<category><![CDATA[sinemagazin]]></category>
		<category><![CDATA[sinemalarda]]></category>
		<category><![CDATA[sinemalardan.com]]></category>
		<category><![CDATA[sinemayla ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmle 2012]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmler]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmler 2011]]></category>
		<category><![CDATA[son filmle 2012]]></category>
		<category><![CDATA[son filmler]]></category>
		<category><![CDATA[The Box]]></category>
		<category><![CDATA[The Box (2009)]]></category>
		<category><![CDATA[The Box cameron diaz]]></category>
		<category><![CDATA[The Box film]]></category>
		<category><![CDATA[The Box james marsden]]></category>
		<category><![CDATA[vizyon haber]]></category>
		<category><![CDATA[yakında sinema]]></category>
		<category><![CDATA[yeni çıkan filmler]]></category>
		<category><![CDATA[yeni çıkan filmler 2011]]></category>
		<category><![CDATA[yeni fagmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[yeni filmlerden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=20354</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanlarda canınız hiç gizemli bir film çekti mi? Bu filmi izlemeye başladıysanız veya izlediyseniz eminim sizi içine soktuğu gizemli havanın ve bilinmeyenlerin sizde bıraktığı tat hoşunuza gitmiştir.Peki  film bu yarattığı havayı nasıl devam ettiriyor?.Bilinmeyenleri neye bağlıyor, ne nedir? sorularının kafanızda en çok canlanmaya başladığı anlarda sizi yeterince tatmin edip bir sonraki  sahneye kadar heyecan içinde bırakıyor mu?Bu sorunun cevapları işte bu filmin neden iyi yada kötü olduğunu açıklıyor. Kapımıza kutu bırakmışlar, şaka mı bu? ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda canınız hiç gizemli bir film çekti mi? Bu filmi izlemeye başladıysanız veya izlediyseniz eminim sizi içine soktuğu gizemli havanın ve bilinmeyenlerin sizde bıraktığı tat hoşunuza gitmiştir.Peki  film bu yarattığı havayı nasıl devam ettiriyor?.Bilinmeyenleri neye bağlıyor, ne nedir? sorularının kafanızda en çok canlanmaya başladığı anlarda sizi yeterince tatmin edip bir sonraki  sahneye kadar heyecan içinde bırakıyor mu?Bu sorunun cevapları işte bu filmin neden iyi yada kötü olduğunu açıklıyor.</p>
<p><strong>Kapımıza kutu bırakmışlar, şaka mı bu?</strong></p>
<p>Gerçekten uzunca anlatmayacağım bu filmi.Tartışmaya açık bir film. Evet işte başlıkta görüldüğü üzere bir gizemli ortamın içindeyiz.Bu noktada bir an nedendir bilmiyorum aklıma Jumanji filmi geldi. Belki de filme bir kalıp bulmaya ve onu başkalarıyla karşılaştırmaya çalıştım.Hatırlarsanız başrolünde Robin Williams’ın olduğu film gerçekten de bizi gizemli bazen korku dolu bazen de eğlenceli bir dünyaya soktu.Zarlarla oynanan basit bir oyun gibi görünen jumanji’nin yarattığı gizemi hatırladım.Bu gizemli hava bu düğmeli kutunun pek fazla önemsenmeyip bir şaka olarak nitelendirilmesiyle azalıyor ve bir sonraki gizemli sahneye kadar belirli bir seviyede içimizde hoş bir duygu bırakıyor.</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com/dram/the-box-2009/attachment/movie_thebox/" rel="attachment wp-att-20566"><img class="aligncenter size-full wp-image-20566" title="movie_TheBox" src="http://www.sivrisinema.com/wp-content/uploads/2011/08/movie_TheBox.jpg" alt="" width="450" height="254" /></a></p>
<p><strong>Kadının ayağındaki özrü gördük,Yarım yüzlü adamı gördük,görmez olaydık..</strong></p>
<p>Aman Tanrım!  Bir gizem daha, kadının ayağına ne olmuş böyle?  Bu soruyu sormanız sizi ilerde sinir edebilir. Nedeni şu;  öğrendiğimiz cevap bu filmin gizemine yakışmadı ve benim tek düşündüğüm şey “ eee,  bana ne bundan” oldu. Ama bu benim düşüncem.İşte filmin anahtar adamı geldi;Arlington Steward.Bu adam başta yine bir gizem içinde bize haberini verdikleri ,öldükten sonra dirilen ve şu evlere kutu bırakma işlerini yapan hasta arkadaşımız. Bu filmin gizemine yakışan cinsten tavırları ile hemen konuya giriyor.Adamın kafasının yarısı yok , artık Norma adındaki hikayemizin ev kadını kahramanının içinde bulunduğu şoku düşünün.Adamımız zaten zor günler geçiren aileye 1 milyon bırakacakmış.Hem de karşılıksız.Tabi tamamen karşılıksız değil.Hiç tanımadıkları, muhtemelen dünyanın öbür köşesindeki birisi ölecek.Bu tipte adamdan daha ne kadar iyi bir teklif alabilirdik ki?Adam bavulunu da alıp gidiyor,kendinden emin,tam olarak “siz almazsanız almayın başka kurban mı yok?” tavırlarıyla uzaklaşıyor.</p>
<p><strong>Karar verildi,adamla birlikte para geldi, yalnız kutu gitti,hem de hiç tanımadıkları bir aileye.. </strong></p>
<p>Parayla saadet olmaz lafını zorla gözümüze soktular bu filmde anlayacağınız.İş işten geçti,ailemiz aksiyonun ve gizemin içine girdi,para kabul edildi.Yani bizim Norma düğmeye bastı.Arlington Steward kutuyu hiç tanımadıkları bir aileye götüreceğini söylerken bizimkiler yaptıkları yanlışın farkına vardı muhtemelen ancak iş işten geçmişti.İlerde parayı geri vermek isteseler de bu artık kabul edilmeyecek.Ailemiz Norma ve Arthur Lewis çifti endişe içinde günler geçiyorlar.Çocukları Walter ne olduğuna anlam veremiyor ancak ilerde annesinin düğmeye basmasının getireceği kötülüklerin kurbanı olacak.Film ilerledikçe Arlington Steward’ın başına gelenlerle ilgili daha çok şeyler öğrenmekle beraber onun yapabildiklerine hayret ediyoruz. Filmde çok hoş bir şekilde neden kutu kullanıldığı anlatılıyor,işte o sözler;</p>
<p>-Efendim sormamda bir sakıncası yoksa,neden kutu kullanıyorsunuz?</p>
<p>-Eviniz bir kutu.Arabanız tekerlekleri olan bir kutu.İşinize gidiyor,ve oradan evinize dönüyorsunuz.Evinizde bir kutuya bakıyorsunuz.Ruhunuzu yıpratıyor.Aynı zamanda başka bir kutu olan vücudunuz kaçınılmaz olarak bozuluyor.Ta ki çürümek için girdiğiniz son kutunuza kadar.</p>
<p>Bu konuşmalar filmin vermeye çalıştığı mesajdı belki de.Ne olursa olsun en can alıcı ve anlamlı sahnelerden birisiydi.</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com/dram/the-box-2009/attachment/the-box-original/" rel="attachment wp-att-20567"><img class="aligncenter size-full wp-image-20567" title="the-box-original" src="http://www.sivrisinema.com/wp-content/uploads/2011/08/the-box-original.jpg" alt="" width="500" height="188" /></a></p>
<p><strong>Oyuncular</strong></p>
<p><strong>Cameron Diaz-Norma Lewis rolünde </strong>bizi sıradan bir ev kadını olduğuna ikna ediyor.Bu kadına nedense iyi yada kötü oynuyor diyemiyorum.Ama bu filmde ondan beklediğinizi veriyor.</p>
<p><strong>James Marsden-Arthur Lewis rolünde </strong>klasik bir baba rolünde iyi oynamış.Onun tüm film boyunca gerçekten işi iyi götürdüğüne inanıyorum.Belki de tipi sinemaya çok uygun olduğu için bu kadar başarılı.Onun X-men de pek öne çıkamaması kendi suçu değil,Hugh jackman’ın wolwerine rolüne tam uyması ve muhtemelen hep bu filmle hatırlanacak olmasıdır.Ama bu adamı ben gözlüklü halde görünce superman’ e ne zaman dönüşecek diye bekliyorum.Adamın tipinde bir süper kahramanlık var.</p>
<p><strong>Frank Langella-Arlington Steward rolünde </strong>gizemli adamı oynuyor.Onu gizemli yapan filmde sadece yüzünün yarısının olması değil,tam anlamıyla  gizemli davranmasını biliyor.Bu adam bu tarz rollerde gerçekten sorunsuz oynuyor ve bunu tekrar gösteriyor.</p>
<p><strong>Sonuç</strong></p>
<p>Film bize ilk yarısında ne verdi? Gizem dolu bir olay.Cevaplarını bekleyen sorular.Ancak 2.yarısı hiçte beklediğim gibi değildi açıkçası.Bu ailenin başına gelenler bana alacakaranlık kuşağı içindeymişler izlenimini verdi.Yarattıkları gizemler açığa çıkarken seyirci olarak gerçekten kafamıza yatan bir sonuç çıkaramadık.Belki filmden bir sonuç çıkartmadan sadece bir film gibi izlemeye çalışsak gizemli hoş bir film olarak gözümüze girerdi.Mesela bu ailenin diğerlerinden farklı olduğu izlenimini verip sonra da diğerleriyle aynı kaderi paylaşmaları bize bu filmin sadece bu kutu gizemini anlatmaya çalıştığı izlenimini veriyor.Yani önemli olan şu yada bu aile değil.Bir kutu var ve düğmesine basılmamalı.Eğer basılırsa  “işte bakın bir ailenin başına neler geldi” diye göstermek için yapılmış bir film gibi.Peki o zaman ona göre değerlendirirsek fena olmadığını söyleyebiliriz.Ancak sadece kutu üzerinden ise bu kadar cevaplanamayan sorulara rağmen yarattığı bu gizem için iyi denilebilir.Bana göre ise ikisinin ortasında bir yerde bırakmışlar filmi.Sonuç nedir derseniz sonuç yok.Alacakaranlık kuşağı serilerini izler gibi izlerseniz sorun yok.(gerçi onlarda sürpriz ve güzel sonuçlar vardır ama..)Diğer türlü kafanıza gelen soruların çoğunun yanıtını alamayacaksınız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu yazı Selin tarafından da değerlendirilmiştir. <a href="http://www.sivrisinema.com/gerilim/the-box-kutu/" target="_blank">Alternatif</a> kritik için&#8230;</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı T.K.T tarafından <strong>17 August 2011 00:05</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/the-box-2009/#comments">Yorum Yaz</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/the-box-2009/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dönüş / Volver (2006)</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/donus-volver-2006-2/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/donus-volver-2006-2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jul 2011 00:18:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Asya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Suç]]></category>
		<category><![CDATA[Blanca Portillo]]></category>
		<category><![CDATA[Carmen Maura]]></category>
		<category><![CDATA[Dönüş]]></category>
		<category><![CDATA[Dönüş 2006]]></category>
		<category><![CDATA[Dönüş eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Dönüş film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[Dönüş film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Dönüş film kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Dönüş filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Dönüş fragmanDönüş]]></category>
		<category><![CDATA[Dönüş kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Dönüş ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Dönüş Penolope Cruz]]></category>
		<category><![CDATA[Dönüş sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Dönüş sinema eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Dönüş sinopsis]]></category>
		<category><![CDATA[Dönüş Volver]]></category>
		<category><![CDATA[Dönüş Volver 2006]]></category>
		<category><![CDATA[DVD filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Lola Dueñas]]></category>
		<category><![CDATA[Pedro Almodovar.Penolope Cruz]]></category>
		<category><![CDATA[penolope cruz]]></category>
		<category><![CDATA[Penolope Cruz filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Penolope Cruz hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Penolope Cruz son filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Volver]]></category>
		<category><![CDATA[Volver 2006]]></category>
		<category><![CDATA[Volver cast]]></category>
		<category><![CDATA[Volver Dönüş]]></category>
		<category><![CDATA[Volver Dönüş 2006]]></category>
		<category><![CDATA[Volver film]]></category>
		<category><![CDATA[Volver fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Volver künye]]></category>
		<category><![CDATA[Volver ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Volver Penolope Cruz]]></category>
		<category><![CDATA[volver.aile içi şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=19086</guid>
		<description><![CDATA[Size bir Almodovar filminden bahsetmek istiyorum bugün. 2006 yılında Madrid’te çekilen filmin yazarı aynı zamanda yönetmen koltuğunda. Raimunda (Penolope Cruz), kocası işsiz, maddi sıkıntıları yüzünden çok çalışmak zorunda olan genç, güzel, yaşadığı sıkıntılardan güç kazanmış bir annedir. Anne ve babası yangında hayatını kaybetmiştir. Ailesinden geriye ablası Sole (Lole Duenas), teyzesi yaşlı Paula ve birkaç acı hatıra kalmıştır. Evde yalnız yaşayan teyzesi Paula vefat eder. Fakat Raimunda o sırada kızını taciz eden kocasının cesedini saklamakla uğraştığı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Size bir Almodovar filminden bahsetmek istiyorum bugün. 2006 yılında Madrid’te çekilen filmin yazarı aynı zamanda yönetmen koltuğunda.</p>
<p>Raimunda (Penolope Cruz), kocası işsiz, maddi sıkıntıları yüzünden çok çalışmak zorunda olan genç, güzel, yaşadığı sıkıntılardan güç kazanmış bir annedir. Anne ve babası yangında hayatını kaybetmiştir. Ailesinden geriye ablası Sole (Lole Duenas), teyzesi yaşlı Paula ve birkaç acı hatıra kalmıştır.</p>
<p>Evde yalnız yaşayan teyzesi Paula vefat eder. Fakat Raimunda o sırada kızını taciz eden kocasının cesedini saklamakla uğraştığı için cenazeye gidemez.</p>
<p>Cenazede ablası Sole’ye, ölen annesinin teyzesinin cenaze işleri düzenlemek için geri döndüğü söylenir. Teyzesinin yakın komsu aynı zamanda yakın dostları Agustina (Blanca Portillo) da bu durumu doğrular çünkü gerçekten &#8220;biri&#8221;nin yardımı olmasaydı belki de yaşlı kadının ruhunu teslim ettiğinden bile haberleri olmayacaktır. Sole başta çok saçma görünen bu söylentinin doğru olduğunu, annesini karşısında görünce anlar. Abuela Irene (Carmen Maura) yarım kalan işlerinin olduğunu bu yüzden döndüğünü söyler. Raimunda yla olan sorunlarını çözmek ve rahata ermektir asıl sebebi ziyareti. Abuela nın dönüşü Agustina&#8217;nın kayıp annesi içinde umut ışığı olur. Bu dönüşe en çok sevinenlerden biri de odur.</p>
<p>Film başlarda kadınlar matinesi koksa da yürüdükçe derinlerden iniltiler duyuyorsunuz. Özellikle de küçük Paula’nın babasının tacizine maruz kaldığını öğrenen Raimundanın o hali bana bir buz dağını anımsattı. Sanki en ufak bir titreşimle düşmeye hazır çığ gibi… biriyle yüzleşir hesaplaşır gibi, duygu karmaşası.. tufanlar… Abuela&#8217;nın tuhaf dönüşünü benimseyemeyip yok canım bu nasıl hayalet dediğiniz oluyor. Ama oda zaten hikayenin.. acaba? sı. (daha konuşulacak çok çok çok şey var aslında yazım fişlensin istemiyorum susstuurunn beni :)) ) Sole’nin sinir eden ürkekliği, pasifliği, becerisizliği… çok takılmayın yani o karaktere.</p>
<p>Kadınların sırları acıları yaptıkları yapabilecekleri hakkında bir erkek yorumu tadıyla keyifle izlenen bir film. Ve de bence Penolope Cruz’un en güzel göründüğü film bunu da demeden geçemicem J.Eser, Penolope Cruz&#8217;a 2006 Cannes da en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandırdı. Sesinin de çok güzel olduğunu biliyor muydunuz? Küçük bir kızken Abuela’nın ona seçmelerde söylemesi için ezberlettiği Volver a Amar (Aşka Dönüş) şarkısı sizi bir süre zaman mekan kavramından ayırıcak. Yazımı da bu mistik şarkının nakaratıyla bitirmek istiyorum müsadenizle;</p>
<p>Volver a Amar (Aşka Dönmek)<br />
….<br />
Bir kez daha donmek aska<br />
Yeniden dogmak sende<br />
Senin yansimanda<br />
Tum bosluklarini ruhumun<br />
Senin isiginla doldurmak</p>
<p>Bir kez daha donmek aska<br />
Ve artik hissetmek aski<br />
Hep benim yanimda kalacagini<br />
Ve hic gitmeyecegini bilmek<br />
Ancak boyle yasar icimde<br />
Bana verdigin o tatli ask</p>
<p>Kendime not: Penolope Cruz filmlerine biraz daha ilgi.. ve.. Hangi coğrafyada olursa olsun kadın her yerde kadın…</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı Asya tarafından <strong>06 July 2011 01:18</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/donus-volver-2006-2/#comments">2 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/donus-volver-2006-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gölge Oyunu: Gölgesizler</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/golge-oyunu-golgesizler/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/golge-oyunu-golgesizler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Jul 2011 01:21:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Genç Yönetmen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Gölgesizler]]></category>
		<category><![CDATA[Gölgesizler 2008]]></category>
		<category><![CDATA[Gölgesizler 2009]]></category>
		<category><![CDATA[Gölgesizler eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Gölgesizler film]]></category>
		<category><![CDATA[Gölgesizler film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Gölgesizler filmi ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Gölgesizler fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Gölgesizler ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Gölgesizler özet]]></category>
		<category><![CDATA[Gölgesizler sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Gölgesizler trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Gölgesizler vizyon]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Ali Toptaş]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Ali Toptaş kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Ali Toptaş kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Ali Toptaş kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Ali Toptaş romanı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=18875</guid>
		<description><![CDATA[Varlığın içinde yokluğun daha gerçekçi olduğu bir gölge oyunu. İç içe geçmiş, hayallere sığmayan, imkansızlıkları yaşattıran bir hikayeden yola çıkılarak derlenmiş bir film. Durağan ama bir o kadar da hızlı aslında, tabii izleyen filmin için de yer alırsa! Karışık gibi gelse de denklemi kurunca sanıldığı kadar zor değil anlamak. Farklı tarz filmlerden en büyük farkı; her izleyicinin kendine göre filmi ve hikayeyi yorumlaması. Konusundan önce film hakkında biraz bildiklerimi paylaşayım. Hasan Ali Toptaş&#8217;ın geç keşfedilmiş ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Varlığın içinde yokluğun daha gerçekçi olduğu bir gölge oyunu. İç içe geçmiş, hayallere sığmayan, imkansızlıkları yaşattıran bir hikayeden yola çıkılarak derlenmiş bir film. Durağan ama bir o kadar da hızlı aslında, tabii izleyen filmin için de yer alırsa! Karışık gibi gelse de denklemi kurunca sanıldığı kadar zor değil anlamak. Farklı tarz filmlerden en büyük farkı; her izleyicinin kendine göre filmi ve hikayeyi yorumlaması.</p>
<p>Konusundan önce film hakkında biraz bildiklerimi paylaşayım. Hasan Ali Toptaş&#8217;ın geç keşfedilmiş romanı &#8220;Gölgesizler&#8221; den yola çıkılarak Ümit Ünal gibi usta bir yönetmenin elinden çıkmış bir film. Senaryo ve yönetmenliğini Ümit Ünal üstlenmiş ve Türk sinema sofrasına farklı bir tür sunmuştur. Hasan Ali Toptaş&#8217;ın romanları arasında ödül alan bu romanı da bir çok farklı dile çevrilerek yurt dışında da yazara ve romanlarına  birçok hayranlık olmuştur. Bunda en güzel örneği Alman Basını&#8217;nın kitap hakkındaki yorumu vermektedir, &#8221; Sadece Hasan Ali Toptaş okumak için bile Türkçe öğrenmeliyiz&#8221;&#8230;</p>
<p>Filmin konusuna gelince, sizlere tavsiyem ilk önce tek solukta bitecek kitabı alarak iyice sentezleyerek, yudum yudum okumanız ve sonra ekranın başına geçmeniz o zaman çok daha keyif alacaksınız ve tadına varacaksınız. Şimdi gelelim konusuna; Bir berber garip duygular içinde hem var olmak hem yok olmak arasında sıkışmış, kendini hem burada var etmek hem uzaklarda yok etmek istiyor ve zamansız bir günde başını alıp var olduğu bilinmeyen bir köye gidiyor. Zamanı bilinmeyen, varlığı görülmeyen, yaşayanları hissedilmeyen, sahibinin muhtar olduğu bir köydür orası. Yıllar önce köyün eski berberi Cıngıl Nüri kaybolur. Yeni gelen berber, Cıngıl Nuri&#8217;nin dükkanını kiralar  ve artık orada yeni bir hiçkimse olarak yaşamaya başlar. Köy, bir çocuğun uydurduğu hikaye gibi karma karışıktır. Köyün herşeyi muhtar, yaşanan tuhaf kayıplarla uğraşırken, beklenmeyen olayların olması, bilinmeyen hikayelerin duyulması herşeyi karıştırır. Köyün en güzel kızı Güvercin&#8217;in birden ortadan yok olması sonucu muhtar ve silah adamı Bekçi köyün her yerinde Güvercin&#8217;i arar, herkesi sorguya çeker. Bu zaman esnasında en çok şair ruhlu, duygusal ve masum Cennet&#8217;in oğlundan şüphelenen muhtar sorgu esnasında delikanlıyı öldüresiye döver ve aklını kaçırmasına neden olur. Ellerinden geleni yapan Muhtar ve Bekçi, köyde bir türlü Güvercini bulamazlar. Zamanın belli olmadığı bu yerde her geçen zamandan sonra daha garip şeyler olur. Aklını kaçıran Cennet&#8217;in Oğlu hiç kar yağmayan bu köyde &#8220;Kar neden yağar kar?&#8221; diye dolaşmaya başlar. Cıngıl Nuri bir gün çıkar gelir ama bu sefer onu sabırsızlıkla bekleyen ve geleceğinden ümidini kesmeyen eşi ortadan kaybolur. Güvercin&#8217;in inançsız babası son çözüm yolu olarak büyüye baş vurur fakat bu sefer de masum bir gencin ölümüne neden olur. Yaşanılan kayıplar ve ölümler köy halkını korkutur. Muhtar çare bulamadığı sorunlara devletten yardım istemek için ilçeye gider fakat bir daha geri dönmez. Güvercin hiç beklenmeyen bir zaman da Cennet&#8217;in oğlu tarafından ormanda bulunur fakat bulunması hiç bir sorunu çözmez aksine sorunları beraberinde getirir. Yokluğunu yaşamaya geldiği köyde, olaylar karşısında soğukkanlı bir şekilde seyirci gibi dışarından bakan berber, kar yağmayan köyde kavak tozlarının uçuştuğu bir günde köyü terk eder. Filmin sonun da ise düşüncelerin ve duyguların karışacağı bir an yaşanır.</p>
<p>Oyuncu kadrosuna baktığımızda güzel diyor, izledikten sonra da oyuncuların hepsi tam karakterlerine oturmuş diyoruz. Altan Erkekli (Yazar)&#8217;nin oynadığı sahnler, belki izleyiciyi tatmin etmiyor belki de izleyici Altan Erkekli&#8217;den daha çok şey bekliyor ama yüz ifadesi bile filmin geneli hakkında izleyici üzerinde oluşturulmak istenen şaşkınlık duygusunu veriyor. Kısaca Altan Erkekli&#8217;nin filmde sadece duruşu bile yetiyor. Selçuk Yöntem (Muhtar) Türk sinemasında yerini sağlamlaştırdığı gibi hakkını da fazlasıyla vermiş bir oyuncu. Muhtar rölünde canlandırdığı karakter gerçekten farksız gibiydi. Kitabın yazarı Hasan Ali Toptaş bir röportajında benim de yazdığım muhtar tam da böyleydi işte diyerek Selçuk Yöntem&#8217;in oyunculuğunu ve canlandırdığı karakter ile uyumluluğunun oluşturduğu olumlu havayı pekiştiriyor. Ertan Saban(Cennet&#8217;in Oğlu) anne ile olan ilişkisinde ve kendi dünyasında canlandırdığı duygularda izleyiciye verdiği duygular çok güzel. Özellikle muhtardan yediği dayaktan sonra &#8220;Kar neden yağar kar?&#8221; diyerek ortalarda gezmesi çok etkileyici bir sahne olmuş. Taner Birsel(Berber), ödüllü filmlerde oynayan tecrübeli ve yetenekli bir oyuncunun böyle bir filmde oynaması filme de olumlu olarak yansımış. Çok az sahnede görünmesine karşın istenileni yansıtıyor. Kısaca oyunculuk bakımından kimsenin şikayet edemeyeceği bir kadro var.</p>
<p>Çekimleri, ışık, çekim açıları hepsi birbiriyle çok uyumlu olmuş. Çekim açıları ve ışık açılarının sahne ve duygular üzerindeki önemini bu filmde daha iyi gözlemliyebiliyoruz. Filmin başlarında Uzak Çekim\Dış yapılmış ve uzaktan giden birinin gösterilmesi filmin sonunda sahnenin ne kadar anlamlı olduğunu gösteriyor. Bazı çekimlerde kamera açıları sabit olur farkı yaratmak için ise ışıktan ve müzikten faydalanmak lazımdır, işte Bekçi, Berber ve bir köylünün gece çekimi dış sahnesinde ışıktan öyle güzel faydanılmış ki müzik yerinede Bekçinin anlattığı hikaye ile duygu verilmek istenmiş ve istenileni yerine getirmiştir. Kurgu esnasında veya senaryo da devamlılık konusunda biraz sorunların olması hikayeye sıradışılık katmak için olduğunu düşünüyorum. Müzik konusunda Candan Erçetin, güzel besteler yapmış fakat öyle çok kulağa hitap eden ve etkisinde bırakan bir müzik yok. Belki böylesi çok daha güzel, fazla müzik olsaydı filmin konusunun izleyici üzerindeki etkisi daha farklı olabilirdi. Filmde en büyük özelliklerden biride film karakterlerinin çok güzel olması, Güvercin, Cıngıl Nuri, Cennet&#8217;in Oğlu gibi karakter isimleri her zaman özgündür ve izleyiciye farklı bir bakış açısı sağlar.</p>
<p>Önce kitabını okuyun, sonra filmini izleyin ama kesinlikle izleyin sıkılmayacaksınız hele ki kitabını okuduktan sonra tam kitabın anlattıklarını izleyince keyif alacaksınız&#8230;</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı Genç Yönetmen tarafından <strong>03 July 2011 02:21</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/golge-oyunu-golgesizler/#comments">2 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/golge-oyunu-golgesizler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Toprak Altında (2010)</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/gerilim/toprak-altinda-2010/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/gerilim/toprak-altinda-2010/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Jun 2011 23:00:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ömer KALAFATCI</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Buried]]></category>
		<category><![CDATA[Buried 2010]]></category>
		<category><![CDATA[Buried analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Buried cast]]></category>
		<category><![CDATA[Buried film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[Buried film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Buried film yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Buried fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Buried gösterim tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Buried kadro]]></category>
		<category><![CDATA[Buried kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Buried künye]]></category>
		<category><![CDATA[Buried ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Buried sinopsis]]></category>
		<category><![CDATA[Buried sound]]></category>
		<category><![CDATA[Buried toprak altında]]></category>
		<category><![CDATA[Buried trailer]]></category>
		<category><![CDATA[film analiz]]></category>
		<category><![CDATA[film kritik]]></category>
		<category><![CDATA[film sinopsis]]></category>
		<category><![CDATA[Ryan Reynolds]]></category>
		<category><![CDATA[Ryan Reynolds filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ryan Reynolds foto]]></category>
		<category><![CDATA[Ryan Reynolds hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Ryan Reynolds son filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Ryan Reynolds toprak altında]]></category>
		<category><![CDATA[Ryan Reynolds yeni filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[sinema analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Toprak Altında 2010]]></category>
		<category><![CDATA[Toprak Altında Buried]]></category>
		<category><![CDATA[Toprak Altında film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Toprak Altında fragman izle]]></category>
		<category><![CDATA[toprak altında Ryan Reynolds]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=18722</guid>
		<description><![CDATA[‘İşte yine can sıkıntısı, Bana bir şiir yazdıracak…’ Ben de Ataol Behramoğlu’na uydum ve can sıkıntımı gidermenin en iyi yolunun bu kez şiir değil de bir sinema yazısından geçtiğine karar vererek  bu satırları karalamaya başladım. Sıcağı sıcağına film irdelemeyi severim. Bu yüzden dün gece seyrettiğim ‘Buried’ yani  Türkçe çevirisiyle ‘Toprak Altında’ –bu arada yerinde bir çeviri olmuş- filminin bendeki intibalarını anlatmak istedim. Kapalı alanlar gerilim filmlerinin genel tercihlerindendir; ancak bir tabut fikri bütünüyle orijinal bir ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>‘İşte yine can sıkıntısı,</p>
<p>Bana bir şiir yazdıracak…’</p>
<p>Ben de Ataol Behramoğlu’na uydum ve can sıkıntımı gidermenin en iyi yolunun bu kez şiir değil de bir sinema yazısından geçtiğine karar vererek  bu satırları karalamaya başladım. Sıcağı sıcağına film irdelemeyi severim. Bu yüzden dün gece seyrettiğim ‘Buried’ yani  Türkçe çevirisiyle ‘Toprak Altında’ –bu arada yerinde bir çeviri olmuş- filminin bendeki intibalarını anlatmak istedim. Kapalı alanlar gerilim filmlerinin genel tercihlerindendir; ancak bir tabut fikri bütünüyle orijinal bir fikirmiş gibi görünüyor. ‘Toprak Altında’ son yıllarda sinema dünyasında hayran sayısını artıran psikolojik gerilim türünün başarılı örneklerinden. Tamamen kapalı bir alanda geçen film, yalın senaryosunun yanında gerilim dozunu ustaca ayarlayan genç yönetmeninin eliyle meraklılarını pişman etmeyen bir gerilime dönüşüyor.  Yönetmenimiz Rodrigo Cortes henüz 38 yaşında , umut vaad eden bir sinemacının ışıklarını üzerinde taşıyor. Filmin giriş sahnesiyle koltuklarımızdaki yerimiz daha bir sağlamlaşıyor ve kahramanımızın soluk alıp verişiyle bütünleşir gibi oluyoruz. Derken hayatımızın temel gerçeği olan ve her daim zihnimizin bir köşesinde yer eden derin bir imgelem bizi kaskatı ediyor…</p>
<p>Yaşamımızda düşünsel yeteneğimizin artık bir olgunluğa ulaştığı dönemde içimize tohum salan ve giderek kökleşen, kökleştikçe yaşamımıza yön veren bir olgudur ‘ölüm’. Ölüm ve bitişiğinde getirdiği ‘toprak olma’ olgusu, canlılığın bir diyetidir aynı zamanda. Yaşamın getirdiği türlü güzellik ve hazların bir hesabıdır ki genelde hesabı istemeden eline tutuşturulan bir adisyon gibidir. Cemal Süreya’nın dizelerindeki gibi ‘üstü kalsın’ bile diyemeyebileceğimiz bir çabukluktadır ki bu yüzden Kur’an’ da ölümün ansızın, aniden geleceği belirtilip, yakîn (kesin gerçek) kelimesiyle ifade edilir. Bulgar atasözünde belirtildiği gibi ‘Bir şekilde doğar ve binbir şekilde ölürüz.’ Şüphesiz ki mutlak olan tek şey budur.</p>
<p>Tekrar filme gelecek olursak, ‘Toprak Altında’yı , tamamı iki metrekarelik bir tabut içinde geçen 95 dakikada ulaşılabilecek maksimum gerilime sahip diye nitelendirebiliriz. Bu kısıtlı ortama rağmen gerilim dozunu yükseltecek metalar filmde yerli yerinde kullanılmış ve belki de seyircide edindirilmesi gereken tek hissiyat olan ‘gömülü kalma’ duygusu fazlasıyla yaşatılmış. Elde var olan birkaç ipucu ile çözüme gidilebilme şansı zorlanarak bir bulmaca ortamı da kurgulanmış ve film boyunca seyircinin ilgisi bu şekilde canlı tutulmuş. Ve bu 95 dakikalık macera ve yaşama çabası, etkili bir sürpriz sonla sonlandırılmış.</p>
<p>Filmin bitimiyle zihnimde ‘kaçınılmaz son’ duygusunu bir kez daha hissettim ve bu tarz filmlerin gerilimin yanı sıra bir zihin yolculuğuna kapı aralaması bakımından da var olması gerektiğini düşündüm. Evet  ölüm  yakîndir ve belki de yakındır. Akıldan çıkarmamak gerek.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Film daha önce yazarımız <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/toprak-altinda-buried-2010/" target="_blank">UnjustLucifer</a> tarafından da değerlendrilmiştir.</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı ömer KALAFATCI tarafından <strong>21 June 2011 00:00</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/gerilim/toprak-altinda-2010/#comments">2 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/gerilim/toprak-altinda-2010/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kırık Çiçekler / Broken Flowers 2005</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/kirik-cicekler-broken-flowers-2005/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/kirik-cicekler-broken-flowers-2005/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Jun 2011 00:20:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>UnjustLucifer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[Bill Murray]]></category>
		<category><![CDATA[Broken Flowers]]></category>
		<category><![CDATA[Broken Flowers 2005]]></category>
		<category><![CDATA[Broken Flowers cast]]></category>
		<category><![CDATA[Broken Flowers fagman]]></category>
		<category><![CDATA[Broken Flowers film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[Broken Flowers film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Broken Flowers film yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[Broken Flowers kadro]]></category>
		<category><![CDATA[Broken Flowers kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Broken Flowers nasıl bir film]]></category>
		<category><![CDATA[Broken Flowers ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Broken Flowers özet]]></category>
		<category><![CDATA[Broken Flowers sinopsisBroken Flowers açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[Broken Flowers sound]]></category>
		<category><![CDATA[Broken Flowers trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Jim Jarmusch]]></category>
		<category><![CDATA[Julie Delpy]]></category>
		<category><![CDATA[Kırık Çiçekler]]></category>
		<category><![CDATA[Kırık Çiçekler 2005]]></category>
		<category><![CDATA[Kırık Çiçekler ayrıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Kırık Çiçekler Broken Flowers]]></category>
		<category><![CDATA[Kırık Çiçekler film]]></category>
		<category><![CDATA[Kırık Çiçekler film içeriği]]></category>
		<category><![CDATA[Kırık Çiçekler film özeti]]></category>
		<category><![CDATA[Kırık Çiçekler fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Kırık Çiçekler nasıl bir film]]></category>
		<category><![CDATA[Kırık Çiçekler ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Kırık Çiçekler sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Kırık Çiçekler sinema film]]></category>
		<category><![CDATA[Kırık Çiçekler video]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl bir film]]></category>
		<category><![CDATA[Sharon Stone]]></category>
		<category><![CDATA[Sharon Stone 2011]]></category>
		<category><![CDATA[Sharon Stone 2012]]></category>
		<category><![CDATA[Sharon Stone filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sharon Stone yeni]]></category>
		<category><![CDATA[sinema fransa]]></category>
		<category><![CDATA[Tilda Swinton]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=18494</guid>
		<description><![CDATA[Jim J.’u anlamak? Kimi filmler vardır ki anlamak için can çekişir ve yorulursunuz. Kimi filmler vardır ki öylesine karışık olur ki hem anlamak için can çekişir hem de filmi çözmek için mahvolursunuz. Kimi filmler de öylesine yavaştır ki, bir yerden sonra refleksler yavaşlar, malamlalar başlar ve kapatırsınız. Yukarıda saydıklarım eğer hoşunuza gidiyorsa mutlaka Jarmusch’u çok seveceksiniz. Ama yukarıda yazdığım duyguları daha önce hiç yaşamadıysanız demek ki J.’u daha önce hiç izlemediniz. Bu zevki tatmanız gerekiyor. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Jim J.’u anlamak?</p>
<p>Kimi filmler vardır ki anlamak için can çekişir ve yorulursunuz. Kimi filmler vardır ki öylesine karışık olur ki hem anlamak için can çekişir hem de filmi çözmek için mahvolursunuz. Kimi filmler de öylesine yavaştır ki, bir yerden sonra refleksler yavaşlar, malamlalar başlar ve kapatırsınız.</p>
<p>Yukarıda saydıklarım eğer hoşunuza gidiyorsa mutlaka Jarmusch’u çok seveceksiniz. Ama yukarıda yazdığım duyguları daha önce hiç yaşamadıysanız demek ki J.’u daha<br />
önce hiç izlemediniz. Bu zevki tatmanız gerekiyor.</p>
<p>Yıllarca adeta Don Juan gibi yaşamış, kadınların kalbini çalmış ve daha sonra onlara bağlanamamış bir adamın hikâyesini izliyorsunuz. Hayatında hiçbir anlam kalmamış Don, adeta fotosentez yaparak yaşamaktadır. En son kız arkadaşı onu terk ettikten sonra pembe bir mektup alır. Mektupta; onun 19 yaşında bir oğlunun olduğu yazmaktadır. Ama ne mektubu gönderenin ismi vardır, ne de o kişiye ait bir adres. Durum böyle olunca Don’a çözülmesi gereken bir gizem kalır? Mektubu kim yolladı?</p>
<p>Klasikleşen Jarmusch filmleri gibi başlıyor ve öyle de ilerliyor. Son derece ruhsuz ve adeta mimiklerini bile oynatmaya üşenen Bill Murray’i izliyoruz film boyunca. Son derece durgun sahnelerin birbirini takip ettiği, neredeyse hiç diyalogun kullanılmadığı, içinde metaforların olduğu, bazı parçaları seyircinin birleştirilmesinin istendiği belli olan bir seyahat filminden bahsediyorum.</p>
<p>Film boyunca Don&#8217;un yalnızlığı ve çaresizliğine tanık oluyorsunuz. Hayatında önemsemediği şeylere aslında ne kadar önem verdiğini gören bir adamın gizemli bir mektupla yaptığı yolculuğu izliyorsunuz. Kamera çekimlerinin ne kadar etkileyici olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Sanki her durakta gördüklerimiz, seyrettiklerimiz aynı havasını yaratmayı başarmışlar.</p>
<p>Bahsettiğimiz seyahatin sonunda ise; izleyiciyi konuya dâhil eden kısma giriyoruz. Film teorik olarak başladığı yere dönüyor ama adamın iç dünyasını çözmek tamamen seyirciye kalıyor. Hiç sevmediğim bir şekilde; acaba film hakkında neler yazmışlar diye bir sürü film sitesinden yararlandım. Filmi anlamadığını, inanılmaz yavaş ilerlediğini söyleyen arkadaşlara sesli olarak güldüğümü belirteyim. Jarmusch filmlerini daha önceden seyretmemiş biri şu filme sayfalarca küfür edebilir, hatta ve hatta film bittikten sonra arkadaşlarına ‘’ lan böyle film mi olur, sonu yok ‘’ tarzında söylemlerde bulunabilir. Babacan tavırlarla anlarım ve saygı gösteririm, çünkü gerçekten öyle. Sevmeyen bir kişinin asla izleyemeyeceği, biraz kafa yormak istemeyenin asla anlayamayacağı bir sonla bitiyor film.</p>
<p>The Limits of Control; Broken Flowers, Coffee and Cigarettes, Ghost Dog, Dead Man, Night on Earth, Stranger than Paradise, Down by Law.</p>
<p>Yukarıda saydığım filmlerden en az iki tanesini izlemenizi isterim karar vermek için. Çok aşırı uzun filmler olmamakla beraber, Limits of Control haricinde hepsi biraz kafa yorunca anlaşılabilecek tarzda olduğunu söyleyebilirim.</p>
<p>İyi Seyirler… Keşke hep böyle filmler olsa, izledikten sonra doyamasak…</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı UnjustLucifer tarafından <strong>13 June 2011 01:20</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/kirik-cicekler-broken-flowers-2005/#comments">Yorum Yaz</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/kirik-cicekler-broken-flowers-2005/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kimliksiz / Unknown (2011)</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/kimliksiz-unknown-2011/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/kimliksiz-unknown-2011/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 May 2011 23:08:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>UnjustLucifer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Bruno Ganz]]></category>
		<category><![CDATA[Diane Kruger]]></category>
		<category><![CDATA[En son çıkan filmler]]></category>
		<category><![CDATA[en son çıkan filmler 2011]]></category>
		<category><![CDATA[en son vizyon filmleri 2012]]></category>
		<category><![CDATA[en yeni 2012 filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[film detay]]></category>
		<category><![CDATA[film içeriği]]></category>
		<category><![CDATA[film incelme]]></category>
		<category><![CDATA[izlenmesi gereken 10 film]]></category>
		<category><![CDATA[izlenmesi gereken 50 film]]></category>
		<category><![CDATA[izlenmesi gereken filmler]]></category>
		<category><![CDATA[January Jones]]></category>
		<category><![CDATA[Liam Neeson]]></category>
		<category><![CDATA[Liam Neeson 2011]]></category>
		<category><![CDATA[Liam Neeson filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Liam Neeson son filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Liam Neeson tüm filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Liam Neeson yeni filmi]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka izleyin]]></category>
		<category><![CDATA[ölmeden önce izlenmesi gereken filmler]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmle 2012]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmler]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmler 2011]]></category>
		<category><![CDATA[son filmle 2012]]></category>
		<category><![CDATA[son filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Warner Bros. Pictures]]></category>
		<category><![CDATA[Warner Bros. Pictures filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Warner Bros. Pictures firma]]></category>
		<category><![CDATA[Warner Bros. Pictures sinema]]></category>
		<category><![CDATA[yeni çıkan filmler]]></category>
		<category><![CDATA[yeni çıkan filmler 2011]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=18191</guid>
		<description><![CDATA[Finaller bitti. Sinema mevsimini açmak istedim ve karşıma çıkan ilk film Unknown oldu. Dr. Martin Harris, Berlin gezisi sırasında kaza geçirir ve dört gün boyunca komada kalır. Çıktığında ise karısının onu tanımadığı, etrafındaki insanların ona bir yabancı gibi davrandığını görür. Elbette bu normal bir insan için hiç mantıklı bir durum değildir ve her şeyi baştan araştırmak zorunda kalır. Kendi kimliğini ispatlamaya çalışırken Gina adında bir kadınla tanışır ve ondan yardım ister… ‘’Komple’’ film izlemeyeli baya ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Finaller bitti. Sinema mevsimini açmak istedim ve karşıma çıkan ilk film Unknown oldu.</p>
<p>Dr. Martin Harris, Berlin gezisi sırasında kaza geçirir ve dört gün boyunca komada kalır. Çıktığında ise karısının onu tanımadığı, etrafındaki insanların ona bir yabancı gibi davrandığını görür. Elbette bu normal bir insan için hiç mantıklı bir durum değildir ve her şeyi baştan araştırmak zorunda kalır. Kendi kimliğini ispatlamaya çalışırken Gina adında bir kadınla tanışır ve ondan yardım ister…</p>
<p>‘’Komple’’ film izlemeyeli baya uzun süre olmuş fark ettim. Başlangıçta her şeyin ne kadar normal gittiğini sorgulamakla filme başlayabiliriz. Elbette bu kadar basit bir film olmayacağını anladım ve beklentilerimi yükseltmek durumunda kaldım. Trajik kaza sonucunda, karakterimizin hafızasının bir kısmını ya da komple kaybetmesi, filmin gerçekten başladığına bir işaretti. Senaryo ilerledikçe etrafta birtakım parçalar beliriyor ve hepsini hafızaya alarak sizde filmin bir parçasıymışçasına çözmeye başlıyorsunuz. Araya yeni parçalar eklendikçe, filme daha fazla ortak oluyorsunuz. Seyir zevki gerçekten çok yüksek bir senaryo yapmışlar buradan tam not aldı.</p>
<p>Filmi basit bir kovalamaca ve bunun sonunda ana karakterin kahraman olduğu filmlerden biri sanmayın, olayın bu kadar basit olmaması için ellerinden geleni yapmışlar ve bu konuda başarılı olmuşlar. Senaryo bu kadar karışık ve her şey birbiriyle bu kadar bağlantılıyken hakkında konuşmak da bir o kadar zor oluyor. Senaryo hakkında bir şeyler kaçırmamak adına bir kere daha takdir ediyorum ve filmin geneli hakkında konuşmak istiyorum.</p>
<p>Öncelikle filmin Bourne serisinden araklama olduğunu düşünenleri kutluyorum. Sinemayı ne kadar tek düze olarak yaşadıklarını ve izledikleri az sayıda filmleri birbiriyle ilişkilendirmekte bu kadar usta oldukları için onları ayrıca tebrik ediyorum. Özgün bir senaryosunun olduğunu bende desteklemiyorum ama en azından farklılaştırma çabalarını başka filmlere benzeterek çamur atma çabalarını da kınıyorum. Tavsiyem, sinema sitelerinde dolaşan ‘’boş’’ yorumları okumadan bu filmi izlemeye başlamanız yönündedir.</p>
<p>Ama ama diyorum… Eskiden filmleri izlerken basit olarak bakar, bittikten sonra biraz daha düşünür ve arşive atıp olayı kapatma eğilimi gösterirken, zaman geçtikçe ve seçicilik arttıkça bu yoldan biraz sapar duruma geldim. Ancak bittikten sonra fark edebiliyorsunuz ki; filmde öylesine büyük senaryo açıkları var ki. Tekrar, tekrar düşünüyorum; acaba bu film gerçekten benim beğendiğim kadar sağlam mıydı? Burada tamamen bakış açınıza güvenmek zorundasınız. Gecenin üçünde izlenen bir film ancak biten finallerin yorgunluğunu atmak için ya da biraz daha keyifli vakit geçirmek için izlenir. Bende tam olarak bunu yaptığımdan dolayı; müthiş zevk aldım. Ama bir soru sormak istiyorum, izlemeyenleri sanırım etkilemez. Hani savunuyoruz ya; bir filmde mutlaka bir başlangıç noktası vardır diye; madem bu kadar önemli bir adamsın, kimler seni dört gün yalnız başına bırakmış?</p>
<p>Açıkları bir kenara bırakalım ve Liam Neeson’un oyunculuk ziyafetiyle baş başa bırakalım kendimizi bir süreliğine. ‘’Taken’’ filmindeki oyunculuğu gördükten sonra, bu filmi de izlemiş biri olarak bir kere daha çok etkileyici olduğunu söylemek istiyorum. Bu tarz gizem dolu ve içine aksiyon eklenmiş filmlerde çıkarttığı performansları izlemeye değer. Diana Kruger yanında nasıl da sönük kalmış…</p>
<p>İki saat boyunca, başka hiçbirşey düşünmeden kendini izlettirebilen bir film. Sinemasal açıdan bakarsak bir sürü zayıf noktası olan; ama seyirci gözüyle gerçekten çok zevkli bir film olmuş diyebilirim ve size iyi seyirler dilemekten başka bir şey kalmaz bana…</p>
<p>Not: Senaryo açığını bulamadık diyen arkadaşlar, biraz daha özenli izleyelim lütfennn…</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı UnjustLucifer tarafından <strong>31 May 2011 00:08</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/kimliksiz-unknown-2011/#comments">2 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/kimliksiz-unknown-2011/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Limitless (2011)</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/gerilim/limitless-2011/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/gerilim/limitless-2011/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 May 2011 03:02:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>UnjustLucifer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Abbie Cornish]]></category>
		<category><![CDATA[Abbie Cornish filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Abbie Cornish yeni]]></category>
		<category><![CDATA[Andrew Howard]]></category>
		<category><![CDATA[Ann Marie Seall]]></category>
		<category><![CDATA[Anna Friel]]></category>
		<category><![CDATA[Anna Kuchma]]></category>
		<category><![CDATA[Bradley Cooper]]></category>
		<category><![CDATA[Bradley Cooper filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bradley Cooper yeni]]></category>
		<category><![CDATA[Johnny Whitworth]]></category>
		<category><![CDATA[Limitless]]></category>
		<category><![CDATA[Limitless 2011]]></category>
		<category><![CDATA[Limitless ayıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Limitless daki]]></category>
		<category><![CDATA[Limitless film]]></category>
		<category><![CDATA[Limitless film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Limitless fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Limitless kadro]]></category>
		<category><![CDATA[Limitless kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Limitless Limit Yok]]></category>
		<category><![CDATA[Limitless ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Limitless oyuncular]]></category>
		<category><![CDATA[Limitless sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Limitless sinpsis]]></category>
		<category><![CDATA[Limmit Yok]]></category>
		<category><![CDATA[Limmit Yok 2011]]></category>
		<category><![CDATA[Limmit Yok film eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Limmit Yok film yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[Limmit Yok fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Limmit Yok ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Patricia Kalember]]></category>
		<category><![CDATA[Robert De Niro]]></category>
		<category><![CDATA[Robert John Burke]]></category>
		<category><![CDATA[T.V. Carpio]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=17843</guid>
		<description><![CDATA[Ben beğendiğim filmlere neler yaparım? Düşünün ki çıkmazdasınız, uzun tarih yazılarını anlayamıyor, matematik problemlerini çözemiyorsunuz? Ya bir hap sizi daha akıllı kılabilseydi? Bunun yanında size biraz da para kazandırabilseydi? Eddie (Bradley Cooper) perişan halde yaşayan New Yorklu bir yazardır. Ancak günün birinde beyninin tüm kapasitesini kullanabileceği bir ilaçla tanışır. Bu sayede para kazanmaya, istediği kadını elde etmeye başlamıştır. Fakat işler elbette sürekli yolunda gitmeyecektir. Yaklaşık otuz dört günlük film hasretimi eğlenceli olduğunu düşündüğüm, zamanında sinema afişlerinde bolca gördüğüm bir film izleyerek ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ben beğendiğim filmlere neler yaparım?</p>
<p>Düşünün ki çıkmazdasınız, uzun tarih yazılarını anlayamıyor, matematik problemlerini çözemiyorsunuz? Ya bir hap sizi daha akıllı kılabilseydi? Bunun yanında size biraz da para kazandırabilseydi? Eddie (Bradley Cooper) perişan halde yaşayan New Yorklu bir yazardır. Ancak günün birinde beyninin tüm kapasitesini kullanabileceği bir ilaçla tanışır. Bu sayede para kazanmaya, istediği kadını elde etmeye başlamıştır. Fakat işler elbette sürekli yolunda gitmeyecektir.</p>
<p>Yaklaşık otuz dört günlük film hasretimi eğlenceli olduğunu düşündüğüm, zamanında sinema afişlerinde bolca gördüğüm bir film izleyerek bitirmek istedim. Gerçekten de doğru bir seçim yaptığımı anladım. Nedendir bilinmez; son zamanlarda beğendiğim filmlerin mutlaka bir açığını, hatta daha fazlasını buluyorum. Özellikle beğenimden ötürü sanırsam gözüme daha çok batmaya başlıyor.</p>
<p>Film baştan sona akıcı bir biçimde ilerliyor. İlk kısmı, ikinci kısma göre biraz daha hızlı olduğunu söyleyebilirim. Aksiyon olarak geçiyor konusu ama öyle havada uçan kurşunlardan ya da patlayan binalardan bahsetmiyorum burada. Ara ara tempo düşmesine rağmen filmden kopmuyorsunuz yani kısaca tam bir macera film örneği.</p>
<p>Filmin kamera çekimlerine ayrı bir parantez açmak istiyorum. Diğer filmlerden farklı olmaya çalışmalarını takdir ettim. Hap alınan sahnelerde yapılan çekim oyunları, haplı sahnelerin renkleri gerçekten çok güzel ayarlanmış. Her şeyden önce en azından rutini bozma çabaları bile yeterlidir. Sahne aralarında çalan müzikler; özellikle gerilim sahnelerinde giren müzikler çok başarılı ayarlanmış. Gereken hissiyatı hiç çekinmeden veriyorlar. Çekim tarzı, manzaralar, mekânlar hepsi güzeldi.</p>
<p>Fakat filmde bariz bir zorlama var. Ellerindeki güzel senaryoları birbirine bağlama ya da devam ettirme adına gereksiz yerlere çekmişler hikâyeyi. Başlarda biraz daha mantıksal olarak ilerleyen film, ikinci yarından sonra biraz çıkmaza girmiş. Sadece filmin devamını getirebilmek üzere oraya konduklarını düşünmeye başladım bir an. Keşke, biraz daha kurguya önem verselerdi, adından çok daha fazla söz edebileceğimiz bir film olacaktır muhtemelen.</p>
<p>Şimdi filmin kader anından bahsetmek istiyorum. Av Mevsimi filmini neden beğendim ama yerin dibine soktum? O kadar zengin bir adamın, basit bir kızın cesedini boş bir araziye parçalayarak atması kadar mantıksız bir şey var mıydı? Bütün filmi bir anda yok etmemiş miydi? (spoiler değildir rahat olun) Şimdiki kahramanımız hemen filmin başında; tefeciden 100.000 dolar gibi bir rakam alıyor, parasına para katmak, biraz daha büyük borsa oynamak için ama&#8230;</p>
<p>Film senaryosu olarak;</p>
<p>Film Senaryosu:<br />
Gün 1: $800<br />
Gün: $2,000<br />
Gün: $7,500</p>
<p>Gün: Olmadı, para az artıyor. Hemen para gerek…</p>
<p>Gün: Tefeciyle buluş…<br />
Gün: Parayı al ve elinde; $107,500</p>
<p>Ama daha zekisi bende saklı:<br />
Gün: $800<br />
Gün: $2,000<br />
Gün: $7,500<br />
Gün: $20,000<br />
Gün: $60,000<br />
Gün: $180,000</p>
<p>Gördüğümüz üzere filmin gidişatını tamamen değiştiren bu olayın filmi nasıl katlettiğini…</p>
<p>Bradley Cooper’ı izlemek ayrı bir zevk veriyor her şeyden önce. Bu filmde de cidden çok sağlam bir duruş sergilemiş. R.D.Niro zaten bildiğimiz gibi. Artık son demlerini yaşayan bir usta olarak; onu böyle ufak rollerde izlemek çok daha büyük zevk veriyor şahsen bana. Bir anda aşırı doz aldığımız zaman baydığını, böyle azar azar gördüğüm zaman daha büyük zevk aldığımı söyleyebilirim.</p>
<p>Sonuç olarak izlenmesi son derece keyifli bir film diyebilirim. Aksiyon filmi seviyorsanız, bu sizi tatmin edecektir. İyi Seyirler…</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı UnjustLucifer tarafından <strong>22 May 2011 04:02</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/gerilim/limitless-2011/#comments">3 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/gerilim/limitless-2011/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anthony Zimmer: Turiste Fransız Kalmak</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/aksiyon/anthony-zimmer-turiste-fransiz-kalmak/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/aksiyon/anthony-zimmer-turiste-fransiz-kalmak/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 May 2011 23:05:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alploganer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Angelina Jolie]]></category>
		<category><![CDATA[anthony zimmer]]></category>
		<category><![CDATA[Anthony Zimmer 2995]]></category>
		<category><![CDATA[Anthony Zimmer ayrıntı]]></category>
		<category><![CDATA[Anthony Zimmer eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Anthony Zimmer film]]></category>
		<category><![CDATA[Anthony Zimmer film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Anthony Zimmer fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Anthony Zimmer kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Anthony Zimmer ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Anthony Zimmer sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Anthony Zimmer sinopsis]]></category>
		<category><![CDATA[Anthony Zimmer Sophie Marceau]]></category>
		<category><![CDATA[Anthony Zimmer2005]]></category>
		<category><![CDATA[Anthony Zimmer2005 film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[başkalarının hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[das leben der anderen]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi dram filmi]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi komedi filmi]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi korku filmi]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi romantik film]]></category>
		<category><![CDATA[En son çıkan filmler]]></category>
		<category><![CDATA[en son çıkan filmler 2011]]></category>
		<category><![CDATA[en son vizyon filmleri 2012]]></category>
		<category><![CDATA[en yeni 2012 filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[film detay]]></category>
		<category><![CDATA[film fagman]]></category>
		<category><![CDATA[film içeriği]]></category>
		<category><![CDATA[film incelme]]></category>
		<category><![CDATA[filmlerden haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Florian Henckel von Donnersmarck]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[gazete sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek Filmler]]></category>
		<category><![CDATA[güncel sinema]]></category>
		<category><![CDATA[güncel sinema magazin]]></category>
		<category><![CDATA[haber sinema vizyon]]></category>
		<category><![CDATA[haberci sinema]]></category>
		<category><![CDATA[izlenmesi gereken 10 film]]></category>
		<category><![CDATA[izlenmesi gereken 50 film]]></category>
		<category><![CDATA[izlenmesi gereken filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Johnny Depp]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[largo winch]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka izleyin]]></category>
		<category><![CDATA[ölmeden önce izlenmesi gereken filmler]]></category>
		<category><![CDATA[önerilen filmler]]></category>
		<category><![CDATA[online sinema dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sinama]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sinema dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[sinema geçmişi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema haber]]></category>
		<category><![CDATA[sinema haber köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[sinema ile ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[sinema köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema.com]]></category>
		<category><![CDATA[sinemacı]]></category>
		<category><![CDATA[sinemacılar]]></category>
		<category><![CDATA[sinemacılık]]></category>
		<category><![CDATA[sinemagazin]]></category>
		<category><![CDATA[sinemalarda]]></category>
		<category><![CDATA[sinemalardan.com]]></category>
		<category><![CDATA[sinemayla ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmle 2012]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmler]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmler 2011]]></category>
		<category><![CDATA[son filmle 2012]]></category>
		<category><![CDATA[son filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Sophie Marceau]]></category>
		<category><![CDATA[Sophie Marceau filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sophie Marceau foto]]></category>
		<category><![CDATA[Sophie Marceau galeri]]></category>
		<category><![CDATA[Sophie Marceau resim]]></category>
		<category><![CDATA[Sophie Marceau son filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Sophie Marceau yeni]]></category>
		<category><![CDATA[suç filmi]]></category>
		<category><![CDATA[The Tourist]]></category>
		<category><![CDATA[turist]]></category>
		<category><![CDATA[vizyon haber]]></category>
		<category><![CDATA[yakında sinema]]></category>
		<category><![CDATA[yeni çıkan filmler]]></category>
		<category><![CDATA[yeni çıkan filmler 2011]]></category>
		<category><![CDATA[yeni fagmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[yeni filmlerden]]></category>
		<category><![CDATA[yvan attal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=17752</guid>
		<description><![CDATA[The Tourist filmini “maalesef” izlemiş biri olarak Anthony Zimmer’ı tekrar bir hatırlama ihtiyacı hissettim “nedense”. The Tourist filmi, 2005 Fransız yapımı Anthony Zimmer’in yeniden Hollywood’da çekilmiş ve başrollerinde Angelina Jolie ve Johnny Depp’i bulunduran yeni versiyonu olarak bizlere sunulmuş olsa da Anthony Zimmer’e  yaklaşamayan bir film bence. Koz olarak sadece başrol oyuncuları ve sürpriz finali dışında hiçbir şey kullanamayan film, yönetmen bakımından da hayal kırıklığı yaşattı adeta bana. Başkalarının Hayatı(Das Leben der Anderen) gibi bir başyapıtı hatta ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>The Tourist </strong>filmini “maalesef” izlemiş biri olarak<strong> Anthony Zimmer</strong>’ı tekrar bir hatırlama ihtiyacı hissettim “nedense”.<strong> The Tourist </strong>filmi, 2005 Fransız yapımı <strong>Anthony Zimmer</strong>’in yeniden<strong> Hollywood</strong>’da çekilmiş ve başrollerinde <strong>Angelina Jolie </strong>ve <strong>Johnny Depp</strong>’i bulunduran yeni versiyonu olarak bizlere sunulmuş olsa da <strong>Anthony Zimmer</strong>’e  yaklaşamayan bir film bence. Koz olarak sadece başrol oyuncuları ve sürpriz finali dışında hiçbir şey kullanamayan film, yönetmen bakımından da hayal kırıklığı yaşattı adeta bana. <strong>Başkalarının Hayatı</strong>(<strong>Das Leben der Anderen</strong>) gibi bir başyapıtı hatta şimdiden kültleşmiş bir filmi(film 2006 yapımı bu arada) ilk film denemesinde hayata geçirmiş olan <strong>Florian Henckel von Donnersmarck</strong>, maalesef <strong>The Tourist </strong>filminde ticari beklentisi yüksek yapımcıların istediği bir film ortaya koymaktan kaçamamış.(Biraz iyimser bir fikir oldu sanırım bu)</p>
<p><strong>Anthony Zimmer</strong>’a dönersek, 2005 yapımı sade ama insanı rahatlatan sadelikte bir Fransız filmidir kendisi. <strong>Yvan Attal </strong>ve <strong>Sophie Marceau </strong>gibi uluslarası üne sahip iki Fransız oyuncuyu başrollerinde izlediğimiz film, Fransa’nın Nice kentini de arka fona çok güzel bir şekilde oturtmuş. Yönetmen koltuğunda ise<strong> Largo Winch </strong>filmiyle de hatırlayacağınız <strong>Jérôme Salle </strong>oturuyor.</p>
<p>Konusuna gelirsek; <em>Anthony Zimmer</em>, uyuşturucu kaçakçılığı, kara para aklama gibi birçok suçtan aranan bir suçludur. Karısı <em>Chiara</em>&#8216;nın (<strong>Sophie Marceau</strong>) da yardımıyla uzun süredir saklanmaktadır <em>Zimmer</em>. Bir gün <em>Chiara </em>bir mektup alır. Mektuba göre ondan kocasına benzer birini bulup, bulduğu kişiyi polislere kocasıymış gibi göstermesi istenmektedir. Bir anlamda, estetik ameliyat olan kocasının tanınmamasından faydalanıp bütün bu olaylardan sıyrılmasını sağlayacaktır. <em>Chiara</em> da kendisine kurban olarak trende gördüğü<em> François Taillandier</em>&#8216;ı (<strong>Yvan Attal</strong>) seçer. <em>François </em>farkında olmasa da büyük bir belaya bulaşmıştır artık. Ve başına gelen bu olayları tatlı(!) bir tesadüften ibaret görmektedir.</p>
<p><strong>The Tourist </strong>filmini hala izlememiş ve inatla izleme niyetinde iseniz veya izledikten sonra hayal kırıklığı yaşamış ve bu hayal kırıklığını nasıl telafi ederim diye düşünüyorsanız, suç ve komedinin güzel bir harmanı olan <strong>Anthony Zimmer</strong>’ı bir deneyin derim ben. Gerisi size kalmış, iyi seyirler.</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı alploganer tarafından <strong>20 May 2011 00:05</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/aksiyon/anthony-zimmer-turiste-fransiz-kalmak/#comments">Yorum Yaz</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/aksiyon/anthony-zimmer-turiste-fransiz-kalmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İçimdeki Yangın / Incendies (2010)</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/icimdeki-yangin-incendies-2010/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/icimdeki-yangin-incendies-2010/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 May 2011 23:01:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fafatuka</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Savaş]]></category>
		<category><![CDATA[2010 oscar adayı]]></category>
		<category><![CDATA[Abdelghafour Elaaziz]]></category>
		<category><![CDATA[Denis Villeneuve]]></category>
		<category><![CDATA[içimdeki yangın]]></category>
		<category><![CDATA[içimdeki yangın eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[içimdeki yangın fragman]]></category>
		<category><![CDATA[içimdeki yangın fragman izle]]></category>
		<category><![CDATA[içimdeki yangın kiritik]]></category>
		<category><![CDATA[içimdeki yangın yorum]]></category>
		<category><![CDATA[incendies]]></category>
		<category><![CDATA[incendies fragman]]></category>
		<category><![CDATA[incendies fragman izle]]></category>
		<category><![CDATA[Lubna Azabal]]></category>
		<category><![CDATA[Maxim Gaudette]]></category>
		<category><![CDATA[Mélissa Désormeaux-Poulin]]></category>
		<category><![CDATA[Rémy Girard]]></category>
		<category><![CDATA[Valérie Beaugrand-Champagne]]></category>
		<category><![CDATA[Wajdi Mouawad]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=17613</guid>
		<description><![CDATA[Sanatın bazen acımasız olduğuna tanıklık ettiniz mi hiç? Hani, o acımasızlığın aslında sanatın değil de insanoğlunun suçu olduğunu anlamanın sızısı gelir ardından. Donup kalmak deyiminin faili olursunuz o zaman. Ne dilde kelam, ne elde derman kalır. İçimdeki Yangın / Incendies, işte böyle, izleyene yazacak bir şey bırakmayan bir film. Hatta &#8220;Ne bu yazıyı ne de filmle ilgili başka yazıları okuyun, mümkünse hakkında hiç bir şey bilmeden, doğrudan filmi izleyin!&#8221; desem ve yazıyı bitirsem olurmuş gibi ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Sanatın bazen acımasız olduğuna tanıklık ettiniz mi hiç? Hani, o acımasızlığın aslında sanatın değil de insanoğlunun suçu olduğunu anlamanın sızısı gelir ardından. Donup kalmak deyiminin faili olursunuz o zaman. Ne dilde kelam, ne elde derman kalır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İçimdeki Yangın / Incendies</strong>, işte böyle, izleyene yazacak bir şey bırakmayan bir film. Hatta &#8220;Ne bu yazıyı ne de filmle ilgili başka yazıları okuyun, mümkünse hakkında hiç bir şey bilmeden, doğrudan filmi izleyin!&#8221; desem ve yazıyı bitirsem olurmuş gibi geliyor.  Sonra da &#8220;Takatiniz kalmışsa gelin burada konuşalım.&#8221; dediğimi farz edelim. Bilemiyorum bu filmin hakkına girmek mi, hakkını teslim etmek mi olur?</p>
<p style="text-align: justify;">Yine de, âdet olduğu üzre filmle ilgili bir şeyler yazmak gerekiyor tabii. <strong>İçimdeki Yangın / Incendies</strong>, annelerinin vasiyeti üzerine ölmüş zannettikleri babalarını ve varlığından daha önce haberdar olmadıkları abilerini aramak üzere Kanada&#8217;dan Lübnan&#8217;a giden iki kardeşin arama sergüzeştini anlatırken, bir yandan da annelerinin vasiyetinde kendini böyle bir isteğe yönlendiren sebepleri gösteriyor peyder pey. Bir yandan kardeşlerle beraber &#8220;baba nerede, abi nerede&#8221; sorularına verilecek yanıtların izlerini sürerken, bu soruların annenin hayatına  nasıl girdiğine de tanıklık ederiz. Filmin özellikle bu içiçe geçmiş kurgu konusunda başarılı olduğunu söylemeden geçmemek lazım. İzleyeni zorlamadan; ama basite de kaçmadan, bazen önce soruyu sorup cevabı vererek, bazen cevaptan soruyu çıkarsamaya çalışarak ilerleyen kurgu, dediğim gibi filmin en başarılı özelliklerinden.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir diğeri de kesinlikle duygusal anlamda ağlak bir tutum sergilemeden ve izleyiciyi kolay yoldan ağına düşürmeye çalışmadan anlatacaklarına odaklanması. Öyle ki film, &#8220;Ben senin bana ağlayabilme ihtimaline değil, durumun trajikliğini idrak edebilme potansiyeline güveniyorum ey izleyici!&#8221; diyen bir tutumu var sanki. &#8220;İşkenceyi, tecavüzü, vesaireyi izleyenin gözüne gözüne sokmadan da olayların vahimiyeti anlatılabiliyormuş&#8230;&#8221; dedirten bir film bu. Bu yönüyle de ayrı bir takdir kazanıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir oyundan sinemaya uyarlanan <strong>İçimdeki Yangın / Incendies</strong>, savaşların/iç savaşların/siyasi çatışmaların toplumsal yıkımların yanında bireysel yıkımlarda da insanların hayatlarını nasıl etkilediğini anlatması açısından önemli bir film. Lübnan&#8217;da 70&#8242;li yıllardaki hristiyan ve müslüman halklar arasındaki silahli çatışmaları anlatırken konuyu günümüze uyarlamak, insanoğlunun kadim zulmüne yani &#8220;öteki olanı&#8221; kabul etmeme acımasızlığına getirmek, &#8220;kulların kullara ettiğini, etmiyor en zalim harı ateşin <strong>*</strong> &#8221; dememek işten bile değil.</p>
<p style="text-align: justify;">2010 yılı yabancı dilde oskar adaylığı olan <strong>İçimdeki Yangın / İncendies</strong>, her halt da müslümanların başının altından çıkıyor demediği, hatta ne müslüman ne hristiyan, taraf tutmadığı, zulmün kanattığı canların acısının dine, ırka, millete göre hafifleyip çoğalmadığını gösterdiği için de beğendim.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>*</strong> Sezen Aksu&#8217;nun &#8220;Deli Kızın Türküsü&#8221; adlı albümünde, &#8220;Dua&#8221; adlı şarkının bir cümlesi. Telif hakları açısından sorun olur mu endişesiyle şarkıyı buraya eklemedim, ama dinlemenizi tavsiye ederim.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı fafatuka tarafından <strong>10 May 2011 00:01</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/icimdeki-yangin-incendies-2010/#comments">4 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/icimdeki-yangin-incendies-2010/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Taş Meclisi / Le Concile de Pierre (2006)</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/gerilim/tas-meclisi-le-concile-de-pierre-2006/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/gerilim/tas-meclisi-le-concile-de-pierre-2006/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 May 2011 23:12:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alploganer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Polisiye]]></category>
		<category><![CDATA[Vasatın Altındakiler]]></category>
		<category><![CDATA[2006]]></category>
		<category><![CDATA[catherine deneuve]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[jean christophe grange]]></category>
		<category><![CDATA[kızıl nehirler]]></category>
		<category><![CDATA[kurtlar imparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Le concile de pierre]]></category>
		<category><![CDATA[Le Concile de Pierre film]]></category>
		<category><![CDATA[Le Concile de Pierre film künyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Le Concile de Pierre fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Le Concile de Pierre kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Le Concile de Pierre künye]]></category>
		<category><![CDATA[Le Concile de Pierre ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Le Concile de Pierre sinema]]></category>
		<category><![CDATA[monica belluci]]></category>
		<category><![CDATA[Monica Belluci filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Monica Belluci filmografi]]></category>
		<category><![CDATA[Monica Belluci son filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Monica Belluci Taş Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[Monica Belluci video]]></category>
		<category><![CDATA[Monica Belluci yeni]]></category>
		<category><![CDATA[Moritz Bleibtreu]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[roman uyarlaması]]></category>
		<category><![CDATA[taş meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[Taş Meclisi 2006]]></category>
		<category><![CDATA[Taş Meclisi ayıntı]]></category>
		<category><![CDATA[Taş Meclisi film]]></category>
		<category><![CDATA[Taş Meclisi kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Taş Meclisi Le Concile de Pierre]]></category>
		<category><![CDATA[Taş Meclisi Monica Belluci]]></category>
		<category><![CDATA[Taş Meclisi sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Taş Meclisi sinopsis]]></category>
		<category><![CDATA[uyarlama]]></category>
		<category><![CDATA[yeni Monica Belluci]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=17512</guid>
		<description><![CDATA[Yine bir Christophe Grange uyarlaması ve üzülerek söylüyorum yine bir hayal kırıklığı. Polisiye-gerilim romanlarının usta Fransız yazarı Grange’ın ilk uyarlaması 2000 yılında Kızıl Nehirler kitabına çekilmişti. Romanın yanında çok sönük kalan ama izlenebilecek bir film çıkmıştı ortaya. Bundan beş yıl sonra Kurtlar İmparatorluğu sinemaya aktarıldı. Tamam bu kez olacak, bu hazineyi de harcamazlar diye düşünüyordum. Filmin son 20 dakikasını izlememiş olsaydım beklentilerim az çok karşılanacaktı fakat izlemiş bulundum bir kere ve yine o hayal kırıklığını. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yine bir <strong>Christophe Grange </strong>uyarlaması ve üzülerek söylüyorum yine bir hayal kırıklığı. Polisiye-gerilim romanlarının usta Fransız yazarı<strong> Grange</strong>’ın ilk uyarlaması 2000 yılında <strong>Kızıl Nehirler </strong>kitabına çekilmişti. Romanın yanında çok sönük kalan ama izlenebilecek bir film çıkmıştı ortaya. Bundan beş yıl sonra<strong> Kurtlar İmparatorluğu </strong>sinemaya aktarıldı. Tamam bu kez olacak, bu hazineyi de harcamazlar diye düşünüyordum. Filmin son 20 dakikasını izlememiş olsaydım beklentilerim az çok karşılanacaktı fakat izlemiş bulundum bir kere ve yine o hayal kırıklığını. Bundan bir yıl sonra sırada<strong> Taş Meclisi </strong>vardı, yine aynı umutlar, aynı heyecan, aynı beklentiler, kitapların yarattığı o enfes tadın sinemada da yakalanma isteği. Sonuç: hayal kırıklığının da ötesi…</p>
<p>Elbette anlıyorum, 400-500 sayfalık romanlar sonuçta bunlar, bunun senaryolaştırılması var, yer yer sadeleştirilmesi var, o atmosferin yakalanması var. Bütün bunlar tamam ama eldeki malzeme bu kadar da hoyrat kullanılmaz ki. Sahneler arası kopuk geçişler, neden filmde olduğu anlaşılamayan karakterler, oldu bittiye getirilmiş final… Tabi <strong>Kurtlar İmparatorluğu</strong>’nu bunların biraz dışında tutmam lazım, çünkü romanı okumamış olanların izleyip de beğenebileceği bir gerilim film olduğu düşünülebilir.<strong> Taş Meclisi</strong>’nde ise durum biraz farklı, romanı okumanız çok da önemli değil, çünkü zaten kitaptan<strong> Taş Meclisi </strong>ismi dışında pek bir olgu kullanılmamış. Tamamen farklı bir şey çıkartılmış ortaya ve kitapla aynı ismin kullanılması da çok yanlış olmuş. Bir de oyuncu seçimi var tabi, başrolde hepimizin tanıdığı <strong>Monica Belluci </strong>var.<strong> Belluci</strong>’nin oyunculuğuna tabi ki de bir şey söyleyecek halim yok ama bu rol için daha doğrusu bu karakter için uygun olmayan üç oyuncu say derseniz heralde ilk onu söylerdim. Elbette ki bir oyuncu her karakteri oynayabilmeli ama açıkçası bu olmamış.</p>
<p>Kısaca filmin konusundan da bahsetmem gerekirse, elçilikte çalışan bekar bir kadının, geçmişini bilmediği bir çocuğu evlat edinmesi ile başına gelen sıra dışı olaylar dizisi anlatılıyor filmde.</p>
<p>Sonuç olarak ortada muazzam bir polisiye-gerilim romanı ve vasatın çok altında bir sinema uyarlaması var. Artık yapacak fazla bir şey yok, oturup yeni bir <strong>Grange</strong> uyarlaması bekleyeceğiz.  Yine aynı umutlar, aynı heyecan, aynı beklentiler, kitapların yarattığı o enfes tadın sinemada da yakalanma isteği ve bu sefer umarım aynı sonuçla karşılaşmayız. İyi bir <strong>Grange</strong> uyarlaması izlemek dileğiyle…</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı alploganer tarafından <strong>07 May 2011 00:12</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/gerilim/tas-meclisi-le-concile-de-pierre-2006/#comments">2 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/gerilim/tas-meclisi-le-concile-de-pierre-2006/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>S. DARKO: Senaryonun Aslı</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/bilim-kurgu/s-darko/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/bilim-kurgu/s-darko/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2011 23:00:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur Tatar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Suç]]></category>
		<category><![CDATA[Vasatın Altındakiler]]></category>
		<category><![CDATA[A Donnie Darko Tale]]></category>
		<category><![CDATA[Adam Fields Productions]]></category>
		<category><![CDATA[Briana Evigan]]></category>
		<category><![CDATA[Chris Fisher]]></category>
		<category><![CDATA[Cultivation]]></category>
		<category><![CDATA[D. Darko]]></category>
		<category><![CDATA[Daveigh Chase]]></category>
		<category><![CDATA[Donnie]]></category>
