3 Idiots / Aal izz well (2009)
Klasik ama vazgeçilmez bir giriş cümlesi de bendenizden; herkese merhaba… İlk buluşmamda sizlerle, benim için çok değerli bir filmi konuşalım istedim: -3 Idiots- Hani derler ya, okuduğunuz iyi bir kitabı aradan bir kaç sene geçtikten sonra tekrar okuyunca ilk okumanızdan çok daha farklı şeyler çıkarabilirsiniz. Her okumanızda farklı lezzetler alabilirsiniz. İşte aynen öyle gelişen bir olay, sizlerle paylaşacağım. Şahsen, bakış açımızı belirleyen ana unsurun, içinde bulunduğumuz şartların olduğuna inananlardanım. Bu argümanın izlenen iyi bir filmde …
Benim Cici Köpüşüm
Başarılıysanız ve de hayır demeyi bilmiyorsanız tüm sorumlulukları üstlenmeniz gerekebilir. Çevrenizde azminizi çekemeyenler olabilir. Bunların üstüne bir de güzelseniz vay sizin halinize. Ama içinizde bir yerlerde sıcak bir sarılışa, saçınızın okşanmasına, güzel bir kahvaltıya ihtiyaç duyduğunuzu kimse bilmez. Anlaşılmak istersiniz. İlgi beklersiniz, sevgiye özlem duyarsınız. Yanınızdan gidenler hep sizin mükemmel olduğunuzdan, kendi ayaklarınız üzerinde durabildiğinizden dem vurup, ona ihtiyacınız olmadığı görüşünü savunuyor olabilir. Ne zorluklara katlandığınızı, ne sıkıntılar çektiğinizi dile getiremediğinizi görmeye bilir. Ama bu …
Water Lilies (2007)
Aşkın cinsiyete indirgenmediği bir dünyaya ulaşmak o kadar zor ki. Elinizi uzatsanız da uzakta kalırsınız. Yüreğinizi açmaya çalışırsınız bu yüzden ama o zaman da yalnız olduğunuzun farkına varırsınız. Günü geldiğinde gün ışığına “merhaba” diyebilmek için kabuğunuza kaçar, beklersiniz. Bir bakmışsınız ki ilk heyecan ve birçok ilk çok geride kalmış. Yapmadıklarınızın pişmanlığı içinizi daha da karartmış. Bu film size anlatmaya çalıştığım ilklerden bahseden bir genç kız filmi. Marie 15 yaşlarında genç bir kızdır. Senkronize yüzme takımına …
Kadın, Çocuk ve Aşk
Bir çocuk, daha önce yaşamadığı duyguları yaşamaya başladığında, büyüdüğünü hisseder. Bir kadına aşık olacak, kıskanacak, sahiplenecek ve koruyacaktır ama bunu kadın asla bilmeyecek! 2.Dünya Savaş’ında Sicilya’da kocasını askere gönderdikten sonra haber alamayan Malena (Monica Belluci), dul kalmıştır. Güzelliğiyle, şehirdeki erkeklerin, dikkatini çeker ve genç, yaşlı, çocuk demeden tüm erkeklerin hayal ettiği bir hanımefendi olur. Bunu fark eden Malena, güzelliğinden faydalanarak isteklerini yaptırır. Ergenliğe yeni giren ve yeni duygular öğrenmeye başlayan Renato(Guiseppe Sulfaro), arkadaşlarının etkisiyle başladığı …
Kuch Kuch Hota Hai (1998)
Filmi bir de ben yorumlayayım, eksik kalmayayım dedim. Erkek ve kız arasında “kankalık” olur mu? Olmaz mı? konusundaki tartışmalara son noktayı koyacak türden bir film izlemek isteyenlere tavsiyemdir. Rahul (Shahruk Khan) ve Anjali (Kajol) kolej yıllarından beri çok iyi iki dosttur. Rahul, okulun popüler çapkınlarından biriyken, Anjali tam bir erkek fatmadır. Öyle ki, okuldaki kızlar gibi (mii etek, dekolte bluzlar, bol makyaj) olmak yerine, kot pantolon ve sweat-shirt’u ile Rahul’u her seferinde yenen iyi de …
One Day
Dexter ve Emma. Bir 15 Temmuz sabahında hayatlarını birbirleriyle tanıştırmış ve ama birleştirememiş iki insan. Sebepler sorgulanabilir, arkadaş kalma kararı da. Yalnız, bilinen bir gerçek asla saklanamaz. Çünkü bir gün açığa çıkacaktır ister istemez. Bazen arkadaş kalmak veya kalabilmek en doğru karar gibi gözükür. Objektivist bir yaklaşım bazında iki olgun bireyin mantık uzlaşması olarak kabul gören bu anlaşmasında analitik bir düşünce mekanizması çalıştırılsa da hesaba katılmayan bir şey vardır: Aşk. Çünkü, onun ne ağırlığı ne …
Bir Avuç Deniz – Yeterli, Teşekkürler
Hepimize olmuştur, iyi bir film izlerken ya da sürükleyici bir paragrafi okurken “Vay be!” deriz, “Bunu ben de yapabilirdim!” Yazanı, yöneteni küçümseme, bir yandan da olabildiğince kendini beğenmişlikle örülü bir cümledir bu.. Ama simdi bu yazı için, tıpkı filmin sonundaki “Ne Haneke’ler izledim, kameraya bakıp durdular” sahnesine benzer bir oyun tasarlayalım. Pis pis sırıtıp, içimizdeki kendini beğenmiş, az biraz mürekkep yalamış, her iş çıkışı sinema salonlarında, laptop camlarında almış, en sonunda da Bir Avuç Deniz’e …
