Hunger 2009
Tam Ramazan ayında millet oruçluyken izlenecek bir film miydi bilmiyorum Hunger. (pek çok Hunger isimli film var piyasada) Testere filmindeki gibi nerden nasıl getirildiklerini hatırlamayan, geldikleri yerin neresi olduğunu bilmeyen, birbirinden şüphelenen ayrı ayrı yaşam standartları ve eğitim düzeyleri olan beş kişi ile başlayan film onları (ve daha öncesinde kimbilir kaç kişiyi) açlık ile sınayarak sürekli izleyen bir adamın hikayesini anlatıyor. Çıkılması zor bir yerde sadece su ve tuvalet ihtiyaçlarını giderebilen bu beş kişi günler …
Shelter (Sığınak)(2010)
Cara (Julianne Moore) babası gibi , bir psikiyatristtir. 3 yıl önce, satanist bir kişi tarafindan öldürülen eşinin ardından, küçük kızı ile yaşamaktadır. Günün birinde, babası, psikiyatirk bir hastayı görüp değerlendirmesi için Cara’yi ofisine çağırır. Bu hasta kişilik bölünmesi yaşayan biridir. Ki, durum hiçte beklendiği gibi değildir. Değerlendirme görüşmesine David kişiliği ile başlayan Cara, ilk seans sonrası camdan yapılmış kabine geçerek durumun çokta kendisini ilgilendiren aşamada olmadığını söyler. Fakat bombayı patlatacak olan, babasının, cam odanın öteki …
After Life [2009]
Güzeldi filmi öncelikle bunu söyleyeyim. Sabah saatlerinde izlemek iyi bir fikirmiş, kendimi takdir ettim bu konuda. Hikâyemiz şöyle, ölümden sonraki hayattan bahsediyor. Bir cenaze görevlimiz var, ölüleri yıkıyor, kesiyor biçiyor ve onları cenaze törenine hazırlıyor. Sevgilisiyle arası iyi olmayan, sürekli bir dargın bir barışık halde olan kızımız bir gece arabasıyla kaza yapıyor ve ölüyor. Aslında hesapta ölüyor. Daha sonra cenazecimizle arasında geçen hikâyeyi konu alıyor film. Aslında konuyu sadece kıza mahal etmememiz gerekiyor, genel olarak …
After.Life
Shindlerin Listesi ve Sefiller’den dolayı kendisine bir tür fanatizm beslediğim Liam Neeson’un adını görünce bu adam paspal filmde oynamaz gel biz bunu izleyelim şeklinde bir yaklaşımla izledim After.Life filmini, pişman oldum mu? hayır, bilakis beğendim, çok hızlı ilermese de beğendim. İMDB puanı da fena değil: 6.4 Bir cenaze evini yöneten bir adamla ölümle yaşam arası gidip gelen bir öğretmenin hikayesini anlatan filmde gerçekten cenaze yöneticisi rolüne çok yakıştırdım Liam Neeson, zaten onu koşarken, kaçarken, aksiyonla …
Koku (Perfume: The Story of a Murderer)
Filmimiz yayınlandığı ülkelerde satış rekorları kıran ve okuyucularından tam not alan Patrick Suskind?in romanından başarılı bir uyarlama. Konusu 18. yy. Fransasında geçiyor. Kahramanımız bir balık pazarında dünyaya gözlerini açar. Annesi daha önce yaptığı 4 doğumdan aldığı tecrübeyle büyük bir ustalıkla balık tezgahının altında ve yalnız doğumunu gerçekleştirir. Bebeği kucağına bile almaya tenezzül etmeden ölüme terk eder. Çünkü diğer doğumları gibi bununda yaşayamayacağını biliyordur. Ancak bilmediği şey önceleri doğurduğu 4 çocuğundan farklı olarak Jean-Baptiste Grenouille (Ben …
Funny Games U.S
1997 yılında Michael Haneke tarafından yazıp yönetilen Funny Games adlı sinir bozucu filmin aynı yönetmen tarafından tekrar çekilmiş 2007 versiyonunu izledim evvelki gün ve hemen paylaşayım dedim. Böyle aileye uygulanan şiddet içerikli filmlerden daha fazla etkilenmemdeki sebep evli ve çocuklu bir kadın olarak kendimi ve çocuklarımı onların yerine koyma halim mi bilemiyorum ama gerçekten bu filmde yer alan iki caninin kibarlıkları beni benden etti. Haneke’nin on yıl aradan sonra bu kez Amerika’da çektiği bu filmin …
Bloody Beach [2000]
Chat odasında ortak bir gruba sahip bir kaç arkadaş, tatil niyetiyle arkadaşlarının davet ettiği sayfiye mekana giderler. Daha ortak noktada buluşmadan, kimsenin haberi de olmadan aralarından biri trende öldürülür. Gelemeyeceğini düşünerek yollarına devam eden grup, sayfiye mekana vardıklarında, ateş etrafında toplanıp, egzantrik soru oyununu oynarlarken -sorulan soruya cesurca yanıt verme oyunu(!)- grup tarafından hazırlanmış soru kağıtlarının içinden “Sandmanzz’i siz öldürdünüz degil mi?” yazılı bir kağıt çıkmasıyla olaylar karışmaya başlar. Sandmanzz’in kim olduğundan çok, yaşayıp yaşamadığı, …