		<category><![CDATA[Donnie Darko]]></category>
		<category><![CDATA[Ed Harcourt]]></category>
		<category><![CDATA[Jake Gyllenhaal]]></category>
		<category><![CDATA[James Lafferty]]></category>
		<category><![CDATA[Nathan Atkins]]></category>
		<category><![CDATA[Newmarket Capital Group]]></category>
		<category><![CDATA[Point of Entry]]></category>
		<category><![CDATA[Richard Kelly]]></category>
		<category><![CDATA[S. Darko]]></category>
		<category><![CDATA[S. Darko film eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[S. Darko film kritik]]></category>
		<category><![CDATA[S. Darko fragman]]></category>
		<category><![CDATA[S. Darko kadro]]></category>
		<category><![CDATA[S. Darko kritik]]></category>
		<category><![CDATA[S. Darko künye]]></category>
		<category><![CDATA[S. Darko resimler]]></category>
		<category><![CDATA[S. Darko senaryo]]></category>
		<category><![CDATA[S. Darko: A Donnie Darko Tale]]></category>
		<category><![CDATA[Sam Darko]]></category>
		<category><![CDATA[Samantha Darko]]></category>
		<category><![CDATA[Silver Nitrate]]></category>
		<category><![CDATA[The Box]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=17332</guid>
		<description><![CDATA[Richard Kelly’nin 2001 yapımı, kült mertebesine erişmiş, zaman yolculuğu soslu, bilim kurgu filmi Donnie Darko’yu bilmeyen yoktur herhalde. Ama 2009 yapımı S. Darko’yu bilmeyenler muhakkak olacaktır.  S. Darko, yönetmen Chris Fisher’ın  Donnie Darko’ya yakın bir rüya âlemi kurgulamaya çalıştığı ancak feci halde çuvalladığı bir devam filmidir… Donnie Darko’yu izliyip hayran kalan Chris Fisher bir devam filmi çekmek istemektedir. Richard Kelly’ye devam filminin senaryosunu yazmayı teklif eder; Richard Kelly ise bunu reddeder. Ama bunu yapmak için ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Richard Kelly</strong>’nin 2001 yapımı, kült mertebesine erişmiş, zaman yolculuğu soslu, bilim kurgu filmi <strong>Donnie Darko</strong>’yu<strong> </strong>bilmeyen yoktur herhalde. Ama 2009 yapımı <strong>S. Darko</strong>’yu bilmeyenler muhakkak olacaktır.  <strong>S. Darko</strong>, yönetmen <strong>Chris Fisher</strong>’ın  <strong>Donnie Darko</strong>’ya yakın bir rüya âlemi kurgulamaya çalıştığı ancak feci halde çuvalladığı bir devam filmidir…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Donnie Darko</strong>’yu izliyip hayran kalan <strong>Chris Fisher </strong>bir devam filmi çekmek istemektedir. <strong>Richard Kelly</strong>’ye devam filminin senaryosunu yazmayı teklif eder; <strong>Richard Kelly</strong> ise bunu reddeder. Ama bunu yapmak için yanıp tutuşan bir isim vardır. <strong>Cultivation</strong> adlı kısa filmin ve <strong>Point of Entry</strong> adlı TV filminin senaryolarını yazmış olan <strong>Nathan Atkins</strong> ilk sinema filminin senaryosunu yazmak için sabırsızlanmaktadır. <strong>Chris Fisher </strong>ve<strong> Nathan Atkins </strong>Utah’ın küçük bir kasabasındaki küçük bir restoranda, yeni filmleri hakkında hararetli bir konuşma içerisindedirler.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chris Fisher: </strong>Bak Nathan, filmin isminin <strong>S. Darko</strong> olmasını istiyorum. Tamam mı?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nathan Atkins: S. Darko </strong>mu? S neyin S’si? Sequel filan mı?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chris Fisher: </strong>Hayda! Ne alakası var Nathan! İlk filmin ismi neydi?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nathan Atkins: Donnie Darko</strong>?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chris Fisher: </strong>Yani <strong>D. Darko</strong>. Kimi anlatıyordu? <strong>Donnie Darko</strong>’yu. İkinci filmin ismi de <strong>S. Darko </strong>olacak. Bu seferde <strong>Donnie Darko</strong>’nun küçük kız kardeşini anlatacağız.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nathan Atkins: </strong>E onun ismi Samantha değil miydi? Neden filmin ismini Samantha Darko koymuyoruz ya da Sam Darko?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chris Fisher:</strong> Ya sen şaka mısın Nathan?! Filmin ismi <strong>S. Darko</strong> olacak!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nathan Atkins: </strong>Peki, peki. <strong>S. Darko: A Donnie Darko Tale </strong>olsun bari?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chris Fisher: </strong>Bak bu harika fikir işte! Hayret senden bu fikrin çıkması beni çok şaşırttı Nathan.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nathan Atkins: </strong>Sen bir de senaryoyu yazdığımda gör. O zaman daha çok şaşıracaksın.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chris Fisher: </strong>(Sırıtarak)<strong> </strong>Kafanda neler var Nathan? Dök bakalım ortaya!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nathan Atkins: </strong>Film, <strong>Donnie</strong>’nin ölümünden 7 yıl sonrayı anlatacak. <strong>Donnie</strong>’nin küçük kız kardeşi Sam, kardeşinin ölümünü atlatamamış ve Ailesi bu trajediden sonra parçalanmış olacak. E haliyle Sam’in de artık tutunacak bir dalı kalmayacak. Bu yüzden en yakın arkadaşı ve dansçı olma hayalleriyle birlikte Virginia’dan California’ya doğru yola çıkacak. Ancak yolda araçları arızalanacak ve kendilerini Utah’ın küçük bir kasabasında bulacaklar. Bu kasabada bazı çocuklar kaybolacak ve suçlu olarak da Iraktan çıldırarak dönmüş olan Iraq Jack adında bir adam gösterilecek.</p>
<p style="text-align: justify;">Kafamdaki başlangıç bu şekilde, nasıl buldun?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chris Fisher: </strong>E bu hikâyeyi nasıl <strong>Donnie Darko</strong>’ya benzeteceksin Nathan?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nathan Atkins: </strong>Sam de abisi <strong>Donnie</strong> gibi uyurgezerlikten muzdarip olacak. Uyurgezerliği sırasında gelecekten gelerek Iraq Jack’i bir göktaşından kurtaracak ve ona <strong>4 gün, 17 saat, 26 dakika ve 31 saniye</strong> sonra dünyanın sonunun geleceğini söyleyecek. Tıpkı <strong>Donnie Darko</strong>’da Frank isimli dev tavşanın <strong>Donnie</strong>’nin hayatını kurtararak ona <strong>28 gün, 6 saat, 42 dakika ve 12 saniye</strong> sonra dünyanın sonunun geleceğini söylemesi gibi. Gelecekteki Sam’in Iraq Jack’i kurtarması düzeni daha da karıştıracak ve genç kızı tehlikeli bir maceraya sokacak.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chris Fisher: </strong>4 gün, 17 saat, 26 dakika ve 31 saniye. Rakamları neye göre seçtin Nathan?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nathan Atkins: </strong>(Mahcup bir gülümsemeyle)<strong> </strong>Açıkçası salladım. Ama ilk filmdekiler kadar karizmatikler öyle değil mi?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chris Fisher: </strong>Hmm. Evet. Evet. Gerçekten öyleler. Ama biz neden filmi daha kısa bir zaman dilimi içerisinde anlatacağız?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nathan Atkins: </strong>Film bir yerden sonra sürekli ileri/geri sarmaya başlayacak çünkü. Nasıl mı? Mesela Sam’e bir şey oldu, film başa saracak ve olaylar baştan kurgulanacak. O da mı olmadı tekrar başa. Böylece kısa zaman dilimi içerisinde birkaç karakter etrafında dönecek hikâye. <strong>Donnie Darko</strong>’da ki gibi tek karakter ve uzun bir zaman dilimi yerine birden fazla karakter ve daha kısa bir zaman dilimi olacak yani.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chris Fisher: </strong>Senin<strong> Donnie Darko</strong>’da ki zaman yolculuğu kavramından anladığın bu mu Nathan?<strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nathan Atkins: </strong>(Kahkaha atarak)<strong> </strong>Evet! Ama emin olabilirsin bu çok daha iyisi!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chris Fisher: </strong>Hmm. Evet. Evet. Ona ne şüphe Nathan. Başka?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nathan Atkins: </strong>Filmin 29 Haziran – 4 Temmuz 1995 tarihleri arasında geçmesine karar verdim ve bunu belli edecek küçük ama hoş bir şeyi senaryoya eklemeyi düşünüyorum.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chris Fisher: </strong>Nedir o Nathan?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nathan Atkins: </strong>Kasabada ki sinema salonunda <strong>Twelve Monkeys</strong> ve <strong>Strange Days</strong> filmleri oynayacak.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chris Fisher: </strong>İyi de Nathan, <strong>Strange Days</strong> Ekim 1995′de <strong>Twelve Monkeys</strong> ise Aralık’da vizyona girmemiş miydi?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nathan Atkins: </strong>Hayır. Yanlış biliyor olmalısın!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chris Fisher: </strong>Neyse bu o kadar da önemli değil. Filmin müzikleri için <strong>Ed Harcourt</strong>’a teklif götürdüm. Birazdan oda buraya gelecek.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nathan Atkins: Ed Harcourt </strong>mu? Hiç duymadım.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chris Fisher: </strong><strong>Severance </strong>ve<strong> Georgia Rule </strong>filmlerinin müziklerinde parmağı olan biri.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nathan Atkins: </strong>Hmm…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chris Fisher: </strong>(Heyecanlı)<strong> </strong>İşte geldi!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ed Harcourt: </strong>Merhaba Chris. Merhaba. Hmm?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nathan Atkins: </strong>Nathan. Nathan Atkins. Filmin senaristiyim.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ed Harcourt: </strong>Hmm.<strong> </strong>Anlıyorum. İsmini daha önce hiç duymamıştım.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nathan Atkins: </strong>Ziyanı yok bende seninki hiç duymadım.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chris Fisher: </strong>Beyler yeter bu kadar. Buraya iş konuşmaya geldik. Evet, Ed karar verdin mi?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ed Harcourt: </strong>Evet ama filme uygun müzikler yapabilmek için önce senaryoyu okumam lazım Chris biliyorsun.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chris Fisher: </strong>Biliyorum. Biliyorum. Nathan ile senaryo üzerinde tartışıyoruz zaten. Bir çok şey kafamıza oturdu. Senaryo çok yakında biter.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ed Harcourt: </strong>Pekâlâ. Anlaştık o zaman.</p>
<p style="text-align: justify;">O sırada küçük restoranda <strong>Clint Mansell</strong>‘in <strong>Requiem for a Dream</strong> için yaptığı müziklerden biri çalıyordu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ed Harcourt: </strong>A-Ha! İşte bu! Buldum Chris buldum! Senaryoyu okumama gerek yok. Ben hemen gidip çalışmalara başlamalıyım.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ed Harcourt</strong>, koşarak restorandan ayrıldı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chris Fisher: </strong>(Gülerek) Çok ilginç bir adam. Ama ona güveniyorum.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nathan Atkins: </strong>(Somurtarak) Bula bula bunu mu buldun yani peh.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chris Fisher: </strong>Nathan, ne bu şimdi? Kıskançlık krizlerine bir son ver lütfen. Neyse, sen senaryoyu anlatırken filmi biraz hayal etmeye çalıştım. Sanırım filmde ki geçişlerde sürekli time lapse, hızlı bulut geçme sahneleri filan kullanacağım ve bu sahnelerde yavaş bir müzik. Nasıl fikir?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nathan Atkins: </strong>Bu çok bayat bir numara değil mi?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chris Fisher: </strong>Hayır! Hiç değil! Bu çok harika olacak…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nathan Atkins: </strong>Peki, peki. Kızma. Sadece fikrimi söyledim.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chris Fisher: </strong>Eğer bu film başarılı olursa ki olacağına eminim, bir üçüncü Darko daha çekeceğim.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nathan Atkins: </strong>(Sırıtarak)<strong> </strong>Onun senaryosunu da ben yazabilir miyim?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chris Fisher: </strong>Önce bunu bir yaz da Nathan.</p>
<p style="text-align: justify;">Müzik aniden durdu. Küçük restoranın kapısı gıcırdayarak açıldı. İçeriye uzun siyah paltolu ve siyah melon şapkalı bir adam girdi. <strong>Chris Fisher</strong> onu hemen tanımıştı. Bu <strong>Richard Kelly </strong>idi. Sağ elinde, üzerinde kırmızı bir düğme olan tuhaf bir kutu, sol elinde ise deri bir evrak çantası vardı. Yavaşça <strong>Chris</strong> ve <strong>Nathan</strong>’ın oturduğu masaya yaklaştı. <strong>Nathan</strong>’ı görmezden gelerek <strong>Chris</strong>’e döndü ve tuhaf kutuyu onun önüne koydu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Richard Kelly: </strong>Bu kırmızı düğmeye basarsan Chris, masum bir insanın ölümüne sebep olacaksın. Ama aynı zamanda bir milyon doların olacak.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nathan Atkins: </strong>Sen de kimsin be?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Richard Kelly: </strong>Seni idiot! <strong>Donnie Darko</strong>’nun devam filmini yazacaksın ve <strong>Richard Kelly</strong>’yi tanımıyorsun!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Richard Kelly</strong>,<strong> </strong>deri çantayı masaya koyarak açtı. Çanta ağzına kadar para ile doluydu. Gözü dönen <strong>Chris</strong> hiç düşünmeden kırmızı düğmeye bastı.</p>
<p style="text-align: justify;">O sırada çatı katında ki odasında uyumaya çalışan <strong>Donnie</strong> aman <strong>Jake Gyllenhaal </strong>nereden geldiği belli olmayan bir uçak motorunun odasına düşmesi yüzünden hayatını kaybetti&#8230;</p>
<h2 style="text-align: center;"><strong>Uğur TATAR</strong></h2>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı SuperFrooog tarafından <strong>01 May 2011 00:00</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/bilim-kurgu/s-darko/#comments">4 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/bilim-kurgu/s-darko/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yurttaş Kane / Citizen Kane (1941)</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/yurttas-kane-citizen-kane-1941/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/yurttas-kane-citizen-kane-1941/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Apr 2011 23:06:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fafatuka</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[citizen kane]]></category>
		<category><![CDATA[citizen kane eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[citizen kane filmi]]></category>
		<category><![CDATA[citizen kane fragman]]></category>
		<category><![CDATA[citizen kane inceleme]]></category>
		<category><![CDATA[citizen kane yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Dorothy Comingore]]></category>
		<category><![CDATA[Everett Sloane]]></category>
		<category><![CDATA[George Coulouris]]></category>
		<category><![CDATA[Herman J. Mankiewicz]]></category>
		<category><![CDATA[Joseph Cotten]]></category>
		<category><![CDATA[Karayip Korsanları]]></category>
		<category><![CDATA[klasik film]]></category>
		<category><![CDATA[Mercury Productions]]></category>
		<category><![CDATA[Orson Welles]]></category>
		<category><![CDATA[orson welles filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[RKO Radio Pictures]]></category>
		<category><![CDATA[rosebud]]></category>
		<category><![CDATA[rosebud ne]]></category>
		<category><![CDATA[sinema başyapıt]]></category>
		<category><![CDATA[sinema tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema tarihinde en iyi film]]></category>
		<category><![CDATA[william hearsts]]></category>
		<category><![CDATA[xanadu]]></category>
		<category><![CDATA[yurttaş kane]]></category>
		<category><![CDATA[yurttaş kane eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[yurttaş kane filmi]]></category>
		<category><![CDATA[yurttaş kane fragman]]></category>
		<category><![CDATA[yurttaş kane fragman izle]]></category>
		<category><![CDATA[yurttaş kane inceleme]]></category>
		<category><![CDATA[yuttaş kane]]></category>
		<category><![CDATA[yuttaş kane yorum]]></category>
		<category><![CDATA[zanadu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=17303</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın sayılı zenginlerinden olan bir medya patronunun hayatını anlatan Yurttaş Kane / Citizen Kane, sinema tarihinin başyapıtları arasında gösterilen bir film. Küçük bir pansiyon işleten Charles Foster Kane&#8216;in annesine bir müşterisi, borcuna karşılık değersiz olduğunu düşündüğü madeninin tapusunu verir. Bir süre sonra madenin aslında o kadar da değersiz olmadığı anlaşılır. Öyle ki bu madenden kazanılan paranın işletilmesiyle Charles Foster Kane 25 yaşına geldiğinde dünyanın en zenginlerinden biri olur. Para Kane için bir oyuncak hükmündedir artık. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Dünyanın sayılı zenginlerinden olan bir medya patronunun hayatını anlatan <strong>Yurttaş Kane / Citizen Kane</strong>, sinema tarihinin başyapıtları arasında gösterilen bir film.</p>
<p style="text-align: justify;">Küçük bir pansiyon işleten <strong>Charles Foster Kane</strong>&#8216;in annesine bir müşterisi, borcuna karşılık değersiz olduğunu düşündüğü madeninin tapusunu verir. Bir süre sonra madenin aslında o kadar da değersiz olmadığı anlaşılır. Öyle ki bu madenden kazanılan paranın işletilmesiyle <strong>Charles Foster Kane</strong> 25 yaşına geldiğinde dünyanın en zenginlerinden biri olur. Para <strong>Kane</strong> için bir oyuncak hükmündedir artık. Sahibi olduğu gazeteler, radyo istasyonları gibi medya organlarıyla gündeme yön veren isim olmaktan tutalım, eşine özel opera binası yaptırmaktan, <strong>Xanadu</strong> adını verdiği benzeri görülmemiş büyüklükte ve ihtişamda bir saray inşa ettirmeye kadar parasının ve gücünün yetmeyeceği şey yoktur. Bazıları için gıptayla bakılacak bazıları için de nefretle anılacak bir yaşam süren <strong>Kane</strong>&#8216;in son nefesini verirken, aslında tek bir şeye hasret gittiğini öğreniriz: <strong>Rosebud</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Burada filmin kahramanının öldüğünü söyleme gafletinde bulunduğum sanılmasın, <strong>Kane</strong> filmin başında ölüyor zaten. Yaşamının büyük bölümü insanların gözleri önünde geçmiş, yaptığı her şey olay olmuş bu adamın ölümü de medyada büyük yankı uyandır. Ancak daha ilginç bir hikayenin peşinde olan bir gazete, <strong>Kane</strong>&#8216;in ölürken son nefesinde söylediği <strong>Rosebud</strong>&#8216;la neyi kast ettiğinin izlerini sürmeye başlar. Film, <strong>Rosebud</strong>&#8216;ın ne olduğu hikayesidir bir bakıma.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Rosebud</strong>&#8216;un ne olduğunu öğrenmek için filmin sonuna kadar beklemek gerekiyor. Ama alınan cevap beklemeye değiyor. Zira insanoğlunun ne kadar zayıf bir mahluk olduğunun, sahip olduğu güçlerin (para, mevki, şöhret, siyasi güç vb.) varlığını tam hissetmek, mutlu olmak için ona yetmediğinin cevabını da almış oluyoruz. &#8220;Rosebud&#8221;ın eksikliğinin <strong>Kane</strong>&#8216;e,  hayatı nasıl bir oyunmuş gibi algılattığını; yaptıklarıyla, asıl eksikliğini hissettiği şeyin yerini umutsuzca nasıl doldurmaya çalıştığını, <strong>Kane</strong>&#8216;in aslında koca bir adam kılığında küçük bir çocuk olduğunu görüyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yurttaş Kane / Citizen Kane</strong>&#8216;i başyapıt haline getiren şey filmin hikayesinden çok teknik özellikleri aslında. O zamana kadar hiçbir filmde olmayan ve iş bu yazıyı yazanın da pek vakıf olmadığı kamera ve ışık kullanımı, kadrajlama vb. özellikler filmi sinema sanatına yön veren filmlerden biri haline getirmiş. Özellikle <strong>Kane</strong>&#8216;in rakip gazetenin yazarlarını kendi gazetesine transfer ettiğinin anlatıldığı sahnedeki fotoğraftan gerçeğe geçiş sahnesi, filmin genelindeki sahne geçişleri görülmeye değer. Üstelik <strong>Orson Welles</strong> bu filmi yaptığında 26 yaşındaymış sadece.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin teknik anlamda zamanının ilerisinde olması hikayesinin zayıflığı anlamına gelmesin sakın. Filmdeki işlenişi gibi hikayenin kendisi de ilginç aslında. Hatta Amerika&#8217;nın ilk medya patronu <strong>William Hearsts</strong>&#8216;ün hayatına benzerliği yüzünden  <strong>Hearts </strong>&#8216;ün<strong> </strong>medya grubunda filmin yerden yere vurulmuşluğu, gösterimine engel olunmaya çalışıldığı da vakiymiş. Çünkü tıpkı filmdeki <strong>Kane</strong> gibi  elinde bulundurduğu medya gücüyle nufuz sahibi olmuş, sansasyonel haberlerin peşinden koşan ya da bu tip olayların meydana gelmesine sebep olan gazeteler çıkarmış,  kısa bir politikaya atılma macerası yaşamış ve <strong>Kane</strong>&#8216;in <strong>Xanadu</strong>&#8216;su gibi kendine saray misali bir mekan yaptırmış bir adammış <strong>Hearst</strong>. Filmin başında, <strong>Kane</strong>&#8216;in haber izliyormuşuz gibi tanıtılması da Kane&#8217;in gerçek bir kişilik olduğu izlenimini güçlendirmek için yerinde bir seçim olmuş.</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı fafatuka tarafından <strong>29 April 2011 00:06</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/yurttas-kane-citizen-kane-1941/#comments">2 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/yurttas-kane-citizen-kane-1941/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurban / The Sacrifice (1986)</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/kurban-the-sacrifice-1986/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/kurban-the-sacrifice-1986/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Apr 2011 23:00:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Alper Özen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Andrey Tarkovski]]></category>
		<category><![CDATA[Andrey Tarkovskiy]]></category>
		<category><![CDATA[Bergman]]></category>
		<category><![CDATA[Erland Josephson]]></category>
		<category><![CDATA[kurban]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban 1986]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban adlı film]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban film]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban film içeriği]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban film kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban film yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban filmi]]></category>
		<category><![CDATA[kurban inceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban The Sacrifice]]></category>
		<category><![CDATA[kurban yorumu]]></category>
		<category><![CDATA[Offret]]></category>
		<category><![CDATA[Offret 1986]]></category>
		<category><![CDATA[Offret film]]></category>
		<category><![CDATA[Offret film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Offret sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Susan Fleetwood]]></category>
		<category><![CDATA[Sven Nykvist]]></category>
		<category><![CDATA[Tarkovski]]></category>
		<category><![CDATA[tarkovski filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tarkovsky]]></category>
		<category><![CDATA[The Sacrifice]]></category>
		<category><![CDATA[The Sacrifice 1986]]></category>
		<category><![CDATA[the sacrifice eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[The Sacrifice film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[The Sacrifice fragman]]></category>
		<category><![CDATA[the sacrifice inceleme]]></category>
		<category><![CDATA[The Sacrifice ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[The Sacrifice trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Tommy Kjellqvist]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=16463</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Offret, büyük usta Tarkovski&#8217;nin oğluna ithaf ettiği, sanat yaşamındaki son filmi. Yine anlaması zor, hiçbir şeyin kesinliğinin olmadığı rüyalarla örülü bir eser. Düşüncelere iten sahneler, inanılmaz geçişler. Usta üstünde saatlerce düşünülcek, konuşulcak bir film ile yapmış vedasını. Filmin kanımca büyük bir bölümü rüya içersinde geçiyor, fakat o rüya hangi sahnede başlıyor bunu kestirmek oldukça güç. Rüya sahnelerinde inanç ve varoluş ile ilgili monologlar oldukça düşündürücü. Filme hakim olmak neredeyse imkansız. Aslında Tarkovski&#8217;nin de her ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Offret, büyük usta Tarkovski&#8217;nin oğluna ithaf ettiği, sanat yaşamındaki son filmi. Yine anlaması zor, hiçbir şeyin kesinliğinin olmadığı rüyalarla örülü bir eser. Düşüncelere iten sahneler, inanılmaz geçişler. Usta üstünde saatlerce düşünülcek, konuşulcak bir film ile yapmış vedasını.</p>
<p>Filmin kanımca büyük bir bölümü rüya içersinde geçiyor, fakat o rüya hangi sahnede başlıyor bunu kestirmek oldukça güç. Rüya sahnelerinde inanç ve varoluş ile ilgili monologlar oldukça düşündürücü. Filme hakim olmak neredeyse imkansız. Aslında Tarkovski&#8217;nin de her zaman bahsettiği şey tam da bu : &#8220;Filme kendini teslim etmek, teslim olmak&#8221;. Kitabında okumuştum o bizden filmlerini anlamaya, gördüklerimize anlam vermeye çalışmamızı istemiyor, sadece kendimizi film boyunca serbest bırakmamızı istiyor. Tabii ki imgeler var, anlamlar var ama bunları sadece o biliyor. Tarkovski her zaman kişisel filmler çekiyor ve dolayısıyla anlamlarını sadece o biliyor, izleyip izlememesi ise bize kalmış. Adamın sanat anlayışı bu. Biraz &#8220;sanat için sanat&#8221; söylemini destekler biçimde yani. Filmdeki ağaç örneğin, filmde büyük bir yer tutuyor. Torununa ağacı bırakıyor giderken. O ağaç inancı mı yoksa başka birşeyi mi simgeliyor kestirmek zor. Filmin başında torununa anlattığı hikaye ile filmin sonu ağaç ile bağlanıyor. Filmi oğluna ithaf ettiğini düşünürsek ve torun yerine oğlunu koyarsak biraz taşlar oturuyor sanki. Film bittikten sonra uzun uzun düşünmeye itiyor son sahne.</p>
<p>Bu film gerçekten zor bir film. Yazıya döküp anlatmak film hakkında bir fikir vermeye yetersiz kalıyor. Burada filmin en kısa özetini &#8220;Ölüm Korkusu ve Geride Bırakılacaklar&#8221; olarak söylersek sanırım doğru ama eksik bir tanımlama olur. Yönetmenin Zerkalo filmi ile beraber en kapalı filmi denileibilir. Ayrıca filmi izlerken oyuncuları düşünmeden edemiyorsunuz. Gerçekten böyle bir filmde rol yapmak çok zor olsa gerek, çünkü ortada klasik bir oyunculuk yok, uzun monologlar,tiradlar var, oyuncular çoğu zaman kamerenın içine bakarak konuşmuş,baş hareketleri oldukça ağır, ifadeler mutsuz, oyuncu yönetimi ise tabi ki üst seviyede. Filmin başlarında evin içinde toplandıkları sahne bir tiyatro havasında geçiyor ve oyuncuların kadrajdaki dağılımları müthiş. Özellikle televizyonun yayının kesildiği sahnede masanın etrafında dizilişleri ve aralarından görünen televizyon harika olmuş. Siyah beyaz kanımca rüya içersinde geçen sahneler ise sinemanın en üst noktalarından. Final sahnesi ise şimdiden sinema tarihine geçmiş ve sinema okullarında ders olarak gösterilecek kadar ustaca çekilmiş.</p>
<p>Görüntü yönetmenliğinde Bergman&#8217;ın yardımcısı Sven Nykvist ile çalışması çoğu çevrelerce filmde Bergman etkileri olarak görülmüş. Tarkovski ise bu eleştirilere şiddetle karşı çıkmış. Tanrı ve inanç konularını derinlemesine inceleyen bu iki yönetmenin bakış açıları bence de aynı değil. Tarkovski her zaman inançsız olmaz derken Bergman biraz daha kararsız hatta tarafsız bir bakış açısı gösterir. Sven Nykvist&#8217;in bu filme etkisi bence daha çok ev içinde geçen tiyatrovari bölümlerde kendini göstermiş. Onun dışında yine tanıdık bildik Tarkovski kamerası filmin geneline hakim.</p>
<p>Uzun lafın kısası teknik-taktik açıdan kesinlikle izlenmesi gereken film ama ben filmde her şeyi anlamalıyım diyenlerdenseniz zaten Tarkovski filmlerini sevmeniz pek olası değil.</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı Fatih Alper Ozen tarafından <strong>18 April 2011 00:00</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/kurban-the-sacrifice-1986/#comments">3 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/kurban-the-sacrifice-1986/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pan&#8217;ın Labirenti (2006)</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/panin-labirenti-2006/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/panin-labirenti-2006/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Apr 2011 17:17:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>rahmetli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[2006]]></category>
		<category><![CDATA[Ariadna Gil]]></category>
		<category><![CDATA[Guillermo del Toro]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya]]></category>
		<category><![CDATA[ispanyolca]]></category>
		<category><![CDATA[Ivana Baquero]]></category>
		<category><![CDATA[pan'ın labirenti]]></category>
		<category><![CDATA[pan'ın labirenti 2006]]></category>
		<category><![CDATA[pan'ın labirenti eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[pan'ın labirenti eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[pan'ın labirenti fragman]]></category>
		<category><![CDATA[pan'ın labirenti hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[pan'ın labirenti izle]]></category>
		<category><![CDATA[pan'ın labirenti yorum]]></category>
		<category><![CDATA[pan's labyrinth]]></category>
		<category><![CDATA[Sergi López]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=16891</guid>
		<description><![CDATA[Fantastik bir dünyanın perilerini hayal etmeniz istenseydi muhtemelen en derin dekolteleriyle ve ellerinde parıldayan değnekleriyle küçük hanımcıkları hayal edecektiniz. Bu filmin fantastik gerilim tadında olması bile algınızı değiştiremeyecekti büyük ihtimalle. Ama hayaller dünyası her zaman umulduğu gibi değil&#8230; 1944. İspanya. Faşist bir komutan Vidal (Sergi López). Acımasızlığının kimden yadigar kaldığını düşündüren bir insan. Esirlerini sorgulamadan öldürebilecek kadar da soğukkanlı. Gözlerindeki acımasızlık tüm bedenine ve mimiklerine yansıyor. Azrail&#8217;in bedene bürünmüş hali film ilerledikçe ürperti salıyor içinize. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Fantastik bir dünyanın perilerini hayal etmeniz istenseydi muhtemelen en derin dekolteleriyle ve ellerinde parıldayan değnekleriyle küçük hanımcıkları hayal edecektiniz. Bu filmin fantastik gerilim tadında olması bile algınızı değiştiremeyecekti büyük ihtimalle. Ama hayaller dünyası her zaman umulduğu gibi değil&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">1944. İspanya. Faşist bir komutan <strong>Vidal</strong> (Sergi López). Acımasızlığının kimden yadigar kaldığını düşündüren bir insan. Esirlerini sorgulamadan öldürebilecek kadar da soğukkanlı. Gözlerindeki acımasızlık tüm bedenine ve mimiklerine yansıyor. Azrail&#8217;in bedene bürünmüş hali film ilerledikçe ürperti salıyor içinize.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu acımasızlığın içinde ikinci kocasının yanına gelmek zorunda kalan <strong>Carmen</strong> (Ariadna Gil) çocuğunu burada doğurmak zorunda olduğunun farkında. Yalnız kalma korkusu ona hastalığını umursamamayı öğütlerken tek varlığı kızı <strong>Ofelia</strong> (Ivana Baquero).</p>
<p style="text-align: justify;">Ofelia, kitapların fantastik kelimelerini kaderini okurmuşçasına hazmediyor. Bulunduğu cehenneme gelmeden önce arabada okuduğu kitabın başrolünü oynamaya başlayıp mistik dünyaya kendini kaptırdıkça psikolojisine ayna tuttuğunu yaşadığı hikayelerde görebiliyorsunuz. Yarattığı karakterlerin en başarılısı ise Pan, ve onun gizemli labirenti. Kendine yol gösteren bilinci onu köşeye sıkıştırıp çaresizlik sunarken aynı zamanda şans elini de uzatıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Guillermo del Toro</strong>&#8216;nun yazıp yönettiği fantastik gerilim veya fantastik korku bile diyebileceğimiz film aslında dark-fantasy (karamsar fantazi). Çocuklara özgü olmayan bu filmde yetişkinlerin dahi zorla izleyebilecekleri sahneler var. Yaratıcılığın aklınızı uçuracağını sanmıyorum fakat filmin farklı ve içinize dokunan favorilerinizden olabileceğini hissediyorum. Birçok temanın farklı filmlerin birleşimi olduğunu düşünderecektir. Oyunculuklarsa çok başarılı, öyle ki Ofelia binlerce adayın arasından özenle seçilen bir yetenek ve filmin getirdiği ödülü hak ediyor. Yaratılan öyküler gizemli ve soru işaretleri serpecek kadar başarılı. Gösterdiğinden fazlasını anlatmaya çalışan hikayeleri yorumlarken hem eğlenecek hem terleyeceksiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Yetişkinler için peri masalı&#8221; olarak yorumlanan ve İspanyolcayı bana sevdiren bu filmi izlerken sesini açmayı unutmayın, çünkü müzikleri ve efektleri çok etkileyici. <strong>Javier Navarrete</strong>&#8216;nin notaları çok hoş, mesela: <a href="http://soundcloud.com/daralandapaslasmalar/pans-labyrinth-lullaby?utm_source=soundcloud&amp;utm_campaign=share&amp;utm_medium=twitter&amp;utm_content=http://soundcloud.com/daralandapaslasmalar/pans-labyrinth-lullaby">Lullaby</a>. Her şey bi yana, sanırım beni ağlatan filmleri daha çok seviyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Sevgiler.</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı rahmetli tarafından <strong>17 April 2011 18:17</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/panin-labirenti-2006/#comments">1 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/panin-labirenti-2006/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Memento (2000)</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/memento-2000/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/memento-2000/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Apr 2011 23:01:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sevilay Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Suç]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl Defteri]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl Defteri film künye]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl Defteri film müziği]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl Defteri film youmları]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl Defteri fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl Defteri kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl Defteri Memento]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl Defteri ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Buzz Visconti]]></category>
		<category><![CDATA[Callum Keith Rennie]]></category>
		<category><![CDATA[Carrie-Anne Moss]]></category>
		<category><![CDATA[Christopher Nolan]]></category>
		<category><![CDATA[Christopher Nolan filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Guy Pearce]]></category>
		<category><![CDATA[joe pantoliano]]></category>
		<category><![CDATA[Jorja Fox]]></category>
		<category><![CDATA[kritik Akıl Defteri]]></category>
		<category><![CDATA[kritik memento]]></category>
		<category><![CDATA[Mark Boone Junior]]></category>
		<category><![CDATA[memento]]></category>
		<category><![CDATA[Memento (2000) film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Memento (2000) ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[memento 2000]]></category>
		<category><![CDATA[memento film]]></category>
		<category><![CDATA[Memento film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[Memento film hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Memento film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[memento fragman]]></category>
		<category><![CDATA[memento kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Memento ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Memento sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Sevilay Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Stephen Tobolowsky]]></category>
		<category><![CDATA[Thomas Lennon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=16801</guid>
		<description><![CDATA[Çağdaş anlatı sinemasının en iyi yönetmenlerinden Christopher Nolan’ın nasıl bir zekâya sahip olduğunu hala anlamış değilim, sanırım Nolan başka bir gezegenden gelmiş. Bunca yaratıcı fikri bünyesinde nasıl barındırıyor çözemedim gitti. Ben filmlerini analiz etmeye çalışırken bile afallıyorum, o ise bizleri böyle düşündürmekten keyif alıyor sanki. Zekânın inanılmaz derecede kullandığı, dâhice kurgulanan filmler, ilk izlenildiğinde anlaşılmayan mesajlar, soru işaretleriyle dolu finaller, neden, niçin, nasıllar üzerine kurulu olaylar, şimdiki zamandan çok farklı bir zaman kavramı ile modern bir anlatı yapısı&#8230; Hani bazı filmler ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çağdaş anlatı sinemasının en iyi yönetmenlerinden Christopher Nolan’ın nasıl bir zekâya sahip olduğunu hala anlamış değilim, sanırım Nolan başka bir gezegenden gelmiş. Bunca yaratıcı fikri bünyesinde nasıl barındırıyor çözemedim gitti. Ben filmlerini analiz etmeye çalışırken bile afallıyorum, o ise bizleri böyle düşündürmekten keyif alıyor sanki. Zekânın inanılmaz derecede kullandığı, dâhice kurgulanan filmler, ilk izlenildiğinde anlaşılmayan mesajlar, soru işaretleriyle dolu finaller, neden, niçin, nasıllar üzerine kurulu olaylar, şimdiki zamandan çok farklı bir zaman kavramı ile modern bir anlatı yapısı&#8230;</p>
<p>Hani bazı filmler vardır; bittiğinde salondan çıkarsınız, aklınızı kurcalayan, düşündüren hiçbir şey yoktur. Bütün sorularınızın cevabını almışsınızdır çünkü. Film boyunca atılan düğümlerin hepsi teker teker çözülmüştür, film sonrası size kalan sadece elinizdeki ipinizi tekrar makaraya sarıp evinize doğru yol almaktır. Sonrasında da pek düşünmezsiniz, zaten düşünecekte pek bir şey yoktur. Fakat bazı filmlerde, bu durum tamamen aksine sonuçlanır, düğümler atılır, gerilim yaratılır, tekrar düğüm atılır, tekrar atılır, yine atılır düğümler; kördüğüm olarak finali beklersiniz artık. Her an tetikte, bir şey kaçırmamak adına izlersiniz bu defa filmi. Film biter ve siz şaşkınlıkla kalırsınız, aklınızda onlarca soruyla. Elinizdeki ip bu defa kördüğüm haliyle size bakmaktadır, sarsanız saramazsınız, bıraksanız bırakamazsınız. Belki tekrar izlersiniz filmi, yeni yeni düğümler atabilirsiniz, önceki düğümlerden çözülenler de olabilir. Ama artık düşünmek  zorundasınız, bulmacayı çözmek zorundasınız. Sorularınıza cevap bularak sonuca ulaşmanız, bulmacayı tamamlamanız inanılmaz keyif verir sonrasında. Christopher Nolan sineması da böyledir işte… Film bittiğinde bir sürü soru işaretleri kalır avuçlarda, hepsini noktaya çevirmek sinemaseverin işidir.</p>
<p>Memento, tersten giden bir kurgu anlayışına sahiptir; sonuyla başlıyor, başıyla da bitiyor. Filmin sonunu ilk sahnede görmemize rağmen filmin heyecanı, sonuna kadar devam ediyor. Olayları neden/niçin, nasıl sorularıyla birbirine bağlamaya çalışıyoruz. Leonard&#8217;ın (Guy Pearce) yaşamındaki tek mücadelesi, adalet arayışı ve intikamdır. Adaleti sağlama konusunda en büyük problemi de kendisidir; Leonard’ın nadir görülen ve tedavisi olmayan bir hafıza kaybı hastalığı vardır (Beynin 3 bölgesinin zarar görmesi sonucu oluşan bir hastalık; Anterograde Amnesia). Başına gelen ‘talihsiz an’a kadar her şeyi çok net hatırlamakta fakat sonrasında, yaşadıklarını çok kısa bir süre sonra unutmaktadır. Aynı insanlarla yeniden yeniden tanışmakta, ne için, nerede olduğunu unutmaktadır. Her şeyi hatırlamak içinde çeşitli yollara başvurur; kendi el yazısıyla aldığı notlar, çektiği fotoğraflar ve en önemlisi vücuduna yaptırdığı dövmeler… Teddy (Joe Pantoliano) ve Natalie (Carrie Anne Moss)’de ona yardımcı(!?) olmaya çalışan insanlardır ama tam amaçları tartışılır. Kim doğru söylüyor?</p>
<p>Adalet arayışında olan Leonard, karısının katilinden intikam almak için izleri takip ederek, aslında özüne, kendine döndüğünü filmin sonunda anlıyoruz.</p>
<p>Her sahne bir öncekiyle anlam kazanıyor. Ara ara siyah beyaz görüntüler girerek zamanda ileriye, renkli bölümler ile de zamanda geriye doğru bir devinim sağlayan Nolan, değişik bir kurgu tekniği kullanmıştır ve anlık dalgınlıkları da affetmez. Filmin tekrar tekrar izlenmesinde fayda vardır.</p>
<p>Filmin sonunda bir çok soru işaretleri kalıyor bize; Leonard katile ulaştı mı gerçekten? Natalie’nin amacı neydi, Leonard’ı kullandı mı? Teddy doğru mu söyledi? vs&#8230; Bu sorular zihinde kalan sorular sadece birkaçıdır.</p>
<p>Memento filmi, sinemanın dâhiyane çocuğu Nolan için büyük bir adım, bizim içinse, zoraki düşünme terapisidir. İzlenilesi bir film ve kült film adayıdır bana göre…</p>
<p>İyi seyirler…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu yazı  SuperFrooog tarafından da <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/memento/" target="_blank">değerlendirilmiştir</a>&#8230;</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı Sevilay AYDIN tarafından <strong>16 April 2011 00:01</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/memento-2000/#comments">1 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/memento-2000/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Watchmen: Karanlıktaki Kahramanlar</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/aksiyon/watchmen-2/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/aksiyon/watchmen-2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Apr 2011 14:34:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur Tatar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[300]]></category>
		<category><![CDATA[Alan moore]]></category>
		<category><![CDATA[Alex Tse]]></category>
		<category><![CDATA[Billy Crudup]]></category>
		<category><![CDATA[David Hayter]]></category>
		<category><![CDATA[Dawn of the Dead]]></category>
		<category><![CDATA[En İyi 100 Edebiyat Eseri]]></category>
		<category><![CDATA[Frank Miller]]></category>
		<category><![CDATA[George A. Romeo]]></category>
		<category><![CDATA[Jackie Earle Haley]]></category>
		<category><![CDATA[Jeffrey Dean Morgan]]></category>
		<category><![CDATA[Matthew Goode]]></category>
		<category><![CDATA[Patrick Wilson]]></category>
		<category><![CDATA[Rorschach]]></category>
		<category><![CDATA[Spike Lee]]></category>
		<category><![CDATA[Sucker Free City]]></category>
		<category><![CDATA[Watchmen]]></category>
		<category><![CDATA[Watchmen film]]></category>
		<category><![CDATA[Watchmen film eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Watchmen film kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Watchmen fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Watchmen kadro]]></category>
		<category><![CDATA[Watchmen kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Watchmen künye]]></category>
		<category><![CDATA[Watchmen süper kahraman]]></category>
		<category><![CDATA[Watchmen trailer]]></category>
		<category><![CDATA[X-Men]]></category>
		<category><![CDATA[X2]]></category>
		<category><![CDATA[Zack Snyder]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=16465</guid>
		<description><![CDATA[Merakla beklediğim Watchmen’in fragmanını izlediğimde müthiş görsellikteki sahneler umduğum gibiydi. Ama ne olduysa filmi izledikten sonra oldu… Yönetmen Zack Snyder ilk filmi Dawn of the Dead ile olumlu bir başlangıç yapmıştı. George A. Romeo’nun kült klasiğine göre Zack Snyder bu yeniden çevrimde korku-komedi unsurlarını beraber kullanmayı tercih etmişti. İkinci filmi 300 ile Frank Miller’in çizgi romanına tam anlamıyla sadık kalmış, fakat çizgi roman havasını yakalayan harika görselliğine rağmen içi boş bir film yapmıştı. Üçüncü filmi ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Merakla beklediğim <strong>Watchmen</strong>’in fragmanını izlediğimde müthiş görsellikteki sahneler umduğum gibiydi. Ama ne olduysa filmi izledikten sonra oldu…</p>
<p style="text-align: justify;">Yönetmen <strong>Zack Snyder</strong> ilk filmi <strong>Dawn of the Dead</strong> ile olumlu bir başlangıç yapmıştı. <strong>George A. Romeo</strong>’nun kült klasiğine göre <strong>Zack Snyder</strong> bu yeniden çevrimde korku-komedi unsurlarını beraber kullanmayı tercih etmişti.</p>
<p style="text-align: justify;">İkinci filmi <strong>300 </strong>ile <strong>Frank Miller</strong>’in çizgi romanına tam anlamıyla sadık kalmış, fakat çizgi roman havasını yakalayan harika görselliğine rağmen içi boş bir film yapmıştı.</p>
<p style="text-align: justify;">Üçüncü filmi olan <strong>Watchmen</strong> ise <strong>Alan Moore</strong>’un “En İyi 100 Edebiyat Eseri” arasına bile girmeyi başarmış ünlü çizgi romanının uyarlaması.</p>
<p style="text-align: justify;">Film 80li yılların karanlık ve kasvetli bir alternatif Amerika’sında yaşayan eski süper kahramanları anlatıyor. Kahramanların bazıları öldürülürken bazıları ya hapse ya da tımarhaneye tıkılıyor. Ardından arta kalanları teker teker tanımaya başlıyoruz. Bunlarda kahraman kimliklerini terk edip sıradan bir vatandaş gibi yaşamaya çalışanlar. Bu karakterleri bize tanıtan bölümlerin birbirinden kopuk oluşu, ortak bir atmosferin olmayışı baştan beri bir ana sorun haline geliyor. Bütün karakterleri anlatan bölümler oldukça uzun olsa da hiçbir karakterinin derdi tam olarak anlaşılmıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>X-Men</strong> ve <strong>X2</strong> filmlerinin senaryolarında çalışmış olan <strong>David Hayter </strong>ve <strong>Spike Lee</strong>’nin TV filmi <strong>Sucker Free City</strong>’nin senaryosunu yazmış olan <strong>Alex Tse</strong>,<strong> Watchmen</strong>’nin senaryosunu birlikte yazmışlar. Filmin en büyük sıkıntısı şüphesiz senaryonun sıkıcı, kendini tekrarlayan ve zekâ yoksunu bir kimliğe sahip olmasından kaynaklanıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin afişine baktığımızda <em>“300’ün Yenilikçi Yönetmeninden”</em> yazdığını görüyoruz. <strong>Zack Snyder</strong>’ın yeniliklerden hoşlandığını aşikâr. Fakat yenilikçi olması onu iyi bir yönetmen yapmaya yetmiyor ne yazık ki. Süper kahraman filmlerine farklı bir bakış açısı getirmeye çalışan film bunu hikâyesiyle değil de görsellikle yapmaya çalışınca çuvallıyor ve sadece görsel bir şov olarak kalıyor. Hikâyenin sinemadan çok çizgi roman mantığına göre ilerlediğini söyleyebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Patrick Wilson</strong>, <strong>Billy Crudup</strong>,<strong> Matthew Goode</strong> ve <strong>Jeffrey Dean Morgan</strong>&#8216;ın rolleri için doğru tercihler ancak <strong>Jackie Earle Haley</strong> etkileyici oyunculuğuyla adeta <strong>Rorschach</strong>’ı oynamak için yaratılmış izlenimini bırakıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Zack Snyder</strong> yine etkileyici aksiyon sahneleri olan, görsel olarak tatmin edici, sadık bir uyarlama fakat hikâyeden yoksun bir film çekmiş. Ve tıpkı <strong>300</strong>’de olduğu gibi ikinci kez bir <strong>Zack Snyder</strong> filminde hayal kırıklığına uğradığımı söylemeden edemeyeceğim…</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p><strong>Kimler İzlemeli</strong></p>
<ul>
<li>Alan Moore hayranları.</li>
<li>Çizgi romana sadık bir uyarlama izlemek isteyenler.</li>
<li>Sadece Görsel Efekt peşinde olanlar.<strong> </strong></li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kimler İzlememeli</strong></p>
<ul>
<li>162 dakikaya katlanamayacak olanlar.</li>
<li>Süper kahraman filmleri ile arası olmayanlar.</li>
<li>Zack Snyder’dan hoşlanmayanlar.</li>
</ul>
<p style="text-align: right;"><strong>Filmden Replik</strong></p>
<p style="text-align: right;">Şiddetle geçen yaşamlar</p>
<p style="text-align: right;">şiddetle son bulur.</p>
<p style="text-align: right;"><strong>Rorschach</strong></p>
<p style="text-align: center;">Çizgi romanı okumak istiyorsanız <strong><a href="http://www.scribd.com/doc/48721019/Watchmen" target="_blank">tıklayın&#8230;</a></strong></p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı SuperFrooog tarafından <strong>13 April 2011 15:34</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/aksiyon/watchmen-2/#comments">2 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/aksiyon/watchmen-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sucker Punch</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/aksiyon/sucker-punch/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/aksiyon/sucker-punch/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Apr 2011 23:12:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ethem Sak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Vizyondakiler]]></category>
		<category><![CDATA[Abbie Cornish]]></category>
		<category><![CDATA[Abbie Cornish caps]]></category>
		<category><![CDATA[Abbie Cornish filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Abbie Cornish resim]]></category>
		<category><![CDATA[Abbie Cornish Sucker Punch]]></category>
		<category><![CDATA[akıl hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[akıl hastası]]></category>
		<category><![CDATA[bu hafta vizyonda]]></category>
		<category><![CDATA[bu haftaki vizyon filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Carla Gugino]]></category>
		<category><![CDATA[dvd si çıkan filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Emily Browning]]></category>
		<category><![CDATA[Emily Browning filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Emily Browning resim]]></category>
		<category><![CDATA[Emma Stone]]></category>
		<category><![CDATA[Emma Stone filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Emma Stone filmografi]]></category>
		<category><![CDATA[Emma Stone resim]]></category>
		<category><![CDATA[Emma Stone Sucker Punch]]></category>
		<category><![CDATA[Emma Stone video]]></category>
		<category><![CDATA[en popüler filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Evan Rachel Wood]]></category>
		<category><![CDATA[film sinekritik]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek Filmler]]></category>
		<category><![CDATA[gösterim tarihleri]]></category>
		<category><![CDATA[haftanın filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hangi filmi izlesem]]></category>
		<category><![CDATA[Jamie Chung]]></category>
		<category><![CDATA[Jena Malone]]></category>
		<category><![CDATA[Jon Hamm]]></category>
		<category><![CDATA[ne izlesem]]></category>
		<category><![CDATA[ne seyretsem]]></category>
		<category><![CDATA[Oscar Isaac]]></category>
		<category><![CDATA[pek yakında sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Scott Glenn]]></category>
		<category><![CDATA[sinema eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[sinema makale]]></category>
		<category><![CDATA[sinema rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema sinekritik]]></category>
		<category><![CDATA[Sucker Punch]]></category>
		<category><![CDATA[Sucker Punch afiş]]></category>
		<category><![CDATA[Sucker Punch ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[Sucker Punch cast]]></category>
		<category><![CDATA[Sucker Punch Emily Browning]]></category>
		<category><![CDATA[Sucker Punch film]]></category>
		<category><![CDATA[Sucker Punch film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[Sucker Punch film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Sucker Punch film özeti]]></category>
		<category><![CDATA[Sucker Punch fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Sucker Punch gösterim tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Sucker Punch hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Sucker Punch ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Sucker Punch poster]]></category>
		<category><![CDATA[Sucker Punch resim]]></category>
		<category><![CDATA[Sucker Punch sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Sucker Punch trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Sucker Punch Vanessa Hudgens]]></category>
		<category><![CDATA[Sucker Punch vizyon tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiye filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Üvey baba]]></category>
		<category><![CDATA[Vanessa Hudgens]]></category>
		<category><![CDATA[Vanessa Hudgens filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Vanessa Hudgens filmografi]]></category>
		<category><![CDATA[Vanessa Hudgens resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Vanessa Hudgens video]]></category>
		<category><![CDATA[vizyon tarihleri]]></category>
		<category><![CDATA[vizyonda ne var vizyon tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=8503</guid>
		<description><![CDATA[Sucker Punch filminin yönetmeni Zack Snyder. Senaryoda yine Zack Snyder ve Steve Shibuya yer alıyor. Ayrıca senaryo aynı senaristlerinm yazmış olduğu kitaptan uyarlanmıştır. Filmin oyuncu kadrosunda ise; Vanessa Hudgens, Abbie Cornish, Emily Browning, Emma Stone, Carla Gugino, Evan Rachel Wood, Jamie Chung, Jon Hamm, Jena Malone, Scott Glenn ve Oscar Isaac isimleri yer almakta. Film kısaca, Üvey babası tarafından akıl hastanesine kapatılan genç bir kızın kaçış planı olarak başka bir evrene geçip kendisini buradan kurtarmanın ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sucker Punch filminin yönetmeni Zack Snyder. Senaryoda yine Zack Snyder ve Steve Shibuya yer alıyor. Ayrıca senaryo aynı senaristlerinm yazmış olduğu kitaptan uyarlanmıştır.<br />
Filmin oyuncu kadrosunda ise; Vanessa Hudgens, Abbie Cornish, Emily Browning, Emma Stone, Carla Gugino, Evan Rachel Wood, Jamie Chung, Jon Hamm, Jena Malone, Scott Glenn ve Oscar Isaac isimleri yer almakta.</p>
<p>Film kısaca, Üvey babası tarafından akıl hastanesine kapatılan genç bir kızın kaçış planı olarak başka bir evrene geçip kendisini buradan kurtarmanın planını yapacaktır.</p>
<p>Kadroda birbirinden güzel aktristlerin oluşu filme bir hayli reklam ve albeni kazandırmış olduğu ortada. Senaryo hakkında açıklayıcı bir  bilgi verilmemesine rağmen büyük ilgi toplayan Sucker Punch<br />
adlı film Aksiyon, Fantastik, Gerilim ve Gizem türünde seyretmekte.</p>
<p>25 Aralık 2010 de Abd&#8217;de, 15 Nisan 2011 de Türkiye&#8217;de vizyona girmesi  bekleniyor.</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı Ethem tarafından <strong>10 April 2011 00:12</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/aksiyon/sucker-punch/#comments">1 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/aksiyon/sucker-punch/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ben 4 Numara / I Am Number Four</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/aksiyon/ben-4-numara-i-am-number-four/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/aksiyon/ben-4-numara-i-am-number-four/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Apr 2011 23:00:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Yürür</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Alex Pettyfer]]></category>
		<category><![CDATA[Ben 4 Numara]]></category>
		<category><![CDATA[Ben 4 Numara 2011]]></category>
		<category><![CDATA[Ben 4 Numara film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Ben 4 Numara gösterim]]></category>
		<category><![CDATA[Ben 4 Numara ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Ben 4 Numara sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Ben 4 Numara trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Ben 4 Numara vizyon]]></category>
		<category><![CDATA[I Am Number Four]]></category>
		<category><![CDATA[I Am Number Four 2011]]></category>
		<category><![CDATA[I Am Number Four Ben 4 Numara]]></category>
		<category><![CDATA[I Am Number Four cast]]></category>
		<category><![CDATA[I Am Number Four film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[I Am Number Four film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[I Am Number Four fragman]]></category>
		<category><![CDATA[I Am Number Four gösterim tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[I Am Number Four ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[I Am Number Four trailer]]></category>
		<category><![CDATA[I Am Number Four vizyon tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Jake Abel]]></category>
		<category><![CDATA[Teresa Palmer]]></category>
		<category><![CDATA[Timothy Olyphant]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=16422</guid>
		<description><![CDATA[Ben 4 Numara, afişinde üç adet emir cümlesi barındırıyor. Bunlar sırasıyla; &#8220;Birlik Ol&#8221;, &#8220;Koru&#8221; ve &#8220;Aşık Ol&#8221;&#8230;O halde seyirciye daha kapı önünden fırlatılmış bu üç adet emir cümlesinin çatısı altında, 4 Numaranın akibetine şöyle üç ana başlık altında el atalım! BİRLİK OL! Suratımıza çarpan ilk emir cümlesi bu! Bu birlikteliğin bileşenleri 1-9 arası numaralara sahip olan seçilmişler. Ha! Bu arada! Bu zamana kadar fantastik ve bilimkurgu sinemasındaki seçilmiş olanları bir araya toplayacak olursak, rahatlıkla üniversitede ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ben 4 Numara, afişinde üç adet emir cümlesi barındırıyor. Bunlar sırasıyla; &#8220;Birlik Ol&#8221;, &#8220;Koru&#8221; ve &#8220;Aşık Ol&#8221;&#8230;O halde seyirciye daha kapı önünden fırlatılmış bu üç adet emir cümlesinin çatısı altında, 4 Numaranın akibetine şöyle üç ana başlık altında el atalım!</p>
<p>BİRLİK OL!<br />
Suratımıza çarpan ilk emir cümlesi bu! Bu birlikteliğin bileşenleri 1-9 arası numaralara sahip olan seçilmişler. Ha! Bu arada! Bu zamana kadar fantastik ve bilimkurgu sinemasındaki seçilmiş olanları bir araya toplayacak olursak, rahatlıkla üniversitede kurulan öğrenci birlikleri başkanlarını ezip geçebilecek sayıya erişebileceklerini söylersek eğer abartmış olmayız kesinlikle! Her neyse! Seçilmiş kişi sayısı bize yakın dönemin ayrıksı animasyonlarından biri olan &#8220;9&#8243; u anımsatıyor ister istemez.<br />
Eğer ki amacımız akrabalık bağlarını sıklaştırmaksa, benzerlikleri de rahatlıkla çoğaltabiliriz. O kadar derinlere ayak sürümeden konumuza dönmek gerekirse; Dokuz seçilmişin Mog adındaki vahşilerle imtihanı olarak kabul edebileceğimiz bir mozaik çerçevesinde, 4 numara John Smith&#8217;in macerasına tanık oluyoruz. İlk üç numaralı seçilmişlerin katledilmesi ile birlikte sıra John&#8217;a geliyor. Kaldı ki bu kovalamaca içerisinde John aynı zamanda hem ergenlik döneminin hem de seçilmiş kişi olarak kendisine bahşedilmiş olan güçlerin kontrolünü eline almak zorunda kalıyor. Timothy Olyphant&#8217;ın hayat verdiği koruyucu Henry her ne kadar dizginleri elinde tutmaya çalışsa da, John&#8217;un baş kaldırıları işi daha da zorlaştırıyor.</p>
<p>Netice bize gösteriyor ki, 4 Numara&#8217;nın solo dansı olarak kabul edebileceğimiz bu film, bir karma süper kahraman çeşitlemesi olarak &#8220;daha kalabalık&#8221; karakterler ile muhtemel bir devam filmine kapı açarak &#8220;birlik olma&#8221; temennisini yerine getirme konusunda ciddi bir adım atıyor. 6 Numara&#8217;yı hikayeye dahil etmesinin en önemli sebebi de bu mozaik yapıyı aktif hale getirebilmek elbette!</p>
<p>KORU!<br />
Henry; okulda tanışmış olduğu Sarah&#8217;ya abayı yakan John&#8217;a, “eğer onu gerçekten seviyorsan önce onu koruyabilmek için başındaki musibetlerden kurtulmalısın” dersi veriyor. İlk aşkını, güçlerinin farkındalığını ve münferit ergenlik deneyimlerini üst üste yaşamak zorunda kalan John, bu öğütlere pek de yürekten kulak kabartmıyor. Dolayısı ile bu üç temenni içerisinde işlevini tam olarak muhafaza edemeyen kısım bu mevcut koruma kısmı diyebiliriz. yine de John&#8217;un Sarah&#8217;yı koruma dürtüsünün Peter Parker&#8217;ın kinden pek de farkı yok. Tüm süper kahramanlar gibi, kimliğini muhafaza edemediği andan itibaren, sevdiklerini güvence altına alma isteği bilinen en eski süper kahraman klişesi değil mi zaten?</p>
<p>AŞIK OL!<br />
Bakın bu temenni yüzünüzde garip bir gülümsemeye sebebiyet verebilecek kadar komik! Filmin de meramını son derece temiz bir biçimde açıklaması ile birlikte, salona çekmek istediği hedef kitleyi de fazla gizlemeden gözümüze sokuyor aslında. Şimdi ben bu slogandan yola çıkarak kalkıp, en çiğ tabir ile &#8220;Ben 4 Numara, Twilight konseptinin bilimkurgu kültürüne adapte edilmiş halidir!&#8221; tanımını yaparsam eğer kimsenin buna itiraz edebileceğini sanmıyorum! Ne John, Edward Cullen&#8217;den -fiziği dışında- farklı bir tasarıma sahip ne de Sarah&#8217;nın misyonu Bella&#8217;dan farklı. Süper güçlü ve süper yakışıklı erkek ve onun korumasına muhtaç edilgen bir kız! Gelin de gözleriniz yaşarmasın. Eğer ki dünya üzerinde hala &#8220;sevgili ile gidilecek film&#8221; konsepti adı altında açıkça kendini belirten bir kategori yoksa, hiç geç kalınmış sayılmaz! Zira Ben 4 Numara, Twilight ile birlikte bu kategorinin sancaktarı olacaktır.</p>
<p>Eğer ki Timothy Olyphant yaş skalasını yukarılara çekmemiş olsaydı, Ben 4 Numara katıksız bir ergen filmi olarak anılabilirdi. İşin aslı halihazırda bu şekilde anılabilir. Ben 4 Numara&#8217;nın klişeler ile örülmüş gidişatına hafiften gün ışığı yayan en önemli özelliği, en azından aksiyon sahnelerinde tökezlememiş olması. Öyle ya! Artık aksiyon vaadinde bulunup salt kuru gürültü patırtı ile kafa şişiren tonlarca multi bütçeli prodiksiyonun ardından, &#8220;Ergen Filmi&#8221; olarak anılmasına rağmen bu işi layıkı ile yapan bir ekip ile hayata geçirilen Ben 4 Numara işte tam da bu konuda yırtıyor ve geçer nota nail oluyor. Filmin, küçük çaplı bir milenyum seçilmiş seçkileri kültü olarak anılması ya da şaka olarak kalması her ne kadar devam filme bağlı olsa da, görünen köye kılavuz alıkoymanın da pek akla kar tarafı yok!</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı Fatih Yürür tarafından <strong>09 April 2011 00:00</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/aksiyon/ben-4-numara-i-am-number-four/#comments">Yorum Yaz</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/aksiyon/ben-4-numara-i-am-number-four/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeytanın Oteli 3 (Fritt vilt 3)</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/gerilim/seytanin-oteli-3-fritt-vilt-3/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/gerilim/seytanin-oteli-3-fritt-vilt-3/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Apr 2011 23:17:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ethem Sak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Vizyondakiler]]></category>
		<category><![CDATA[Arthur Berning]]></category>
		<category><![CDATA[Fritt vilt 3]]></category>
		<category><![CDATA[Fritt vilt 3 cast]]></category>
		<category><![CDATA[Fritt vilt 3 ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Fritt vilt 3 vizyon]]></category>
		<category><![CDATA[Fritt vilt III]]></category>
		<category><![CDATA[Fritt vilt III fagman]]></category>
		<category><![CDATA[Fritt vilt III gösterim]]></category>
		<category><![CDATA[Fritt vilt III nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[Fritt vilt III ve zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Fritt vilt III video]]></category>
		<category><![CDATA[Fritt vilt III vizyon]]></category>
		<category><![CDATA[Ida Marie Bakkerud]]></category>
		<category><![CDATA[Ida Marie Bakkerud filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ida Marie Bakkerud hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Ida Marie Bakkerud kim]]></category>
		<category><![CDATA[Julie Rusti]]></category>
		<category><![CDATA[Kim S. Falck-Jørgensen]]></category>
		<category><![CDATA[Pål Stokka]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Oteli]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Oteli (Fritt Vilt 2 - Cold Prey 2)]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Oteli 2011]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Oteli 2012]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Oteli 3]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Oteli 3 2011]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Oteli 3 afiş]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Oteli 3 foto]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Oteli 3 fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Oteli 3 gösterim tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Oteli 3 kadro]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Oteli 3 konu]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Oteli 3 nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Oteli 3 ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Oteli 3 sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Oteli 3 tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Oteli 3 vizyon tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Oteli 4]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Oteli film serisi]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Oteli seri]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytanın Oteli son filmi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=15835</guid>
		<description><![CDATA[Altı tane delidolu genç, ilginç ve korku dolu olayların yaşanıldığını bildikleri şeytan oteline giderler. Fakat otelde kalacak kadar delidolu olmadıklarından dışarda, ormanda yatmaya karar verirler. Fakat bu karar, kötü bir başlangıcın ilk halesi olacaktır. Bu yazı Ethem tarafından 06 April 2011 00:17 tarihinde yazıldı. 1 Yorum. Sivrisinema - www.sivrisinema.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Altı tane delidolu genç, ilginç ve korku dolu olayların yaşanıldığını bildikleri şeytan oteline giderler. Fakat otelde kalacak kadar delidolu olmadıklarından dışarda, ormanda yatmaya karar verirler. Fakat bu karar, kötü bir başlangıcın ilk halesi olacaktır.</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı Ethem tarafından <strong>06 April 2011 00:17</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/gerilim/seytanin-oteli-3-fritt-vilt-3/#comments">1 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/gerilim/seytanin-oteli-3-fritt-vilt-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Olağan Şüpheliler / The Usual Suspects</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/macera/olagan-supheliler-the-usual-suspects/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/macera/olagan-supheliler-the-usual-suspects/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Apr 2011 23:01:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ecem Keskin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Polisiye]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Benicio Del Toro]]></category>
		<category><![CDATA[Gabriel Byrne]]></category>
		<category><![CDATA[Giancarlo Esposito]]></category>
		<category><![CDATA[Kevin Pollak]]></category>
		<category><![CDATA[Kevin Spacey]]></category>
		<category><![CDATA[Olağan Şüpheliler]]></category>
		<category><![CDATA[Olağan Şüpheliler 1995]]></category>
		<category><![CDATA[Olağan Şüpheliler film]]></category>
		<category><![CDATA[Olağan Şüpheliler film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[Olağan Şüpheliler film tanıtım]]></category>
		<category><![CDATA[Olağan Şüpheliler fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Olağan Şüpheliler hakında]]></category>
		<category><![CDATA[Olağan Şüpheliler ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Olağan Şüpheliler sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Pete Postlethwaite]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Stephan Boldwin]]></category>
		<category><![CDATA[Suzy Amis]]></category>
		<category><![CDATA[The Usual Suspects]]></category>
		<category><![CDATA[The Usual Suspects 1995]]></category>
		<category><![CDATA[The Usual Suspects cast]]></category>
		<category><![CDATA[The Usual Suspects film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[The Usual Suspects film hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[The Usual Suspects film içeriği]]></category>
		<category><![CDATA[The Usual Suspects fragman]]></category>
		<category><![CDATA[The Usual Suspects kadro]]></category>
		<category><![CDATA[The Usual Suspects ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[The Usual Suspects Olağan Şüpheliler]]></category>
		<category><![CDATA[The Usual Suspects olağan üstü şüpheliler]]></category>
		<category><![CDATA[The Usual Suspects video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=16263</guid>
		<description><![CDATA[Asırlardır film izleyemiyor olmak; hafif serin, hafif de yağmurlu bir cumartesi günü sıcacık evimde yalnızlığımı ne ile kapı dışarı edecek oluşum konusunda karar alışımı kolaylaştırmıştı aslında. Niyetim çıkıp güzel bir film almaktı başlangıçta ama camıma vuran minik yağmur damlaları korkuttu gözümü. Ve başladım kitaplığımın raflarında gezinmeye, birinci raf geçildi, ikinci, üçüncü ve ta ta ta taam! “The Usual Suspects”! 1995 ABD yapımı, senaryosu Christopher McQuarrie, yönetmenliği ise Bryan Singer’a ait olan gerilim türündeki bu filmin son dakikalarında ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Asırlardır film izleyemiyor olmak; hafif serin, hafif de yağmurlu bir cumartesi günü sıcacık evimde yalnızlığımı ne ile kapı dışarı edecek oluşum konusunda karar alışımı kolaylaştırmıştı aslında. Niyetim çıkıp güzel bir film almaktı başlangıçta ama camıma vuran minik yağmur damlaları korkuttu gözümü. Ve başladım kitaplığımın raflarında gezinmeye, birinci raf geçildi, ikinci, üçüncü ve ta ta ta taam! “The Usual Suspects”!</p>
<p>1995 ABD yapımı, senaryosu Christopher McQuarrie, yönetmenliği ise Bryan Singer’a ait olan gerilim türündeki bu filmin son dakikalarında hiç şüphesiz biz seyirciler tam anlamıyla bir sürprizle karşılaşıyoruz. O dakikalara kadar “usual” olduğunu düşündüğümüz polisiye olaylar silsilesi bir anda “unusual” bir sonla gölgeleniyor ve izlemekte olduğumuz  filmimiz kafalarımızdaki “film top10” listemizi alt üst ediyor. Film sonunda yapılan flash-backlere bir de kendimizinkini ekleyince, filmin zekice planlanmış kurgusunu “vay bee!..” lerimizle alkışlıyoruz adeta. Gerçekten de “Ben izledim o filmi, onun sonunda biiiiiii…iiiiiiiiip”çilere şiddetle kulak tıkamanızı öneririm bu filmi izlemeden önce sevgili okurlar.</p>
<p>Konudan kısaca bahsetmek gerekirse eğer, filmde de ismi çokça duyulacak olan “Keyser Soze”nin karanlık ve bilinmezliklerle dolu bir adam olduğunu belirtmek ilk sırada gelir. Basit bir olay gerekçesiyle bir araya getirilen ve aralarında Verbal’ın da bulunduğu beş sabıkalı, ileride Keyser Soze ile kesişecek olan yollarında birlikte bir yolculuğa başlarlar. Olaylar Verbal’ın ağzından, Ajan Kujan tarafından dinlenir ve çözülmeye çalışılır.</p>
<p>Film, 95 yılında Kevin Spacey aracılığıyla “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” dalında Oscar ile ödüllendirilmiş, eğer mümkünse ben de buradan bir “Ecem Ödülü” ile teşekkür etmek isterim tüm “The Usual Suspects” ekibine :)</p>
<p>İyi seyirler :)</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı Ecem Keskin tarafından <strong>04 April 2011 00:01</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/macera/olagan-supheliler-the-usual-suspects/#comments">3 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/macera/olagan-supheliler-the-usual-suspects/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akıl Defteri / Memento (2000)</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/memento/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/memento/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Apr 2011 14:40:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur Tatar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Suç]]></category>
		<category><![CDATA[2002 Akademi Ödülleri]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl Defteri]]></category>
		<category><![CDATA[Anterograde Amnesia]]></category>
		<category><![CDATA[At First Sight]]></category>
		<category><![CDATA[Awakenings]]></category>
		<category><![CDATA[Carrie-Anne Moss]]></category>
		<category><![CDATA[Christopher Nolan]]></category>
		<category><![CDATA[Christopher Nolan filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Cypher]]></category>
		<category><![CDATA[Following]]></category>
		<category><![CDATA[Gosford Park]]></category>
		<category><![CDATA[Guy Pearce]]></category>
		<category><![CDATA[Irwin Winkler]]></category>
		<category><![CDATA[Jimmy G.]]></category>
		<category><![CDATA[joe pantoliano]]></category>
		<category><![CDATA[John G.]]></category>
		<category><![CDATA[Jonathan Nolan]]></category>
		<category><![CDATA[L.A Confidential]]></category>
		<category><![CDATA[Leonard Shelby]]></category>
		<category><![CDATA[memento]]></category>
		<category><![CDATA[memento 2000]]></category>
		<category><![CDATA[memento ayrıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[memento film]]></category>
		<category><![CDATA[memento film eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[memento film kritik]]></category>
		<category><![CDATA[memento fragman]]></category>
		<category><![CDATA[memento konu]]></category>
		<category><![CDATA[memento kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Memento Mori]]></category>
		<category><![CDATA[memento oyuncular]]></category>
		<category><![CDATA[memento özet]]></category>
		<category><![CDATA[memento resimler]]></category>
		<category><![CDATA[memento trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Natalie]]></category>
		<category><![CDATA[Oliver Sacks]]></category>
		<category><![CDATA[otnemem]]></category>
		<category><![CDATA[Penny Marshall]]></category>
		<category><![CDATA[Robert De Niro]]></category>
		<category><![CDATA[Robin Williams]]></category>
		<category><![CDATA[Teddy]]></category>
		<category><![CDATA[The Count of Monte Cristo]]></category>
		<category><![CDATA[The Man Who Mistook His Wife for a Hat]]></category>
		<category><![CDATA[The Matrix]]></category>
		<category><![CDATA[The Time Machine]]></category>
		<category><![CDATA[Trinity]]></category>
		<category><![CDATA[Val Kilmer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=16118</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazıda bir terslik olduğunu düşünüyorsan haklısın. Bu yüzden yazıyı okumaya sondan başlamalısın. Filmden Replik Kendimize kim olduğumuzu hatırlatmak için hepimizin aynalara gereksinimi var. Leonard Shelby *Memento Mori, Latince de “Hatırla, Öleceksin” anlamına geliyor. Kısa hikâyeyi merak ediyorsanız buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Filmi ilk izleyişinizde bütün her şeyi eksiksiz olarak kavramanız imkânsıza yakın. Ama filmi izledikten sonra iyice düşünüp, yap-boz’un parçalarını tek tek yerleştirirken çok keyif alacağınızı garanti ediyorum. Kim bilir belki de filmi tekrar izlemek isteyeceksiniz. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align: center;"><strong>Bu yazıda bir terslik olduğunu düşünüyorsan haklısın.<br />
</strong><strong>Bu yüzden yazıyı okumaya sondan başlamalısın.</strong></h3>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Filmden Replik</strong></p>
<p>Kendimize kim olduğumuzu</p>
<p>hatırlatmak için hepimizin</p>
<p>aynalara gereksinimi var.</p>
<p><strong>Leonard Shelby</strong></p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;">*Memento Mori, </span><span style="text-decoration: underline;">Latince de “Hatırla, Öleceksin” anlamına geliyor.</span><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;">Kısa hikâyeyi merak ediyorsanız <a href="http://www.impulsenine.com/homepage/pages/shortstories/memento_mori.htm" target="_blank"><strong>buraya tıklayarak</strong> </a>okuyabilirsiniz.</span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;">Filmi ilk izleyişinizde bütün her şeyi eksiksiz olarak kavramanız imkânsıza yakın. Ama filmi izledikten sonra iyice düşünüp, yap-boz’un parçalarını tek tek yerleştirirken çok keyif alacağınızı garanti ediyorum. Kim bilir belki de filmi tekrar izlemek isteyeceksiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Fakat en sonunda bulmaca tamamlanıyor ya da siz öyle sanıyorsunuz…</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin başı aslında sonu. Kafanız mı karıştı? Yani film başladığında sonunu görüyorsunuz film biterken de başlangıca geliyorsunuz. Ayrıca bu anlatım tekniği ile kendinizi kolaylıkla <strong>Leonard</strong>’ın yerine koyuyor ve adeta onunla özdeşleşiyorsunuz. Filmi izlerken acaba şimdi ne olacak yerine önceden ne olmuştu diyor ve her şeyi yerli yerine oturtmak için kendinizi düşünmeye zorluyorsunuz. Tıpkı <strong>Leonard</strong> gibi, kimin yalan söylediğini, kime güvenilmesi ve kime güvenilmemesi gerektiğini bilmemeniz de cabası.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Seni unuttuğumu hatırlamıyorum.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Filmdeki diğer iki önemli oyuncu ise  <strong>Carrie-Anne Moss</strong> ve <strong>Joe Pantoliano</strong>. <strong>The Matrix</strong>’in <span style="text-decoration: underline;">Trinity</span>’si olarak ünlenen <strong>Carrie-Anne Moss</strong>,<strong> </strong>filmde canlandırdığı <strong>Natalie </strong>karakteri ile sadece aksiyon filmlerinde başarılı olmadığını ispatlıyor. Yine <strong>The Matrix</strong>’de ki <span style="text-decoration: underline;">Cypher</span> rolü ile hatırlayacağımız <strong>Joe Pantoliano </strong>şüphe dolu karakter <strong>Teddy</strong>’yi canlandırırken övgüyü hak ediyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>L.A Confidential</strong> ile adını duyuran <strong>Guy Pearce</strong>, <strong>Memento</strong>’da altından kolayca kalkılamayacak bir karakteri olağanüstü bir inandırıcılıkla yorumlayarak üne kavuştu.  Fakat ne olduysa bu filmden sonra oldu. <strong>The Count of Monte Cristo</strong> ve <strong>The Time Machine</strong> ile düşüşe başlayan aktör artık filmlerde 5-10 dakika gördüğümüz biri haline geldi. İnsan bu manzara karşısında üzülüyor tabi ki ve şunu demeden de edemiyor: “Nereden nereye?!”</p>
<p style="text-align: justify;">Daha filmin ilk dakikalarından itibaren çok farklı bir senaryo ile karşı karşıya olduğumuzu anlıyoruz. Farklı bir senaryo olduğunu anlamak kolay ama filmi anlamanız bu kadar kolay olmuyor maalesef. Hatta film gösterimde iken birçok kişi filmi anlamadığı için internet sitesinde film ile ilgili bazı açıklamalar yapılmıştı. Son derece yaratıcı bir zekânın ürünü olan bu senaryo 2002 yılında Akademi Ödüllerine &#8220;En İyi Orijinal Senaryo&#8221;  dalında aday olarak gösterilmişti ama ödülü alan <strong>Gosford Park</strong> <em>(Tahammülü zor ve son derece sıkıcı bir film.)</em> olmuştu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Bir şeyleri hatırlamıyor olmam yaptıklarımı anlamsız kılmaz.”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ve vücudunda ki dövmeler ona her aynaya baktığında unutmaması gereken bir gerçeği hatırlatır…</p>
<p style="text-align: justify;">Karısının öldüğü gün başından yaralanan <strong>Leonard Shelby</strong>, karısının ölümünden önceki olayları detaylarına kadar hatırlamasına rağmen on beş dakika önce nereye gittiğini, kiminle konuştuğunu, kime güvenip kime güvenmemesi gerektiğini hatırlamamaktadır. Bu eksikliğini sistemli bir şekilde gidermeye çalışır. Sürekli yanında gezdirdiği polaroid fotoğraf makinesi ile yeni tanıştığı insanların fotoğraflarını çeker ve fotoğrafların arkasına onlar ilgili bilgiler yazar. Hatırlamak için her şeyi not alır.</p>
<p style="text-align: justify;">Los Angeles. Pahalı kıyafetler giyen ve son model bir Jaguar kullanan <strong>Leonard Shelby </strong><em>(Guy Pearce)</em>, ucuz motellerde bol paralı bir yaşam sürmekte olan eski bir sigorta müfettişidir. Yaşamının tek bir amacı vardır. Karısına, tecavüz edip öldüren adamı öldürmek…</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Berbat bir şey olmalı. Her şey geriye doğru sanki belki bir sonraki yapacağın şeyi biliyorsun. Ama ondan önce ne yapmış olduğunu bilmiyorsun.” </strong></p>
<p style="text-align: justify;">1990 yılında <strong>Penny Marshall</strong> tarafından çekilen ve <strong>Robert De Niro</strong> - <strong>Robin Williams</strong> ikilisinin başrolde olduğu <strong>Awakenings </strong><em>(Uyanışlar).</em></p>
<p style="text-align: justify;">1999 yılında <strong>Irwin Winkler</strong> tarafından çekilen <strong>Val Kilmer</strong>’lı <strong>At First Sight </strong><em>(İlk Görüşte Aşk)</em>.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu hastalık, ünlü Nöroloji Profesörü <strong><a href="http://www.oliversacks.com/" target="_blank">Oliver Sacks</a></strong>&#8216;in gerçek hayattaki hastalarıyla ilgili yazdığı <strong><a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=the%20man%20who%20mistook%20his%20wife%20for%20a%20hat" target="_blank">The Man Who Mistook His Wife for a Hat </a></strong>adlı kitabında da geçiyor. Bu kitapta <strong>Oliver</strong> <strong>Sacks</strong>, <strong>Anterograde Amnesia</strong> hastaları hakkında bilgiler veriyor. Hatta kitapta geçen hastalardan birinin ismi <strong>“Jimmy G.”</strong>. <strong>Christopher Nolan</strong>&#8216;ın filmde kullandığı John G. ve Jimmy G. isimlerini buradan alıntı yaparak seçtiğini tahmin edebilirsiniz. Ayrıca<strong> Oliver Sacks</strong>’ın kitaplarından direk olarak uyarlanan iki film var;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Anterograde Amnesia</strong>, beynin en az üç değişik bölgesinde meydana gelen hasarlar sonucu oluşuyor. Bunlardan en önemlisi beyindeki hippocampus adı verilen bölgede meydana gelen hasar. Bu bölgede meydana gelen bir hasar, hiçbir yeni bilginin buradan geçememesi ve hafıza olarak depolanamaması anlamına gelir. Ancak daha önce depolanan bilgiler bir zarar görmediği için hasta hasardan önceki olayları rahatlıkla hatırlar. (bkz: <strong><a href="http://www.cappsy.org/archives/vol2/no2/cap_02_10.pdf" target="_blank">Ayrıntılı Bilgi</a></strong>)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Memento</strong>, <strong>Jonathan Nolan</strong> tarafından yazılan <strong>Memento Mori<sup>*</sup></strong> adlı kısa hikâyeden abisi <strong>Christopher Nolan</strong> tarafından uyarlandı. Filmde <strong>Guy Pearce</strong>&#8216;ın oynadığı <strong>Leonard Shelby</strong>&#8216;nin kısa dönemde yeni hafıza oluşturamama hastalığı var. Gerçekte de var olan bu hastalığın bilimsel ismi &#8220;<strong>Anterograde Amnesia</strong>&#8220;.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Christopher Nolan</strong>, 1998’de henüz 28 yaşında iken tanınmamış oyuncularla ve siyah beyaz çektiği <strong>Following</strong> ile büyük bir başarıya imza atmıştı. Bu ilk uzun metraj filmle kariyerine olumlu eleştiriler alarak başlayan genç yönetmen, 2 yıl sonra<strong> </strong>çektiği<strong> </strong><strong><em>Memento</em></strong><em> </em>ile sinema dünyasında kendine hatırı sayılır bir yer edindi.</p>
<p><strong> </strong></p>
<h2 style="text-align: center;"><strong>OTNEMEM</strong></h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu yazı Sevilay Aydın tarafından da <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/memento-2000/" target="_blank">değerlendirilmiştir…</a><strong><br />
</strong></p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı SuperFrooog tarafından <strong>03 April 2011 15:40</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/memento/#comments">4 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/memento/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>De Indringer [2005]</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/gerilim/de-indringer-2005/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/gerilim/de-indringer-2005/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Mar 2011 23:00:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>UnjustLucifer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Axel Daeseleire]]></category>
		<category><![CDATA[CD-DVD filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[De Indringer]]></category>
		<category><![CDATA[De Indringer 2005]]></category>
		<category><![CDATA[De Indringer film]]></category>
		<category><![CDATA[De Indringer film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[De Indringer film özet]]></category>
		<category><![CDATA[De Indringer fragman]]></category>
		<category><![CDATA[De Indringer hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[De Indringer ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[De Indringer sinema]]></category>
		<category><![CDATA[De Indringerposter]]></category>
		<category><![CDATA[dvd si çıkan filmler]]></category>
		<category><![CDATA[en güzel filmler]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi filmler]]></category>
		<category><![CDATA[en popüler filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Filip Peeters]]></category>
		<category><![CDATA[Film Arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[film eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek Filmler]]></category>
		<category><![CDATA[gösterim]]></category>
		<category><![CDATA[Gunther Lesage]]></category>
		<category><![CDATA[Hangi filmi izlesem]]></category>
		<category><![CDATA[Herman Boets]]></category>
		<category><![CDATA[izyon]]></category>
		<category><![CDATA[Jan Bollen]]></category>
		<category><![CDATA[Koen De Bouw]]></category>
		<category><![CDATA[Koen Van ımpe]]></category>
		<category><![CDATA[Marc Didden]]></category>
		<category><![CDATA[Maurice De Grauwe]]></category>
		<category><![CDATA[ne seyretsem]]></category>
		<category><![CDATA[sinekritik]]></category>
		<category><![CDATA[sinema hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[sinema rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[sinema sinekritik]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiye filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Vic De Wachter]]></category>
		<category><![CDATA[vizyon filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[vizyondaki filmler]]></category>
		<category><![CDATA[youm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=15887</guid>
		<description><![CDATA[İkimizde aynı değil miyiz şimdi? Severek izlediğim ve takip ettiğim Belçika sinemasına ait çok güzel ve özel bir film olduğunu düşünüyorum. İnternette film hakkında neredeyse hiç yorum yapılmamış ve ortalıkta fazla dolaşan bir film olmamasına anlama veremedim, lakin eğer sıralama yapmak istesem; Belçika sineması klasmanında çok üst sıralara koymak isteyeceğim bir film. Konu olarak film, kızını kaybeden bir babanın, kızını bulma çabaları. Şehirde başlayan ve daha sonra biraz ileriye sararak; ıssız bir köyde devam eden ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İkimizde aynı değil miyiz şimdi?</p>
<p>Severek izlediğim ve takip ettiğim Belçika sinemasına ait çok güzel ve özel bir film olduğunu düşünüyorum. İnternette film hakkında neredeyse hiç yorum yapılmamış ve ortalıkta fazla dolaşan bir film olmamasına anlama veremedim, lakin eğer sıralama yapmak istesem; Belçika sineması klasmanında çok üst sıralara koymak isteyeceğim bir film.</p>
<p>Konu olarak film, kızını kaybeden bir babanın, kızını bulma çabaları. Şehirde başlayan ve daha sonra biraz ileriye sararak; ıssız bir köyde devam eden konumuz, aniden ortaya çıkan esrarengiz bir kızla yollarının kesişmesi ve daha sonra gelişen akıl almaz olaylar.</p>
<p>Geçmişten sahneler vererek başlayan filmde; Tom kızıyla çok mutlu olan doktor bir babadır. Kızıyla birlikte gayet mutlu olarak yaşadıklarını anlıyoruz ve sonra birden ileriye sarıyoruz olayı. On sekiz ay sonrasına gidiyoruz ve asıl hikayeyi anlamaya çalışıyoruz. Şehirde kaybettiği kızını bulmak için fotoğraflarla dolaşan babamız, esrarengiz bir kıza rastlamasıyla birlikte hikâyemiz başka bir boyut kazanıyor ve mekân tamamen değişiyor. Takip ettiği kızın köyüne gidiyoruz ve hikâyemize sürekli eklenen, hatta bir süre sonra biraz ‘’Yalan Rüzgârı’’ tadında devam eden filmimize aynı zamanda heyecan da geliyor.</p>
<p>Charlotte gerçekten, Charlotte mu? Bir dakika, ben emin olamadım…</p>
<p>Filmin genel hatlarıyla gerçekten tatmin edici bir yapıt olarak çıkıyor karşımıza. Baştan sona itibaren anlatılmak istenen olayı size hissettiriyor ve aslında olayı çözebilmeniz için farklı zamanlarda çok belirgin ipuçlarını da olaya eklemiş. Ama filme öylesine kaptırmanız mümkün ki, bu noktaları kaçırarak filmin sonuna kadar devam edebilme ve aynı zamanda sonunda şok olmanızı da mümkün kılmışlar. Şahsen, verilen onca kopyadan sonra, asıl olayın ne olduğunu anlamak çok zor olmadı.</p>
<p>Her ne kadar senaryonun güçlü olduğundan bahsettiysem de, aslında anlatılmak istenilen olayın üzerine daha iyi gidebileceklerini düşünüyordum. Bunun olmamasının iki nedeni var diyebilirim; anlatılan hikâyenin gereğinden fazla yavaş ilerlemesi ve gereksiz sahnelerin biraz fazla olması. Öylesine alakasız sahneler var ki, filmden kopma noktasına kadar sürüklüyor izleyiciyi.</p>
<p>Sonuna kadar birçok maceraya ve birçok gizeme gebe olan filmin sonu kesinlikle çok tatmin edici olarak kurgulanmış. Olayları farklı olarak biteceğini düşünüyorken, beklenmeyen son ve biraz heyecanı arttırmak istersen iki adamın çöküşünden bahsedebilirim.</p>
<p>Belçika sinemasını her daim sevmişimdir ve bu seferde çok tatmin edici bir film izlediğimi söyleyebilir ve bu filme rahatlıkla kefil olabilirim. Kızını kaybeden ve daha sonra bulmaya çalışan baba filmleri senaryolarını ele aldığım zaman da, izlediğim en derli toplu senaryolardan biri olduğunu, her ne kadar gereksiz sahneler olsa da, her ne kadar anlamlandırılması imkânsız sekanslar oluşturulmaya çalışılsa da; söyleyebilirim. Mutlaka izlenmesi gereken bir filmden bahsettim.  İyi Eğlenceler</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı UnjustLucifer tarafından <strong>24 March 2011 02:00</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/gerilim/de-indringer-2005/#comments">2 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/gerilim/de-indringer-2005/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arı Kovanına Çomak Sokan Kız</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/ari-kovanina-comak-sokan-kiz/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/ari-kovanina-comak-sokan-kiz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Mar 2011 18:50:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ethem Sak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Suç]]></category>
		<category><![CDATA[Vizyondakiler]]></category>
		<category><![CDATA[Alexandra Eisenstein]]></category>
		<category><![CDATA[Anders Ahlbom]]></category>
		<category><![CDATA[Annika Hallin]]></category>
		<category><![CDATA[Arı Kovanına Çomak Sokan Kız]]></category>
		<category><![CDATA[Arı Kovanına Çomak Sokan Kız fagman]]></category>
		<category><![CDATA[Arı Kovanına Çomak Sokan Kız film mi kitap mı]]></category>
		<category><![CDATA[Arı Kovanına Çomak Sokan Kız film özeti]]></category>
		<category><![CDATA[Arı Kovanına Çomak Sokan Kız gösterim tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Arı Kovanına Çomak Sokan Kız hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Arı Kovanına Çomak Sokan Kız kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Arı Kovanına Çomak Sokan Kız kitap mı film mi]]></category>
		<category><![CDATA[Arı Kovanına Çomak Sokan Kız ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Arı Kovanına Çomak Sokan Kız senaryo]]></category>
		<category><![CDATA[Arı Kovanına Çomak Sokan Kız The Girl Who Kicked The Hornet’s Nest]]></category>
		<category><![CDATA[Arı Kovanına Çomak Sokan Kız trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Arı Kovanına Çomak Sokan Kız vizyon tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Arı Kovanına Çomak Sokan Kız yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Georgi Staykov]]></category>
		<category><![CDATA[Jacob Ericksson]]></category>
		<category><![CDATA[Lena Endre]]></category>
		<category><![CDATA[michael nyqvist]]></category>
		<category><![CDATA[Michalis Koutsogiannakis]]></category>
		<category><![CDATA[noomi rapace]]></category>
		<category><![CDATA[Per Oscarsson]]></category>
		<category><![CDATA[Sofia Ledarp]]></category>
		<category><![CDATA[Tanja Lorentzon]]></category>
		<category><![CDATA[Tekla Granlund]]></category>
		<category><![CDATA[The Girl Who Kicked The Hornet’s Nest]]></category>
		<category><![CDATA[The Girl Who Kicked The Hornet’s Nest cast]]></category>
		<category><![CDATA[The Girl Who Kicked The Hornet’s Nest fragman]]></category>
		<category><![CDATA[The Girl Who Kicked The Hornet’s Nest ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[The Girl Who Kicked The Hornet’s Nest video]]></category>
		<category><![CDATA[Tina Berg]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=15458</guid>
		<description><![CDATA[Arı Kovanına Çomak Sokan Kız (The Girl Who Kicked The Hornet’s Nest)&#8230; Lisbeth Salander; hayatı alt üst olmuş bir kadın. Tüm yaşanan kötü olaylardan sonra hastaneye yatırılan kadının dışarıya çıkması için uğraşan Mikael Blomkvist&#8217;in çabaları sonuç verir ve Lisbeth Salander özgürlüğüne kavuşur. Hikaye de böyle başlar ve artık Lisbeth Salander, bu kötü anıların hesabını soracağı kişileri aramaya başlar. Serinin İlk Filmi; Tanıtım Yazısı: Ejderha Dövmeli Kız Kritik Yazı: The Girl with The Dragon Tattoo Bu yazı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Arı Kovanına Çomak Sokan Kız (The Girl Who Kicked The Hornet’s Nest)&#8230;</p>
<p>Lisbeth Salander; hayatı alt üst olmuş bir kadın. Tüm yaşanan kötü olaylardan sonra hastaneye yatırılan kadının dışarıya çıkması için uğraşan Mikael Blomkvist&#8217;in çabaları sonuç verir ve Lisbeth Salander özgürlüğüne kavuşur.<br />
Hikaye de böyle başlar ve artık Lisbeth Salander, bu kötü anıların hesabını soracağı kişileri aramaya başlar.</p>
<p>Serinin İlk Filmi;</p>
<p>Tanıtım Yazısı: <a href="http://www.sivrisinema.com/gerilim/ejderha-dovmeli-kiz-the-dragon-tattoo/" target="_blank">Ejderha Dövmeli Kız</a></p>
<p>Kritik Yazı: <a href="http://www.sivrisinema.com/aksiyon/the-girl-with-the-dragon-tattoo/" target="_blank">The Girl with The Dragon Tattoo</a></p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı Ethem tarafından <strong>22 March 2011 21:50</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/ari-kovanina-comak-sokan-kiz/#comments">2 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/ari-kovanina-comak-sokan-kiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Korkunç Politika / Arlington Road</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/korkunc-politika-arlington-road/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/korkunc-politika-arlington-road/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Mar 2011 10:59:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>UnjustLucifer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Arlington Road]]></category>
		<category><![CDATA[Arlington Road 1999]]></category>
		<category><![CDATA[Arlington Road cast]]></category>
		<category><![CDATA[Arlington Road film]]></category>
		<category><![CDATA[Arlington Road film hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Arlington Road film künye]]></category>
		<category><![CDATA[Arlington Road film tavsiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Arlington Road fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Arlington Road gösüşler]]></category>
		<category><![CDATA[Arlington Road Korkunç Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Arlington Road ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Arlington Road sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Arlington Road sinema film]]></category>
		<category><![CDATA[Arlington Road yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Auden Thornton]]></category>
		<category><![CDATA[Christopher Dahlberg]]></category>
		<category><![CDATA[Darryl Cox]]></category>
		<category><![CDATA[Douglas Taurel]]></category>
		<category><![CDATA[Gabriel Folse]]></category>
		<category><![CDATA[Hope Davis]]></category>
		<category><![CDATA[Hope Davis 2010]]></category>
		<category><![CDATA[Hope Davis 2011]]></category>
		<category><![CDATA[Hope Davis 2012]]></category>
		<category><![CDATA[Hope Davis filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hope Davis yeni]]></category>
		<category><![CDATA[Jeff Bridges]]></category>
		<category><![CDATA[Jeff Bridges 2011]]></category>
		<category><![CDATA[Jeff Bridges 2012]]></category>
		<category><![CDATA[Jeff Bridges filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Jeff Bridges yeni]]></category>
		<category><![CDATA[Joan Cusack]]></category>
		<category><![CDATA[Korkunç Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Korkunç Politika 1999]]></category>
		<category><![CDATA[Korkunç Politika eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Korkunç Politika film kritiği]]></category>
		<category><![CDATA[Korkunç Politika fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Korkunç Politika ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Korkunç Politika sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Korkunç Politika t]]></category>
		<category><![CDATA[Korkunç Politika trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Loyd Catlett]]></category>
		<category><![CDATA[Mason Gamble]]></category>
		<category><![CDATA[Spencer Treat Clark]]></category>
		<category><![CDATA[Stanley Anderson]]></category>
		<category><![CDATA[Tim Robbins]]></category>
		<category><![CDATA[Tim Robbins 201]]></category>
		<category><![CDATA[Tim Robbins 2012]]></category>
		<category><![CDATA[Tim Robbins filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tim Robbins yeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=15759</guid>
		<description><![CDATA[Yok, artık denilebilecek kadar güzel bir film, ama nerelerden çıktı bu? Meşur Overlooked/Forgotten Movies konusundan edindiğim bir film daha ve bir güzel film daha. &#8220;Komşularınız.. Onları her gün görüyorsunuz. Adlarını biliyorsunuz. Yakından tanıyorsunuz. Peki ya sırlarını biliyor musunuz? Bir kolejde profesör olan Michael Faraday, eşinin sağcı teröristler tarafından öldürülmesi üzerine bu gruptan olan insanlara karşı takıntılar edinmiştir. İlk günlerde dostça görünen ve oğlunun arkadaşlık kurduğu yeni komşularının garip tavırları evlerine gittiğinde evin bazı bölümlerine girmesine ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yok, artık denilebilecek kadar güzel bir film, ama nerelerden çıktı bu?<br />
Meşur Overlooked/Forgotten Movies konusundan edindiğim bir film daha ve bir güzel film daha.</p>
<p>&#8220;<em>Komşularınız.. Onları her gün görüyorsunuz. Adlarını biliyorsunuz. Yakından tanıyorsunuz. Peki ya sırlarını biliyor musunuz?</em></p>
<p><em>Bir kolejde profesör olan Michael Faraday, eşinin sağcı teröristler tarafından öldürülmesi üzerine bu gruptan olan insanlara karşı takıntılar edinmiştir. İlk günlerde dostça görünen ve oğlunun arkadaşlık kurduğu yeni komşularının garip tavırları evlerine gittiğinde evin bazı bölümlerine girmesine izin verilmemesi Faraday&#8217;ı şüphelendirir. Acaba komşuları düşündüğü gibi teröristler midir yoksa karısını kaybetmenin yol açtığı stresle gittikçe paranoyak davranışlar mı sergilemeye başlamıştı</em>?&#8221; (Film Tanıtımından Alıntıdır)</p>
<p>Filmi anlatırken, konusunun ne olduğunu yazmaya çalışırken bile ikilemde kalıyorum, hatta kendi kendime ikilemleri bir türlü anlamlandıramıyorum. Film gayet sakin olarak başlıyor, komşusundan şüphelenen bir üniversite profesörünün bu işi araştırmayı kafaya koymasıyla devam ediyor. Zaman ilerledikçe olayları biraz daha derinlemesine inceliyorsunuz. Başlarda sihirli bir havası olan film, gelecek iki saat için size biraz gizem vaat ediyor.<br />
Hani klasik senaryolar vardır, yıllardır izlemekten artık ailemizden biri olarak görürüz. Bir bomba vardı, ya FBI ya da sivil bir adam bir anda cengâver kesilir ve bunu ortaya çıkartmaya çalışırdı. Evet, başlarda ve ilerleyen bir kaç dakika bu filmde aynı onlardan biri gibi ilerliyor. Artık yapılacak bir şey yok, zaman kaybı ve bir sıradan film daha ihtimalini düşünerek biraz daha devam edelim diyorsunuz, fakat&#8230; Daha sonra başlarda ne kadar yanıldığınızı farkına varıyorsunuz. Ne yazı ki bu bekleme süreci filmin son yarım saatine kadar devam ediyor.</p>
<p>Jeff Bridges ve Tim Robbins’in harika performanslarını izlemek istiyorsanız bu taraftan buyurun lütfen. Tek kelimeyle harika oynamışlar ve filmin bu seviyeye gelmesinde en önemli noktalardan birini oluşturmuşlar. Yazımın sonlarına doğu biraz daha komple bir bakış  yapacak ve yazımı bitirme üzere;</p>
<p>Sonu ve kurgusuyla harika bir film olmuş. Başlangıçtan son yarım saate kadar bin bir küfür ederek izliyorsunuz ve bundan önce izlediğiniz klasik filmlerinden biri olacağını sandığınız anda film size uzun zaman unutamayacağınız tarzla bir son veriyor. Sonunda ters köşye yatacağınız filmlerden biri.<br />
Kesinlikle izlemenizi tavsiye ediyorum. Daha fazla üstünde konuşarak filmin büyüsünü bozmamak gerekiyor.</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı UnjustLucifer tarafından <strong>20 March 2011 13:59</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/korkunc-politika-arlington-road/#comments">2 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/korkunc-politika-arlington-road/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>se7en: Yedi Ölümcül Günahın Anatomisi</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/se7en/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/se7en/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Mar 2011 11:49:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur Tatar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Suç]]></category>
		<category><![CDATA[Brad Pitt]]></category>
		<category><![CDATA[Brad Pitt 2011]]></category>
		<category><![CDATA[Brad Pitt 2011 yeni filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Brad Pitt aktör]]></category>
		<category><![CDATA[Brad Pitt ander Kevin]]></category>
		<category><![CDATA[Brad Pitt Brad Pitt]]></category>
		<category><![CDATA[Brad Pitt filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Brad Pitt seven]]></category>
		<category><![CDATA[Brad Pitt yeni filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Brad Pitt yeni filmler]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi dram filmi]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi komedi filmi]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi korku filmi]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi romantik film]]></category>
		<category><![CDATA[En son çıkan filmler]]></category>
		<category><![CDATA[en son çıkan filmler 2011]]></category>
		<category><![CDATA[en son vizyon filmleri 2012]]></category>
		<category><![CDATA[en yeni 2012 filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[film detay]]></category>
		<category><![CDATA[film fagman]]></category>
		<category><![CDATA[film içeriği]]></category>
		<category><![CDATA[film incelme]]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek Filmler]]></category>
		<category><![CDATA[haber sinema vizyon]]></category>
		<category><![CDATA[izlenmesi gereken 10 film]]></category>
		<category><![CDATA[izlenmesi gereken 50 film]]></category>
		<category><![CDATA[izlenmesi gereken filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Kevin Spacey]]></category>
		<category><![CDATA[Kevin Spacey filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Morgan Freeman]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka izleyin]]></category>
		<category><![CDATA[ölmeden önce izlenmesi gereken filmler]]></category>
		<category><![CDATA[önerilen filmler]]></category>
		<category><![CDATA[se7en]]></category>
		<category><![CDATA[se7en brad pitt]]></category>
		<category><![CDATA[se7en film fragman]]></category>
		<category><![CDATA[se7en film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[se7en film özet]]></category>
		<category><![CDATA[se7en film yorum]]></category>
		<category><![CDATA[se7en hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[se7en hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[se7en Kevin Spacey]]></category>
		<category><![CDATA[se7en morgan freeman]]></category>
		<category><![CDATA[se7en nasıl bir film]]></category>
		<category><![CDATA[se7en ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Se7en seven]]></category>
		<category><![CDATA[se7en sinema]]></category>
		<category><![CDATA[se7en video]]></category>
		<category><![CDATA[sinema dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmle 2012]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmler]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmler 2010]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan filmler 2011]]></category>
		<category><![CDATA[son filmle 2012]]></category>
		<category><![CDATA[son filmler]]></category>
		<category><![CDATA[vizyon haber]]></category>
		<category><![CDATA[yakında sinema]]></category>
		<category><![CDATA[yeni çıkan filmler]]></category>
		<category><![CDATA[yeni çıkan filmler 2011]]></category>
		<category><![CDATA[yeni fagmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[yeni filmlerden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=15672</guid>
		<description><![CDATA[David Fincher denilince genellikle aklımıza ilk olarak, kapitalist sistemin eleştirisinin en iyi örneklerinden biri olan, Chuck Palahniuk’ın kitabından uyarlanmış Dövüş Kulübü (Fight Club) gelir. Girişte ki Fincher-vari yaratıcı jeneriğiyle*, filmden sonra bizde bıraktığı etkiyle, görsel tarafının yanında vermek istediği mesajla, kafaları allak bullak eden sürpriz sonuyla ve Brad Pitt &#8211; Edward Norton ikilisinin karşılıklı döktürdüğü sahneleri göz önüne alırsak bu hiçte şaşırtıcı bir şey değildir. Fakat Dövüş Kulübü’nden daha önce David Fincher’ı, David Fincher yapan, onu sinema ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>David Fincher</strong> denilince genellikle aklımıza ilk olarak, kapitalist sistemin eleştirisinin en iyi örneklerinden biri olan, <strong>Chuck Palahniuk</strong>’ın<strong> </strong>kitabından uyarlanmış <strong>Dövüş Kulübü </strong>(<strong>Fight Club</strong>) gelir. Girişte ki Fincher-vari yaratıcı jeneriğiyle<sup>*</sup>, filmden sonra bizde bıraktığı etkiyle, görsel tarafının yanında vermek istediği mesajla, kafaları allak bullak eden sürpriz sonuyla ve <strong>Brad Pitt</strong> &#8211; <strong>Edward Norton</strong> ikilisinin karşılıklı döktürdüğü sahneleri göz önüne alırsak bu hiçte şaşırtıcı bir şey değildir. Fakat <strong>Dövüş Kulübü</strong>’nden daha önce <strong>David Fincher</strong>’ı, <strong>David Fincher</strong> yapan, onu sinema dünyasına kabul ettiren başka bir film vardır;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Se7en**</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Aslında klip yönetmeni olan <strong>Fincher</strong>, ilk film deneyimi <strong>Alien 3</strong> ile büyük hüsrana uğradı. Kolay değildi tabi serinin ilk iki filmi <strong>Alien</strong> ve <strong>Aliens</strong>, iki usta yönetmen <strong>Ridley Scott</strong> ve<strong> James Cameron</strong> tarafından çekilmişti. Bu yüzden beklenti büyüktü. Film, özel efektleri ile <strong>Oscar<sup>®</sup></strong> adaylığı aldı ama gişede beklentiyi karşılayamadı ve eleştirmenler tarafından topa tutuldu. Bütün bunlara rağmen yönetmen üç yıl sonra <strong>Andrew Kevin Walker</strong>’ın (<em>Girişteki Ölü Adam</em>) DVD, VCD vb. satan meşhur mağaza zinciri Tower Records’ta çalışırken yazdığı uyarlama olmayan ilk senaryosu <strong>Se7en</strong>’ı çekti.</p>
<p style="text-align: justify;"><sup> </sup></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Se7en</strong>’ın konusu kısaca şöyle; Dünyadaki ilahi adaleti sağlamak için İncil’de bahsi geçen yedi ölümcül günahı işleyenleri “sanatsal” yöntemlerle öldüren bir seri katil şehre dehşet saçmaktadır. Onun peşine düşen iki cinayet masası dedektifi vardır. Biri Dedektif Somerset<strong> </strong>(<strong>Morgan Freeman</strong>). Emekliliğine yedi gün var. İşinden, yaşadığı şehirden bıkmış ve insanlara olan inancını yitirmiş. Diğeri ise göreve yeni başlamış genç Dedektif Mills<strong> </strong>(<strong>Brad Pitt</strong><strong> </strong>). Kendini kanıtlama isteğiyle dolu, enerjik, ukala ve öfkeli. İki dedektif yağmurun hiç durmadığı yedi günde, umutsuz bir şehirde çok zeki olan katilin peşindeler ve hiçbir şey tahmin edildiği gibi değil. . .</p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;"><strong>1- İlk Günah: Oburluk</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sinema tarihinin en iyi <a href="http://www.youtube.com/watch?v=SEZK7mJoPLY&amp;feature=player_embedded" target="_blank">jeneriğiyle</a> başlıyor film. Merak uyandırıcı bu jenerikte katilimizin cinayetleri planladığı defterlerden bazı kısımlar gösteriliyor bize ve ardından yağmurlu bir pazartesi günü ile giriş yapıyoruz karanlık şehre. Somerset ve Mills olay yerine geliyorlar. Karanlık ve izbe bu yerde kocaman bir masanın önünde, en az o masa kadar büyük bir adamın sandalyeye bağlı cesedini görüyoruz. Önünde kusmuk dolu bir kova var ve etrafa yayılmış iğrenç bir koku. Bu sarsıcı sahne ile katilimiz, dedektiflere ilk mesajını da vermiş oluyor. <strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">“Cehennemden aydınlığa giden yol uzun ve zorludur.”</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>2- Açgözlü Seyirciye Nafile İpuçları</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Film ilerledikçe verilen ipuçları ile katilin kim olduğunu harıl harıl düşünseniz de bir türlü bulamıyorsunuz tabi ki. Hatta kafanız karışıyor ve kontrol hiçbir şekilde “sizin tarafınıza” geçmiyor. Böylece filmin başından sonuna kadar “kurban” konumunda kalmış oluyorsunuz. Hatta dedektiflerin ruh haline ortak oluyor ve her şeyi saran karanlığın içine hapsoluyorsunuz.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong>3- Tembellik Etmemiş Oyuncular</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Katilin peşindeki polislerin bize hiç de yabancı gelmediğini hemen anlayabiliriz aslında. Yaşlı, tecrübeli ve soğukkanlı bir dedektif ve ona yardım etmesi için görevlendirilen genç, bütün karanlıkları aydınlatabileceğini düşünen ve kendini kanıtlamak için yanıp tutuşan başka bir dedektif. Birbirlerinin tam anlamıyla zıttı ama birbirlerini tamamlayan iki karakter. Polisiye film türünün bu klişesini <strong>Fincher</strong> filmde çok iyi kullanmış. Tabi bunda <strong>Brad Pitt</strong><strong> </strong>ve <strong>Morgan Freeman</strong>’ın kimyasının tutması da önemli bir etken.</p>
