Sinema Çekim Tekniği: Dogme 95
Hep merak ettiğim, internette dolaşırken acaba bu nedir diye düşündüğüm bir kavramdı Dogme 95. Ocak ayında izlediğim bir filmden sonra artık ??bilmediğini izlemek?? kavramından biraz kurtulmak ve bir fikir oluşumunu sağlamak için araştırmaya başladım. İşin içine biraz da merak öğesi girdikten sonra, bu konu hakkında birtakım veriler öğrendim ve artık bunları paylaşma zamanının geldiğine karar verdim. Nedir bu Dogme 95? Neden bu tarzda filmler çekiliyor?
Dogme 95, 1995′te danimarkalı yönetmenler Lars von Trier, Thomas Vinterberg, Kristian Levring, ve Søren Kragh-Jacobsen tarafından başlatırmış avantgarde film yapım akımıdır. Bu akım bazen ?Dogme 95 Collective? veya ?the Dogme Brethren? olarak da bilinir. Dogme 95 akımı bir manifesto olarak da bilinir ve yapılırken ??yemin?? kurallarına sadık kalınır. Bu kurallar bütününe ?? VOW OF CHASTITY ?? denmektedir. (Tam metni bağlantılarda bulabilirsiniz) Kuralların içinde; çekerken yapılması gerekenler, çektikten sonra yapılması gerekenler ve yönetmenlerin yemin tarzı bir sözü bulunmaktadır;
“ayrıca bir yönetmen olarak kişisel beğenilerimden uzak duracağıma söz veriyorum! Ben artık bir sanatçı değilim. Anın bütünden daha önemli olduğunu düşündüğüm için, bir sanat eseri yaratmaktan sakınacağıma söz veriyorum. Amacım, karakterlerimin ve mekânlarımın içindeki gerçeği ortaya çıkartmaktır. Bunu tüm kişisel zevklerim ve kaygılarım pahasına yapmaya çalışacağıma söz veriyorum. Böylece iffet yeminimi ediyorum.”
Peki, bu işin gelişim süreci nasıl? Şuradan başlayayım, izlemeye asla dayanamadığım ve bu yüzden bile bile kaçırdığım bir sürü siyah beyaz film vardır sinema tarihinde. Anlayacağınız üzere sinema ilk yıllarda siyah beyaz başlamıştır. Daha sonra olayın içine ses ve renk unsurları gelince sinema seyircisi biraz daha artmış, insanlar sinemanın ne olduğunu tam olarak anlamaya başlamışlardır. Yıllar ilerledikçe teknolojinin işin içine girmesi, bir dönüm noktası olmuştur. Bir süre teknoloji sadece bir yardımcı öğe olarak gözükmesine karşın daha sonra filmlerde resmen başrol oynadı. Zor çekimlerin düzenlenmesinde, hataların düzeltilmesi ve seslerin aranjmanıyla devam etti. 2010 yılına geldiğimizde ise artık teknoloji öyle bir noktaya geldi ki; bizler çoğu filmde sadece teknolojik izler bulduk. Hatta teknoloji artık o kadar ilerledi ki yönetmenler hayal dünyalarını tamamen teknoloji sayesinde sinemaya aktarmaya başladı ve oyunculuk kalitelerinde eskiye oranla belirgin bir düşme oldu. Oyuncuların işleri (görünüşte) biraz daha kolaylaştı ve bizlere sadece içi boş ama görsel anlamda bir o kadar dolu filmler prodükte edilmeye başlandı. Bilinçli sinema seyircileri bu konuyu düşünmeye ve eleştirmeye başladı doğal olarak. Ama tam bu noktada 1995 yılında, bazı yönetmenler bu tarzın, sinema seyircisini sinemadan uzaklaştırdığını düşünerek yeni bir akım başlatmaya çalıştılar. Bu akım Dogme 95 tekniğini kullanarak film çekmekti.
Peki, bu teknik nedir, nasıl işler? Dogme 95 tekniğinin benim lugatımda kısaca açıklaması: %100 doğallık. Müziksiz, efektsiz, elde sallanan titrek kameralerla çekim yapılarak filmlere gerçeklik duygusu kazandırılmaya çalışıldı ve birçok başarılı film çıktı bu teknik sayesinde. Bu tarz filmler, şüphesiz daha gerçekçi bir tarz ve senaryo barındırdıklarından dolayı, çoğu sinema seyircisi bu akımı destekler oldu. 1995 yılındaki başlangıçtan sonra birçok film çekildi ve bu teknik halen kullanılmaya devam ediliyor. Ayrıca eklemek istiyorum ki, bu tekniğin %100 olarak kullanılmadığı filmlerde bile, bir parçasını kullanmayı tercih eden yönetmenler var. En güzel örnek yakın geçmişteki, Matt Damon?un oynadığı ??Green Zone?? filmi. Filmi izlerken kameranın inanılmaz derecede sallanması ve çok sert hareketlerle bölümler arasındaki geçişler olarak verilebilir. İşte bu bir Dogme 95 tekniğidir.
Tekniği anlattıktan sonra, bir Dogme filmi çekilirken hangi kurallara uyulması gerektiğini sayalım.
1- Çekimler stüdyo dışında yapılmalı (Hikâye özel bir sahne donanımı gerektiriyorsa, stüdyo dışında uygun bir mekân seçilmeli).
2-Ses, kesinlikle görüntülerden ayrı olarak üretilmemeli ya da tersi (Sahne içinde üretiliyor olmadığı sürece müzik kullanılmamalı).
3-Kamera, el kamerası olmalı. El kamerasıyla elde edilecek hareketlilik ya da hareketsizlikler serbesttir (Film, kameranın durduğu yerde çekilmemeli, kamera filmin olduğu yerde olmalı).
4-Film, renkli olmalı. Özel ışıklandırma kullanılamaz (Çekilecek sahnede filmin pozlandırması için çok az ışık varsa, sahne kesilmeli ya da tek bir lamba kullanılmalı).
5-Optik numaralar ve filtreler yasaktır.
6-Film, gelişigüzel aksiyon içermemeli (Öldürme, silahlar, vb bulunmamalı).
7-Zamansal ve coğrafi yabancılaştırmalar yasaktır (Film, şimdi ve burada geçmelidir).
8-Tür filmleri kabul edilemez.
9-Film formatı 35 mm olmalı.
10-Yönetmen, jenerikte belirtilmemeli.
Kısacası kuralları okuduktan sonra bizim bayıldığımız, hatta isimlerine taptığımız Hollywood yapımı filmlerde kullanılan ne varsa, hepsine karşı bir akım olarak nitelendirebiliriz. Artık zamanımızda filmdeki karakterlerin bile bilgisayar ortamında yapıldığını düşündüğümüz zaman, bu tarzı biraz denemeyi düşünebiliriz. Böylece yapısal olarak bizleri büyüleyen ama içleri bir o kadar boş olan filmlerden biraz olsun kendimizi sıyırabilir, ufkumuzu genişletebiliriz.
Ama her zaman olduğu gibi bunu da yarım yamalak yapmayı başaranlar ya da bu manifestoyu kendi çaplarında esnetmeyi başaranlar var. Örnek vermek gerekirse; ??The Celebration(Festen)?? filmi Dogme örneği bir yapımdır ve daha komiği yapılan ilk dogme filmlerinden biridir. Camın olduğu bir kurşun sahnesinde, yönetmenimiz özel ışık kullanmıştır ve bu kayıtlara geçmiştir. Lars Von Trier, ??The Idiots?? filminde arka plan müziği kullanmıştır. Aynı şekilde biraz sonra size vereceğim tavsiye filmler arasında da %100 Dogme diyebilceğimiz bir film ne yazık ki yok. Yönetmenler bu kurala ihanet etmeye devam ediyorlar ama şu şekilde düşünebiliriz; güncel sinema dünyamızda yönetmenler her ne kadar bizlere sahnelerin gerçek olduğuna inandırmaya çalışsalar da, aslında gerçek olmadığını biliyoruz değil mi?
Günümüzde kaçınılmaz bir son olduğu gibi, her yeni çıkan akımda ya da teknikte buna laf atmak zorunda kalanlar da olmuştu. Hatta Amerikalı eleştirmen Armond White bu akımı nitelendirirken; bu manifestonun amatör porno çekiminden bir farkının olmadığını söylemesine kadar gitmiştir. Bu kadar ağır eleştirilere bence gerek yok, en azından farklı bir şeyler deneyen insanların yaptıklarını beğenmeseler bile, buna saygı göstermek zorunda olduklarını düşünüyorum. Acımasızca eleştirilerin yerine, biraz daha teşvik edici bir sistem kullanılabilirse, sinemaya başlamaya meraklı olan genç yönetmenlerin de önünün açılabileceğini düşünüyorum. Her film çekmek isteyen, yüksek bütçeli filmlerle başlayamıyorlar bu işe. Dogme tekniğini kullanarak önce temelini öğrenip daha sonra pahalı bütçeli yapımlara imza atabilecek bir sürü yetenek vardır.
Yazının sonlarına gelirken, izlenmesi gereken filmlerden bahsetmek istiyorum. ?The Celebration? ve ?The Idiots? mutlaka izlenmesi gereken filmlerden. Çünkü akımın nasıl başladığını ve bunun ilk kez uygulandığı alanları görebiliyorsunuz, farkı anlamak için. Çekilen 14* numaralı Dogme filmi olan ?Joy Ride?, 28 numaralı film ?Open Hearts? benim tavsiyelerim arasına girer.