Mr. Nobody
Nereden başlamalıyım bilmiyorum. Zaman, aşk, dram, fantezi, romantizm, bilim kurgu… Hepsi bir arada, ama gerçekten bir arada. Hızlıca değişen sahneler arasındaki bağlantıyı koparmadan kurmak bazen yorucu bile gelebiliyor. Temposu ve heyecanı yüksek bir film. Senaristi ve aynı zamanda yönetmeni olan Jaco Van Dormael sanırım hayatı boyunca biriktirdiği tüm soruları sinemaya taşımak istemiş. Hepimizin cevap bulamadığı sorular aslında. Film bunlara cevap vermiyor ama bir şeyleri açıklamaya çalışıyor. Ölümü, belki de ölümsüzlüğü anlatıyor. Uzun bir yolculuk olan …
Paris’te Gece Yarısı
Paris. Yıllar boyunca sanata ve sanatçıya ilham kaynağı olan duygu yüklü bu şehrin bir başka fantastik yapımda yer alması hayal gücü geniş bir dünyaya davetiyeydi. Şehrin göze çarpan noktalarıyla başlayan film Paris’e özgü betimler nitelikte birkaç cümleyle devam ediyor. Gil (Owen Wilson) Paris’teki büyünün farkında olup bunu ruhuna indirgeyerek kitap yazmak isteyen bir Hollywood yazarı. İhtiyacı olan tek şey şehrin atmosferini biraz daha uzun solumak. Evlenmek üzere olan Gil ve Inez (Rachel McAdams) birbirlerini seviyor …
Just Another Love Story (Kærlighed på film)
”Bir kadın lazım… Her hikâyeye muhakkak bir kadın lazım…” Bu aralar Avrupa sinemasında inanılmaz filmlere denk gelme geleneğimi sürdürüyorum. Evli ve iki çocuk babası olan adli tıp fotoğrafçısı Jonas mutlu olsa da hayatında bazı şeylerin eksikliğini hissetmektedir. Bir gün sürekli sorun çıkartan arabaları yol kenarında bozulunca Julia adlı genç bir genç kadın, onlara çarpmamak isterken kaza yapar. Suçluluk duygusuyla, ağır yaralı kaldırıldığı hastaneye genç kadının ziyaretine gider ve orada Julia’nın ailesi onu kızlarının Güneydoğu Asya’da …
Step Up 3D: Dansın Üçüncü Boyutu!
Günlük hayatın sıkıntılarından kaçmak için tercih edilen filmler arasında Step Up’ın ismi de sayılabilir bana kalırsa. Eğer yapacak hiçbir şeyiniz yoksa sıradan hikâyesini kaliteli danslar ile süsleyerek eğlencelik bir seyirlik ortaya koyan Step Up, güzel bir izle-unut formülü. Tabi bu dediklerim ilk iki film için geçerli! Anne Fletcher’ın yönettiği ilk filmin gişe başarısından sonra gelen devam filminin yönetmen koltuğuna oturan Jon M. Chu üçüncü filmde de koltuğundan kalkmıyor! Ama A Guide to Recognizing Your Saints …
Uğultulu Tepeler, Bu Hikayede Gülmeye Yer Yok!
Davetsiz misafir hiç beklenilmeyen bir gece gelir Cathy’nin babasının kucağında… Yemyeşil gözleriyle baktığı çevreden dışlanması ve bu acının yerini öfkenin alması uzun sürmeyecektir. Onu o eve getirenin ömrüyle bağlantılıdır artık mutluluğu… Evin minik kızı yoldaş olur davetsiz misafire (Heathcliff)… Her an beraber olamasalar da kalpleri her an yanyanadır. Biri soylu diğeriyse bir çingene, çingene olması yetmez gibi istenmeyen, kötü ve kaba. Evin büyük oğlu sürekli dışlar, aşağılar Heathcliff’i, ama çocukluğu boyunca ondan arkadaşlığını esirgemeyen Cathy’den …
Kalp Hırsızı
Aşk gibi, ateş gibi, hep yarım ama tam bir görsel şölen… Neden yarım? Çünkü ne kadar izlese de hiç bitmesin istiyor insan. “Şimdi ya da asla!” isimli film geldi birden aklıma. “Ölmeden önce yapılacaklar listesi!”… Sanırım benim listemin ilk iki sırasını; Roma’ya gitmek ve TANGO öğrenmek oluşturur. Tango’ nun Roma’ da ne işi var demeyin; Roma’da Tango öğrenmek gibi bir şansım olsaydı çok iyi olurdu, bir taşla iki kuş! Öncelikle Tango hakkında derleme bir …



Sürücü (Drive)
Jack And Jill
My Week With Marilyn
Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Patlak Sokaklar: Gerzo…
Fetih 1453
Bel Ami
Resident Evil: Retribu…
Total Recall
Sinema Haber
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı