Biutiful ve Innaritu
Inarritu 2010 yılına kadar yaptığı 3 uzun metraj film ile günümüz sinemasının şimdiden saygıdeğer yönetmenlerinden biri oldu. 2010 yılında ise bana göre kariyerinde hem bir zirve hem de bir dönüm noktası yaşadı Biutiful adlı bu şaheser ile. Bugüne kadar filmlerinde çalıştığı senarist Guillermo Arriaga ile yolunu bu film ile ayırıp, biraz da kendi geçmişinden izler taşıyan bir film yapmış. Ayrıca sadece senarist değişikliği değil kurguda da farklı bir yapı söz konusu bu filminde. Daha önceki …
Olağan Şüpheliler / The Usual Suspects
- 04.4.2011 - 0:00
- Gizem Macera Polisiye Psikolojik
- 3 Yorum
Asırlardır film izleyemiyor olmak; hafif serin, hafif de yağmurlu bir cumartesi günü sıcacık evimde yalnızlığımı ne ile kapı dışarı edecek oluşum konusunda karar alışımı kolaylaştırmıştı aslında. Niyetim çıkıp güzel bir film almaktı başlangıçta ama camıma vuran minik yağmur damlaları korkuttu gözümü. Ve başladım kitaplığımın raflarında gezinmeye, birinci raf geçildi, ikinci, üçüncü ve ta ta ta taam! “The Usual Suspects”! 1995 ABD yapımı, senaryosu Christopher McQuarrie, yönetmenliği ise Bryan Singer’a ait olan gerilim türündeki bu filmin son dakikalarında …
Akıl Defteri / Memento (2000)
Bu yazıda bir terslik olduğunu düşünüyorsan haklısın. Bu yüzden yazıyı okumaya sondan başlamalısın. Filmden Replik Kendimize kim olduğumuzu hatırlatmak için hepimizin aynalara gereksinimi var. Leonard Shelby *Memento Mori, Latince de “Hatırla, Öleceksin” anlamına geliyor. Kısa hikâyeyi merak ediyorsanız buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Filmi ilk izleyişinizde bütün her şeyi eksiksiz olarak kavramanız imkânsıza yakın. Ama filmi izledikten sonra iyice düşünüp, yap-boz’un parçalarını tek tek yerleştirirken çok keyif alacağınızı garanti ediyorum. Kim bilir belki de filmi tekrar izlemek isteyeceksiniz. …
Kosmos
- 03.4.2011 - 4:04
- Dram Psikolojik
- 4 Yorum
Beyazlar içinden koşarak gelen tuhaf adam derede boğulmak üzere olan kardeşini kıyıya çıkartıyor, daha sonra neredeyse ölmüş çocuğu kucaklayarak adeta ona yeniden hayat veriyor. Telaşlı görünen bu yabancının yanından korkuyla karışık bir aşkla ayrılıyor Neptün (Türkü Tuna). Karlarla kaplı bu sınır kentinin derdi sınırın açılıp da ‘ötekilerin’ gelerek bu kendi halinde kenti de ötekileştirmesi. Burda yabancılara pek yer yok. Ama mucizevi bir şekilde çocuğunu kurtaran adama,Yahya (Hakan Altuntaş) sahip çıkıyor. Köye gelen bu adam, Battal (Sermet Yeşil), mucizesi kulaktan kulağa duyulunca, …
Güz Sonatı / Autumn Sonata (1978)
Ingmar Bergman‘ın 1978 yılında çektiği Güz Sonatı / Autumn Sonata, yönetmenin oyuncusu az ama söyleyecek sözü çok filmlerinden biri. Bergman‘ın vazgeçilmez oyuncularından Liv Ullmann‘ın ve Ingrid Bergman‘ın başrollerde olduğu film, “Bir kadın, ailesine ne kadar yabancılaşabilir? Bir anne, çocuğunun psikolojisini ne kadar bozabilir? Bir çocuk, en çok sevgi görmesi gereken insandan ne kadar nefret edebilir?” sorularına, olayı insanî boyutundan çıkarmadan ama insanın içinde ince bir sızı bırakmayı da ihmal etmeyerek yanıt veriyor. Charlotte (Ingrid Bergman) …
Cyrano Agency [2010]
Cyrano De Bergerac’dan alınma ve muhteşem bir örgü ile Güney Kore yapımına uyarlama bu film. Cyrano De Bergerac, biliyorsunuz ki, kuzeninin sevdiği kıza aşıktır. Çirkin ve beceriksiz kuzen, kıza bir türlü ahvalini aktaramayınca, iş Cyrano’ya düşer ve kuzeninin yerine, aslında kendi sevdiği kadına, aşk mektupları yazmaya başlar. Film bu döngü merkezinde kurgulanmış. Elbette günümüze de uyarlanarak. Kendi aşk hayatında başarısız bir tiyatro oyuncusu, diğer işsiz ama rol kabiliyeti olan tiyatrocularla bir “copcatan” acentası kurar. Kendi …
Dövüşçü / The Fighter [2010]
Herkes bu filmi Cinderella Man filminin bir kopyası olduğunu söyledi, konuştu. Cinderella Man’i de izlemiş biri olarak, The Fighter’ı biraz daha büyük bir şevkle beklemeye başladım. Öncelikle buna dikkat çekmek istiyorum. Film hakkıda konuşulduğu kadar ses getirebilecek güzel bir yapıt olmuş. Buna ek olarak rakiplerinden ya da bu tarzdan kendini ayıran belirli özellikleri de içinde barındırması onu eşsiz bir noktaya taşımış . Film genel olarak sadece dövüş sahnelerini ya da şiddetli yumruk sahnelerinden ibaret gibi …
