Korkudan Korkmadım
- 22.1.2010 | 22:22
- Makale
- 5 Yorum Var
Bir zamanlar korku filmlerinin ustası (benim için) Alfred Hitchcock vardı, bu işi en iyi yapanlardandi çünkü Alfred Hitchcock, insanların psikolojisini çok iyi analiz edebiliyordu ve insanların bilinç altındaki korkularını senaryonun akışına göre sergileyebiliyordu. Bir sonraki adımı tahmin etmek zordu, ya sonra şüpheli şahsı bulabilmek için kafa yorarken aniden kabuslarımızda görebileceğimiz bir tip (karakter), sırf o anki duruma uygun mimikleriyle bile korku adına yaşanabilecek en heyecan verici duyguyu-korkuyu yaşatabiliyordu. İşte korkarken düşünmek, kahramanla beraber adım atmak ve kafalarda bir takım sorular. Bir sonraki kurban kim olabilir ve asıl katil kim? Film bitene kadar psikolojik şavaş veriyorsunuz.
Oysa şimdi…
Son zamanlardaki korku filmlerinin bazıları dikkatimi çektide senaryodan çok ölüm anındaki çığlıklar, vucuttaki kanın bir anda sıçrayışı ve ne kadar vahşice yapılabiliyorsa o kadar iğrençleşebilmek hepsi bu. Mantık aramadan ve bir hikayeye bağlı kalmadan sade vahşet benim ilgimi çekmiyor. Eski filmler teknolojiden uzaktı ama mantıklı adımlarla izleyiciyide beraberinde taşıyabiliyor ve sonunda ne olacağının meçhul olduğu bir senaryoyla katilin veya kurbanın psikolojisini hissedebiliyorduk.
Şimdiki gişe amaçlı basit senaryo ve vahşetle süslenmiş korku filmlerinin hangisi mide bulantısı dışında seyirciye birşey veriyor? Amaçsızca öldürme içgüdüsüyle yanıp tutuşan bir karakter, ve karşısına çıkan herkesi değişik iğrençliklerle yok etmek, hepsi bu. Artık korkmak yerine dayanıklılık testinden geçmek için korku filmlerini lzlemiyormusunuz?
Tabiki istisnalar kaideyi bozmayacak!
Teşekkürler.
Etiketler:
Gizle/Göster- Alfred Hitchcock
- eski ve yeni korku filmleri
- eskiden güzeldi
- iğrenç korku filmleri
- Korku deği saçmalık
- korku değil vahşet
- korku eleştiri
- korku film saçmalığı
- korku filmi
- korku filmi değil berbat filmler
- korku filmleri
- korku filmleri eleştiri
- korku filmlerindeki saçmalık
- korku hakkında
- korku makale
- korkudan korkmadım
- Korkudan Korkmadım ethem sak
- Korkudan Korkmadım makale
- Makale
- makale sivrisinema
- saçma korku filmleri
- sinema eşeltiri
- sinema makaleleri
- sinemakale
- sivri makale
- sizrisinema makale
Yorum Yaz:
Yorum yazarken adınız, soyadınız, e-posta adresiniz ile yorumunuzu mutlaka girmelisiniz. E-posta adresiniz burada gözükmeyecek ve aynı zamanda başkalarıyla kesinlikle paylaşılmayacaktır. Lütfen yazı ile alakalı yorumlar yazmaya özen gösteriniz. Aksi halde yorumunuz yayımlanmayabilir.









Bal
Yüreğine Sor
Ay Lav Yu
Zindan Adası (Shutter …
Ciddi Bir Adam (A Seri…
Şans Perisi İş Başında…
Oyuncak Hikayesi 3 (To…
The Expendables
Tron Legacy
Inception
Yorumlar:
"Korkudan Korkmadım" yazısı hakkında toplam 5 Yorum yazıldı. Siz de bu yazı hakkında yorum yazabilirsiniz.
fafatuka 23.1.2010 0:00
Şahsen korku-gerilim filmlerini sevmem; hem izlerken korktuğum için hem de tam da yazında bahsettiğin insanın insanlıktan çıkmış hallerini görüp ruhumun huzurunu bozmak istemediğim için.
Ve tabii anlamıyorum ben de, gerçekten de insanlar bu tip filmleri (testere, hostel falan) izleyip nasıl keyif alabiliyorlar. Aslında bu tür filmlerden hoşlanan arkadaşlar yazsa buraya, belki ön yargılıyızdır, bu ön yargılar kırılır.
Ethem Sak 23.1.2010 0:00
Korku filmi olmaması lazım gibi bir renksizlikten yana değilim…
Sinema adına eskiye nazaran gerileyen tek tür korku filmleri oldu (dünya çapında).
Gün geçtikçe korku psikolojisinden uzaklaşıp işin sadece vahşete dönüşmesinden şikayetçiyim.
Bu böyle oldukçada fafatuka’nın söylediği gibi +ben, bu tarz filmler hoşuma gitmeyecek.
Ve tabiki istisnalar var.