<p style="text-align: justify;">Filmin diğer önemli oyuncusu da tabi ki <strong>Kevin Spacey<sup>***</sup>. </strong>Kendisini çok az gördüğümüz ama buna rağmen suratındaki o buz gibi ifadeyle ve müthiş oyunculuğuyla hafızalarımıza kazınmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="text-decoration: underline;">Ufak bir not:</span></em> <strong>John Doe</strong> karakteri için başlangıçta düşünülen isim <strong>Kevin Spacey</strong> değilmiş! Bu rol için düşünülen isim <strong>REM </strong>grubunun solisti <strong>Michael Stipe </strong>imiş. Müzisyen bu rolün sinemaya adım atmak için gayet uygun olduğunu düşünüyormuş. Fakat plak şirketi son anda yeni bir tura çıkmalarını isteyince, rolü geri vermek zorunda kalmış (<em>Tanrıya şükürler olsun ki!</em>). Sonrası malum, <strong>Kevin Spacey</strong>, <strong>John Doe</strong> rolünün sahibi oluyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Gwyneth Paltrow</strong>’da filmde Dedektif Mills<strong> </strong>(<strong>Brad Pitt</strong><strong> </strong>)’in karısı Tracy’yi canlandırıyor. <strong>Paltrow</strong> psikolojisi bozuk, yalnız bir kadını kendine has oyunculuğu ile oynarken aklıma gelen tek şey; Bu rol için <strong>Gwyneth Paltrow’</strong>dan başkası düşünülemezdi oluyor.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>4- İsimsiz Şehirde Gururlu Bir Anne</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong>Filmin geçtiği şehir hakkında herhangi bir bilgi verilmiyor bize, son derece karanlık, kasvetli ve yağmurun durmaksızın yağdığı isimsiz bir şehir burası sadece. Bildiğimiz tek şey bilmediğimiz bu şehirde her geçen gün bir cinayet işleniyor olması. Olayların geçtiği şehir ve David Mills’in karısıyla birlikte yaşadığı ev birbirine çok benziyor. İkisi de son derece kasvetli ve umutsuz. Trenlerin öfkeli sesleri eşliğinde sarsılan ev, bu duruma alışmaya çalışan Mills ve Tracy’nin arasındaki sarsılmış ilişkilerinin bir metaforu sanki. Mills’in evde beslediği köpeklere duyduğu aşırı sevgi, bebek hasretini anlatıyor. Tracy’nin hamileliğini gizlemesi ve ne yapacağına karar verene kadar da Mills’e söylememesi filmin sonunda boğazımıza düğümlenen bir yumru gibi karşımıza çıkıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong><em>5- Dehşet Birazcıkta Şehvet</em></strong><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Filmin bir sahnesinde Somerset ve Mills barda oturup sohbet ederler. Bu sahne filmin felsefi açıdan en önemli kısmıdır. Somerset, Mills’e katili yakaladıklarında hiçbir şeyin değişmeyeceğini söylüyor. Mills ise katili yakalamanın büyük iş olduğunu, o yakalandığında her şeyin çözüleceğine inanıyor. Film ilerledikçe Mills ve Somerset arasındaki anlaşmazlıklar artıyor tıpkı Somerset’in yorgunluk belirtileri gibi. Mills de kendini bir anda bu içinden çıkılmaz seri katil davası ile ailevi problemler arasında buluyor. Buna en güzel örnekte Mills’in evinde; Mills, Tracy ve Somerset’in birlikte yediği yemektir. Buradaki gergin hava gerçekten sinir bozucu türdendir.</p>
<p style="text-align: justify;">Katil cinayetlerine devam ederken, olay yerlerinde bıraktığı bir takım işaretlerin, polislere bir sonraki cinayetin nerede olacağına dair ipuçları verecek cinsten olması ve buna rağmen yakalanamaması katilin son derece zeki biri olduğunu ispatlıyor. Katilin amacı sadece kurbanları öldürmek değil. Zaten cinayetlerin işleniş biçiminden bunu anlıyoruz. Ona göre etrafta o kadar çok günahkâr var ki bunlara birinin son vermesi gerekiyor. Ve Tanrı’nın onu seçtiğini düşünüyor, cinayetlerde bu yüzden bir çeşit vaaz gibi. Kurban hangi günahı işlediyse cezasını bu günahla ödüyor. Katilimizi hiç cinayet işlerken görmüyoruz. Ne zaman dedektifler bir ceset buluyor işte bizde o zaman görüyoruz mesajlarla süslenmiş ölü bedenleri. Bu da filmin sonuna kadar merakımızı ayakta tutuyor. Kurbanlar gerçektende dehşet verici şekillerde öldürülüyor. Tıpkı <strong>şehvet</strong> günahını işlemiş fahişenin ölümü gibi.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>6- Kıskananları Çatlatacak Cinsten Sürpriz Final</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong>İki dedektif katili yakalayacakları sırada ellerinden kaçırırlar ve onu tekrar nasıl bulacaklarını düşünürlerken, her tarafı kanlar içinde polis merkezinin kapısından John Doe girer. İşte film bu beklenmedik sahne ile beklenmedik finale doğru yol almaya başlar. Katil teslim olur ve diğer iki cesedin nerede olduğu bir şartla göstereceğini söyler. Şartı dedektifleri oraya kendisi götürecektir. Mills, Somerset ve Doe arabayla olay yerine giderken bir helikopterde onları takip etmektedir. Bu sahnede <strong>Kevin Spacey</strong> harika bir monolog ile rolünün hakkını sonuna kadar verir. Saat 7’de elektrik kulelerinin olduğu uçsuz bucaksız araziye geldiklerinde film hiç unutamayacağımız bir şekilde son bulur.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>7- Son Sözü Öfke Söyler</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em> </em></strong>Filmin sonunda Dedektif Somerset’in <strong>öfkeli</strong> ve bitmiş adama bakıp ta dediği gibi;<strong><em> </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">“Ernest Hemingway şöyle yazmış: Dünya güzeldir ve uğruna savaşmaya değer. İkinci bölümüne katılıyorum.”</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<h2 style="text-align: left;"><strong><strong>Akrabalık Bağı: </strong><strong>Angel Heart</strong></strong></h2>
<p style="text-align: justify;"><strong>Alan Parker</strong>’ın 1987 tarihli “<strong>Angel Heart</strong>” ve <strong>David Fincher</strong>’ın 1995 tarihli “<strong>Se7en</strong>” filmi polisiyenin iki farklı türünün örnekleri. <strong>Angel Heart</strong> özel dedektif öyküsü, <strong>Se7en</strong> ise cinayet masası öyküsü. İki filmde, iliklerinize kadar işleyen kasvetli atmosferi ve gerilim dozu yüksek sahneleri ile sizi avucunun içine alıp merakınızı sürekli diri tutarak çarpıcı bir şekilde sonlanıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;">* </span><span style="text-decoration: underline;">Titreyen neonlu yazılar ilk kez se7en filminin jeneriğinde kullanılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;">** 1996 &#8211; En iyi Kurgu Oscar Adayı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;">*** </span><span style="text-decoration: underline;">Kevin Spacey’nin kendi isteği üzerine jenerikte adı geçmemiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<p style="text-align: right;"><strong>Filmden Replik</strong></p>
<p style="text-align: right;">Her sokak köşesinde, her evde, ölümcül bir günah görüyoruz ve</p>
<p style="text-align: right;">hoş görüyoruz. Hoş görüyoruz çünkü sıradan, çünkü olağan.</p>
<p style="text-align: right;">Sabah, öğle ve aksam hoş görüyoruz. Hayır, artık olmaz.</p>
<p style="text-align: right;">Ben örnek oluyorum ve yaptığım şey şaşırtacak, incelenecek ve</p>
<p style="text-align: right;">izlenecek… Sonsuza dek…</p>
<p style="text-align: right;"><strong>John Doe</strong><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<h2 style="text-align: center;"><strong>Uğur TATAR</strong></h2>
<p><strong><br />
</strong></p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı SuperFrooog tarafından <strong>18 March 2011 14:49</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/se7en/#comments">4 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/se7en/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Toprak Altında / Buried [2010]</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/toprak-altinda-buried-2010/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/toprak-altinda-buried-2010/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Mar 2011 21:00:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>UnjustLucifer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Buried]]></category>
		<category><![CDATA[Buried 2010]]></category>
		<category><![CDATA[Buried film hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Buried film içeriği]]></category>
		<category><![CDATA[Buried film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Buried film özet]]></category>
		<category><![CDATA[Buried fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Buried ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Buried trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Heath Centazzo]]></category>
		<category><![CDATA[Ivana Miño]]></category>
		<category><![CDATA[José Luis García Pérez]]></category>
		<category><![CDATA[Kali Rocha]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Paterson]]></category>
		<category><![CDATA[Ryan Reynolds]]></category>
		<category><![CDATA[Ryan Reynolds filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ryan Reynolds filmografi]]></category>
		<category><![CDATA[Ryan Reynolds hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Ryan Reynolds kim]]></category>
		<category><![CDATA[Ryan Reynolds resim]]></category>
		<category><![CDATA[Ryan Reynolds yeni filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Samantha Mathis]]></category>
		<category><![CDATA[Stephen Tobolowsky]]></category>
		<category><![CDATA[Toprak Altında]]></category>
		<category><![CDATA[Toprak Altında 2010]]></category>
		<category><![CDATA[Toprak Altında Buried]]></category>
		<category><![CDATA[Toprak Altında Buried film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Toprak Altında Buried ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Toprak Altında film eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Toprak Altında ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Toprak Altında sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Warner Loughlin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=15360</guid>
		<description><![CDATA[Kapalı alan korkunuz var mı? Baştan söylemek istiyorum ki, eğer bu filmi izlemediyseniz ve izleme gibi bir düşünceniz varsa bu yazıdan uzak durmanızı tavsiye ediyorum. E tamam, o zaman bu yazıyı buraya neden koyduk? Cevap; Tartışılacak çok şey olmasından dolayı.. Karanlık bir sahnenin ardından, Irak’ta tır şoförü olduğunu anladığımız karakterimiz bir tabutun içinde uyanır. Ellerini ve ayaklarını çözdükten sonra bulunduğu yerde nelerin olduğunu arar ve bir tane telefon, bir tane de Zippo’dan başka ortalıkta bir ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kapalı alan korkunuz var mı?<br />
Baştan söylemek istiyorum ki, eğer bu filmi izlemediyseniz ve izleme gibi bir düşünceniz varsa bu yazıdan uzak durmanızı tavsiye ediyorum. E tamam, o zaman bu yazıyı buraya neden koyduk? Cevap; Tartışılacak çok şey olmasından dolayı..</p>
<p>Karanlık bir sahnenin ardından, Irak’ta tır şoförü olduğunu anladığımız karakterimiz bir tabutun içinde uyanır. Ellerini ve ayaklarını çözdükten sonra bulunduğu yerde nelerin olduğunu arar ve bir tane telefon, bir tane de Zippo’dan başka ortalıkta bir şey bulamaz. Bu noktadan sonra yapması gereken tek şey o tabuttan çıkmaya çalışmaktır.<br />
Sürekli aynı karakterler üzerinden dönen filmleri sevmem. Ama aynı zamanda bana kurtulma yollarını yada hayatta kalabileceği yolları düşündüren filmlere de bayılırım. Bir bakalım; tabuttasınız ve yanınızda sadece zippo ve telefon var. Aklınıza ilk gelir?</p>
<p>Telefon çektiğine göre çok fazla derinde olamazsınız, lakin toprak tabakası fazla derin değildir. Hemen bu anda toprağa bakarsınız, toprak ince. Demek ki bir çölde gömülüsünüz. Toprak genel olarak üst katmanlarda daha incedir.<br />
Telefon Arapça. İlk olarak nereyi aramak istersiniz? Ben bir arkadaşımı kesin suretle aramam. Düşünsenize, arkadaşınızı arıyorsunuz, ben Irak da toprak altında gömüldüm, gel bana yardım et. Bu gerçekten şaka gibi bir çözüm olurdu herhalde. Aileye güvenmek, yapılacak en güzel adımlardan biri.<br />
Sonra tabuta yılan giriyor. Bir Dakika, yılanlar toprakta ne kadar derine kadar ilerleyebilir? Fazla değil, demek ki çok derinde olmadığınızın bir kanıtı daha.<br />
Ben olsaydım o andan itibaren yukarıya doğru toprağı kazmaya çalışabilirdim. Bu arada zippoyu fazla yakmak istemem, çünkü zaten toprağın altıda oksijen az olacağından dolayı yanan bir zippo havayı fazla tüketecektir.</p>
<p>Yukarıda saydıklarımı göz önüne aldığınız zaman, yapılacak fazla bir şey olmayan bir yerde olduğnuz belli. Peki, nerede olduğumuzu anladığınız zaman ne yapardık tekrar düşünelim.<br />
Filmde yapılan telefon konuşmalarına bakarak herhalde yapılması gereken bir numaralı şey, herhangi bir televizyon kanalını aramak ve bunun televizyona çıkmasını sağlamak. Böylece herkes sizin için seferber olur ya da gerekenler en kıa sürede yapılabilir.<br />
İşte böyle bir filmden bahsediyoruz. Amerikan diplomasisini aşmayan, zaman zaman teknolojik imkânları bile yetersiz kaldığı (ben buna asla inanmıorum), zamanın çok önemli olduğu bir filmden bahsediyorum. Güzel kurgusunun yanında inanılmaz diyalogları ekleyince ortaya son yıllarda izlediğim en güzel filmlerden biri çıkıyor. Aslında bir ‘’mystery’’ filminden daha çok bir dram filminden bahsediyorum. Kurtulmaya çalışırken diplomasiye bu denli takıması gerçekten çok büyük bir insanlık ayıbı olarak nitelendirilebilir.</p>
<p>Daha fazla anlatmadan filmin sonuna gelmek istiyorum; sonu gerçekten inanılmaz olmuş. Bir anda sesin kesilmesi ve oracıkta geçen insanın kanını donduracak nitelikte ki konuşmalar. Dokunaklı ve aynı zamanda konuşmalara geçerken hangi tepkiyi vereceğinizi bilemiyorsunuz. Bütün filmdeki konuşmalar ve olaylar bir anda gözünüzün önünden, sanki siz oradaymışçasına geçiyor ve sonunda kalıveriyorsunuz öylece. Gerçek dram, film bittikten sonra başlıyor desem herhalde yanıltmış  olmam. Gerçek çaresizliği oracıkta tadıyorsunuz, sizi çok derinden etkiliyor. Konsept olarak son yıllarda yapımış en güzel 3-5 filmden biri olarak nitelendirebilirim. Sürekli kapalı bir alanda geçsede film süresine oranla olaylar beklenenden hızlı ilerliyor ve çarelerin bir bir tükenmesi acaba sonunda ne olacak sorusunu beraberinde getiriyor. Mutlaka ama mutlaka izlenmesi gereken çok acı verici bir dram filmi.</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı UnjustLucifer tarafından <strong>08 March 2011 00:00</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/toprak-altinda-buried-2010/#comments">4 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/toprak-altinda-buried-2010/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Next Three Days / Kaçış Planı</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/the-next-three-days-kacis-plani/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/the-next-three-days-kacis-plani/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Mar 2011 23:27:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alploganer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Aaron Bernard]]></category>
		<category><![CDATA[Allan Steele]]></category>
		<category><![CDATA[Brian Dennehy]]></category>
		<category><![CDATA[Cristina Aloe]]></category>
		<category><![CDATA[David J. Bonner]]></category>
		<category><![CDATA[Denise Dal Vera]]></category>
		<category><![CDATA[Elizabeth Banks]]></category>
		<category><![CDATA[Elizabeth Banks filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Elizabeth Banks filmografi]]></category>
		<category><![CDATA[Elizabeth Banks foto]]></category>
		<category><![CDATA[Elizabeth Banks galeri]]></category>
		<category><![CDATA[Elizabeth Banks resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Elizabeth Banks video]]></category>
		<category><![CDATA[Fidélité Films]]></category>
		<category><![CDATA[Fred Cavayé]]></category>
		<category><![CDATA[Guillaume Lemans]]></category>
		<category><![CDATA[James Francis Kelly III]]></category>
		<category><![CDATA[John Bryant Davila]]></category>
		<category><![CDATA[Jonathan Tucker]]></category>
		<category><![CDATA[Kaçış Planı]]></category>
		<category><![CDATA[Kaçış Planı 2010]]></category>
		<category><![CDATA[Kaçış Planı film]]></category>
		<category><![CDATA[Kaçış Planı film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[Kaçış Planı film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Kaçış Planı film künyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kaçış Planı film özeti]]></category>
		<category><![CDATA[Kaçış Planı fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Kaçış Planı kadro]]></category>
		<category><![CDATA[Kaçış Planı ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Kaçış Planı The Next Three Days]]></category>
		<category><![CDATA[Lennie James]]></category>
		<category><![CDATA[Liam Neeson]]></category>
		<category><![CDATA[Lionsgate]]></category>
		<category><![CDATA[Olivia Wilde]]></category>
		<category><![CDATA[Olivia Wilde filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Olivia Wilde filmografi]]></category>
		<category><![CDATA[Olivia Wilde foto]]></category>
		<category><![CDATA[Olivia Wilde hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Olivia Wilde resim]]></category>
		<category><![CDATA[Olivia Wilde video]]></category>
		<category><![CDATA[Paul Haggis]]></category>
		<category><![CDATA[Russell Crowe]]></category>
		<category><![CDATA[The Next Three Days]]></category>
		<category><![CDATA[The Next Three Days cast]]></category>
		<category><![CDATA[The Next Three Days film hakında]]></category>
		<category><![CDATA[The Next Three Days film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[The Next Three Days fragman]]></category>
		<category><![CDATA[The Next Three Days Kaçış Planı]]></category>
		<category><![CDATA[The Next Three Days kadro]]></category>
		<category><![CDATA[The Next Three Days ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Tyrone Giordano]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=14974</guid>
		<description><![CDATA[Birçok senaristin yaptığı gibi Paul Haggis de sinema hayatına senaristlikle başlayıp daha sonra yönetmenliği denemiş isimlerden biri. Million Dollars Baby, Casino Royale, Quantum of Solace gibi nitelikli filmlerde senarist olarak tanımıştık biz onu. İlk yönetmenlik deneyimini 2004 yılında Crash filminde yaşayan Haggis belki kendisinin bile beklemediği bir başarı yakalamıştı kesişen hayatları anlattığı  bu etkili dramla. Bundan üç yıl sonra sözünü sakınmayan, cesur, eleştirici tavrını fazlasıyla kullanan 2007 yapımı In The Valley of Elah filmini hayata ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Birçok senaristin yaptığı gibi Paul Haggis de sinema hayatına senaristlikle başlayıp daha sonra yönetmenliği denemiş isimlerden biri. Million Dollars Baby, Casino Royale, Quantum of Solace gibi nitelikli filmlerde senarist olarak tanımıştık biz onu. İlk yönetmenlik deneyimini 2004 yılında Crash filminde yaşayan Haggis belki kendisinin bile beklemediği bir başarı yakalamıştı kesişen hayatları anlattığı  bu etkili dramla. Bundan üç yıl sonra sözünü sakınmayan, cesur, eleştirici tavrını fazlasıyla kullanan 2007 yapımı In The Valley of Elah filmini hayata getirdi. Ve son olarak The Next Three Days filmiyle yeniden karşımızda. Senarist kökenli olmasını kendi filmlerinin de senaryolarını yazarak büyük bir avataj olarak kullanan Haggis son dönemde özellikle takip ettiğim isimler arasına girmiş bulunmakta.</p>
<p>Haggis’in ilk iki filmi de söyleyecek sözleri olan filmlerdi. The Next Three Days’te ise bu özellik diğer iki filmdeki kadar göze çarpmıyor genel anlamda. Daha kendi halinde, aksiyon-gerilim sularında yüzmeyi tercih eden etkili bir yapım.</p>
<p>Film beklenmedik bir şekilde cinayetten tutuklanan karısını hapisten kaçırmaya çalışan bir kocayı konu alıyor. Russell Crowe’un hayat verdiği bu koca karakteri karısına bağlı, güveni tam ve aynı zamanda gözü pek biri. Azimle planlar yapıyor, daha önce hapisten kaçan birinden yardım alıyor ve tüm bu süreç boyunca karısının suçsuzluğuna yürekten inanıyor. En ufak bir tereddüdü olmadan planına uygulamaya da koyuyor. Elizabeth Banks ise bir anda kendisini hapishanede bulan, suçsuzluğunun kanıtlanma umutları giderek tükenen ve kocasının tüm bu olanlardan sonra kendisini kaçırma planları yaptığından habersiz eş rolünde.Liam Nesson, Olivia Wilde, Brian Dennehy gibi oyuncular, fazla önplanda olmayan ama kilit rollerde ikiliye eşlik ediyor.</p>
<p>“Asla pes etme.”, “Her zaman bir umut vardır.” gibi söylemleri filmin temelinde kullanan Haggis, oyuncuları da filmin atmosferini oluşturmak adına etkili birer koz olarak kullanmış. Belki çok incelikli bir senaryoya sahip değil, izleyiciyi finaliyle aşırı bir şok  haline sokamıyor ama karakterleriyle, etkileyici hikayesiyle ve yer yer kullandığı söylemleriyle 2 saat boyunca kendini ilgiyle izleten bir film ortaya çıkmış.</p>
<p>Hayatın sıkıcılığından muzdaripseniz The Next Three Days sizin “Kaçış Planı”nız olabilir. İyi seyirler…</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı alploganer tarafından <strong>02 March 2011 02:27</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/the-next-three-days-kacis-plani/#comments">1 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/the-next-three-days-kacis-plani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Village</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/the-village/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/the-village/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Feb 2011 10:24:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Gil</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[the village]]></category>
		<category><![CDATA[the village eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[the village filmi]]></category>
		<category><![CDATA[the village filmi hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[the village fragman]]></category>
		<category><![CDATA[the village hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[the village izle]]></category>
		<category><![CDATA[the village köy]]></category>
		<category><![CDATA[the village sinema]]></category>
		<category><![CDATA[the village trailer]]></category>
		<category><![CDATA[the village yönetmen]]></category>
		<category><![CDATA[the village yorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=14902</guid>
		<description><![CDATA[The Village yani Türkçe haliyle Köy filmi, M. Night Shyamalan’ı yakından takip etmeme vesile olmuş bir filmdir. Filmin yönetmeni bu Hint kökenli zatın 6. His, İşaretler ve Unbreakable gibi filmlerin de yönetmeni olduğunu fark ettiğimde geciktiğimin farkına varmış ve oldukça utanmıştım. The Village filmi gerek İmdb’deki puanıyla gerekse ülkemizde vizyona girdiğindeki yankılarıyla beklediğim ilgiyi gören bir film olmadı. Her şeye rağmen bendeniz bu mükemmel kurgulanmış film için hayatımda izlediğim en iyi film diyerek ortalarda uzun ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify"><strong>The Village</strong> yani Türkçe haliyle Köy filmi,<strong> M. Night Shyamalan</strong>’ı yakından takip etmeme vesile olmuş bir filmdir. Filmin yönetmeni bu Hint kökenli zatın  6. His, İşaretler ve Unbreakable gibi filmlerin de yönetmeni olduğunu fark ettiğimde geciktiğimin farkına varmış ve oldukça utanmıştım.<br />
<strong> The Village</strong> filmi gerek İmdb’deki puanıyla gerekse ülkemizde vizyona girdiğindeki yankılarıyla beklediğim ilgiyi gören bir film olmadı. Her şeye rağmen bendeniz bu mükemmel kurgulanmış film için hayatımda izlediğim en iyi film diyerek ortalarda uzun süre dolaştım. Bu filmi defalarca izledim, izlettim.<br />
<strong> The Village</strong>, M. Night Shyamalan’ın her fırsatta bir şeyler öğütlemeyi, bunu da kendi dünya görüşü doğrultusunda yapmayı oldukça seven bir yönetmenin eseri. Hemen her filminin sonunda silkinerek bir şeyleri düşünmek durumunda kalıyorsunuz. <strong>Her şeye rağmen Köy filmini salonda arkadaşlarımla ilk kez izlediğimde kafamda hiçbir şey oluşmamış ve verdiğim paranın boşa gittiğini düşünmüştüm.</strong><br />
Birkaç yıl sonra arşivimi karıştırıp izlemek için bir film aradığımda elime nedense bu film geçti ve ben istemeyerek de olsa taktım dvd’yi oynatıcıya.O gün filmi bitirdiğimde bu güzel yapıtın ülkemizde gerilim, hatta korku tarzındadır diye  tanıtılmasının filme önyargı oluşturduğunu fark ettim. O önyargı bende de oluşmuş ve ben <strong>“Ee, korkmadım ki”</strong> demiştim film bittiğinde.<br />
Filmin bir felsefeyi barındırdığını anladığımda –bunu yorumlarda zamanı geldiğinde tartışabiliriz-<strong>“hayatınızda izlediğiniz en iyi kurgu hangisiydi?”</strong> sorusunun yanıtını da buluyordum. Evet, ben filmin anlatmak istediğiyle büyülenmiştim. M. Night Shyamalan’a sempatim o gün başlamıştır.<br />
Filmin içeriğini detaylıca verip izleme hevesi içinde olanların keyfini kaçırmayacağım. Yalnızca filmin 17. Yüzyıl Avrupa’sına benzer bir coğrafyada etrafı koskocaman bir ormanla çevrili bir köyde başladığını söyleyebilirim. Köy kendi halinde insanların mutlulukla yaşadıkları, ürettiklerini tükettikleri ve paylaştıkları, Orta Çağ’dakilere benzer batıllarının olduğu bir mesken. Köydeki kahramanlarımız köyü çevreleyen ormana asla ayak basmıyorlar; çünkü <strong>“Adını Anmadıklarımız”</strong> diye tabir ettikleri ormanın koruyucusu yaratıklarla bir anlaşmayı bozmayı göze alamıyorlar. Film, isyankar bir gencin bu kuralı anlamlandıramaması üzerine ormana girmesi ve antlaşmayı bozması ile başlıyor, diyebiliriz. Bundan sonrasını dikkatlice izlemenizi, yönetmenin  bakış açısını iyi tahlil etmenizi öneriyorum. Korku filmi önyargısı ile başlamadığınızda filmden inanılmaz keyif alacağınızı ve filmin sonunda kurguya hayran kalacağınızı düşünüyorum.</p>
<p style="text-align: justify">Son olarak yönetmenin kemikleşmiş bir oyuncu kadrosu var anlaşılan ki pek çok filminde benzer oyuncular kullanıyor. Köy filmini izleyip keyif alanların sonraki adresi aynı yönetmenin<strong> “Lady in The Water”</strong> Sudaki Kız filmi olmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify">Keyifli seyirler…</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı Murat Gil tarafından <strong>25 February 2011 13:24</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/the-village/#comments">4 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/the-village/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>3 Harfliler: Marid</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/gerilim/3-harfliler-marid/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/gerilim/3-harfliler-marid/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Feb 2011 23:17:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ethem Sak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[3 hafrfler]]></category>
		<category><![CDATA[3 hafrfler ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[3 harfler]]></category>
		<category><![CDATA[3 harfler dizi]]></category>
		<category><![CDATA[3 harfler film]]></category>
		<category><![CDATA[3 harfler film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[3 harfler ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[3 harfler salonda]]></category>
		<category><![CDATA[3 harfler sinema]]></category>
		<category><![CDATA[3 Harfliler]]></category>
		<category><![CDATA[3 Harfliler eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[3 Harfliler gösterim tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[3 Harfliler haber]]></category>
		<category><![CDATA[3 Harfliler korku filmi]]></category>
		<category><![CDATA[3 Harfliler makale]]></category>
		<category><![CDATA[3 Harfliler Marid eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[3 Harfliler Marid film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[3 Harfliler Marid fragman]]></category>
		<category><![CDATA[3 Harfliler Marid gösterim tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[3 Harfliler Marid Gülseven Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[3 Harfliler Marid haber]]></category>
		<category><![CDATA[3 Harfliler Marid hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[3 Harfliler Marid nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[3 Harfliler Marid sinema]]></category>
		<category><![CDATA[3 Harfliler Marid trailer]]></category>
		<category><![CDATA[3 Harfliler Marid türk korkı]]></category>
		<category><![CDATA[3 Harfliler sinema]]></category>
		<category><![CDATA[3 Harfliler: Marid]]></category>
		<category><![CDATA[3 Harfliler: Marid ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Gülseven Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Gülseven Yılmaz filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gülseven Yılmaz foto]]></category>
		<category><![CDATA[Gülseven Yılmaz hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Gülseven Yılmaz resim]]></category>
		<category><![CDATA[Gülseven Yılmaz video]]></category>
		<category><![CDATA[Kayra Simur]]></category>
		<category><![CDATA[Marid]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özberk]]></category>
		<category><![CDATA[Serap üstün]]></category>
		<category><![CDATA[Taner Ertürkler]]></category>
		<category><![CDATA[türk korku filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ufuk Aşar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=14705</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Çocukluğunuzda yaşadığınız bir kabus 20 yıl sonra tekrar başlasa, öteki alemden gelen belalı bir varlık size, sevdiklerinize musallat olsa ve bir gece boyunca korkutucu, güçlü ve vahşi varlığın oyunlarına teker teker kurban olsanız kendinizi nasıl hissedersiniz?&#8221; (Alıntıdır). Musallat&#8217;tan sonra izlenebilecek en iyi Türk korku filmlerinden birisi olarak lanse ediliyor. Albenisi yüksek bir tanıtım yazısı (yukarıdaki paragraf) ve mahsum bir yüze vurulan korku saçan bakışlar. Anormal derecede çatık kaşlar, renksiz gözler, somurtan bir yüz. En mükemmeli ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Çocukluğunuzda yaşadığınız bir kabus 20 yıl sonra tekrar başlasa, öteki alemden gelen belalı bir varlık size, sevdiklerinize musallat olsa ve bir gece boyunca korkutucu, güçlü ve vahşi varlığın oyunlarına teker teker kurban olsanız kendinizi nasıl hissedersiniz?&#8221; (Alıntıdır).</p>
<p>Musallat&#8217;tan sonra izlenebilecek en iyi Türk korku filmlerinden birisi olarak lanse ediliyor. Albenisi yüksek bir tanıtım yazısı (yukarıdaki paragraf) ve mahsum bir yüze vurulan korku saçan bakışlar. Anormal derecede çatık kaşlar, renksiz gözler, somurtan bir yüz. En mükemmeli de, Türk vatandaşının en büyük zaafı olan üç harflileri hikayeye dahil etmek. &#8220;Eee daha ne olsun&#8230; Testerenin kelle uçuran oyunlarından tutun da canlı canlı adamın derisini yüzen katilleri bile, izlerken laf atacak kadar rahat olan Türk vatandaşının en can alıcı yeridir maneviyatlarda gizlenmiş, hatta adını söylemeye cesaret edilemeyen üç hafliler.</p>
<p>Harika bir koz mu demeli? harika bir korku atmosferi diyelim. Öyle bir atmosfer ki hali hazırda benliğimizde yer edinmiş türlü hikayelerle kendi setimizi kurmuşuz bile. Böylesi avantajlı bir durumla yola çıkan &#8220;3 Harfliler: Marid&#8221; filmi için seyirciyi korkutmak kaçınılmaz bir gerçek ve elde kalan iyi bir senaryoyla oyuna başlamak.</p>
<p>Peki başlayabildi mi? Bence hayır. Neden hayır?</p>
<p>Bence diyorum çünkü filmi izlerken ve film sonunda hala etkisinde kalan arkadaşlarımı da gördüm ama bence yinede &#8220;Hayır&#8221;.</p>
<p>Böylesi filmlere ayrıntı vermek, karakterlerin analizlerini yapmak ve neden niçin sorularını havada bırakmamak benim için çok önemlidir. Varsa düşman karakterine olan nefretin nedeni açıklanmalı ki izleyiciyle esas oğlan/kız bağ kurabilmeli, gıcık bir karakter mevcut ise hep beraber gıcık olunmalı ve izleyiciye çözebileceği bir kaç soru bırakılmalıdır.</p>
<p>Bence korku filmi sadece dehşet saçan bakışlar eşliğinde gelen müzikle bitmemeli, o mistik yüzü görmemek isterken aynı zamanda kafalarda sorular dolaşmalı.</p>
<p>Film içindeki karakterlerin gerek buluşmaları, gerek yemek ambiansı ve gerekse uslup-hareketleri seyiciyi de aynı sıradanlığa ittiği kanısındayım. Karakterlerin tek tek ama aynı şekil yok oluşları, kurtarıcı rolüyle karşımıza çıkan karakterin eli kolu mahkum teslim oluşu, &#8220;su akar yolunu bulur&#8221; anlayışıyla &#8220;bitsede gitsek&#8221; dedirtecek bir havaya sokuyor.</p>
<p>Nihayetinde devam eden filmin yazılı senaryosuna nazaran hikayenin seyir hali hiç de albenisini hak edecek kadar etkileyici değildi. Hani vatandaşın bildiği bir hikayedir diye ayrıntıya girilmediyse ne âla. Fakat yeni neslin bu durumdan ne kadar haberdar olduğunu da göze almak gerekir. Kaldıki dünyaya açılmak söz konusu bile olamaz. Aksi halde film için benzetme eleştirileri alması an meselesi olurdu.</p>
<p>Ayrıca filmin başında yapılması gereken açıklama, filmin sonunda ve film dışı bir karakterin açıklamasıyla gelmesi, kaçan hevesinizi kursağınızda bir yumruk olarak kalmasını sağlarken film bittikten sonra tedirgin olabiliyorsunuz.</p>
<p>Toparlayarak&#8230; Sağlam bir hikaye yapmak isteseydim. İlk olarak kitlemizi seçmişiz bknz; Türk vatandaşı. Sonrasında hali hazır bir hikaye ve son olarak da dikkat etmemiz gereken unsur, bilindik bir hikayeyi nasıl renklendirebiliriz? Nerelerde ayrıntıya girmeliyiz?</p>
<p>Anlayacağınız ilk paragrafta okuduğunuz &#8220;vahşi varlığın <strong>oyunlarına</strong>&#8221; diye birşey, yanı filmde oyun diye birşey bulamadım. Daha yalın anlatacak olursam, hazır bir korku temasına eklenmiş iyi bir senaryo göremedim.</p>
<p>Tek dikkatimi çeken birşey oldu, sizde dikkat edin.</p>
<p>Film başlıyor ve henüz ilk saniyelere karşımıza bir yazı çıkıyor. Filmi ve karakterleri tanıtıcı ufak bir yazı.</p>
<p>Yazıyı okuyorsunuz&#8230; Yazı bittiğinde zaten o 3 harfi, 3 kez okumuş oluyorsunuz!!!</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı Ethem tarafından <strong>16 February 2011 02:17</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/gerilim/3-harfliler-marid/#comments">2 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/gerilim/3-harfliler-marid/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Unknown Woman / Esrarengiz Kadın</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/the-unknown-woman-esrarengiz-kadin/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/the-unknown-woman-esrarengiz-kadin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Feb 2011 22:00:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>UnjustLucifer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Esrarengiz Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Esrarengiz Kadın 2006]]></category>
		<category><![CDATA[Esrarengiz Kadın avrupa sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Esrarengiz Kadın eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Esrarengiz Kadın film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[Esrarengiz Kadın film hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Esrarengiz Kadın film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Esrarengiz Kadın film yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[Esrarengiz Kadın fragman]]></category>
		<category><![CDATA[esrarengiz kadın Kseniya Rappoport]]></category>
		<category><![CDATA[Esrarengiz Kadın La Sconosciuta aka]]></category>
		<category><![CDATA[Esrarengiz Kadın ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Esrarengiz Kadın sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Esrarengiz Kadın The Unknown Woman]]></category>
		<category><![CDATA[Esrarengiz Kadın trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Esrarengiz Kadın video]]></category>
		<category><![CDATA[Kseniya Rappoport]]></category>
		<category><![CDATA[Kseniya Rappoport Esrarengiz kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kseniya Rappoport filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kseniya Rappoport hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Kseniya Rappoport The Unknown Woman]]></category>
		<category><![CDATA[La Sconosciuta aka]]></category>
		<category><![CDATA[La Sconosciuta aka 2006]]></category>
		<category><![CDATA[La Sconosciuta aka avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[La Sconosciuta aka cast]]></category>
		<category><![CDATA[La Sconosciuta aka Esrarengiz Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[La Sconosciuta aka fragman]]></category>
		<category><![CDATA[La Sconosciuta aka ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[La Sconosciuta aka sinema]]></category>
		<category><![CDATA[La Sconosciuta aka trailer]]></category>
		<category><![CDATA[The Unknown Woman]]></category>
		<category><![CDATA[The Unknown Woman 2006]]></category>
		<category><![CDATA[The Unknown Woman avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[The Unknown Woman avrupa sineması]]></category>
		<category><![CDATA[The Unknown Woman cast]]></category>
		<category><![CDATA[The Unknown Woman film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[The Unknown Woman fragman]]></category>
		<category><![CDATA[The Unknown Woman hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[The Unknown Woman Kseniya Rappoport]]></category>
		<category><![CDATA[The Unknown Woman La Sconosciuta aka]]></category>