Unborn But Forgotten (Hayanbang)[2002]
Yani…eeehhh işte diyeceğim filmlerden… Soo Jin ve sevgilisi; bir TV kanalında çalışmaktadırlar. Soo jin’in sevgilisi ana haber bültenine spiker olabilmek için çabalamaktadır. Soo jin ise, bir dedektifin belgeselini hazırlıyordur. Soojin, hamile olduğunu sevgilisine söyler ve aldığı yanıt, çocuktan kurtulması yönünde olmuştur. Soojin Saint Mary Kadın Doğum Kliniğinde kürtaj yaptırır ve böylece, sevgilisinin gayr-i meşru bir çocuğu olduğu yönündeki haberlerle kariyerinin yok olmasına engel olur. Dedektifin bir gününü kameraya alan Soojin; ilginç görüntülere tanık olmaya başlar. …
Creep – Dehşet Tüneli
Londra’da metro istasyonu ve kanalizasyonu arası koşturmaca, kovalamaca içinde geçen bir korku filminden bahsetmek istiyorum, evvelden beri beni çok cezbeden gece vakti tren istasyonu, metro istasyonu, metro gibi yerlerde geçen filmlere olan hevesim nedeniyle büyük bir beklentiyle izlemeye başladığım film nedense katilin görünmesiyle bir anda sıkıntıya dönüştü. Tepenin Gözleri filmi ve daha pek çok yapımda görmeye alıştığımız kana susamış ucube ortaya çıktığı anda filmin tüm büyüsü kaçtı, arada heyecan yapıyorduk bambaşka katil hayalleri kuruyordum niye …
White Noise 2: The Light
White Noise (Hayalet Sesler) 2005 yılındaki ilk filminin ardından 2007 yılında The Light (Işık) ile devam etti. Aynı prodüksiyon muhtemelen ilk filmden gelen hasılatı tekrarlamak adına bu yola başvurdular. İlk filmin devamı olma gibi bir amaç güdmeyip farklı bir boyut kazandırmışlar. İlk filmi nazokiraze yorumlamıştı: buyrun burdan yakın benim yorumumu okumadan önce. İkinci filmde EVP teknolojisi bakıyoruz ki bir hayli gelişmiş. Artık ölüler manyetik ses ve televizyon ile iletişim kurmayı bırakıp bildiğiniz görünür olmaya başladılar. …
White Noise – Hayalet Sesler
Eşi Anna’nın bir cinayete kurban gittiği Jonathan Rivers, diğer taraf ile iletişim kurmasını sağlayan EVP (Electronic Voice Phenomenon) ile tanışır ve tv ve radyo frekansları sayesinde ölülerle iletişim kurmaya başlar; ancak daha sonra gelen görüntülerin kendisine olacakları haber verdiğini anlar ve olaylar gelişir… Yukarıda tipik bir film veya roman tanıtımı tarzı cümlelerimden anlaşılacağı üzere Hayalet Sesler ölüm ile yaşam arasında araştırmalar yapan, meraklanan kişilerin ilgisini çekebilecek bir film. Kendini bazı sahnelere kaptırmışken aniden yükselen sesler …
The Echo
Kanlı, canlı korku filmlerinden sıkılanlara veya psikolojik gerilim severlere tavsiye edebileceğim The Others kadar olmasa da klişelerle dolu ancak hiç yoktan iyi bir film diyebilim The Echo için, çok beğenmemiş olsam da hiç yoktan o gece boşa vakit kaybetmişiz demedim. Ancak sonu beni pek tatmin etmedi onu da belirteyim hatta hiç beğenmedim. 2008 yapımı The Echo filmi yer yer sıkıcı sahnelerine rağmen gizem filmi meraklıları tarafından beğenilmiş. Şartlı tahliye ile hapisten çıkan ve annesinin dairesinde …
Zombieland
Son zamanlarda eğlenceden uzak kaldığımın bu filmi izledikten sonra farkına vardım. Neden daha önce izlememişim? Çünkü; film ilk çıktığınca ön tanıtımını yapmama rağmen haliyle zombi, vampir ve kurt adam üçlemelerinden gına gelmişken ve bana göre filmin daha eğlenceli yerlerinden alıntı yapılmadan paylaşılan fragmanından haz almamıştım. En başta ise filmin afişinin yine bana göre kaliteden uzak, ucube bir havası vardı. Altın kural, komedi filmlerinde senaryoya pek önem verilmez, maksat her zamanki gibi eğlenebilmek… Sonrasında seyrine daldığım …



Berlin Kaplanı
Düşler Bahçesi / We Bo…
The Girl With The Drag…
Demir Leydi (The Iron …
Zenne Dancer
Sürücü (Drive)
Fetih 1453
Bel Ami
My Week With Marilyn
Katilin Yüzü / Faces i…
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Fetih 1453 Yeni Fragma…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı