EKŞIN!
Babadan kalma bir film izledim dün; TARKAN/ Altın Madalyon. Onlu yaşlarımda(ki 60 lı yıllarda çekilen filmleri ancak onlu yaşlarımda idrak ederek izleyebildim :) ), benzeri dönem filmleri( Battal Gazi serileri, Malkoçoğlu serileri, Tarkan diğer serileri)kalbimizde hayranlıklar oluşturdu. Atalarımızın ne kadar güçlü ve yiğit olduklarını anlattı.
Yirmili yaşlara geldiğimiz zaman ise aynı filmleri babalarımız yine aynı heyecanla seyrederken biz “SAÇMA!” bulduk:
Mümkün müydü; bir kişi aynı anda otuz kişiyi birden haklasın?(hepsi de geri zekâlı düşman askerleri)
Mümkün müydü; İp cambazları, sadece iplerle kaleler fethetsin?(nöbetçilerinde hep arkası dönük)
Mümkün müydü; o kadar kahraman ve oyuncu içinden sadece “Atıl Kurt” en doğal oyunculuğu çıkarsın?
Mümkün müydü; Hıristiyan prenseslerinin hepsi de Battal Gazi’ye ya da Kara Murat’a, kısacası Cüneyt Arkın’a âşık olsun?
“Değişik bir şeyler de yapmak lazım” diye düşünürken yapımcılar, akıllarına, “Cüneyt Arkın’ı yakalamışken bir de dünyayı kurtartalım” fikri gelir ve DÜNYAYI KURTARAN ADAM nasıl mümkün olur da uzaylılara sadece karate ile karşı koyabilir?(olacak o kadar Cüneyt Arkın bu, uzay havası vız gelir).
Tüm bunlar; yirmili yaşlarımda, adı geçen filmlere “saçma” damgasını vurma gerekçelerimdi.
Şu an otuzlu yaşlardayım ve bakış açım mı değişti de üstte adı geçen filmlere “saçmalık” derken; yeğenlerim ve oğlum ile beraber; Milla Jovovich’in, Violet karakterini oynadığı Ultraviolet (2006) isimli filmi veya Charlize Theron’un, Sara Deever karakterini oynadığı Aeon Flux (2005) isimli filmi veya Jason Statham’ın, Frank Martin karakterini oynadığı Taşıyıcı Serilerini ağzı açık izleyebiliyorum.
Fark:
Aksiyon en üst sınırdayken, ağır çekim ile bize neyin ne olduğunu kare kare gösteren çekim tekniğinde mi?
Ateşi anımsatan tonların kullanıldığı renklerin büyüsünde mi?
Uçtuğuna bizi inandıran gerçek üstü kahramanların gerçekçi tutumlarında mı?
Milyon dolarlık kaza sahnelerinde mi?
Daha vizyona girmesine henüz iki sene varken sunuma başlayan ve bizi “mutlaka izlemeye” şartlayan reklam denilen yaratığın hipnoz gücünde mi?
1,5 saatlik filmin hemen hemen bir saatini sadece kaçış ve kovalamacaya ayıran “Tom ve Jerry” bilinçaltılı yönetmenlerde mi?
Yoksa:
“Ekşın!” denilen eksik olmaz patlama sahnelerinde mi?
Bilemedim doğrusu.
Ve ekran karşısında biz, tarzımız olmasa da, bir yakalanmaya görelim aksiyon dolu bir sahneye, o an ne yapacağımızı dahi unutuyoruz. Büyü gibi film yapıyorlar. Ama sonra bana sorsalar “filmden ne anladın” diye, kurgu da iyi değilse utanç içinde cevapsız kalırım.
Peki, ben ellili yaşlarıma geldiğimde(Allah ömür verdiyse) ve ben bugünlerde koleksiyona başladığım Tarkan, Battal gazi, Malkoçoğlu serilerini izlerken, oğlum bana der mi ki:
“Saçma sapan şeyler izliyorsun”
Saygılarımla
Lavinya Öz.
Etiketler:
Gizle/Göster- Aeon Flux
- Aksiyon
- atıl kurt
- battal gazi
- Charlize Theron
- Cüneyt Arkın
- DÜNYAYI KURTARAN ADAM
- ekşın
- ekşın yazı
- Eleştiri
- eski türk filmleri
- film eleştiri
- Frank Martin
- Jason Statham
- Kara Murat
- lavinyaoz yazıları
- Makale
- makale yazı
- Malkoçoğlu
- Milla Jovovich
- Sara Deever
- sinema eleştiri
- sinema ile ilgili yazı
- sinema yazıları
- sinema yorumları
- sinemacılık
- sinemada nerdeyiz
- sinemada neredeyiz
- sinemakale
- tarkan altın madalyon
- Taşıyıcı
- Tom ve Jerry
- Türk Sineması
- Ultraviolet
- Violet
- yazı makale
Yorum Yaz:
Yorum yazarken adınız, soyadınız, e-posta adresiniz ile yorumunuzu mutlaka girmelisiniz. E-posta adresiniz burada gözükmeyecek ve aynı zamanda başkalarıyla kesinlikle paylaşılmayacaktır. Lütfen yazı ile alakalı yorumlar yazmaya özen gösteriniz. Aksi halde yorumunuz yayımlanmayabilir.






Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Düşler Bahçesi / We Bo…
The Girl With The Drag…
Demir Leydi (The Iron …
Sürücü (Drive)
Fetih 1453
Bel Ami
My Week With Marilyn
Katilin Yüzü / Faces i…
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Fetih 1453 Yeni Fragma…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı
Yorumlar:
"EKŞIN!" yazısı hakkında toplam 5 Yorum yazıldı. Siz de bu yazı hakkında yorum yazabilirsiniz.
fafatuka 04.1.2010 - 17:17
Hoş bir yazı, doğru bir tespit olmuş :))
Film yorumlamanın dışında bu tür “7. sanat – insan” ilişkisini irdeleyen yazıların yayımlanması sitemiz için de çok hoş olur bence :)
Lavinya Oz 04.1.2010 - 19:19
Teşekkür ederim.
Bence de benzer yazıların yayınlanması gelişmeye yönelik güzel bir tutum olur :)
Ethem Sak 05.1.2010 - 0:00
Öncelikle yazın için teşekkür ederim. Ehh bu tarz yazıların yayınlanmasını daha önceden de istiyoduk ancak yazmaya fırsatımız olmadı yada diğer yenilik çalışmalarından buna bir türlü geçemedik.
Artık bundan sonra bunun gibi makalelerlede paylaşım yaparız.
Tekrar teşekkürler. Kolları sıvayalım o zaman :)
aslı asya 05.1.2010 - 9:09
doğru tespit..keyif verici uslup..gerekli bir makale..bizi bir uykudan uyandırdınız(diğer okurlarımız içinde aynı şey geçerliyse) malkoçoğlu bileğinin hakkıyla karate yaparken saçmaydı.ama aynı şeyi matrix yapınca ağzımızın suyu aktı nedense.kalemine sağlık.bu tür makalelerimizn devamını diliyorum..
Lavinya Oz 05.1.2010 - 17:17
@aslı asyalı
Değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Uslubumun beğenilmesi benim için en muhteşem iltifattır :))
@Ethem Sak
Tamamdır… Sıvayalım kolları.