		<category><![CDATA[The Unknown Woman ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[The Unknown Woman sinema]]></category>
		<category><![CDATA[The Unknown Woman trailer]]></category>
		<category><![CDATA[The Unknown Woman video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=14303</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;İna-nıl-maz!&#8221;, Film hakkında söylenebilecek söyleyebileceğim tek kelime. Ukraynalı Irena, İtalya’nın bir şehrinde yaşam mücadelesi veriyordur. Aslıda bundan daha önemlisi onu buraya kadar getiren hayat hikâyesidir. Zaman zaman şüpheli ve tuhaf davranışlar sergileyen Irena’yı önemli kılan, geçmişinde sakladığı çok önemli sırları, bu yüzden kaçmak istediği bir geçmiş vardı. Çabaları sonucu bir apartmanda temizlik işçisi olarak çalışmaya başlar. Daha sonra apartmandaki Adacher ailesinin özel yardımcısı olur. Bu iş onun geçmişinden saklanmak için mükemmel bir sığınak olsa da, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;İna-nıl-maz!&#8221;, Film hakkında söylenebilecek söyleyebileceğim tek kelime.</p>
<p>Ukraynalı Irena, İtalya’nın bir şehrinde yaşam mücadelesi veriyordur. Aslıda bundan daha önemlisi onu buraya kadar getiren hayat hikâyesidir. Zaman zaman şüpheli ve tuhaf davranışlar sergileyen Irena’yı önemli kılan, geçmişinde sakladığı çok önemli sırları, bu yüzden kaçmak istediği bir geçmiş vardı. Çabaları sonucu bir apartmanda temizlik işçisi olarak çalışmaya başlar. Daha sonra apartmandaki Adacher ailesinin özel yardımcısı olur. Bu iş onun geçmişinden saklanmak için mükemmel bir sığınak olsa da, çevirdiği bazı dolaplarla o apartmanı özellikle istediği anlaşılan Irena’nın geçmişinden saklanmak kadar, o geçmişe saklıbir şeylerin de üzerine gittiği anlaşılır.</p>
<p>Filmden genel olarak bahsetmek gerekiyor. İki saatlik bir filme bu konuyu sığdıran yönetmenimiz Giuseppe Tornatore’ye hayran kalmamak elde değil. Karışık bir film, sonuçta bir kadının geçmişinden ve şu anda ki zamanı yaşamasından bahsettiğimize göre ve filmin bu denli mükemmeliyetinden bahsediyorsak mutlaka karışık olmasını bekleyebiliriz. Burada bahsedilmesi gereken geçmiş zaman ve şimdiki zaman arasında ki inanılmaz geçişler. Bu zamana kadar izlediklerim arasında en iyilerden biri diyebilirim. Geçişleri yapmak, geçmişle güncel zaman bağlantısını kurmak gerçekten zordur. Arada izleyiciyi kaybetmek, kendisini sorgulatmak zaman zaman karşımıza çıkan bir eksi olarak görülür, ama burada tek kelimeyle mükemmel bir iş çıkartmışlar.</p>
<p>İlk başlarda bu kurgu anlayış1 ile Irena’nı kim olduğu, neler yaptığı ve bunları neden yaptığı soruları izleyiciyi “acaba ne çıkacak” merakına ve “beklediğime değecek mi” telaşına sürüklüyor. Öte yandan bu “hızlı temponun tozu dumana katan bir dörtnala gidişten ziyade, heyecan ve gerilim yüklü bir dakikalik olduğu anlaşılıyor. Konu aslıda uzun zaman dilimini kapsayan bir konu olmasına rağmen söylediğim üzere hızlı bir akışı  aynı zamanda çok fazla ayrıtı işlememeyi seçmişer. Filmin izlenilebilirliğini arttırdığı gibi, takip etmek istercesine dikkatinizi her saniye üstünde tutmayı başarıyor film ve bu konuda da övgüyü hak ediyor.</p>
<p>Konu içeriği ise dramı zirvesinde olarak adlandırmak istiyorum. Zaten filmin ilk sahnesinden karakterimizin fahişe olduğnu ve daha sonra normal hayatına devam ederken ki görüntülerini gördüğmüz zaman bir zamanlar fahişe olduğnu anlıyoruz. Olay işe tam burada başlıyor. Filmin sonlarına doğu yaklaştıkça, normal akış  sırasında gösterilen ufak geçmişten daha fazla bahsedilmeye başlanıyor ve konuyu olmasa bile Irena’nın geçmişte yaşadıklarını tam olarak anladığımız zaman filmdeki karakterin ne denli zor bir durum içinde olduğunu anlıyorsunuz. Filmin dışına çıkmak istersek; acaba gerçekten böyle hayatlar var mı? Bu konu bana biraz ‘’fazla’’ uç olarak geldi ama gerçekten mantığa çok yatkın ve olabilecek bir hikâyenin sinemaya uyarlanması gibi duruyor. ‘’Stoning of Soraya’’ filminden ve ‘’ The Secret in Their Eyes’’ filminden sonra, son zamanlarda izlediğim en vurucu dram senaryosunu gördüm.</p>
<p>Irena karakterinin son zamanlarda sinemada izlediğim en güçlü karakter olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Oyunculuğa değinmeden önce, hayatta her istediğini elde etmeye çalışan ve ne gerekiyorsa yapan bir havada. Daha önceleri birçok kez bahsettiğimiz gibi geçmişinden kurtulduğunu sanan ama aslıda geçmişinin onu bırakmadığı bir kadın karakterinden bahsedersek daha doğu olacaktı. Bütün bu olumsuzluklara rağmen bir şekilde kafasını kullanıp amacına ulaşan isteği beni gerçekten etkiledi. Büyük olasılıkla Kseniya Rappoport’u daha önce hiçbir yerde izlemedim, izlediysem bile hatırlamıyorum. Hem erkeksi hem de kadısı karizmayı bir an olsun elinden bırakmayan, gereken yerde mimiklerini ve konuşmalarını ayarlayan inanılmaz bir karakter canlandırmış . Filmin mükemmeliyetinin yanında ona da dikkat çekmemek olmazdı sanırım.</p>
<p>Baştan sona dikkatle izlendiği takdirde müthiş bir macera vaat ediyor. Öyle ki, bir bulmacanın parçalarını birleştirmeye çalışan ve başarıyla birleştirdiğini düşündürürken, film izleyiciye çok dramatik bir pusu kuruyor. Bir sürprize meydan okuyan başka bir sürpriz! Tahmin edilmesi ihtimal dâhilinde olan ilk sürprizi hükümsüz bırakan çok daha çarpıcı bir son yapılmış. Günümüz zamanında ‘’saçmalamak’’ konusunda yüksek derece yapmış yönetmenleri düşündüğümüz zaman bunu uydurma yoluyla değil, konunun gidişatına göre ve içine biraz da dram koyarak yapmak hiç basit değil. Hayatın acınası yanlarını ne tarz hayatların yaşanabiliyor olduğunu gözler önüne seren eşsiz bir son, daha iyisini yapmayı bırakın hayal bile edemiyor insan. En ufak bir soru işreti ya da eksik bir yan bulabileceğinizi sanmıyorum.</p>
<p>Daha fazlasını, daha fazla övgüyü hak eden bir filmden bahsediyorum. Film biter bitmez bir şeyler yazma isteği gördüm kendimde. Avrupa Sinemasını eleştirmeye devam ettiğimiz sürece daha nelerin ortaya çıkacağının bir göstergesi olduğuna inandığım bu filmi mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum.</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı UnjustLucifer tarafından <strong>02 February 2011 01:00</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/the-unknown-woman-esrarengiz-kadin/#comments">3 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/the-unknown-woman-esrarengiz-kadin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Max Payne (2008)</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/aksiyon/max-payne-2008/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/aksiyon/max-payne-2008/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Jan 2011 22:43:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>UnjustLucifer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Suç]]></category>
		<category><![CDATA[Amaury Nolasco]]></category>
		<category><![CDATA[Brea Grant]]></category>
		<category><![CDATA[Chris O'Donnell]]></category>
		<category><![CDATA[Donal Logue]]></category>
		<category><![CDATA[Ludacris]]></category>
		<category><![CDATA[Mark Wahlberg]]></category>
		<category><![CDATA[Mark Walhberg]]></category>
		<category><![CDATA[Mark Walhberg filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mark Walhberg filmografi]]></category>
		<category><![CDATA[Mark Walhberg hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Mark Walhberg Ma Payne]]></category>
		<category><![CDATA[Mark Walhberg sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Max Payne]]></category>
		<category><![CDATA[Max Payne 2008]]></category>
		<category><![CDATA[Max Payne 2008 sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Max Payne 2011]]></category>
		<category><![CDATA[Max Payne film]]></category>
		<category><![CDATA[Max Payne fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Max Payne hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Max Payne Mark Walhberg]]></category>
		<category><![CDATA[Max Payne oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Max Payne sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Max Payne sinema uyarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Max Payne sinema versiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Max Payne vizyon]]></category>
		<category><![CDATA[Mila Kunis]]></category>
		<category><![CDATA[Nelly Furtado]]></category>
		<category><![CDATA[Olga Kurylenko]]></category>
		<category><![CDATA[yeni Max Payne]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=14016</guid>
		<description><![CDATA[New York?ta DEA ajanı olan Max Payne hayatta her şeye sahiptir; çok iyi bir iş mükemmel bir eş ve güzel bir çocuk. İçerisinde olduğu bu Amerikan rüyası kısa zamanda bir kâbusa dönüşür. Bir gün eve döndüğünde eş ve bebeğini vahşice öldürülmüş halde bulur. Kendi başına bu cinayetin izlerinin peşne düşer ve fakat NYPD onu çeteler, acımasız işbirlikleri ve şehrin gördüğü en şiddetli olaylar arasına çeker. Kaybedecek hiçbir şeyi olmayan, dürüst ve metanetli bir adam olan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>New York?ta DEA ajanı olan Max Payne hayatta her şeye sahiptir; çok iyi bir iş mükemmel bir eş ve güzel bir çocuk. İçerisinde olduğu bu Amerikan rüyası kısa zamanda bir kâbusa dönüşür. Bir gün eve döndüğünde eş ve bebeğini vahşice öldürülmüş halde bulur.  Kendi başına bu cinayetin izlerinin peşne düşer ve fakat NYPD onu çeteler, acımasız işbirlikleri ve şehrin gördüğü en şiddetli olaylar arasına çeker. Kaybedecek hiçbir şeyi olmayan, dürüst ve metanetli bir adam olan Max, ailesini duyduğu sonsuz sevgiyle de beraber bu cinayetleri ve şehirdeki pislikleri çözmek için biçilmiş kaftandır.  Yeraltı hayatını karanlığıyla uğraşırken, başka dünyalardan düşmanlar da onu karanlığa itecektir. Özlemle beklediği intikamı vakti gelmişir!</p>
<p>Otobüs yolculukları arasında bazen seçme şansı yoktur ve ne gösteriyorlarsa onu izlemek durumunda kalabiliyorsunuz.<br />
Max Payne oyununu hayatınızda mutlaka bir kere oynamış  ya da bir kere görmüşünüzdür. Ben zamanında oynamıştım. Nasıl bir oyun olarak biliyorsunuz? Biraz gerilimli&#8230; Onun dışında bol aksiyonlu bir oyun olarak hatırlıyorum. Filmden bahsedecek olursak, karanlık ve kasvetli ortamlar kullanılarak çekilen bir filmden bahsediyoruz. Max Payne tek bir karakter olduğundan filmin tamamında bir karakterin bütün filme hükmettiği durumlardan birisini yaşıyoruz.</p>
<p>Filmin üstüne kurulduğu konu biraz fazla hayali olarak kalmış diyebilirim. Daha doğusu hayali olmasından daha çok tam olarak açılamamış olmasından bahsetmek daha doğru olabilir. Sonlara geldikçe olayın ne olduğunu tam olarak anlayabiliyorsunuz ama yeteri kadar aydınlatmıyor. Birkaç tane sorulması gereken soru kalıyor ortalıkta ve soruları sorduktan sonra cevaplarının olmadığı bir durumla karşılaşıyorsunuz. Tatmin edici olmuyor bu durum gerçekten. Oyundan biraz uzaklaşmışlar. Max Payne&#8217;nin karakteristik özelliklerinden biraz daha fazla yararlanılmasını beklerdim; mesela slow motion sahnelerin biraz daha fazla kullanılmasıyla da silah opsiyonlarının biraz daha fazla olmasını isteyebilirdim. Eğer oyunun filmini yaratmaya çalışıyorsanız elbette filme uyarlanırken bazı karelerinin değişmesinin normal karşılanacağı kadar, filmden bazı ana hatların alınmasını da doğru olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Mark Walhberg bu karakter için fazlasıyla uygun kaçmış . Oyunculuğu gayet güzel ama dikkatimi çeken bir nokta var. (Umarım bilen birileri bana açıklamasını yapabilir) Max Payne karakteri silahı fazlasıyla sol elinde tutuyor. Şimdi biraz mantıksal yaklaşmak istiyorum. Keskin bir nişancı ve attığını vuran bir karakter Payne, fakat Walhberg&#8217;in &#8221;Shooter&#8221; filmini izlediniz mi? Sniper hep sağ elde? Şimdi burada sorulması gereken soru, acaba benim hatırlamadığım bir Payne özelliğ mi bu yoksa ne tür bir ayarsızlık?</p>
<p>Her uyarlama da olduğu gibi birbirini tutan ve tutmayan yönlerin olduğu hoş bir film izlediğime kendimi inandırmak istiyorum. Hitman ve Max Payne tarzı filmleri izlemek elbette hoş geliyor insana ama, umarım ileride bu tarz karakterlerin sinema uyarlanmalarının biraz daha dikkatli yapılmasını ve orjinalliğine biraz daha dikkat edilmesini isteyerek yazımı bitiriyorum. Aksiyon filmi çektiyse canınız, Max Payne burada.</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı UnjustLucifer tarafından <strong>28 January 2011 01:43</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/aksiyon/max-payne-2008/#comments">2 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/aksiyon/max-payne-2008/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>All Good Things [2010]</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/aksiyon/all-good-things-2010/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/aksiyon/all-good-things-2010/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Jan 2011 00:34:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>UnjustLucifer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Aaa]]></category>
		<category><![CDATA[All Good Things]]></category>
		<category><![CDATA[All Good Things cast]]></category>
		<category><![CDATA[All Good Things film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[All Good Things film görüşleri]]></category>
		<category><![CDATA[All Good Things film hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[All Good Things film özet]]></category>
		<category><![CDATA[All Good Things film yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[All Good Things fragman]]></category>
		<category><![CDATA[All Good Things künye]]></category>
		<category><![CDATA[All Good Things ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[All Good Things oyuncu kadrosu]]></category>
		<category><![CDATA[All Good Things sinema]]></category>
		<category><![CDATA[All Good Things sound]]></category>
		<category><![CDATA[All Good Things [2010]]]></category>
		<category><![CDATA[All Good Things [2010] fagman]]></category>
		<category><![CDATA[All Good Things [2010] film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[All Good Things [2010] sinema]]></category>
		<category><![CDATA[All Good Things [2010] sinemalar]]></category>
		<category><![CDATA[All Good Things [2010] sivri]]></category>
		<category><![CDATA[Kirsten Dunst]]></category>
		<category><![CDATA[Kirsten Dunst filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kirsten Dunst filmografi]]></category>
		<category><![CDATA[Kirsten Dunst oynadığı filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Kirsten Dunst sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Kirsten Dunst video]]></category>
		<category><![CDATA[Kristen Wiig]]></category>
		<category><![CDATA[Kristen Wiig filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kristen Wiig resim]]></category>
		<category><![CDATA[ryan gosling]]></category>
		<category><![CDATA[Ryan Gosling aşk mektubu]]></category>
		<category><![CDATA[Ryan Gosling filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=13961</guid>
		<description><![CDATA[Neler geldi, neler geçti? Şöyle biraz geriye bakıyorum da acaba 2010 da neler izledim diye. Inception, Stoning of Soraya, The Secret in Their Eyes akla gelen en sağlam yapıtlar. All Good Things?i bu yapıtları arasına eklemem gerekiyor mu? Andrew Jarecki?nin çıkış filmi olacak All Good Things, 1980?li yıllarda emlak kralı olan genç bir adamın güzel ve gizemli bir kadına âşık olmasıyla birlikte karmakarışık olaylar zinciri ile karşılaşmasını anlatıyor. Örümcek Adam?ı Mary Jane?i Kirsten Dunst, Ryan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Neler geldi, neler geçti?<br />
Şöyle biraz geriye bakıyorum da acaba 2010 da neler izledim diye. Inception, Stoning of Soraya, The Secret in Their Eyes akla gelen en sağlam yapıtlar. All Good Things?i bu yapıtları arasına eklemem gerekiyor mu?</p>
<p>Andrew Jarecki?nin çıkış  filmi olacak All Good Things, 1980?li yıllarda emlak kralı olan genç bir adamın güzel ve gizemli bir kadına âşık olmasıyla birlikte karmakarışık olaylar zinciri ile karşılaşmasını anlatıyor. Örümcek Adam?ı Mary Jane?i Kirsten Dunst, Ryan Gosling ile başolleri paylaşıyor.<br />
Film 1983 ile 2003 yılları arasında yaşanmış  gerçek bir hikâyeden esinlenerek beyaz perdeye aktarılmış . Bu konuyu daha sonra tartışmaya açmak istiyorum ama önce bahsedilmesi gerekenler var.<br />
1983 yılında filme başladığımızı zannetmeyin. Bu yıldan önce ortaya ne olduğu belirli olmayan bir görüntü ve aynı zamanda David karakterinin mahkeme salonunda oturduğu ve olayları aynı anda kendi ağzıyla anlattığı bir sahneyle başlıyoruz. Sonra çiftimizin tanışması ve daha sonra evlenmesine kadar olan yolu biraz sıkıntılı bir şekilde izliyoruz.<br />
Daha sonra evlilik; çocuk sahibi oldu-olmadı nedenlerinden dolayı biraz çatırdamaya başlıyor ve filmin inanılmaz yavaş giden yerlerinden sonra biraz daha hareketli sahnelerine geçiyorsunuz. Yer yer kavgalar oluyor, şiddetli geçimsizlikten dolayı olan olayları yanında birde David?in küçükken annesiyle alakalı olarak yaşadığı sorun eklenince olaylar içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Filmi bir çırpıda anlatacak kadar oldum şu anda ama bundan sonrasını ancak izleyerek görmenizi uygun gördüğümden burada bitirmek gerekiyor.</p>
<p>Film nasıl bir filmdi? Film senaryo olarak ve işlediği konu olarak gerçekten çok sağlam duruyor. Başlarda çok yavaş başlayan ama son 30 dakikaya gelindiğinde, olayları tam olarak nerede çözüleceğini merak ettiğinizden dolayı koltuğa yapıştığını hissediyorsunuz. Senaryo olarak gerçekten inanılmaz bir şekilde düzenlemişler. Elbette bu tarz senaryo üzerine kurulu her filmde olduğu gibi burada sorulması gereken bazı sorular var. Bunlardan burada bahsetmeyi çok isterdim ama 2010 yılını benim için en özel filmlerinden birini burada ayaküstü yok etmeyi göze alamıyorum.</p>
<p>Filmde ne yazık ki her şeyin açıklamasını bulamayacaksınız. Bazı olayları iyi inceleyerek kendi çıkarlarınızı ortaya dökmek zorunda kalıyorsunuz. Aynı zamanda bu işlemi yaparken senaryoda birkaç açık bulmanızda gayet mümkün oluyor. Ama filme eğer komple bir açıdan bakacak olursanız, bunlar genelde çok büyük ayrıntılar olarak göze çarpmıyor. Biraz daha toparlayıp şöyle bir açıklama getireyim; onlarda bunun farkında olduklarından dolayı her açıkta kalan sahneyi toparlamak istemişler. Çoğu yerde gereksiz bir şekilde açıklama eklemeye çalışarak senaryonun açıkta kalmasını engellemeye çalışmış . En azından bunu denemişler, olmuş ya da olmamış.</p>
<p>Biraz hikâye hakkında konuşmak gerekiyor. Çünkü filmi ancak izledikten sonra ne kadar iyi ya da ne kadar kötü olduğunu anlayabiliyorsunuz. Hatta kendinize fazla soru sormaya başlarsanız arada bile  kalabiliyorsunuz. Biraz kendi kendime düşünerek çıkarlarda bulundum. Gerçekten böyle bir hayatı yaşayan birinin psikolojisinin ne durumda olabileceğini açıkça sergilemişler ve çok da başarılı olduğuna inanıyorum. Bu kadar para, bu kadar zenginlik gerçekten çoğu zaman mutluluktan daha fazla dert getiriyor. Bu tarz bir senaryoyu daha önce bir yerden hatırlıyorum ama ne yazık ki şu anda çıkartamadığım için tam olarak bunun güzel bir deneme olduğunu söyleyebiliyorum. Film aksiyon-gerilim-gizem-drama ve romantik olarak geçiyor (romantiklik bunun neresinde?).<br />
Senaryosundan ve konusundan çokça bahsettiğimiz bu filmin bir üst seviyeye çıkmasında önemli payı olan 3 kişiden de bahsetmek gerekiyor. Örümcek Adam?ın hatunu Kirsten Dunst filme damga vuranlardan biri. Oscar adayları arasında gösterilmesi gereken bir performansa imza atmış  filmde. Örümcek Adam serisinden sonra ne kadar olgunlaştığını ve yüz hatlarının da yerine oturduğunu cömertçe sergilemiş (Filmde gereğinden fazla cömert bile). Ryan Gosling?de üstüne düşenin en iyisini yapmış .<br />
Frank Langella; Son zamanlarda ismini o kadar fazla duydum ki kendisine ayrı bir sempatim oluşmaya başladı. Ses tonu ve ciddi tavırlarıyla her zaman inanılmaz duruyor. The Box, Frost/Nixon, Wall Street, Caller gibi filmler son zamanlarda izlediğim eserleri arasındadır. Umarım daha fazla izleme fırsatı bulabilirim.</p>
<p>Ne yazık ki bu harika filmin yazısını bitirmek zorundayım. Şöyle toparlamak istiyorum;<br />
Başlarda inanılmaz sıkıcı başlayan ama olayların gelişmesiyle beraber biraz ilgi uyandıran daha sonra izleyiciyi ekrana bağlayan ve en sonunda ??oha?? dedirtirken ardında bıraktığı sorularla sizin ??yok artık?? demenizi sağlayan bir eser.<br />
Filmin sonunda, bu gerçek hikâyenin karakterleri hakkında okuyacaklarınız ise sizi daha da şaşırtacak. Genç hallerden, yaşımıza doğru giderken aralarda biraz kaybolsanız da, film içinde cevabı zorlukla bulabileceğiniz gereksiz açıklıklar yaratsa da, bu film 2010?un gerek senaryo gerek oyuncu performansları olarak en iyileri arasında gösterebileceğim filmler listesine girdi. Mutlaka ama mutlaka izlemeniz gerekiyor.</p>
<p>??Onu Çok Özlüyorum??</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı UnjustLucifer tarafından <strong>23 January 2011 03:34</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/aksiyon/all-good-things-2010/#comments">1 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/aksiyon/all-good-things-2010/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Bothersome Man</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/the-bothersome-man/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/the-bothersome-man/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Jan 2011 22:28:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>UnjustLucifer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[Birgitte Larsen]]></category>
		<category><![CDATA[Favori flmler]]></category>
		<category><![CDATA[Favori Kült filmler]]></category>
		<category><![CDATA[İntihara Teşebbüs Kaçış Kan Mahsen Metro Metro İstasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Jens Lien]]></category>
		<category><![CDATA[kadın erkek ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[kara mizah]]></category>
		<category><![CDATA[kara mizah filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Kült filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Per Schaaning]]></category>
		<category><![CDATA[Petronella Barker]]></category>
		<category><![CDATA[sorun yaratan adam]]></category>
		<category><![CDATA[sorun yaratan adam 2006]]></category>
		<category><![CDATA[sorun yaratan adam fagman]]></category>
		<category><![CDATA[sorun yaratan adam film]]></category>
		<category><![CDATA[sorun yaratan adam sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sorun yaratan adam sivrisinema]]></category>
		<category><![CDATA[sorun yaratan adam The Bothersome Man]]></category>
		<category><![CDATA[The Bothersome Man]]></category>
		<category><![CDATA[The Bothersome Man 2006]]></category>
		<category><![CDATA[The Bothersome Man cast]]></category>
		<category><![CDATA[The Bothersome Man fagman]]></category>
		<category><![CDATA[The Bothersome Man film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[The Bothersome Man ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[The Bothersome Man trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Tren Çarpması]]></category>
		<category><![CDATA[Trond Fausa Aurvaag]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=13795</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanlarda izlediğim en ilginç film olarak kayıtlara geçmesini istiyorum. Norveç sinemasının son zamanlarda bizlere sunduğu en güzel ve karmaşık film olduğunu belirterek hemen konuya girmek istiyorum, bahsedilmesi gereken çok fazla şey var. Her şeyden önce izlediğim filmlerin hepsini düşündüğüm zaman; en ilginç başlangıçlardan birini izledim. Bu alanda genel olarak tercihim ??The Fall?? filmi tarzıda başlangıçlar olmasına karşın, ruhsuz ve duygusuz olarak öpüşen iki çiftin gösterildiği başlangıçta çok farklı duygulara kapılıyorsunuz. Hemen neden sorusunu sormaya ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda izlediğim en ilginç film olarak kayıtlara geçmesini istiyorum. Norveç sinemasının son zamanlarda bizlere sunduğu en güzel ve karmaşık film olduğunu belirterek hemen konuya girmek istiyorum, bahsedilmesi gereken çok fazla şey var.</p>
<p>Her şeyden önce izlediğim filmlerin hepsini düşündüğüm zaman; en ilginç başlangıçlardan birini izledim. Bu alanda genel olarak tercihim ??The Fall?? filmi tarzıda başlangıçlar olmasına karşın, ruhsuz ve duygusuz olarak öpüşen iki çiftin gösterildiği başlangıçta çok farklı duygulara kapılıyorsunuz. Hemen neden sorusunu sormaya ve olayların nasıl ilerleyeceğini düşnürken, aynı anda öpüşme ne zaman bitecek tarzında salak soruları da sormaya başlıyorsunuz. Daha fazla uzatmadan hemen film hakkında konuşmak istiyorum.</p>
<p>Andreas nereye gittiğini bilmediği bir otobüste saç sakal birbirine karışmış  bir biçimde yolculuğunun son bulacağı noktaya gelmiştir. Otobüsten iner inmez bir adam onu karşılar ve neresi olduğunu bilmediği bir şehre götürür. Hayatında gördüğüm en soğuk şehir yaşamından bahsediyorum sizlere? Modernleşikçe ruhsuzlaşan hayatlar, insana insan olduğu için değil, sadece yaptığı işi için değer veren insanlar, son moda eşyalarla donatılmış evler. Hemen her insanın sahip olmak isteyeceği imkânlar. Ama bunun ötesinde, parmağı  kopan, trenin altıda kalan bir insana &#8220;Cumartesi günü, yemeğe gideceğiz&#8221; diyebilen ya da &#8220;orada öyle oturamazsın&#8221; diyebilen ruhsuz insanlar. Birlikte yaşadığı insandan ayrılmak istediğini söylediğinde &#8220;Cumartesi misafirler gelecek, o güne kadar ayrılmazsan çok iyi olur&#8221; gibi bir cevap verebilecek kadar tüyler ürperten bir soğkluk.</p>
<p>Filmi senaryo gereği inanılmaz ağır akıyor. Karışık olmasına, biraz imgelerle desteklenmesine rağmen bu ağır akış  sayesinde basitçe çözüyorsunuz. Çözdükçe yeni sorunlarla karşılaşmanız kuvvetle muhtemel ama filmin özelliği de bu zaten. Yukarıda film hakkında biraz fazla ayrıntı verdiğimin farkıdayım ama inanın ki keşfedilmesi gereken daha o kadar fazla şey var ki? Sürekli dolaşan temizleme araçlarıdan, tekerleksiz bisikletlerden devam edebilirim saymaya, ama iyisi siz kendiniz bunlara şahit olun.</p>
<p>Filmde verilmek istenen mesaj hakkında konuşmak gerekiyor. Yukarıda söylediğim gibi, imgelerle uğraşırken filmi biraz çözüyor ve ne anlatmak istediğini anlıyorsunuz gibi. Aslıda o kadar fazla ucu açıkta bırakılan ve yoruma açık olan nokta var ki; mesela kendi adıma bir kaçını yazmak istiyorum. Acı olmayan bir hayat görüyorsunuz. İzlediğiniz zaman göreceksiniz ki, kimsede herhangi bir acı duygusu yok.<br />
Ruhsuzluk. Her şey, kötü olan her şey yüze vurulduğu zaman bir anda hazır cevap olarak onu yanıltmak ve daha sonra devam etmek gibi daha nice sorular, cevaplanmak üzere filmde bekliyor.<br />
??Hiçbir şeyin eski tadı yok?? sözüyle nelerin anlatılmak istendiği aslında o kadar açık ki. Film içinde en sevdiğim diyalog olarak bunu gösterebilirim. Bunu da söylemeden geçmek istemedim.</p>
<p>Filmin sonunda Andreas?ın bırakıldığı yer hakkıda fikri olan? Duyamadım! Evet, filmi çok güzel bir şekilde bitirmeyi de başarmışlar. Belirli bir çizgide akan ve kusursuz şekilde ilerleyen kurgu belki de filmi tam olması gereken yerde, en büyük soru işretlerini arkasına alarak bitirmiş.<br />
Bilmiyorum bana ne kadar katılırsınız ama bir kere izlemekle bütün soruların cevabını bulabileceğiniz türden bir film değil. Ağır ilerleyen ve çoğunlukla tek karaktere bağlı olan bir film olarak düşünebiliriz.<br />
Sonuca gelelim.</p>
<p>Herkese göre bir film olmadığı gibi, aslında herkesin dayanarak filmi sonuna kadar izlemesi gerektiğini düşünüyorum. Evet, biraz fazla durağan olabilir ya da kullanılan mekân ve karakterler sürekli aynı olabilir fakat farklı bir tarzı ve olayları farklı anlatan bir  tarzı var. Bu tür filmleri oldum olası severim çünkü beni düşünmeye zorluyor. Şu anda bu yazı ıyazarken bile halen kafamda soru işretlerinin döndüğünü itiraf etmem gerekiyor.<br />
Yapı itibariyle çok beğendim, tavsiye ediyorum.</p>
<p>İyi seyirler, şimdiden.</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı UnjustLucifer tarafından <strong>13 January 2011 01:28</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/the-bothersome-man/#comments">2 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/the-bothersome-man/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>STALKER &#8211; Bir iz sürücüden mi ibaret?</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/macera/stalker-bir-iz-surucuden-mi-ibaret/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/macera/stalker-bir-iz-surucuden-mi-ibaret/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Dec 2010 09:42:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ömer KALAFATCI</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Andrey Tarkovsky]]></category>
		<category><![CDATA[En iyi film]]></category>
		<category><![CDATA[rusça]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Sovyetler birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Stalker]]></category>
		<category><![CDATA[Stalker Andrei Tarkovsky]]></category>
		<category><![CDATA[Stalker film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[Stalker film fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Stalker film hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Stalker film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Stalker film özeti]]></category>
		<category><![CDATA[Stalker künye]]></category>
		<category><![CDATA[Stalker ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Stalker özet]]></category>
		<category><![CDATA[Stalker rus fikir adamı]]></category>
		<category><![CDATA[Stalker sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Stalker trailer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=13283</guid>
		<description><![CDATA[?İlkelerine bir kez olsun ihanet eden insan, hayat ile olan saf ilişkisini yitirir. Bir insanın kendine karşı hile yapması, onun, filminden, hayatından, her şeyinden vazgeçmesi demektir.? Andrei Tarkovsky 1932-1986 yılları arasında yaşamış bir Rus fikir adamı, sinema filozofu, yaşamış en büyük yönetmenlerden biri. Bir şair?in oğlu olması onu hayata karşı bir adım önde başlatandı belki de. Bu avantajla başladığı yaşam yolculuğuna birbirinden değerli bir çok eser bırakan ünlü yönetmenin en önemli filmlerinden biridir  ?STALKER?. ?STALKER? ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">?İlkelerine bir kez olsun ihanet eden insan, hayat ile olan saf ilişkisini yitirir. Bir insanın kendine karşı hile yapması, onun, filminden, hayatından, her şeyinden vazgeçmesi demektir.? <strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Andrei Tarkovsky 1932-1986 yılları arasında yaşamış bir Rus fikir adamı, sinema filozofu, yaşamış en büyük yönetmenlerden biri. Bir şair?in oğlu olması onu hayata karşı bir adım önde başlatandı belki de. Bu avantajla başladığı yaşam yolculuğuna birbirinden değerli bir çok eser bırakan ünlü yönetmenin en önemli filmlerinden biridir  ?STALKER?. </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>?STALKER? Türkçe?ye  ?İZ SÜRÜCÜ? </strong><strong>olarak</strong><strong> çevrildi ancak Stalker?i bir iz sürücüden ibaret görmek Tarkovsky? yi salt bir yönetmen olarak görmekten farksız olur. Stalker çok derin imgeler içeren felsefi bir film. 150 dakika süren filmin ilk 35 dakikasında  yönetmen, son derece kasvetli bir ortamı mümkün olabilecek en gerçekçi seviyede betimliyor. Siyah-beyazın o itici, karamsar tonunu iliklerimize kadar hissetmemizi sağlıyor. Kameraya yansıyan tüm kareler bu pesimistlikten nasibini alıyor. Filmin geri kalanında ise atmosfere uygun bir biçimde kamera Zone?un tüm güzellikleri yansıtmaya başlıyor.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> İsmi gereksiz bir bölgeye  bir meteorun düşmesi sonucu oluşan bir garip etki ile oluşan Zone adlı bir bölge burası. Zone?un ortasında bir oda ve dikenli tellerle çevrili?İnsanlık militarist bir baskı altında. Giriş çıkışın illegal olduğu  bir ortamda Stalker bir iz sürücü ve iki arkadaşıyla bir yolculuğa çıkıyor. Stalkerlik bir görev aslında, bir rehber belki de;  bir nevi meslek  hatta maddiyatça değersiz, amacı  manevi kazançdan öte gitmeyen. Zone?un ortasındaki bu gizemli odaya yapılabilecek yolculuklar sadece Stalkerler aracılığıyla yapılabiliyor. İnsanların tüm isteklerine sahip olabileceklerine inandıkları bir oda  bu ve ulaşması türlü nitelikler isteyen çileli bir  yolculuk; bir yazar, bir bilim adamı ve bir Stalker eşliğinde yapılan? </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>?İz Sürücü? dedik ya peki neyin izini sürüyordu Stalker?  Bir oda mı sadece aranılan; bir bölge mi yoksa giriş yasak olduğu için cazip olan? Stalker bilmiyor muydu istek bitmez insanda. Schopenhaur?un dediği gibi ?</strong>İstenç insanda olan tek şeydir ve irade karşısındaki önceliğini daima korur, ona karşı zayıftır.<strong>? Peki aranılan mıdır değerli yoksa aranılana ulaşılması mı, yahut ararken farkedilen sürecin getirdikleri mi? Bir ahlak arayışı bu, bir erdem, bir geçeklik. Tüm dünyevilikten uzak, sahteliğe kapalı. ?Neden bu kadar uğraştık?? diyor ?yazar? elimizin altındaymış.?O kadar uzun elimiz yok? diye yanıtlıyor Stalker. Ulaşmak kolay değil. Kuralına göre oynamalı bu oyunu. Hemen gerçekliğe ulaşacağını mı sandı yazar? Bu kadar kolay mıydı? Sırrı çözeceğini,her şeyi somutlaştırabileceğini mı zannetti? Ve yine Schopenhaur çıkıyor sahneye: ?</strong>Bir nesne ve bir olgu ancak ona karşı şiddetli bir ilgiyle, istencini uyararak yani o nesneye yönelik kişisel ilgi duyarak elde edebilir.?<strong>diyor.</strong> <strong>Gel gör ki</strong> <strong>perdeyi aralayamazsın her zaman. Zamanı geldiğinde perde kendisi açılır ve görürsün ardındaki.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Odaya ulaşırlar türlü aşamaları aştıktan sonra. Ve işte kum tepeleri odanın içinde. Kum tepeleri neyi simgeliyor? Birbiri ardı gelen aşılması gereken tepeler. Unutma çileli bir yolcuku bu. Geri dönmek kolay oysa bir gerçeklikti aradığımız. Neyin peşindeyiz? Kolayca avucumuza alabileceğimiz bir zahirliğin mi? Ulaşılamayacağını ama etkisine girebileceğimizi bildiğimiz bir yüceliğin mi? Zaten elde edebilsek o da bizim gibi bayağı kalmaz mıydı? Onu yüce kılan tepeleri aşmanın dayanılmaz hazzı değil miydi? Sorular soruları doğuruyor.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Çalan bir telefon. Telefonun bir ucunda ?bilim adamı?. ?Beni ihbar edebilirsin.İş arkadaşlarımı bana karşı kışkırtabilirsin ama artık çok geç. Ona çok yakınım.? diyor bilgeliğe yaklaşmanın verdiği tutkuyla. ?Bir bilim adamı olarak bu senin sonun olabilir.?  denilmesine pek de aldırış etmiyor. Bilim? Artık bilimin bir önemi  mi var bu hazzın yanında. Bilim?İnsan aklının yüzde bilmem kaçıyla oluşturduğu deney-gözlem sonuçları silsilesi. Bilim. Kimilerine göre Tanrı?ya kafa tutma aracı. Kimilerine göre ise O?nun yansımalarını keşfetme kılavuzu. Sınırlı bir algıyla Sınırsız?ı  anlamaya çalışma. Abes değil de ne? Tüm sırları keşfedemeyeciğini bildiğin vakit belki de sınırları aşmış olursun bir nebze. Okyansun ötesine geçebilirsin sen de. Kum tepelerini aştıkça bir yenisi gelecek. Ve sen kum tanelerinde yolunu kaybetmenin eşiğindesin. Araçlar amaç olduğunda nihai  amacından sapmaz mı yoksa insan?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Stalker amacının farkında. Ama yol arkadaşları neyin peşinde? Stalker bir iz sürücü. Peki yalnızca bir iz sürücü mü? Bir erdem, ahlak arayıcısı. Bir iyiye ulaşma avcısı. Stalker bir bilge. Belki de postmodern bir sufi ne aradığını bilen.  ?Dua etmek, beklemek. Kendini küçük düşürmeden başka bir şey değil.? diyor yazar. ?Sakin ol ve bekle. Henüz hazır değilsin.Bu sık sık olur.?diyor Stalker. Bu sık sık olur. Kibir terketmez seni tüm ilkeler terketse de. Hayata karşı aldığın prensipler. Birer birer terkeder ama kibir terketmez. İstemek. Ne istedeğini ve nasıl isteyeceğini bilmemek. Ve sonra istemenin kötü olduğuı sonucuna varmak. ?Henüz hazır değilsin.? ?Bütün insanlar bu dünyadan ayrıldı. Yalnız burası kaldı umut edilebilen. Buraya kendiniz geldiniz. O halde neden bu umutsuzluk?? diyor Stalker. Yeisin sebebi ne? İdrak edemediğini yok saymak mı?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Uzun bir bekleyiş. Umutsuzluğa yer yok burada.Ne istediğini bilen bir bilgelik. Bekleyiş?Bekleyiş&#8230;Ve yağmur sesi? Yağmurun ılık sesi&#8230; Kulaklarda dolaşan</strong><strong> bir senfoni.Islanmak gerek o halde. Islanıp saflaşmak tüm kirliliklere inat. Durulanıp sufileşmek bütün dünyeviliklere inat? </strong></p>