The Man From Nowhere
Filmin oyuncu kadrosu ciddi mana da sanki benim için seçilmiş gibi. Daha önce, A Brand New Life filmindeki rolü ile, benim içimi paramparça eden Sae-Ron Kim, bu filmde de ; ekrandan içeri girip, kucaklayıp ; güvenli bir yere saklama duygusu uyandırdı. Sae-Ron; kesinlikle “mimikleri” ile bir çok duyguyu – özellikle acı çekme duygusunu- size yansıtabilecek bir “çocuk oyuncu”. Bu alamda, bu ufaklığın, sinema ve hatta tiyatro sektöründe gayet başarılı yerlerde olacağına eminim. Won Bin, aslına …
Londra Bulvarı / London Boulevard [2010]
Türk filmi kıvamında olmadı mı? Ağır bir gangsterin hapishaneden yeni bir hayat kurma hayaliyle ve bir daha pisliğe bulaşmama amacıyla çıkar. Doğru kadınla evlenip hayatını artık belaya bulaşmadan devam ettirmek istemektedir. Elbette arkadaş çevresi sayesinde hapisten çıkar çıkmaz teklifler ve yeni suç ortaklıkları başlar fakat her seferinde bu işlere bulaşmak istemediğini belirtmektedir. Derken hayatının kadınıyla tanışma fırsatını bulur ve onunla birlikte olmak istemektedir yalnız bir sorun vardır, geçmişi onun peşini bir türlü bırakmayacaktır. Hapishaneden çıktıktan …
Cesaretin Var mı Aşka? / Jeux D’enfants (2003)
Aşk… Bu üç harf ve tek kelimeyi hepimiz kendimize göre tanımlarız, anlam çıkarırız. Kimimize göre güven, kimimize göre sadakat, kimimize göre tutku, uyum, mutluluk, alışkanlık,tır kısaca. Kimileri de acı, yalnızlık, çaresizlik olarak tanımlar kendince. Çoğu zaman herkesin beklentileri de aynıdır aşktan; karşılık bulmak, eksik yanının tamamlanması, başka bir vücutta yeniden doğmak, bir olmak… Beklentiler, umutlar, istekler… Beyaz perdenin olmazsa olmazıdır aşk. Hemen hemen her filmde kendine yer bulur, çoğu zamanda yıldız sadece kendisidir. Bazen bir …
ArAf’tan Cennet’e, Cennet’ten Cehennem’e
Öğrencilik yıllarında evli bir adamdan hamile kalan, gebeliğinin on altıncı haftasında sağlıksız ve yasal olmayan koşullarda bebeğini aldıran Eda, yine öğrencilik yıllarında tanıştığı ve üç yıl sonra evlendiği Cem ile mutlu bir evlilik sürdürüyordur. Ve derken aşkları ilk meyvesini verir; Eda tekrar hamiledir. Ancak Eda hamileliğinin ilerleyen aylarında sıra dışı olaylar yaşamaya başlar. Daha önceki hamileliğinde aldırdığı bebeği intikam almak için geri dönmüştür… Hem de Panda makyajlı küçük bir kız olarak! (Bundan sonra ona kısaca Panda …
Persona (1966)
- 25.3.2011 - 3:03
- Dram Psikolojik
- 16 Yorum
Sinema tarihinin usta yönetmenlerinden Ingmar Bergman tarafından 1966’da çekilen Persona, çoğu eleştirmenlerce sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri (kimilerince de en iyisi) olarak kabul ediliyor. Kaldı ki yönetmenin çoğu filmi zaten sinema sanatının başyapıtları içinde. Böyle olunca, bir sinemaseverin ömründe en azından bir Bergman filmi izlemesinin elzem olduğu kanaatine varabiliriz rahatlıkla. Persona’yla başlıyoruz. Yalnız baştan söyleyeyim, yazıda filmin ispiyonlarını (spoiler) ayıklayamadım, hal-i hazırda filmi izlememişseniz yazıyı okumayı izledikten sonraya bırakmanız önerilir. Evet, başlayalım. Filmin başlangıcı …
De Indringer [2005]
İkimizde aynı değil miyiz şimdi? Severek izlediğim ve takip ettiğim Belçika sinemasına ait çok güzel ve özel bir film olduğunu düşünüyorum. İnternette film hakkında neredeyse hiç yorum yapılmamış ve ortalıkta fazla dolaşan bir film olmamasına anlama veremedim, lakin eğer sıralama yapmak istesem; Belçika sineması klasmanında çok üst sıralara koymak isteyeceğim bir film. Konu olarak film, kızını kaybeden bir babanın, kızını bulma çabaları. Şehirde başlayan ve daha sonra biraz ileriye sararak; ıssız bir köyde devam eden …



Berlin Kaplanı
Düşler Bahçesi / We Bo…
The Girl With The Drag…
Demir Leydi (The Iron …
Zenne Dancer
Sürücü (Drive)
Fetih 1453
Bel Ami
My Week With Marilyn
Katilin Yüzü / Faces i…
BatesMotelPro’da…
2. Uluslararası Engels…
Yenilmezler (The Aveng…
Beyazperdenin Yeni Sah…
Fetih 1453 Yeni Fragma…
Yoruldum Patron
KISA’CA..
“PERDE”yle…
“Saklı PerdeR…
Kalp Hırsızı