Bay Evet
Kahramanımız Carl; karamsar, umursamaz, eşinden boşanmış dolayısıyla hayatı boşlamış bir vatandaş olarak bir bankada çalışmaktadır. Önüne çıkan her teklif, fırsat veya seslenişi elinin tersiyle itip bardağın boş kısmında umutsuz ve mutsuz bir şekilde yaşamını sürdürürken günün birinde Erkan Yolaç’ın “Evet-Hayır” yarışmasından bîhaber eski bir tanıdığı “Oğlum Carl, nedir bu halin? Bak bütün sorularının cevabı işte bu elimdekinde.” diyerek yanlış anlaşılmalara mahal vermeden tiz elden ona bir broşür verir. Broşür “Evet De!” demektedir. Carl bu der mi? Arkadaşını fazla ciddiye almaz tabii. Ama hayatının sıkıcılık katsayısı da giderek artmaktadır. Sonunda, her halde iş olsun diye, broşürdeki çağrıya cevap verir ve kişisel gelişim kitaplarını yalayıp yutmuş, bu tip etkinliklere aşina olan bünyelere tanıdık gelecek bir seminere katılır. Ve seminer sonunda yaptığı anlaşmaya göre Carl, önüne çıkan bütün fırsatlara “Evet” diyecektir, aksi takdirde kötü bir lanet onu evet demediğine bin pişman edecek, ömür billah peşini bırakmayacak, ona “Hay bin kunduz!” dedirtecektir alimallah. Carl da seminerden sonra her şeye “Evet” der! Veee olaylar gelişir.
Nasıl gelişmesindir? Kahramanımız çük büyütme operasyonundan İranlı bir kadınla evlenme teklifine, bangee jumpingden evsiz, ayyaş bir adamın borç istemesine kadar her şeye evet dediği için olaylara bodoslama dalmaktadır, elinden bir uçan bir de kaçan kurtulur. Hayatı canlanıp dirilince Carl da hayat bulmaya, bardağın dolu kısmını görüp kadehleri yere çalmaya başlar. İşte bu ara, tabii ki olmazsa olmaz, aşk da kapıyı çalar. Filmimiz romantik filmlere taş çıkartacak hoşlukta sahnelerle ilerlerken adeta “Her eve bir Carl lazım.” dedirtir. Öte yandan, belki kendimize güvenimizin azlığından, belki risk almaktan korktuğumuz için aslında neler kaçırdığımızın örneklerini gözler önüne sunar. Verilen örnekler herkes için geçerli olamaz tabii, ama cesaretimiz olmadığı için hayatımızda kimbilir kaç kere evet’lerimizi hayır’a çevirmişizdir. Sırf azıcık daha cesaretimiz yok diye…
Filmi izlemeye karar verdiyseniz keyifli bir bir buçuk saat sizi bekliyor demektir. Üstelik filmde Jim Carrey oynuyor, daha ne olsun?
Yorum Yaz:
Yorum yazarken adınız, soyadınız, e-posta adresiniz ile yorumunuzu mutlaka girmelisiniz. E-posta adresiniz burada gözükmeyecek ve aynı zamanda başkalarıyla kesinlikle paylaşılmayacaktır. Lütfen yazı ile alakalı yorumlar yazmaya özen gösteriniz. Aksi halde yorumunuz yayımlanmayabilir.










Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Düşler Bahçesi / We Bo…
The Girl With The Drag…
Demir Leydi (The Iron …
Sürücü (Drive)
Fetih 1453
Bel Ami
My Week With Marilyn
Katilin Yüzü / Faces i…
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Fetih 1453 Yeni Fragma…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı
Yorumlar:
"Bay Evet" yazısı hakkında toplam 3 Yorum yazıldı. Siz de bu yazı hakkında yorum yazabilirsiniz.
Selçuk BEŞİKÇİ 15.3.2009 - 13:13
Yine jim carry yine jim carry guzel kurgu harika senaryo ve pespese siralanmis bir yigin kotu ruh halinden yine zekice cikarimlarla kurtulma cabasi…Komedi mi hayir bence kahkaha tufani ;)
buuzz mavi 21.4.2009 - 15:15
dünyanın yalansız ne kadar sade ve iyiliklerle döndügünün en iyi kaniti bu flimdir. ve insanın dogal davranması kadar dogal bişey yoktur. filmde jim carry hasta kiyafetiyle motorla gitmesi tam bir kahkaha firtinası. kaçirilmicak bi komedi bence.
nurhan yılmaz 25.5.2009 - 12:12
hayır diyerek neleri kaçırdımızı yada evet diyerek neler yapabilecegimizi ama en önemlisi gerektiğinde evet gerektiğinde hayır diyebilecegümizi gösteren kahkaha tutafı.zaten jim carry varsa kahkaha vardırrr