<p style="text-align: justify;">?Sanat Yaratıcının aynadaki cilvesidir. Biz sanatçılar bu jesti tekrarlamaktan, taklit etmekten başka birşey yapmıyoruz. Bu yüzden, Yaratandan bağımsız bir sanata asla inanmıyorum. Tanrı?sız bir sanata inanmıyorum. Sanatın anlamı yakarmadır. Bu benim yakarışım. Eğer bu dua, bu yakarış, benim filmlerim insanları Tanrı?ya yöneltebilirse ne mutlu bana. Yaşamım esas anlamını bulacak. Hizmet etmek. Ama bunu asla başkalarına empoze etmeye kalkışmayacağım. Hizmet etmek, fethetmek demek değildir. ?(France-Culture?ün 7 Ocak 1986 Sayısındaki Tarkovsky Röportajı)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Stalker böyle bir film. Bir sinema filminden öte anlamlar taşıyan bir değer. Ve Tarkovsky böyle bir fikir adamı. Bir yönetmenden öte. Stalker?in ilk çekim filmi şanssız bir şekilde labaratuvarda bir kaza sonucu yok oluyor. Kısıtlı bir bütçeyle çekilen şu anki hali ise yazımın başlangıcındaki Tarkovsky?nin sözünü hatırlatıyor. Yönetmen ilkelerine ihanet etmiyor. Vazgeçmiyor düşüncesinden. Zira o Stalker?i  bir iz sürücüden fazla olarak görüyor. Ona yüklediği misyonu ulaştırmaya kararlı olduğu kitleye bu şekilde iletiyor.</strong></p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı ömer KALAFATCI tarafından <strong>11 December 2010 12:42</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/macera/stalker-bir-iz-surucuden-mi-ibaret/#comments">2 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/macera/stalker-bir-iz-surucuden-mi-ibaret/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Double Hour [2009]</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/the-double-hour-2009/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/the-double-hour-2009/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Nov 2010 22:00:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>UnjustLucifer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Antonia Truppo]]></category>
		<category><![CDATA[Barbara Braconi]]></category>
		<category><![CDATA[Çift Zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Çift Zaman 2009]]></category>
		<category><![CDATA[Çift Zaman film]]></category>
		<category><![CDATA[Çift Zaman film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Çift Zaman film özet]]></category>
		<category><![CDATA[Çift Zaman film yrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[Çift Zaman fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Çift Zaman ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Çift Zaman sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Çift Zaman The Double Hour]]></category>
		<category><![CDATA[Çifte Zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Deborah Bernuzzi]]></category>
		<category><![CDATA[Fausto Russo Alesi]]></category>
		<category><![CDATA[Filippo Timi]]></category>
		<category><![CDATA[Gaetano Bruno]]></category>
		<category><![CDATA[Kseniya Rappoport]]></category>
		<category><![CDATA[La Doppia Ora]]></category>
		<category><![CDATA[La Doppia Ora cast]]></category>
		<category><![CDATA[La Doppia Ora Çift Zaman]]></category>
		<category><![CDATA[La Doppia Ora film]]></category>
		<category><![CDATA[La Doppia Ora film ayıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[La Doppia Ora film özet]]></category>
		<category><![CDATA[La Doppia Ora fragman]]></category>
		<category><![CDATA[La Doppia Ora sinema]]></category>
		<category><![CDATA[La Doppia Ora The Double Hour]]></category>
		<category><![CDATA[La Doppia Ora The Double Hour Çift Zaman]]></category>
		<category><![CDATA[La Doppia Ora trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Lidia Vitale]]></category>
		<category><![CDATA[Lorenzo Gioielli]]></category>
		<category><![CDATA[The Double Hour]]></category>
		<category><![CDATA[The Double Hour 2009]]></category>
		<category><![CDATA[The Double Hour film ayrıntılaı]]></category>
		<category><![CDATA[The Double Hour film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[The Double Hour film yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[The Double Hour künye]]></category>
		<category><![CDATA[The Double Hour ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[The Double Hour nerede]]></category>
		<category><![CDATA[The Double Hour trailer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=12957</guid>
		<description><![CDATA[Kenarda köşede kalmış filmleri bundan sonra seçmeye başlıyorum. Gerçekten ne varsa bunlarda var. Seyir zevki, senaryo, tanınmamış oyuncuların süper performansları, değişik mekânlar&#8230; Otelde hizmetçilik yapan bir kadın, bir arkadaş bulma kulübünde 50 erkek içinde tanıştığı adamla ilişkiye girer. Ona olan bağlılığı ve gelişen ilişkileri, bir villada bekçilik yapan adamla buluşmalarından birinde bir soygunla karşılaşmaları ile düğümlenir. Buradan sonra gelişen olaylar her ikisini de farklı yerlere götürecektir. İtalyan-Fransız filmlerine alışmak gerçekten çok zor oluyor. Ne tarz ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kenarda köşede kalmış filmleri bundan sonra seçmeye başlıyorum. Gerçekten ne varsa bunlarda var. Seyir zevki, senaryo, tanınmamış oyuncuların süper performansları, değişik mekânlar&#8230;</p>
<p>Otelde hizmetçilik yapan bir kadın, bir arkadaş bulma kulübünde 50 erkek içinde tanıştığı adamla ilişkiye girer. Ona olan bağlılığı ve gelişen ilişkileri, bir villada bekçilik yapan adamla buluşmalarından birinde bir soygunla karşılaşmaları ile düğümlenir. Buradan sonra gelişen olaylar her ikisini de farklı yerlere götürecektir.</p>
<p>İtalyan-Fransız filmlerine alışmak gerçekten çok zor oluyor. Ne tarz bir alışmaktan bahsediyorum? Bir kere benim için dile alışmak zor. İngilizce olduğu zaman en azından belirli sahneleri dinleyerek devam ediyorum, sürekli bir altyazı okumak zorunda kalmıyorum. Yabancı yapımlar için bu iş biraz zorlaşıyor benim için, aşılır. Buna değinmek istedim sadece kendi adıma, ne de olsa bundan sonra artık daha fazla Avrupa sineması yapıyoruz, değil mi?</p>
<p>Film düşündüğümden daha karmaşık bir yapıda olmuş. Sandığımız kadar basit bir senaryosu yok. Maksimum zevki alabilmek için üstüne biraz kafa patlatmak gerekiyor. Double Time olayını bir çözmek, güzelce sindirmek gerekiyor. Başlangıçta karakterleri tanıma, ne iş yapıyor ve kendi hayatlarını izliyorsunuz. Değişik tarzda olaylar oluyor, bunları mutlak olarak incelemeniz gerekiyor, çünkü filmin sonunda hepsi size bir bütünün parçası olacak sizin için.</p>
<p>Ama ne yazık ki ellerinde ki bu muhteşem potansiyele erişebilecek olan senaryoyu ufak tefek yokluklar yüzünden biraz harcamışlar havası var. Şöyle biraz daha anlatmaya çalışayım, her şey gayet güzel ilerlerken, filmin sizin için bitti denilebilecek bir noktası geliyor karşınıza. Burada bir seçim yapma şansları varmış ama ne yazık ki akışı oracıkta mahvetmeyi göze almışlar. Tam bu anda siz biraz daha metafizik olaylarının işin içine gireceğini sanıyorsunuz, bu olan şeyin acaba ne olduğunu anlamaya çalışıyorsunuz ama bunları ne yazık ki kendiniz çözmek durumunda kalıyorsunuz. Şikâyet mi ettim? Hayır, aslında ben gayet beğendim, iş bana kaldığından dolayı beğendim ama klasik seyirci kitlesi &#8221;bu ne lan ben anlamadım&#8221; deyip, daha sonra filme, &#8221;gereksiz bir yapıt&#8221; tarzında yapacakları eleştirileri düşünerek paylaşmak istedim. Yakalaması ve takip etmesi size kalıyor.</p>
<p>Kırılma noktasından daha sonrasında ise, filme hiçbir şey olmamış muamelesi yaparsak eğer, akıcılığı muhteşem bir şekilde sonuna kadar devam ettirebiliyorsunuz. Sonu hakkında biraz bir şeyler söylemek gerekirse eğer, çok ilginç bir şekilde bitiyor. Film boyunca sorguladığınız şeylerin mutlaka birçoğu havada kalacaktır çünkü bazı olayların ya da yapılan aktivitelerin bir anlamı yok. Bir yorum çıkartmak istiyorsunuz ama çıkmıyor. Filmin sonunda da aynen bu şekilde bir eşik karşınıza çıkıyor ve düşünüp kalıyorsunuz. Genel olarak hikâyeyi yakalamış olmanıza rağmen, film akışı sırasında cevabını bulamadığınız sorular sizi biraz tırmalıyor ve bu yüzden bütüne parça-pinçik olarak ulaşıyorsunuz.</p>
<p>Sonuç; her şeye rağmen gerçekten güzel bir filmdi. Thriller desen değil, dram desen evet değil ama içinde biraz var. Action da değil ama var. Bence bu filmi herhangi bir kalıba sokmak zorunda değiliz. Çok keyifli vakit geçirten, 1 saat 32 dakikalık bir filmden bahsediyorum. Alternatif tarzda bir film olduğunu da söyledikten sonra, mutlaka izlemenizi tavsiye ederek yazımı bitiriyorum. İyi seyirler.</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı UnjustLucifer tarafından <strong>24 November 2010 01:00</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/the-double-hour-2009/#comments">Yorum Yaz</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/the-double-hour-2009/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bayramlık İki Film</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/gerilim/bayramlik-iki-film/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/gerilim/bayramlik-iki-film/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Nov 2010 02:41:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nazokiraze</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Asylum]]></category>
		<category><![CDATA[Asylum 2008]]></category>
		<category><![CDATA[Asylum 2008 sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Asylum eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Asylum film]]></category>
		<category><![CDATA[Asylum film ayıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[Asylum film tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[Asylum fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Asylum korku]]></category>
		<category><![CDATA[Asylum korku filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Asylum künye]]></category>
		<category><![CDATA[Asylum ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Asylum sinema]]></category>
		<category><![CDATA[bayramda izlenecek filmler]]></category>
		<category><![CDATA[bayramda seyranda]]></category>
		<category><![CDATA[Bayramlık İki Film]]></category>
		<category><![CDATA[Bayramlık İki Film eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Bayramlık İki Film makale]]></category>
		<category><![CDATA[Bayramlık İki Film Nazokiraze]]></category>
		<category><![CDATA[Brea Grant]]></category>
		<category><![CDATA[Daniel Bonjour]]></category>
		<category><![CDATA[Ellen Hollman]]></category>
		<category><![CDATA[Ellen Hollman filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ellen Hollman foto]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi korku filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[en korkunç korku]]></category>
		<category><![CDATA[Greg Cirulnick]]></category>
		<category><![CDATA[izlenecek filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Jon Briddell]]></category>
		<category><![CDATA[Justin Baric]]></category>
		<category><![CDATA[korku filmleri eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Lin Shaye]]></category>
		<category><![CDATA[Mandell Maughan]]></category>
		<category><![CDATA[Melissa Steach]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Swan]]></category>
		<category><![CDATA[Midnight Movie]]></category>
		<category><![CDATA[Midnight Movie 2008]]></category>
		<category><![CDATA[Midnight Movie afiş]]></category>
		<category><![CDATA[Midnight Movie cast]]></category>
		<category><![CDATA[Midnight Movie film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[Midnight Movie film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Midnight Movie fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Midnight Movie korku filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Midnight Movie kousu]]></category>
		<category><![CDATA[Midnight Movie ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Midnight Movie özet]]></category>
		<category><![CDATA[Midnight Movie özt]]></category>
		<category><![CDATA[Midnight Movie poster]]></category>
		<category><![CDATA[Midnight Movie resim]]></category>
		<category><![CDATA[Midnight Movie trialer]]></category>
		<category><![CDATA[Midnight Movie video]]></category>
		<category><![CDATA[Nazokiraze Bayramlık İki Film]]></category>
		<category><![CDATA[Randall Sims]]></category>
		<category><![CDATA[Rebekah Brandes]]></category>
		<category><![CDATA[Sarah Roemer]]></category>
		<category><![CDATA[Sarah Roemer filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sarah Roemer filmogafi]]></category>
		<category><![CDATA[Sarah Roemer hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Sarah Roemer resim]]></category>
		<category><![CDATA[Sarah Roemer video]]></category>
		<category><![CDATA[Stan Ellsworth]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiye filmler]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiye korku filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Travis Van Winkle]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=12877</guid>
		<description><![CDATA[Bu bayram gündüzleri el öper, gezer tozar kavurma yer akşam olunca da filmlere gömülürüz şeklinde planlarımızı istediğimiz şekilde uygulayamamış olsak da yine yazacak birşeyler çıktı elbette. İzlemek istediğimiz zaman ile filme başladığımız zaman arasında tam 1 saat 10 dakika olan Asylum (Eski Tımarhane) beni pek sarmadı hatta hiç sarmadı diyebilirim. Zaten bu isimde pek çok film olması sebebiyle altyazı bulmakta tam bir fiyasko yaşadığımız film baştan sinirimizi bozdu, 70 dakikada ancak izlemeye başlayabildik, eh bir ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu bayram gündüzleri el öper, gezer tozar kavurma yer akşam olunca da filmlere gömülürüz şeklinde planlarımızı istediğimiz şekilde uygulayamamış olsak da yine yazacak birşeyler çıktı elbette.</p>
<p>İzlemek istediğimiz zaman ile filme başladığımız zaman arasında tam 1 saat 10 dakika olan Asylum (Eski Tımarhane) beni pek sarmadı hatta hiç sarmadı diyebilirim. Zaten bu isimde pek çok film olması sebebiyle altyazı bulmakta tam bir fiyasko yaşadığımız film baştan sinirimizi bozdu, 70 dakikada ancak izlemeye başlayabildik, eh bir de çok güzel çıkmayınca insan of diyor.</p>
<p>Üniversiteye yeni başlayan bir grup genç buranın eskiden akıl hastanesi olduğunu öğrenirler ve olaylar gelişir (bu olaylar genellikle kaşınan gençlerin uyuyan yılanı uyandırması ile başlar ve gelişir, Allah&#8217;ım akıl ihsan et demek düşer bize de). Ruh hastası doktorun hayaleti eski yıllarda yaşları küçük olan akıl hastalarına uyguladığı akla hayale gelmeyecek sapkın yöntemleri uygulamak için geri gelmiştir ve meraklı gençlik tek hedefidir.</p>
<p>İMDB&#8217;den 4.0 puan alan film vasat bir gençlik filmi olmaktan öteye gidememiş, ben ettim siz etmeyin.<br />
Yönetmen:David R. Ellis, yapım yılı :2008</p>
<p><a rel="attachment wp-att-12895" href="http://www.sivrisinema.com/gerilim/bayramlik-iki-film/attachment/korku-filmleri/"><img class="aligncenter size-full wp-image-12895" title="korku filmleri" src="http://www.sivrisinema.com/wp-content/uploads/2010/11/korku-filmleri.jpg" alt="" width="450" height="86" /></a></p>
<p>2008 yapımı Midnight Movie bayramın üçüncü günü seçtiğimiz korku filmiydi.Başlarda bu film iyi bir filme benziyor bizi gerer, sıçratır, kıpraştırır derken film ilerledikçe konunun iyi ama kurgunun zayıf olduğunu anladık. Aslında uğraşılsa bu konudan adam gibi seri bile çıkardı ama sanırım ya üşenmişler ya da paraları yoktu diye düşünüyor izleyici kişisi.</p>
<p>Geçmiş yıllara ait kült bir korku filmi izlemek için sinemaya gelen bir kaç kişi heyecanla filmi izlemeye başlarlar, izleyiciler arasında filmin başrol oyuncusu ve yapımcısı olan seri katilin bir süre önce akıl hastanesinden tüm hastanedekilerle birlikte yok olmasının ardından bu olayı yıllardır araştıran polis memuru ve doktor da vardır.</p>
<p>Tek mekanda bir kaç kişiyle çekilen filmde katilin nasıl oluyor da bu özelliklere sahip olduğunu asla anlayamıyorsunuz, ayrıca benim en çok dikkatimi çeken şey katilin öldürmek için kullandığı alet oldu.</p>
<p>Yine de izlenmemiş korku filmi kalmasın diyorsanız benim gibi bulduğunuzu izleyin.</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı nazokiraze tarafından <strong>20 November 2010 05:41</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/gerilim/bayramlik-iki-film/#comments">Yorum Yaz</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/gerilim/bayramlik-iki-film/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Moss / İggi / Yosun [2010]</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/gerilim/moss-iggi-yosun-2010/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/gerilim/moss-iggi-yosun-2010/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Nov 2010 23:50:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KanesHiro</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Uzak Doğu]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Kore]]></category>
		<category><![CDATA[güney kore filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Kore sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Hae-il Park]]></category>
		<category><![CDATA[Hae-jin Yu]]></category>
		<category><![CDATA[İggi]]></category>
		<category><![CDATA[İggi 2010]]></category>
		<category><![CDATA[İggi film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[İggi fragman]]></category>
		<category><![CDATA[İggi sinema]]></category>
		<category><![CDATA[İggi trailer]]></category>
		<category><![CDATA[İggi uzak doğu]]></category>
		<category><![CDATA[İggi uzakdoğu]]></category>
		<category><![CDATA[İggi Yosun]]></category>
		<category><![CDATA[Jae-yeong Jeong]]></category>
		<category><![CDATA[Jun-bae Kim]]></category>
		<category><![CDATA[Jun-ho Heo]]></category>
		<category><![CDATA[Jun-sang Yu]]></category>
		<category><![CDATA[kore filmlei]]></category>
		<category><![CDATA[kore sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Kyung-gu Sol]]></category>
		<category><![CDATA[Moss 2010]]></category>
		<category><![CDATA[Moss cast]]></category>
		<category><![CDATA[Moss film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[Moss film detay]]></category>
		<category><![CDATA[Moss film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Moss fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Moss gösterim tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Moss İggi]]></category>
		<category><![CDATA[Moss iggi 2010]]></category>
		<category><![CDATA[Moss iggi film]]></category>
		<category><![CDATA[Moss iggi sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Moss İggi Yosun]]></category>
		<category><![CDATA[Moss künye]]></category>
		<category><![CDATA[Moss ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[Moss sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Moss teasler]]></category>
		<category><![CDATA[Moss trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Moss uzak doğu]]></category>
		<category><![CDATA[Moss video]]></category>
		<category><![CDATA[Moss vizyon tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Moss Yosun]]></category>
		<category><![CDATA[Moss Yosun 2010]]></category>
		<category><![CDATA[Moss Yosun sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Mossuzakdoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Salinui Chueok]]></category>
		<category><![CDATA[Salinui Chueok film]]></category>
		<category><![CDATA[Salinui Chueok kore filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Salinui Chueok sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Salinui Chueok uzak doğu]]></category>
		<category><![CDATA[Salinui Chueok uzakdoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Sang-ho Kim]]></category>
		<category><![CDATA[Seon Yu]]></category>
		<category><![CDATA[Seung-dae Lim]]></category>
		<category><![CDATA[Yosun]]></category>
		<category><![CDATA[Yosun film]]></category>
		<category><![CDATA[Yosun sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=12757</guid>
		<description><![CDATA[RYU Mok-hyeong (Jun ho Heo), güçlü hitabet (konuşma sanatı) yeteneği sayesinde saygı gören, fakat dedektif  Yong-duk (Jae Yeong Jeong) ve Tapınak Müdürü tarafından, tuzağa düşürülerek hapse atılmış bir adamdır. Ryu?nun amacı, bir tapınak yaptırmaktır ve bu amaçla, tapınak üyelerinden para toplamıştır. Topladığı paralara ve arsa arazisine konmak isteyen dedektif ve tapınak müdürü de güzel bir oyunla onu içeri tıktırır. Ancak dedektif, Ryu?nun bu yeteneğini, suçlular üzerinde rehabilite (!) yöntemi olarak kullanmaya karar vererek, onu hapisten ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>RYU Mok-hyeong (Jun ho Heo), güçlü hitabet (konuşma sanatı) yeteneği sayesinde saygı gören, fakat dedektif  Yong-duk (Jae Yeong Jeong) ve Tapınak Müdürü tarafından, tuzağa düşürülerek hapse atılmış bir adamdır. Ryu?nun amacı, bir tapınak yaptırmaktır ve bu amaçla, tapınak üyelerinden para toplamıştır. Topladığı paralara ve arsa arazisine konmak isteyen dedektif ve tapınak müdürü de güzel bir oyunla onu içeri tıktırır. Ancak dedektif, Ryu?nun bu yeteneğini, suçlular üzerinde rehabilite (!) yöntemi olarak kullanmaya karar vererek, onu hapisten çıkarır ve uzakta bir dağ köyüne yerleşirler (rehabilite edilecek ve seçilmiş suçlularla birlikte) .</p>
<p>Ryu?nun Kendisi ile aynı ismi taşıyan , serserilikten başka bir hayati olmayan ve bu hayatının aksine, bir Savcı?nin kariyerini de sonsuza dek rezil etmiş olan oğlu, babası ile arası hiç iyi olmamasına rağmen, seneler sonra, babasının vefat haberini alarak, dağ köyüne doğru yola çıkar. Cenaze işlemleri esnasında,  eski  dedektif, yeni köy şefi  Yong-duk (Jae Yeong Jeong) ve rehabilite edilmiş (!) suçlulardan oluşan ekibinde bir tuhaflık farkeder. Ve babasının ölümünü araştırmaya karar verir. Tabi bunun için , meslek hayatını sonsuza dek rezil ettiği Savcı?ya ihtiyacı vardır.</p>
<p>Film ilk 10 dakika ne olduğunu anlamaya çalışmakla geçiyor, olayları hızlı şekilde birbirine bağglamaya çalışırken, ufak bir kaos yaratmış senarist. Herşeyden önce, bilmeniz gereken şey şudur ki bu film 2 saat 42 dakikadır. İzlemeye başlamadan önce, izlemek için uygun bir saat seçmiş olmaktan dolayı pek mutlu oldum.</p>
<p>Filmin görsel olarak çok aman aman bir etkileyici yani yok. Seneler önce genç olan dedektifin, 70 yaşında bir adama çevrilmesi, herkes tarafindan bilinen makyaj hileleri ile gerçeklestirilmiş. Film de olumsuzluk yaratan asıl mevzu, aslında ?konunun kendisi? idi. Zira, başlangıçtan beri kimin ne olduğu gün gibi ortadayken, filmin sonuna kadar kanıt aranması,  gerçek suçluların aylak aylak ortada gezerken,  hiçbir polis gücünün o bölgeye gidipte ?ne oluyor kardeşim burda? diye olaya el koymaması  tuhaftı. Yani sonu başından belli bir 3 saatlik filmdi.</p>
<p>Hele ki, bir sahnede, gösteriş için kolunu kesen adamın, aslında içi kırmızı su dolu bir ?kolumsu? maddeyi kestiğini görunce, 2010?da, bu teknoloji ile, halen bu kadar acemice effect yapılır mı demekten kendimi alamadım.</p>
<p><strong>Evlat Ryu?u oynayan arkadaşı takdir, tebrik v.s. ediyorum. Gözüme girdi.  Filmografisinde, her uzakdoğu sinema severinin bildiği Salinui Chueok filmi de var. Tavsiye eder miyim?  Ederim elbette, vakit geçirmek için iyi bir fırsat olabilir.</strong></p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı KanesHiro tarafından <strong>16 November 2010 02:50</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/gerilim/moss-iggi-yosun-2010/#comments">1 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/gerilim/moss-iggi-yosun-2010/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Harry Potter ve Ölüm Yadigarları Bölüm 1</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/gerilim/harry-potter-ve-olum-yadigarlari-bolum-1/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/gerilim/harry-potter-ve-olum-yadigarlari-bolum-1/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Nov 2010 18:56:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ethem Sak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Vizyondakiler]]></category>
		<category><![CDATA[film dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[film fragmanları]]></category>
		<category><![CDATA[film görüşleri]]></category>
		<category><![CDATA[film serileri]]></category>
		<category><![CDATA[Harry Potter and the Deathly Hallows: Part I]]></category>
		<category><![CDATA[Harry Potter and the Deathly Hallows: Part I fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Harry Potter and the Deathly Hallows: Part I trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Harry Potter and the Deathly Hallows: Part I vizyon tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Hary Potter]]></category>
		<category><![CDATA[Hary Potter filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hary Potter serisi]]></category>
		<category><![CDATA[Hary Potter ve ölüm yadigarları]]></category>
		<category><![CDATA[Hary Potter ve Ölüm Yadigarları Bölüm 1]]></category>
		<category><![CDATA[Hary Potter ve Ölüm Yadigarları Bölüm 1 apsürt anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[Hary Potter ve Ölüm Yadigarları Bölüm 1 film ayrıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[Hary Potter ve Ölüm Yadigarları Bölüm 1 film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Hary Potter ve Ölüm Yadigarları Bölüm 1 fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Hary Potter ve Ölüm Yadigarları Bölüm 1 komedi]]></category>
		<category><![CDATA[Hary Potter ve Ölüm Yadigarları Bölüm 1 komik yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Hary Potter ve Ölüm Yadigarları Bölüm 1 österim tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Hary Potter ve Ölüm Yadigarları Bölüm 1 trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Hary Potter ve Ölüm Yadigarları Bölüm 1 vizyon tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[kitaptan uyarlanan filmler]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm yadigarları]]></category>
		<category><![CDATA[seri filmler]]></category>
		<category><![CDATA[sinema dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[sinema film eleştirileri]]></category>
		<category><![CDATA[sinema fragmanları]]></category>
		<category><![CDATA[sinema ile ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[sinema nerede biz orada]]></category>
		<category><![CDATA[sinema sinekritik]]></category>
		<category><![CDATA[sinema yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[sinemacı]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiye edilen filmler]]></category>
		<category><![CDATA[yeni çıkan tüm filmler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=10886</guid>
		<description><![CDATA[Yine bir seri, yeni bir seriyle daha karşımızda olan Harry Potter, uzun ve hayal üstü bir isimle karşımızda&#8230; Hary Potter ve Ölüm Yadigarları Bölüm 1. sayfa 45, 4. paragraf&#8230; gider de gider. Bakalım bi sonraki Harry Potter serisinin uzantısı ne olacak. Harry, Ron ve Hermione?nin Voldemort?un ölümsüzlük sırrını barındıran Hortkuluklar?ın izini sürmek için profesör Dumbledore&#8217;nin haberi olmaksızın yola çıkarlar. Ancak &#8220;Voldermon&#8217;un ölümsüzlük sırının barındıran yer olan Hortkuluklar&#8221; ı telaffus edebilen tek kişi profesör Dümbelek&#8217;tir. Pardon ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yine bir seri, yeni bir seriyle daha karşımızda olan Harry Potter, uzun ve hayal üstü bir isimle karşımızda&#8230; Hary Potter ve Ölüm Yadigarları Bölüm 1. sayfa 45, 4. paragraf&#8230; gider de gider. Bakalım bi sonraki Harry Potter serisinin uzantısı ne olacak.</p>
<p>Harry, Ron ve Hermione?nin Voldemort?un ölümsüzlük sırrını barındıran Hortkuluklar?ın izini sürmek için profesör Dumbledore&#8217;nin haberi olmaksızın yola çıkarlar. Ancak &#8220;Voldermon&#8217;un ölümsüzlük sırının barındıran yer olan Hortkuluklar&#8221; ı telaffus edebilen tek kişi profesör Dümbelek&#8217;tir. Pardon Dumbledore&#8230;:S<br />
Fakat yalnız değillerdir, karanlık güçler bu 3 arkadaşı takip edip yollarını saptırmanın peşindedirler. Nasıl oldu da &#8220;Karanlık Güçler&#8221;e hayal gücünü aşan bir isim verilmemiş hayret!. Neyse&#8230; Voldermon&#8217;un dümbeleğini barındıran Hortkuluklar&#8230; Amaaann&#8230;</p>
<p>Uzun zamandır korkulan şavaş başlamıştır artık&#8230;</p>
<p>Şu paragrafa bakarmısınız filmin orjinal çevirisinden alınmıştır;</p>
<p>&#8220;Voldemort?un Ölüm Yiyicileri Büyü Bakanlığı?nın kotrolünü zorla ele geçirerek terör estirmektedir&#8221;&#8230; &#8220;Ölüm Yiyicileri Büyü Bakanlığı&#8221; yuhh bu ne! Ölüm Yiyicileri Büyü Bakanlığı varmış :S Naptınız siz ya?</p>
<p>Yine devam ediyoruz&#8230; Bakanlığın değerli vekilleri olan Ölüm Yiyiciler, Harry&#8217;i aramakta ve kendisini CANLI olarak yakalamaya çalışmaktadır. Bir ölüm yiyiciye canlı olarak yakalamak ne kadar yakışıyorsa artık&#8230; Bir dahaki seçimde görüşecez.</p>
<p>Ölüm yiyiciler Harry&#8217;i aramakta, Harry onlara canlı olarak yakalanmadan önce hortkuluları bulmaya çalışmakta, bahçivan aşçıya, ahçı temizlikçiye, sonra hepsi birden Ölüm Yiyicilerin canlı olarak yakalamak istediği Harry&#8217;ın arkadaşı olan Hermione&#8217;nin profesörü Dümbelek aman Dumbledore&#8217;ye&#8230;</p>
<p>Neyse&#8230; Bu ilişki burada biter.</p>
<p>Orjinal adı Harry Potter and the Deathly Hallows: Part I olan filmin mutfağında David Yates yer alıyor. Senaryo J.K. owling ve Steve Kloves&#8230; Bu nasıl bir hayal gücü!</p>
<p>Bahçedekiler; Emma Watson, Helena Bonham Carter, Daniel Radcliffe, Rupert Grint, Alan Rickman, Ralph Fiennes, Bonnie Wright, Evanna Lynch, Tom Felton, John Hurt, Michael Gambon, Jamie Campbell Bower, Matthew Lewis, Natalia Tena, David Thewlis, Maggie Smith, Jason Isaacs, Mark Williams, Bill Nighy, Stanislav Ianevski, Brendan Gleeson, Sean Biggerstaff, Robbie Coltrane, Oliver Phelps, Timothy Spall, James Phelps, Julie Walters, Clémence Poésy, Imelda Staunton, Warwick Davis, David Bradley, Miranda Richardson, Richard Griffiths ve Helen McCrory.</p>
<p>Film 17 Kasım 2010 da Türkiye&#8217;de vizyona giriyor.</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı Ethem tarafından <strong>10 November 2010 21:56</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/gerilim/harry-potter-ve-olum-yadigarlari-bolum-1/#comments">1 Yorum</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/gerilim/harry-potter-ve-olum-yadigarlari-bolum-1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Surveillance [2008]</title>
		<link>http://www.sivrisinema.com/dram/surveillance-2008/</link>
		<comments>http://www.sivrisinema.com/dram/surveillance-2008/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Nov 2010 11:00:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>UnjustLucifer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Suç]]></category>
		<category><![CDATA[En iyi film]]></category>
		<category><![CDATA[film konuları]]></category>
		<category><![CDATA[film seçmek]]></category>
		<category><![CDATA[film tavsiye]]></category>
		<category><![CDATA[haftanın filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Julia Ormond]]></category>
		<category><![CDATA[Julia Ormond filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Julia Ormond resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Pell James]]></category>
		<category><![CDATA[Pell James filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Pell James Julia Ormond]]></category>
		<category><![CDATA[Pell James resim]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sinema film ayıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[sinema film özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[sinema konuları]]></category>
		<category><![CDATA[sinema rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[sinemacı]]></category>
		<category><![CDATA[sinemalar]]></category>
		<category><![CDATA[Surveillance]]></category>
		<category><![CDATA[Surveillance [2008] cast]]></category>
		<category><![CDATA[Surveillance [2008] film ayıntıları]]></category>
		<category><![CDATA[Surveillance [2008] film hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Surveillance [2008] film konusu]]></category>
		<category><![CDATA[Surveillance [2008] fragman]]></category>
		<category><![CDATA[Surveillance [2008] klip]]></category>
		<category><![CDATA[Surveillance [2008] künye]]></category>
		<category><![CDATA[Surveillance [2008] özet]]></category>
		<category><![CDATA[Surveillance [2008] trailer]]></category>
		<category><![CDATA[Surveillance [2008] video]]></category>
		<category><![CDATA[vizyonda ne var]]></category>
		<category><![CDATA[Vizyondakiler]]></category>
		<category><![CDATA[yeni filmler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sivrisinema.com/?p=12384</guid>
		<description><![CDATA[Hayatımda izlediğim en ilginç filmlerden biriydi ve aynı zamanda belki de en amaçsızlarından biri. Farklı düşünceler içindeyim ve bunun iki nedeni var. Birincisi acaba beni ters köşeye yatırdığından dolayı mı yoksa gerçekten filmin bu kadar gereksiz olduğundan dolayı mı? Sanırsam filmden daha çok, asla yapılmaması gerekeni yaptıkları ve böylesine bir filmi mahvetmelerini beğendim. Konumuz kısaca; bir cinayet işleniyor filmin başında bizlere o gösteriliyor. Daha sonra olayı araştırmak için 2 FBI ajanı geliyor ortaya ve tanıklarımız ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayatımda izlediğim en ilginç filmlerden biriydi ve aynı zamanda belki de en amaçsızlarından biri. Farklı düşünceler içindeyim ve bunun iki nedeni var. Birincisi acaba beni ters köşeye yatırdığından dolayı mı yoksa gerçekten filmin bu kadar gereksiz olduğundan dolayı mı? Sanırsam filmden daha çok, asla yapılmaması gerekeni yaptıkları ve böylesine bir filmi mahvetmelerini beğendim.</p>
<p>Konumuz kısaca; bir cinayet işleniyor filmin başında bizlere o gösteriliyor. Daha sonra olayı araştırmak için 2 FBI ajanı geliyor ortaya ve tanıklarımız bir araya toplanıyor. İşte hikâyemiz buradan sonra başlıyor. 3 tanık, 3 ayrı odaya toplanıyor ve herkes den olayı anlatmaları isteniyor. Hepsi olayı anlattığı zaman, sizleri nelerin beklediğine gerçekten şaşıracaksınız.</p>
<p>Basit bir aksiyon filminden çok, basit bir psikopat filmine daha çok benzediğini söyleyebilirim. Şöyle başlayım, film başladığı zaman gösterdikleri ilk sahnelerden bayağı bir etkileniyorsunuz ve filmin ne tarz bir yapıda olduğunu anlamanıza yardımcı oluyor. Ama daha sonra olayları farklı bir yerden başlatarak sizin dikkatinizi dağıtmaya çalışmışlar. Güzel.</p>
<p>İnandırıcılığı bir yerde kaybetmişler ve bu gerçekten çok pahalıya mal olmuş. Ortaya bir anda çıkan iki karakterin FBI? dan olduklarına dair en ufak bir ayrıntı bile yok. Böyle olunca hemen bir sorgulama içine giriyorsunuz ve o anda filmi zaten kafanızda bitiriyorsunuz. Buradan açık açık söylememde bir sıkıntı oluşacağını düşünmüyorum, öyle olmadıkları çok bariz bir şekilde ortada ama bir an inanmak istedim acaba neler olacak ileride diye, hiç yoktan keyif almaya çalıştım. Ortada klasik olarak; bir olay olan ve daha sonra katilin kim olduğunu tahmin etmeye çalıştığınız ve bariz bir şekilde katilin ekranda gözükenlerden biri olduğunu bildiğiniz bir filmden bahsediyorum.</p>
<p>Ben öyle düşünmemiştim diyorsanız lütfen, lütfen&#8230; Saklamaya çalışıp da bu kadar ortaya atılan iki koskoca karakterden bahsediyoruz. Aslında senaryo düşünce olara gayet güzel kurgulanmış diyebilirim her şeye rağmen. En azından olayları anlatırken bir çaba görüyoruz. Çünkü tanıklarımız normalde yaşadıkları olayları bariz bir şekilde yalan olarak anlatıyorlar. Ama biz flashback yaparak gerçekleri gün gibi görebiliyoruz. Keşke olayları bu şekilde bitirmek yerine en azından kesiştirme yöntemiyle biraz daha birbirlerine bütünleşmiş bir biçimde bitirebilselerdi.</p>
<p>Aslında film, oldurulmaya çalışılmış ama batırılmış bir film gibi. Sonu baştan belli olan filmleri sevmem. Zaten ortadaki karakter sayısı çok kısır ve siz katilleri tahmin etmeye çalışıyorsunuz. Sonunu bildiğiniz bu filmi izlerken merak edebileceğiniz tek nokta acaba nasıl başladı olaylar ve acaba sonunda ne olacaktır. Birde olayların ortasında kalmış bir kız çocuğumuz var ki sormayın gitsin. Kız için en güzel anlatım; büyümüşte küçülmüş tarzında bir analiz olacaktır. En gereksi sahnelerden birkaçında onunda izi vardı.</p>
<p>Sonuç; filmin nesini beğendim halen anlamadım, ya da kendime bir türlü ifade edemedim. Elle tutulur hiçbir şey yok ortada. Sanırsam, filmin sonunu başından tahmin edebildiğimden dolayı bir haz duygusu yaşamaktan daha öteye gidemediğimden dolayı biraz olsun beğendim diyebiliyorum. Dürüst olarak konuşmak gerekirse, zaman kaybı olacak bir film. Aksiyon, gizem öğeleri var diye karşısına geçip izleme yanılgısına düşmenizi asla istemem. Gerçekten çok basit ve kötü olmuş. İzlediğiniz zamana yazık?</p>
<hr noshade="noshade" color="#ccc" size="1" />
<p>Bu yazı UnjustLucifer tarafından <strong>07 November 2010 14:00</strong> tarihinde yazıldı. <a href="http://www.sivrisinema.com/dram/surveillance-2008/#comments">Yorum Yaz</a>.
</p>
<p><a href="http://www.sivrisinema.com">Sivrisinema - <a href="http://www.sivrisinema.com">www.sivrisinema.com</a></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sivrisinema.com/dram/surveillance-2008/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