Benim Dogme hakkında bildiklerim, araştırdıklarım ve tabiî ki derlemeye çalıştıklarım burada sona erdi. Ama siz biraz daha fazla bilgi edinmek ve üşenmeden ben okurum bu işi diyenlerdenseniz aşağıda size faydasını dokunacağını düşündüğüm bağlantıları sıralıyorum. Teşekkürler.
- VOW OF CHASTITY
- Kristian Levring interview
- Dogme 95 – Dogmefilms
- “Remodernist Film Manifesto”, When The Trees Were Still Real, August 27, 2008 Retrieved September 1, 2008
- http://uffilmanalysisfour.pbworks.com/List-of-Dogme-Films
- To the Rescue of Cinema: Dogme 95 at BrokenProjector.com
- GreenCine primer on Dogme95
- The Dogpile95 movement’s website
- Interview with The Dogme Doctor Mogens Rukov
- Official Nimbus Film website
- Lars From 1?10, a ten-minute film in which Lars von Trier reflects on Dogme 95.
- ‘DOGME 95′, John Roberts, New Left Review I/238, November-December 1999
* Merak başa bela, neden bu filmlere numara veriliyor? Bunun tam açıklamasını bilmediğimden dolayı kendi yorumumu ve okuduklarım arasından bir derlemede bulunmak istiyorum. Eskiden filmler çekildikten sonra Dogme filmi diye piyasaya gönderiliyormuş ve hepsi Dogme özelliklerini taşıyamıyormuş doğal olarak. Daha sonralarında buna kafa yoran arkadaşlar, bu işi biraz resmileştirmeye karar vermiş ve bir zaman sonra piyasaya çıkan filmler bir kontrolden geçirildikten sonra Dogme filmi olduğu garantisi veriliyormuş. Yukarıda belirttiğim ??VOW OF CHASTITY?? de buna dağil. Bu duruma göre şu anda piyasada resmi kayıtlara göre 254 tane Dogme tarzında film var.
Etiketler:
Gizle/Göster- çekim tekniği
- Dogme 95
- Dogme 95 arşivi
- Dogme 95 çekim tekniği
- Dogme 95 ekibi
- Dogme 95 film listesi
- Dogme 95 film videoları
- Dogme 95 filmleri
- Dogme 95 hakkında
- Dogme 95 kimdir
- Dogme 95 kimler var
- Dogme 95 liste
- Dogme 95 nedir
- Dogme 95 sinema
- Dogme 95 tarz filmler
- Dogme 95 video
- dünyanın en iyi kameramanı
- en ucuza film çekme
- film çekim tekniği
- film çekim teknikleri
- film tekniği
- kamea çekim tekniği
- kamera çekim
- sinema çekim tekniği
- sinema çekmek
- sinema tekniği
- sinemada akın
- yeni bir sinema akımı
Yorum Yaz:
Yorum yazarken adınız, soyadınız, e-posta adresiniz ile yorumunuzu mutlaka girmelisiniz. E-posta adresiniz burada gözükmeyecek ve aynı zamanda başkalarıyla kesinlikle paylaşılmayacaktır. Lütfen yazı ile alakalı yorumlar yazmaya özen gösteriniz. Aksi halde yorumunuz yayımlanmayabilir.
















Sürücü (Drive)
Jack And Jill
My Week With Marilyn
Karanlıklar ülkesi 4: …
Berlin Kaplanı
Açlık Oyunu / The Hung…
Çok Gürültülü ve Çok Y…
Pamuk Prenses’in…
Siyahlı Kadın
Mevsim Çiçek Açtı
Sinema Haber
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı
Yorumlar:
"Sinema Çekim Tekniği: Dogme 95" yazısı hakkında toplam 3 Yorum yazıldı. Siz de bu yazı hakkında yorum yazabilirsiniz.
fafatuka 22.8.2010 - 14:14
Hiç bilmediğim bir şeydi, gerçekten de güzel ve açıklayıcı bir yazı olmuş, teşekkür ederim. Merakın hiç bitmesin…
Biblio 22.8.2010 - 17:17
Çok ilgi çekici bir yazı, merakla okudum, filmlerden izlediğim var mı diye araştırdım biraz :) Teşekkür ediyorum.
Halil Erol 22.8.2010 - 22:22
güzel bir yazı olmuş, bilgile ve akıcı yazım tarzın sonuna kadar okuyup araştırmama neden oldu.
tebrik ederim keyif aldığımı söylemek isterim