KanesHiro 23.1.2010 13:13
Senelerdir, Korku-Gerilim turu filmler izleyen biriyim. zaman bir tunel biliyorsunuzki. Ve bu tunelde cesitli “cag”lar var. Biz nasil ki, 15 yil onceki gibi kalamadiysak, ve her daim degistiysek, evrendeki herseyde degisti. Bu klasik-felsefik-ukalatotik(!) giristen sonra demek istedigim sudur ki, sinema sektoru, izleyicnin istedigini bulmaya odaklanmadikca daha cok kan-vahset-ciglik icerikli filmler korku-gerilim olarak izleyicinin onune surulecektir. Son yillarda izledigim korku filmlerinde birakin korkmayi, gerilemedim bile.. Hep bir ukala tebessum vardi dudagimda. “Hahh! simdi kapidan girecek! Hohh simdi kizi sacindan tutacak” gibi sevimsiz tahminler ve bu tahminlerin gercek olmasi benim gibi, korku turu film izleyip bundan “zevk” alan birini bile baydi.
Korku filminden zevk almak, bazilarina hastalikli bir sey olarak gorunebilir. Hergun, kankasina, baldizina, enistesine, yegenine, arkadasinin kocasina kapi arkalarinda atlayan hatunlarin ve adamlarin oldugu dizilerden zevk alanlar nasil degerlendiriliyorsa, korku filmini izleyip bundan ( film turunden) zevk alanlarda oyle degerlendiriliyor.
Her sektorun kendine has kalitesi olmalidir. Bu kaliteyi belirleyecek ve duruma gore yukseltip-alcaltacak olanda izleyicidir. Bu seneye kadar hem avrupa hem uzakdogu korku-gerilim filmlerini takip etmis biri olarak goruyorum ki, zaman ilerledikce, kan-vahset-organlarin bedenden firlamasi gibi seylerin izleyiciyi korkuttugunu zanneden senaristlerde degil suc. kan-vahset-organlarin bedenden firlamasi gibi seylerin kendilerini korkuttugu izlenimini veren izleyicide.
Sen eger bunu satin alirsan ( manevi olarak da) adam da, bir sonraki cekimde fazladan ciglik effecti ekler filmine. Bu satis-pazarlama politikasidir. Tuketicinin egilimi noktasinda uretime gecerler.
Aklimda kalan gerilim filmlerinden ilki bone collector ( Kemik kolleksiyoncusu-denzel washington-angelina jolie) filmidir mesela. Bence basarili bir kurgudur ve korku-gerilim turundeki klasik yerini almaya hak kazanmistir.
Sonuc olarak, korku-gerilim izleyen herkes, kan gormekten, adam oldurulmesini izlemekten zevk alan sapiklar, ruh hastalari degildir sanilanin aksine. en azindan ben bu yasima kadar izledigim filmlerden etkilenip, kimsenin sacini-basini yolma tesebbusunde bulunmadim, kimsenin bagirsaklarini eline de vermedim.
Film de oldugu kadar, izleyici kitlesinde de kalite vardir. Bu da filmin tutunmasinda onemli bir faktordur.
fikret 23.1.2010 17:17
@Kaneshiro
“Film de oldugu kadar, izleyici kitlesinde de kalite vardir. Bu da filmin tutunmasinda onemli bir faktordur.”
aynen öyle hocam, o yüzden korku ve gerilim türü filmlerin yapımcısına/senaristine kızmak yersiz. Yaptıkları izleniyor çünkü…Film her ne kadar türüyle alakasız veya başarısız olsa da izlendikten sonra adamın ne tür bir kaygısı olabilir ki.
Bkz. “İvedik” denilen mahluk, tamam bu örnek korku & gerilim kategorisi içine girmiyor, komedi türünde olduğu söylenir ama bana sorarsanız daha çok bir vahşi doğa belgesi:=). Şimdi korku ve gerilim türündeki günümüzdeki filmlerin çoğu nasıl gerekli tadı vermiyorsa, Bu bahsettiğim mahlukun olduğu filmlerde aynı şekilde komedi, mizah, ironi hiç bir şey yok. Ethem’in bahsettiği korku filmlerindeki insanı tiksindiren iğrençliklerin alası bunda var ama gel gör ki vizyona girdiğinde gişe rekoru kıracak duruma geliyor.
Kıssadan hisse bu bir arz talep meselesidir, talep eden kitle Kaneshiro’nun dediği gibi ne kadar kaliteli olursa, arz edilen de o kadar olur.
KanesHiro 30.1.2010 21:21
sevgili Fikret;
toplum olarak o kadar ajite olduk ki, -cok afedersiniz- adam alenen osursa guluyoruz..Oysa, edep denen bir sey vardi eskiden. Toplum icinde yapilamayacak hareketler, konusmalar vardi ve boyle buyutulduk. Ama simdi bakiyorum da, komedi-korku-gerilim farketmiyor; toplumun ic dunyasina bastirdigi o “disa vurulamayan, sozsuz kanunlar”dan leri gelen her davranis, filmlere kurgulaniyor.
Bizim yapamadigimizi beyaz perdede gorunce bir “hos” oluyoruz..
Korku turunde begenerek izledigim uzakdogu yapimlari var. Ama uzakdogulu yonetmen ve senaristlerinde, isin vicigini cikardigi filmler olmus.Onlari da ozellikle fikir edinmek icin izledim.
Yakin zamanda Ethem’e bir film yorumu yolladim. Tiksindim filmden. Three Extremes filmin adi. Ethem eklediginde okumanizi tavsiye ederim.
Benim gibi Uzakdogu yapimi filmleri sindire sindire izleyen birini bile cigrindan cikarttilar:)